İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/612 E. 2023/139 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/612
- Karar No
- 2023/139
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/612 KARAR NO : 2023/139
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : ...
DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : ... DAVA :(Alacak) DAVA TARİHİ : 08/09/2021 KARAR TARİHİ : 02/05/2023 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...’nın 09.07.2001 tarih ... sayılı kararı ile ... ’ın, 15.03.2001 tarih ... sayılı kararı ile ... Bankası’nın yönetim ve denetimi ...’ye devredildiğini, 28.03.2002 tarihli karar ile ... Bankası’nın ... A.Ş. ile birleştirildiğini, Fon Kurulu'nun 07.12.2005 tarihli ... sayılı kararı ile de ... Bank A.Ş.'nin ünvanının ... Bankası A.Ş. Olarak değiştirildiğini, ... Bankası'nın Adana Şubesi müşterisi olan davalının 19.02.2001-14.03.2001 tarihleri arasında ..., ..., ..., ..., ... A.Ş., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile birlikte bir mevduat havuzu oluşturarak bankada gecelik işlemler (O/N) yaparak fahiş oranda faiz geliri elde ettiklerini, ... Bankası TAŞ'nin fona devrinden sonra eski yöneticilerin yapmış oldukları bu dolanlı işlemlerin yasalara, kamu vicdanına, ahlaka aykırı olması nedeniyle İMKB faizleri esas alınarak müşterilere faiz ödemesi yapıldığını, bunun üzerinde kalan ve gabin teşkil eden kısımların TBK'nın 20.maddesi gereğince butlanla malul olduğu düşüncesi ile müşterilere ödenmediğini, davalının ... numaralı hesabına uygulanan fahiş miktardaki faiz oranları ile İMKB faiz oranları arasındaki farkın 2.317.144,65 TL olarak belirlendiğini, bu tutarın 1.333.676,60 TL sinin hesaptan geri alındığını, hesapta bakiye olmadığı için alınamayan 983.468,05 TLnin, dava dışı ...'un hesabından alındığını, bu kişi tarafından açılan davada, söz konusu bedelin ...'a iadesine karar verildiğini, banka tarafından ...'a ödeme yapıldığını belirterek 983.468,05 TL'nin 19/03/2001 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %169,90 oranındaki faiziyle, aksi halde avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aynı alacağı Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... E. - 2020/... K. Sayılı dosyasında da dava konusu yaptığından HMK. M. 114/1-ı hükmü kapsamında davanın dava şartı/derdestlik nedeniyle reddine, dava şartının/derdestliğin kabul edilmemesi halinde, 19.03.2001 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar zamanaşımı süreleri dolduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle, aksi halde davacının hiç bir hak ve alacağı olmadığından esastan reddine karar verilmesi arz talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, davalının hesabına tahakkuk ettirilen 0/N (Over Night) faiz alacağının aşırı bölümünün gabin, ahlaka ve hukuka aykırılık nedenleriyle iadesi talebine ilişkindir. ...'nın 15/03/2001 tarihli ... sayılı kararı ile ... Bankası'nın ...'ye devrine karar verilmiş, 28/11/2001 tarihli ve ... sayılı yazısı ile bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılmıştır. Daha sonra ... Bankası T.A.Ş. , tasfiyesi kaldırılarak tüm aktif ve pasifleriyle birlikte hisselerini fona ait olan ... A.Ş. İle birleştirilmesine karar verilmiştir. Davalı ..., dava dışı ... ve onlarla birlikte hareket eden şahısların 19/02/2001 ile 14/03/2001 tarihleri arasında bünyelerindeki mevduat gücü ile havuz oluşturularak bankada gecelik (O/N) işlemleri yapıp fahiş oranda faiz geliri elde ettiklerinden bahisle eski yöneticilerin yapmış oldukları dolanlı işlemlerin kanuna, kamu vicdanına ve ahlaka aykırı olması gerekçe gösterilerek İMKB faiz oranlarına göre müşterilere faiz ödemesi yapılmış, bunun üzerinde kalan kısmı gabin teşkil ettiğinden bahisle ödenmemiştir. Davalı ...'ın ... nolu hesabında uygulanan fiili faiz oranları ile İMKB O/N oranları arasındaki farkın 2.317.144,65 YTL olduğu hesaplanıp bunun 1.333.676,60 TL si ...'ın hesabından alınmış, hesapta bakiye bulunmadığı için 983.468,05 TL dava dışı ...'un hesabından çekilmiştir. Davalı ... hesabından iade alınan faizden dolayı Adana 10. İcra Dairesi'nin 2001/... E sayılı dosyasında, 20/04/2001 tarihinde ... Bankası T.A.Ş. aleyhine 1.343.906,77 TL asıl alacak, 200.179,51 TL işlemiş yıllık %169,90 oranında sözleşme faizi olmak üzere 1.554.086,29 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmıştır. Bu takibe itiraz edilmesi üzerine Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/... E sayılı sırasına kaydedilen itirazın iptali davası açılmış, bankanın aynı takipten dolayı açtığı ve Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/... E sayılı sırasına kaydedilen menfi tespit davası birleştirilmiştir. Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/... E 2003/... K sayılı kararı ile; itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile takibe yapılan itirazın 1.422.301,33 TL üzerinden iptaline, asıl alacak olan 1.343.906,77 TL ye %70 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, %40 oranında icra inkar tazminatına, menfi tespit davasının kısmen kabulü ile bankanın takip alacağının 131.784,95 TL sinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Bu karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 19. H.D.'nin 2003/... E 2004/... K sayılı bozma ilamı ile; "davacı hesabına tahakkuk ettirilen gecelik faiz oranlarının diğer banka ve aracı kurumların uyguladığı. repo, ters TEPO ve gecelik faiz oranları araştırılarak aşırı olup olmadığı, diğer bir anlatımla sözleşmedeki ivazlar arasında açık bir dengesizlik (objektif unsuru) bulunup bulunmadığı, şayet bir nispetsizlik varsa bunun bankanın aşırı oranda gecelik faizlerin uygulandığı dönemde içerisinde bulunduğu koşullara göre müzayaka halinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı (sübjektif unsur) ve yukarıda açıklanan hususlar da gözetilerek banka kayıtları üzerinde ekonomist, bankacı ve borçlar hukuku konusunda uzman öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kurulu ile inceleme yapılarak rapor alınması gereğinden bahisle" bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/... E 2008/... K sayılı kararı ile; itirazın iptali davasının reddine, menfi tespit davasının kabulüne, birleşen dosyasının davacısı bankanın borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, bu karar temyiz ve karar düzeltme incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Dava dışı ... hesabından iade alınan faizlerden dolayı Adana 10. İcra Dairesi'nin 2001/... E sayılı dosyasında, 20/04/2001 tarihinde ... Bankası T.A.Ş. Aleyhine 2.076.791,70 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmıştır. Bu takibe itiraz edilmesi üzerine Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/... E sayılı sırasına kaydedilen itirazın iptali davası açılmış, bankanın aynı takipten dolayı açtığı ve Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/... E sayılı sırasına kaydedilen menfi tespit davası birleştirilmiştir. Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/... E 2003/... K sayılı kararı ile; itirazın iptali davasının 1.875.845,86 TL üzerinden kısmen kabulüne, menfi tespit davasının kısmen kabulü ile bankanın takip alacağının 197.945,83 TL sinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Bu karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 19. H.D.'nin 2003/... E 2004/... K sayılı bozma ilamı ile; bir üst paragrafta aynı dairenin 2003/... E 2004/... K sayılı bozma ilamında açıklanan sebeplerle bozulmuştur. Dosya bozma sonrasında mahkemenin 2004/... E sayılı sırasına kaydedilmiştir. Bu arada ... aleyhine, banka tarafından toplam 983.468,05 TL nin iadesi amacıyla mahkememizin 2011/... E sırasına kaydedilen dava 23/02/2011 tarihinde açılmış ve Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/... E (yeni esası Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/... E ) sayılı asıl dosyayla birleştirilmiştir. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/... E 2011/... K sayılı kararı ile ; ... tarafından açılan itirazın iptaline ilişkin asıl davanın kısmen kabulüne, banka tarafından açılan ve birleştirilen 2001/... E sayılı menfi tespit davasının kısmen kabulüne, ... Bankası'nın ... aleyhine açtığı ve birleştirilen alacak davasının kısmen kabulüne, ... Bankası'nın ... aleyhine açtığı 2011/... E sayılı birleşen davanın kısmen kabulüne, 983.468,05 TL nin 19/03/2001 tarihinden itibaren %70 oranından başlamak üzere değişen oranlarda avans faizi ile birlikte ...'tan tahsiline karar verilmiştir. Bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. H.D.'NİN 2018/... E 2019/... K sayılı kararı ile; ... ... hakkında açılan ve birleştirilen 2011/... E sayılı dava yönünden, davanın açıldığı tarih itibariyle banka tarafından , ...'a henüz ödeme yapılmadığı, başka bir anlatımla ...'ın hesabından alınması gerekirken ... hesabından çekilen ve bu nedenle bu kişiye geri verilmesi gereken para henüz iade edilmediği için dava tarihi itibariyle alacak bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gereğinden bahisle karar bozulmuştur. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... E sırasına kaydedilen dosyada; yeniden yapılan yargılama sonunda, 2011/... E sayılı ve ... hakkındaki birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karar temyiz edilmiş, Yargıtay 11. H.D.nin 2021/... E 2022/... K sayılı ilamı ile, kararın onanmasına karar verilmiştir. Mahkememizin 2021/... E 2022/... K sayılı kararı ve 18/01/2022 tarihli kararı ile; Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/... E sayılı dosyasıyla birleştirilen 2011/... E sayılı dava ile derdestlik oluşturduğundan dolayı, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bu kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana BAM 9. H.D.'nin 2022/... E 2022/... K sayılı ilamı ile; eldeki davada ...'un hesabına ödeme yapıldığından bahisle dava açıldığının beyan edildiğini, bu nedenle davanın sebeplerinin farklı olduğu, derdestlik bulunmadığı gerekçesiyle karar kaldırılmıştır. Adana 10. İcra Dairesi'nin 2001/... (yeni esas 2020/...) E sayılı dosyasına 24/07/2020 tarihinde davacı ... 8.689.507,50 TL ödeme yapmıştır. Eldeki dava, bu ödemeden sonra 08/09/2021 tarihinde açılmıştır. Adana 3. Asliye ticaret Mahkemesi'nin 2011/... E sayılı (eski esas 2001/...) davası henüz ödeme yapılmadan açılan bir davadır. İstinafın da kaldırma kararında belirtildiği üzere; banka ödeme yaparak eldeki davayı açmış olmakla, her iki davanın dayandığı sebeplerin farklı olduğu, dolayısıyla derdestlik durumunun bulunmadığı kabul edilmiştir. Davalı zamanaşımı itirazında bulunmuştur. 6098 sayılı TBK'nu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Mülga 818 Sayılı Borçlar Kanununun 21.maddesinde “Bir akitte ivazlar arasında açık bir nispetsizlik bulunduğu takdirde, eğer mutazarrırın müzayaka halinde bulunmasından veya hiffetinden yahut tecrübesizliğinden istifade suretiyle vukua getirilmiş ise, mutazarrır bir sene zarfında akdi feshettiğini beyan ederek verdiği şeyi geri alabilir. Bu müddet, akdin inikadından itibaren cereyan eder” denilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 28 maddesinin 2. fıkrasında ise "Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her halde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilecektir” yönünde düzenleme getirilmiştir. 6101 sayılı TBK'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 5.maddesinde ise “Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri, eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder. Ancak, bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden uzun ise, yürürlüğünden başlayarak Türk Borçlar Kanununda öngörülen sürenin geçmesiyle, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi dolmuş olur. Türk Borçlar Kanunu ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibarıyla bu süre dolmuşsa, hak sahipleri Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak, bu ek süre, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden daha uzun olamaz” hükmüne yer verilmiştir. Öncelikle davacı, 818 sayılı BK'nın 21. Maddesindeki 1 yıllık hak düşürücü süre içinde, gabin oluşturan faiz kısmını hesaplardan iade almıştır. Ayrıca ... hesabından iade alınan faizden dolayı Adana 10. İcra Dairesi'nin 2001/... E sayılı dosyasında, 20/04/2001 tarihinde ilamsız icra takibi başlatmış, bu takibe itiraz edilmiş, açılan itirazın iptali davasına karşı getirilen savunmada ve bankanın aynı takipten dolayı açtığı menfi tespit davasında ( 1 yıllık süre içinde) gabin nedeniyle sözleşmeyle bağlı olunmadığı bildirilmiş ve edimler arasındaki oransızlığın giderilmesi istenmiştir. Dava dışı ...'un hesabından iade alınan faizlerden dolayıda aynı durum sözkonusudur. Diğer taraftan uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen mevduat sözleşmesinden kaynaklandığı, taraflar arasında geçersiz de olsa bir sözleşme olduğundan davanın sözleşme zamanaşımı süresine tabi olacak ve 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır. Bu süre alacağın muaccel olduğu tarihte başlayacaktır. (Yargıtay 11. HD 2018/... E. 2019/... K.) ... Bankası'nın 15/03/2001 tarihinde ... ye devredildiği, 2001 yılının mart ayında davalının hesabından 1.333.676,60 TL nin alındığı, kalan 983.468,00 TL nin ...'un hesabından aynı ay içerisinde alındığı, ... tarafından açılan davalar sonucunda, davacının 24/07/2020 tarihinde icra dosyasına ödeme yaptığı, bu tarihten itibaren davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıllık sürenin dolmadığı, ayrıca davacı ...'nın 23/02/2011 tarihinde ... aleyhine dava açtığı ve zamanaşımının kesildiği, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... E sayılı sırasında kayıtlı bu davada, ... hakkındaki davanın zamansız açıldığından reddine karar verildiği, karar tarihinin 25/09/2020 olduğu, kararın henüz kesinleşmediği ve TBK.'nun 158.maddesinde getirilen 60 günlük ek sürenin işlemeye başlamamıştır. Ayrıca TBK'nun 28.maddesinde, mülga Borçlar Kanununun 21.maddesinde düzenlenen süreden farklı özel bir hakdüşürücü süre öngörülmüştür. Somut olayda faiz işlemleri 818 Sayılı Borçlar Kanununun yürürlük tarihinde yapılmış TBK'nun yürürlüğünden ve 6101 Sayılı Kanunda belirtilen 1 yıllık ek süreden önce 23/02/2011 tarihinde ... aleyhine 2011/... E sırasına kaydedilen dava açılmıştır. (Yargıtay 1. HD 2014/... E. 2014/... K.) Tüm bu sebepler gözetilerek davalının zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/... E (eski esas Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/...) sayılı dosyasında görevlendirilen bilirkişiler kurulunun hazırladığı 12/08/2008 tarihli kök rapor ile 27/09/2011 tarihli ek rapor, mahkemece 2011/... K sayılı kararda hükme esas alınmıştır. Bu raporlarda özetle; banka kayıtlarına göre ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... isimli şahısların mevduat gücüyle havuz oluşturduğu, ...'un ... numaralı hesabının ortak hesaptan türediği, fiilen ödenen faiz oranları ile İMKB faiz oranlarına göre yapılan hesaplama sonucu ...'ın iade etmesi gereken faizin 2.337.624,75 TL olduğu, bankanın 20/03/2001 tarihinde bu kişinin hesabından 1.333.676,60 TL yi iade aldığını beyan etmişlerdir. Kalan 1.003.948,15 TL'nin 983.468,00 TL'si ...'un hesabından alınmış ve bu kişiye geri ödenmek zorunda kalınmıştır. Bu raporlar dosya kapsamına, toplanan delillere ve Yargıtay'ın içtihatlarına uygun bulunarak hükme esas alınmış, eldeki davada usul ekonomisi nedeniyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır. Yargıtay HGK, aynı mahiyetteki başka bir olayda verdiği 2007/... E. 2007/... K. Sayılı kararında; 19.02.2001/19.03.2001 tarihleri arasındaki dönemde iktisat bankası tarafından, davacı/karşı davalının hesabına uygulanan faiz oranlarının, ... ’na devredilmeyen diğer bankalar, ... ve aracı kurumların aynı dönemde uyguladıkları oranlardan çok daha yüksek olduğu, ahlaka da uygun görülemeyecek ölçüde fahiş bulunduğu anlaşılmaktadır. .... Bankanın, kısmen kendi zaaflarından ve yönetimindeki basiretsizliklerden kaynaklanan nedenlerle, ancak asıl olarak Ülkemizde yaşanan ekonomik krizden dolayı, hızlı para çıkışı yüzünden uyuşmazlık konusu dönemin özellikle son bölümünde nakit para sıkıntısı içerisine düştüğü, taahhütlerini yerine getirebilmek amacıyla ve o dönemdeki koşullar itibariyle başka bir seçeneği de bulunmadığı için, piyasalardan yüksek faizle para toplamak zorunda kaldığı, davacı/karşı davalının hesabındaki paraya yukarıda oranları belirtilen yüksek faizleri uygulamasının da bu zorunluluktan kaynaklandığı; topladığı paraları nakit sıkıntısını gidermek amacıyla kullandığı, kendisine kar sağlayacak başkaca bir şekilde değerlendirmediği, mevduat pazarlama yoluna gitmediği anlaşılmaktadır. .... Bankanın tarafı bulunduğu benzer nitelikteki başka davalarda mahkemelere sunulan çok sayıdaki bilirkişi raporlarında da, Bankanın o dönemdeki durumuna ilişkin, aynı yönde tespit ve değerlendirmeler bulunduğu görülmektedir. Açıklanan bu duruma göre, davalı/karşı davacı Bankanın, anılan dönemde, hem piyasadan para toplayabilmek ve hem de, mevcut hesaplardaki paraların çekilmesini önlemek, günlük ödemelerini karşılamak için, bunlara normalin çok üzerinde faiz uygulamak zorunda kaldığının; başka bir ifadeyle, müzayaka halinde bulunduğunun kabulü zorunludur. Davalı/karşı davacı Bankanın yönetim ve denetiminin, mali bünyesindeki zaafiyetten dolayı 15.3.2001 tarihinde ... ’na devredilmiş olması da, varılan bu sonucu teyit etmektedir. .....hesap sahibinin, buna rağmen uyuşmazlık konusu dönemde mevduat hesabında önemli miktarda para bulundurmasının, banka mevduatlarının sınırsız olarak Devlet güvencesi altında bulunmasından ve davalı/karşı davacı Bankanın da nakit para sıkıntısı çekmesinden, müzayaka halinde olmasından yararlanmak suretiyle, fahiş oranlarda faiz geliri elde etme amacına yönelik bulunduğu kabul edilmelidir. Davalı/karşı davacı Bankanın mali açıdan zorluk yaşamasının, nakit para sıkıntısı içine düşmesinin, müzayaka haline girmesinin kısmen kendi zaaflarından ve yönetimindeki basiretsizliklerden kaynaklanmış olması, başka bir ifadeyle, müzayaka halinin oluşmasında kendi kusurunun da bulunması, davacı/karşı davalının bu durumdan yararlanma isteğini hukuken meşru ve haklı kılamaz. .......Medeni Kanun’un 2.maddesine göre, herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüst davranmak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılması hukuk düzenince korunmaz." görüşlerine yer verilmiştir. Yargıtay 11. HD'nin 2020/... E. 2021/... K. Sayılı kararında (gerek bu dairenin gerekse Yargıtay 19 .HD'nin, aynı nedenden kaynaklanan birçok dosyadaki kararlarında da aynıdır ); " temyiz incelemesinden geçen çok sayıdaki emsal davalarda alınan bilirkişi kurulu raporlarından bilindiği üzere, ... Bankası T.A.Ş.’nin 01.01.2001-14.03.2001 tarihleri arasındaki dönemde birikmiş zararının 1.9 katrilyon TL’ye ulaştığı, bankanın müzayaka halinde bulunduğu, banka devir bilançosu ve bağımsız denetçi raporu ile sabit olduğundan, bankanın içinde bulunduğu yüksek likidite ihtiyacı nedeniyle mevduat kaçışını engellemek için yüksek oranda faizler ödediği, mevcut hesapların miktarı ne olursa olsun ... Bankası T.A.Ş. tarafından uygulanan faiz oranlarının müzayakadan kaynaklandığı, davalının da bankanın düştüğü müzayaka halinden yarar sağladığı, ... Bankası T.A.Ş.’nin ... bankaları dışındaki bankaların ve ... ’nın verdiği faiz oranlarından daha yüksek faiz verdiği, 62 şubesinin bulunduğu ve Fona devir tarihi olan 14.3.2001 itibariyle incelenen bilançosuna göre zarar ettiği, öz kaynaklarının eksiye dönüştüğü, topladığı mevduatları zararla kaybettiği, kriz döneminde toplanan mevduatın yarısının bir günlük vadeli olduğu diğer anlatımla, bu yarının kısa sürede bankadan çıkacak mevduat olduğu, kriz olmasaydı dahi, bankanın kendi imkanları ile büyüme ve gelişme göstermesinin mümkün olmadığı, davalının nakit açığını gidermek için yüksek faizle mevduat toplama yolunu seçtiği tespitlerine yer verilmiştir. Bu durumda, gabinin koşullarının mevcut olmadığı, bankanın uygulayacağı faiz oranlarını bizzat belirleyip umuma ilan ettikten sonra münferit bir müşterisinin gabinine maruz kalamayacağı sonucuna varılmamalıdır. .... 'nın 2007/... E, 2007/... K. numaralı kararının daire tarafından da benimsendiği, ..... gabinin objektif ve subjektif unsurlarının gerçekleştiği" belirtilmiştir. ,
Açıklanan tüm bu nedenlerle; ... Bankası'nın, 01/01/2001 tarihinden, ... tarafından el konulduğu 15/03/2001 tarihine kadarki dönemde büyük miktarda zarar ettiği, müzayaka halinde bulunduğu, , bankanın içinde bulunduğu yüksek likidite ihtiyacı nedeniyle mevduat kaçışını engellemek için yüksek oranda faizler ödediği, mevcut hesapların miktarı ne olursa olsun ... Bankası T.A.Ş. tarafından uygulanan faiz oranlarının müzayakadan kaynaklandığı, davalının da bankanın düştüğü müzayaka halini bilerek yarar sağladığı, ... Bankası T.A.Ş.’nin ... bankaları dışındaki bankaların ve İMKB’nın verdiği faiz oranlarından çok daha yüksek faiz verdiği, nakit açığını gidermek için yüksek faizle mevduat toplama yolunu seçtiği, somut olayda gabinin maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, fahiş vede ahlaka da uygun olmayan faiz oranlarını öngören, 818 sayılı BK'nın 19. Maddesine aykırı sözleşme çerçevesinde işlem yapılmasını istemenin TMK'nın 2. maddesindeki iyiniyet kuralına aykırı olduğu , İMKB faiz oranlarının üzerinde olacak şekilde davalıya 2.337.624,75 TL tutarında fazladan faiz ödendiği, bu miktar faizin iadesinin istenebileceği, davacı bankanın bu paradan 1.333.676,60 TL sini ...'ın hesabından aldığı, hesapta bakiye bulunmadığı için 983.468,05 TL'sinin ise, davalının ortak mevduat gücü oluşturduğu ve birlikte hareket ettiği dava dışı ...'un hesabından çekildiği, ... tarafından açılan takip ve dava sonucunda paranın ...'a iade edildiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili, davaya konu edilen paranın 2001 yılında hesaptan çekildiğini, paranın bankada kaldığını, bu nedenle dava tarihinden önce faiz istenemeyeceğini ileri sürmüştür. Ancak dava dışı ...'un hesabından çekilen paranın iadesi için Adana 10. İcra Dairesi'nin 2001/... E sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış, itirazın iptali davası sonucunda para faiziyle birlikte icra dosyasına yatırılmıştır. Bu nedenle savunma yerinde görülmemiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ İLE; 983.468,05 TL nin 19/03/2001 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2- Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 67.180,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 590,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 126.181,48-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-T.C. Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL Arabuluculuk Ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/05/2023
Başkan ... E-imza Üye ... E-imza Üye ... E-imza Katip ... E-imza