İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/637 E. 2024/607 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/637
- Karar No
- 2024/607
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/637 Esas KARAR NO : 2024/607 DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 28/09/2022 KARAR TARİHİ : 08/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ...'ın sahibi bulunduğu, ... Sigorta A.Ş tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın , müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağına göre kusur değerlendirmesi olmamakla birlikte davalı tarafın kazanın oluşumunda %50 kusurlu olduğunu, ... plakalı sigorta araç üzerinde yapılan ekspertiz ve inceleme sonucunda hasar bedelinin KDV dahil 318.386,47-TL olduğunu, bu durumda hasar tutarının daha da artacağı müşahede edildiğini, aracın pert - total işlemine tabi tutulmasının daha uygun olacağı kanaatine varıldığını, yapılan araştırmalar sonucunda aynı model ve tip ikinci el hasarsız araçların piyasa rayicinin ortalaması 462.500-TL olduğunu, 29/12/2020 tarihinde 462.500-TL nin dava dışı sigortalı şirket hesabına ödendiğini, 23/12/2020 tarihinde araç satış sözleşmesi ile aracın 300.625-TL bedelle satıldığını, sovtaj bedeli düşüldükten sonra bakiye 161.875-TL tazminatının %50 tutarı olan 80.937,50-TL'den davalı tarafın sorumluluğunun bulunduğunu, ... Sigorta A.Ş davalı tarafın sigorta poliçesi gereğince müvekkili şirkete 41.000-TL ödediğini, bu meblağın 80.937,50-TL mahsubundan sonra bakiye 39.937,50-TL'nin davalı taraflardan tahsili gerektiğini, "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1 ve 85/5 maddelerine göre motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar , işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur" , hükümleri gereğince müvekkilince ödenen tazminat miktarı üzerinden, aracın riziko gerçekleştiği andaki sürücüsü ve sigorta şirketinden halefiyet ilkesi gereğince müvekkili şirket sigortalısına yapılan ödemeyi talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu beyanla davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara hükmedilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline ilgili düzenleme gereği usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğu sebebi ile davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek ile birlikte sigortalı araçta meydana geldiği iddia edilen hasarın tespitinin uzman sigorta eksperi tarafından yapılması gerektiğini, poliçedeki aracın araştırmalar sonucunda kiralık olarak kullanıldığının öğrenildiğini, belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmilini arz ve talep etmiştir. Davalı gerçek kişilere usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, anılan davalılarca davaya cevap verilmediği görülmüştür. TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin yarısından, davalıların sorumlu bulunduğundan bahisle rücuen tahsil istemine ilişkindir. Davalı vekilinin kanuni süresi içerisinde ibraz ettiği tespit edilen cevap dilekçesi içeriğinde zamanaşımı def'i ileri sürdüğü görülmekle HMK'nın 142. maddesinin; ''1) Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar.'' düzenlemesi gereğince zamanaşımı savunmasının tetkik edilmesi gerekmiştir. Somut olayda davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın davalılardan rücuen tazmini için işbu dava açılmış olup kaza, ödeme ve dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 73. maddesi ile "Birlikte sorumluların" rücu istemi yönünden zamanaşımı süresinin özel olarak belirlendiği görülmüştür. Nitekim TBK'nın 73/1. maddesinde zamanaşımı süresi ve sürenin başlamasının esasları; "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." şeklinde düzenlenmiştir. Yine, Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109/4. maddesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın C.8. maddesi 4. fıkrasında da rücu zamanaşımı süresi düzenlenmiş olup; "Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar." şeklinde TBK'nın 73. maddesindeki düzenleme ile aynı yönde olacak şekilde düzenlenmiştir. Anılı açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; ödeme tarihinin 29.12.2020, arabuluculuk başvuru tarihinin 02.06.2022, dava tarihinin 28.09.2022 olduğu görülmekle dava tarihi itibari ile 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı tespit edilerek davaya devam olunmuştur. Poliçe, ödeme belgeleri, hasar dosyası, eksper raporu ve sair delillerin toplanmasından sonra kusur, hasar ve rücu şartları hususlarında bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi , ... ve tarafından düzenlenen 02/06/2024 tarihli anılı bilirkişi raporunda; Dava dosyasında kaza ile ilgili 09.11.2020 tarihli olay yeri görgü tutanağı Jandarma tarafından düzenlenmiş olup tutanakta kaza mahallinin şantiye alanı olup zeminin asfalt olduğu dışında kazanın meydana gelişi ile ilgili herhangi bir açıklama ya da beyan mevcut olmayıp yaralanmalar ve araçların görmüş oldukları hasar tarif edilmiştir Dava dosyasında bulunan ve kaza sonrası çekilmiş oldukları anlaşılan fotoğraflardan her iki aracın sol ön kısımlarıyla birbirlerine çarpmış oldukları anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde kaza tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağında kusur değerlendirmesi bulunmadığı ancak davalı tarafın kazanın oluşumunda %50 kusurlu olduğu ifade edilmiştir. Dava dosyasında bulunan 17.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda kaza incelenmiş, kazağının şantiye alanı içerisinde olmasından dolayı trafik dışı kaza olarak olay yeri inceleme tutanağının düzenlenmiş olduğu tespit edilmiş, tutanakta ve kaza fotoğraflarından iki aracın karıştığı kazada davalı ... ... yönetimindeki ... plakalı aracın kendi şeridinde olduğu, hatta daha da sağ tarafa kaçmak istediği, ... ... yönetimindeki ... plakalı aracın kaza yerindeki hafif virajı alamayarak karşı trafik şeridine girerek kazanın olmasına sebebiyet verdiği ve ayrıca fotoğraflardan anlaşıldığı kadarıyla çarpışmanın şiddetli ve ... plakalı aracın hızlı olduğu, sürücü ... ...ın büyük ve geniş olan kamyon cinsi aracıyla hafif viraja hızlı girmesinden dolayı kendi şeridinden çıkarak karşı şeride geçmesinden dolayı şerit ihlali yaparak trafik kazasının olmasına sebebiyet verdiği ve 2918 sayılı KTKnın 84/g şeride tecavüz etme ve 52/1-b maddesi ile hızının uygun düzeyde olmaması nedeniyle kuralları ihlaletmiş olduğu ve %100 kusurlu olduğu, sürücü ... ...nun sağ tarafa yanaşmış olsa da kazayı önleyebilecek zaman ve imkanının olmaması nedeniyle kusursuz olduğu kanaati ifade edilmiştir. Dava dosyasında yukarıda özetlenenler dışında bir tutanak, rapor veya ifade mevcut değildir. Kaza sonrası çekilmiş oldukları anlaşılan iki fotoğraf aşağıda sunulmuş olup, yukarıda özetlenmiş olan 17.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda da yapılan analizde ortaya konulmuş olduğu gibi kaza sonrası davalı sürücü ... ...nun kullandığı aracın yolun sağında yamaca iyice yaslanmışmış vaziyette hasarlı olarak göründüğü, buradan davalı sürücünün aracı kaza öncesi en sağa yönelterek kaçmaya çalıştığının belli olduğu ve iki aracın birlikte göründükleri fotoğraftan da ... ... yönetimindeki aracın çarpışma sırasında şerit ihlali yapmış olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca yine yukarıda özetlenmiş olan 17.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda da belirtilmiş olduğu gibi, araçlardaki hasarın çapından ve kaza sonrası pozisyonlarından, çarpışma sırasında ... ... yönetimindeki aracın hızının yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla heyetimiz yukarıda özetlenen incelemeler sonucunda, davacıya sigortalı aracın sürücüsü ... ...'ın kaza mahallinde tedbirsiz ve dikkatsiz seyirle ve ayrıca aracını uygun olmayan yüksek bir hızda kullanarak kaza mahalli olan, kendi gidiş yönüne göre sola hafif viraj kısmında karşı şeride tecavüz ederek o sırada karşıdan gelmekte olan araçla çarpışmış olmasında 2918 sayılı KT Knın aynı kanunun hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamakla ilgili Madde 52 ile tanımlı "Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken,dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, .. zorundadırlar" kuralını ihlal etmiş olması nedeniyle ve aynı kanunun aynı kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan halleri kapsayan Madde 84 ile tanımlı "Araç sürücüleri trafik kazalarında; .. g) Şeride tecavüz etme, Hallerinde asli kusurlu sayılırlar." Gereği %100 asli kusurlu olduğu, davalı sürücü ... ...'na ise kaza sırasında aracını sağda bulunan yamaca yaslayacak kadar yanaşmış olmasından sağa kaçmaya çalışmış olmasına rağmen önleyememiş olduğu anlaşılan kazada kendisine affedilecek kusur bulunmadığı kanaatine varılmış. Yukarıda yapılan açıklamalara göre dava konusu kazada; 1.Davacıya sigortalı aracın sürücüsü ... ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, 2.Davalı sürücü ... ...'nun kusursuz olduğu , Görüş ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı yanın, 09.11.2020 tarihli kazada dava dışı sigortalıya ait ... plakalı aracın, davalıların sürücüsü, maliki ve kasko sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarpması nedeniyle hasarlandığından ve dava dışı sigortalıya tazminat ödendiğinden bahisle ödenen tazminat tutarının % 50 sine denk gelen kısmının davalılardan rücuen tahsili istemi ile eldeki davayı ikame ettiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun, davalı sürücü ... ...'nun ise bir kusurunun bulunmadığının belirlendiği, ayrıca davalı ... ...'ın değer kaybına yönelik olarak ... Sigorta şirketine karşı yaptığı başvuruda Uyuşmazlık Hakem Heyetince 2021.E... sayılı dosyada alınan raporda da davalı sürücü ... ...'nun kusursuz olduğunun rapor edildiği, davacı tarafça dava dilekçesinde kaza tespit tutanağında bir kusur değerlendirmesinin bulunmadığının beyan edildiği, böylece mevcut delil durumu uyarınca meydana gelen kazada, davalı sürücünün kusuru bulunduğuna dair bir tespitin mümkün olmadığı ve böylece davacının, kazanın meydana gelmesinde kusuru olmayan davalılara rücu edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, davacı tarafça yatırılan 682,04 -TL peşin hartan mahsubu ile bakiye 254,44 -TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı sigorta kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak anılan davalıya ödenmesine, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, 6-Devletçe karşılanan 1.600-TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/10/2024
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır