İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/646 E. 2023/63 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/646
Karar No
2023/63
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : . KARAR NO : .

HAKİM : . KATİP : .

DAVACI : . . VEKİLİ : . DAVALI :. DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/08/2022 KARAR TARİHİ : 01/02/2023 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 06/03/2023 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilİ şirket ile davalı ...... arasında ticari ilişki gerçekleşmiş olup davacı şirket davalı şirkete kargo hizmeti sunduğunu, bahse konu ticari ilişki sonucunda .... nolu ve .... ... nolu faturalar düzenlendiğini, faturalardan da anlaşılacağı üzere verilen kargo hizmetlerinin bedeli 130 USD ve 140 USD olmak üzere toplam 270 USD olduğunu, Davacı müvekkili şirketçe sağlanan kargo hizmetine ve hizmet karşılığında düzenlenen faturalara rağmen davalı tarafça bahse konu alacaklar ödenmediğini, davalı tarafın borcunu ödememesi üzerine davacı müvekkili şirket yasal yollara başvurarak davalı borçluya karşı icra takibi başlattığını, icra takip dosyası Gaziantep İcra Dairesi .... Esas sayısı ile kaydedildiğini, takip dosyası kapsamında ödeme emri tanzim edilmiş ve davalı borçluya takip daynaağı faturalarla beraber tebliğ edildiğini, davalı borçlu şirketçe haksız ve kötü niyetli bir şekilde borca itiraz edildiğini, faturalara ise itiraz edilmediğini, Gaziantep İcra Müdürlüğünün ......Esas sayılı icra takibine yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, Gaziantep İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyasına konu alacağın faizi ve diğer fer'ileri ile birlikte ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: 1- Gaziantep İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya arasına alınan dosyanın incelenmesinde; Alacaklı...... tarafından borçlu .... Şirketi aleyhine 11/12/2021 düzenleme tarihli .... no.lu 140,00 USD tutarlı fatura ile 15/01/2022 düzenleme tarihli ..... no.lu 130,00 USD tutarlı faturadan kaynaklanan alacak için toplam 270.00 USD alacak için 20/04/2022 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun 27/04/2022 tarihinde icra takibine itiraz etmesi üzerinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2- BA-BS formları DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava faturaya dayalı olarak Gaziantep İcra Müdürlüğünün...... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmiş, davalı ise cevap dilekçesi ibraz etmemiş; takibe itirazında borcu kabul etmeyerek itirazlarını sunmuştur. Mahkememizce davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, bu hususta davalıya HMK md. 222/3 şerhini içerir muhtıra tebliğ edilmiş, muhtıra davalı şirket yetkilisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ancak davalı tarafça ticari defterler ibraz edilmemiştir. Somut olaya emsalen Yargıtay 11. HD'nin 2020/2505 E. 2022/2800 K. Sayılı ilamında benzer bir olayda şu şekilde değerlendirme yapılmıştır: "TTK'nın 83/2. maddesinde, HMK'nın senetlerin ibrazı zorunluluğuna ilişkin hükümlerinin ticari işlerde de uygulanacağı düzenlenmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 220. maddesinde genel olarak ticari belgelerin, 222. maddesinde (22.07.2020 T. ve 7251 S.K/Madde 23. maddesi ile değişik) ise özel olarak ticari defterlerin ibrazı ve delil olması hususları ayrıca hüküm altına alınmıştır. HMK’nın 220. maddesindeki düzenlemeye göre, mahkemece, ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna kanaat getirilirse ilgili tarafa bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verilmesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise kendisine yemin teklif edilmesi gerekir. Kendisinden ibraz istenilen tarafın bu hususta kendisine verilen kesin süreye rağmen bu süre içerisinde makul bir mazereti bulunmaksızın belgeyi ibraz etmemesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise bu hususta teklif olunan yemini kabul ve icra etmemesi halinde mahkemece, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilecektir. HMK’nın 222. maddesinde ise, münhasıran ticari defterlere ilişkin olarak, ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için; Kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları ise ancak sahibi aleyhine delil teşkil eder. Ayrıca söz konusu maddenin son fıkrası uyarınca, davadaki taraflardan birinin kendi defterlerine dayanmaksızın, münhasıran diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtmesine rağmen karşı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması halinde ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacaktır. Taraflardan ticari defterleri ibrazlarının ne şekilde isteneceğine ilişkin HMK’nın 222. maddesinde doğrudan bir düzenleme bulunmamakta ise de, ticari defterlerin de aynı zamanda bir belge niteliği itibariyle bu hususta HMK’nın 220. maddesinin uygulanması gerekmektedir. Somut olayda; İcra takibine konu borcu kabul etmeyen davalının yargılamaya katılmadığı ve uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerini ibrazı hususunda kendisine usulüne uygun şekilde muhtıra gönderilmesine ve verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini mahkemeye sunmadığı ve alınan 08.06.2016 tarihli bilirkişi raporundan davacının usulüne uygun tutulmuş defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 58.116,68 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olduğu halde Mahkemece davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehine delil oluşturduğunun kabulüyle bir karar verilmesi gerekirken, sadece, davalının malları teslim aldığına ilişkin kaşesi bulunan faturalar yönünden kısmen kabul kararı ile yetinilerek, yukarıda açıklanan ilkelere aykırı olacak şekilde ispat yüküne yanlış anlam verilerek, davacının mal teslimini ispatlayamadığı gerekçesiyle bir kısım faturalara konu alacak yönünden davanın kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir." Yukarıda yer verilen emsal içtihat ve Yargıtay 11. HD'nin uygulaması gözetildiğinde, eldeki dosyada Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin ibrazına ilişkin davalı şirkete usulüne uygun şekilde muhtıra gönderilmiş olup muhtıra usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen verilen kesin süre içerisinde davalı yanın ticari defterlerini mahkemeye sunmadığı görüldüğünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alacağın fatura alacağına dayandığı ve bu nedenle likit olduğu anlaşılmakla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, Gaziantep İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, 2-Hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 336,13-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 84,04-TL harç ile mahsubu ile bakiye 252,09-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Zorunlu Arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL giderin 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi gereğince, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacının yaptığı ve karşıladığı harç dahil toplam 390,54-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 4.920,69-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 341/2 hükmü gereğince kesin olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 01/02/2023

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/646, K. 2023/63, T. 01.02.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-646-e-2023-63-k-03c2c544515d