İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/529 E. 2025/470 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/529
- Karar No
- 2025/470
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/529 Esas KARAR NO:2025/470 DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/02/2017 KARAR TARİHİ:03/07/2025 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/...-... E K sayılı, 12.07.2017 tarihli yetkisizlik kararı uyarınca Mahkememizin iş bu esasına kayıt edilerek Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Vekiledeninin, davalı tarafından yöneltilen ... sistemine üye olduğunu ve davalı şirket nezdinde hesabı bulunduğunu, dava dışı ... ... A.Ş. ile arasındaki ticari ilişki sebebi ile, vekiledeninin hesabına 30.03.2011 tarihinde ... tarafından davacı adına 304.000.-TL gönderildiğini, buna ilişkin ... çeki ve ... bakiyesini gösterir hesap ekstresinin kendilerine gönderildiğini, ancak bir süre sonra davacı adına alacak kaydı bulunan ... bakiyesinin davalı ekstresinden sebep gösterilmeksizin kaldırıldığını, ... üyelik sözleşmesi gereği, ... işleminin gerçekleşmesi için alıcının 3 nüsha düzenlediği çekin bir nüshasını satıcıya, bir nüshasını ... ... A.Ş'ye vermesi ve bir nüshasını da kendinde tutması gerektiğini, buna uygun olarakda vekiledeninin mal satmış olduğunu, dava dışı ... ... A.Ş. tarafından düzenlenen ... çekinin, birer nüshalarının vekiledeni ve davalıya gönderildiğini, bu işlemde aracı durumda olan davalı tarafından söz konusu çeke ... no.lu yetki kodu ile onay verildiğini, böylece çek tutarının davacı hesabına alacak kaydedildiğini, buna karşın bir müddet sonra 304.000.-TL'lik alacak kaydının davalı tarafça hesaptan tümü ile çıkartıldığı beyanla, bu tutarın 02.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile vekiledenine verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının dava dosyasına ibraz ettiği cari hesap ekstresinin , davalı sisteminde kayıtlı olmadığını ve gerçeği yansıtmadığını, ve dava dışı üye ... ... A.Ş.tarafından, davalı şirkete ... çeki ibraz edilmediğini, davalı şirketin yetki kodu vermediğini, ve kendisine ibrazda bulunulmadığını bu sebeple şekil şartları sağlanmamış çekin davacı kayıtlarına işlenmesinin de mümkün olmadığını ve davalı tarafın sorumlu kılınmasının mümkün olmadığını, davacının bu işlemin gerçekleşmediğini ve kendi cari hesabına işlenmediğini bildiğini, zira iddia edilen dava konusu işlemden sonra da davacının bir çok alım satım işlemi yaptığı, ve bu işlemler esnasında da geçmişten kalan 304.000.-TL'Iik alacak bakiyesinin bulunmadığını gördüğü halde dava konusu çek bedeli için 2017 yılını beklemiş olduğunu, iddia edilen hususların gerçek dışı ve kurgu olduğunu, davacı iddiası kabul edilse dahi, davalıdan alacağının nakdi değil kaydi olacağını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. GEREKÇE: Dava; ... sözleşmesinden kaynaklanan ... bakiyesinin tahsili istemiyle açılmış alacak davasıdır. Mahkememizin 13/06/2019 tarih 2017/820 Esas 2019/542 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, verilen bu kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul BAM'a gönderildiği, İstanbul BAM 14. HD nin 29.09.2022 tarih 2019/2356 - 2022/1235 sayılı ilamı ile; "...davacı ile davalı arasında ve davacı ile dava dışı .... A.Ş. arasında davaya konu ... işleme rastlanmadığı, yine davalı şirketin ... hesap işlemleri için kullandığı ...- Türk ... isimli sistem programında yapılan teknik inceleme ve analiz sonucunda sistemde silinmiş işlem hareketine dair bir kaydın bulunmadığı, hatalı ya da gerçekleşmeyen bir yetki kodu işleminin kaydını silmek için bir fonksiyon bulunmadığı, bu tür işlemlerde silme fonksiyonu yerine iptal fonksiyonu kullanıldığı ve sistemde iptal edilen işlemlere ilişkin kayıtların tutulduğu, bu bağlamda ... sisteminde gerçekleşen ve iptal edilen tüm yetki kodu işlemleri arasında dava konusu 304.000,00 TL tutarlı ve ... yetki kod tanımlı bir işlem hareketine/kaydına rastlanılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiş; Davacı vekilince verilen istinaf kararı temyiz edilmekle Yargıtay'a gönderilmiş; Yargıtay 30/04/2024 tarih, 2022/6978 E. - 2024/3414 K. Sayılı ilamı ile; "... Davacı, davalı tarafından yönetilen ... sistemine üye olduğunu, dava dışı ... A.Ş. ile olan ticari ilişkisi nedeniyle ... sisteminde 304.000,00 TL alacağının bulunduğunu belirterek alacak talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince taraflar arasında münhasır delil olarak kararlaştırılan davalı defter ve kayıtlarında davacının alacaklı olduğunun tespit edilemediği, davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında herhangi bir ticari ilişki bulunsa da davalı şirket ve ... sistemi ile ilişkilendirildiğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf talebi Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrası "Taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkansız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir" şeklindedir. Davacı, dava dilekçesi ekinde 304.000,00 TL bedelli ... çeki örneğini, davalı tarafından fax ile gönderildiğini ileri sürdüğü hesap ekstresini delil olarak sunmuştur. Bu durumda mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtildiği üzere, davacının ispat hakkının kullanımını imkânsız kılacak şekilde delil sözleşmesi bulunduğu gerekçesiyle sadece davalı kayıtlarına göre karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde davacının defter ve delilleri ile dava dışı ... A.Ş.'nin kayıtları da incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesi ile bozma kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce bozmaya uyulduktan sonra; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ile davacı yanın ve dava dışı ... kart Pazarlama A.Ş.'nin 2011 yılına ait ticari defterleri üzerinde Yargıtay 11. Hukuk dairesinin 2022/6978-2024/3414 sayılı ilamı kapsamında inceleme yapılarak davaya konu davacı alacağının oluşup oluşmadığı hususlarının değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına, 20.000,00-TL bilirkişi ücretinin davacı yanın gider avansından karşılanmasına, eksik gider avansının tamamlanması için davacı vekiline iki hafta süre verilmesine karar verildiği, bu süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, bu kez mahkememizin 20/03/2025 tarihli ara kararı ile "...Mahkememizin 07/01/2025 tarihli ara kararı uyarınca 20.000,00-TL bilirkişi gider avansının yatırılması için davacı yana 2 haftalık kesin süre verilmesi aksi halde bilirkişi incelemesi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının hatırlatılmasına..." karar verildiği; ancak davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmadığı görülmüştür. İspat kuralına ilişkin ...m.6 hükmüne göre: "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür". HMK.m.190/1 hükmüne göre: "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağianan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir". Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Dolayısıyla anılan hükümler uyarınca davacı yanın alacak iddiasını geçerli delillerle ispat etmesi gerektiği açıktır. Dosya kapsamında bulunan 10/05/2019 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda: ''...Davalı şirketin bilgisayar sistemlerinde yapılan teknik incelemelerde; şirkete barterli işlemlerin yürütüldüğü ve kayıt altına alındığı ''... - ...'' isimli programın kullanıldığı, bahse konu sistem programının Türk ... organizatörlüğünde sistem üyelerinden satın alınan mal ve/ veya hizmet bedelinin, yine sistem üyelerine mal ve hizmet satışı yoluyla ödenmesi ve satılan mal ve / veya hizmet bedelinin sistem üyelerinden mal ve/veya hizmet satın alınması suretiyle tahsil edilmesi temeline dayanan bir ticaret sistemi olduğu, davalı şirketin ... hesap işlemleri için kullandığı "... - ..." isimli sistem programında silinmiş işlem hareketlerinin bir kaydı tutulmadığı gibi silinmiş işlem hareketlerinin gözlemlenebileceği sistem LOG kaydının da muhafaza edilmediği saptandığı, ayrıca sistemde hatalı ya da gerçekleşmeyen bir yetki kodu işleminin kaydını silmek için bir fonksiyon bulunmadığı, bu tür işlemlerde silme fonksiyonu yerine iptal fonksiyonu kullanıldığı ve sistemde iptal edilen işlemlere ilişkin kayıtların tutulduğu gözlemlendiği, bu bağlamda, ... sisteminde gerçekleşen ve iptal edilen tüm yetki kodu işlemleri arasında dava konusu olan 304.000 TL tutarlı ve "..." yetki kod tanımlı bir işlem hareketine/kaydına rastlanılmadığı...'' tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan 10/05/2019 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre; alacak iddiasını kanıtlama yükümlülüğünün davacı yanda olduğu, davacı yanın alacak iddiasını geçerli delillerle ispat edemediği, dava konusu bedelin davacı şirket hesaplarına işlendiği, ancak sonradan sebepsiz olarak silindiği, davalı defterlerinde davacı aleyhine alacak kaydına rastlanmadığı, davacı şirket ile dava dışı ... ... A.Ş. arasında herhangibir ticari ilişki varolsa bile dava konusu edilen ilişkinin davalı şirket ve ... sistem ve ilişkilendirildiğine dair dosya kapsamında delil olmadığı anlaşıldığından kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 5.191,56-TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.576,16-TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 48.640,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine, Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır