İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/598 E. 2025/815 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/598
- Karar No
- 2025/815
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/598 Esas KARAR NO : 2025/815
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 31/08/2022 KARAR TARİHİ : 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ... hizmet işine ilişkin 03.06.2020 tarihli ... Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin davalı şirkete ... hizmeti vermeyi, davalı şirketin ise bu hizmet karşılığında müvekkiline hizmet bedeli ödemeyi taahhüt etmiş olduğunu, müvekkilnin sözleşme hükümleri doğrultusunda çalışmalarına başlamış olduğunu, üzerine düşen yükümlülükleri layıkıyla yerine getirmiş olmasına rağmen, davalı şirketin ödeme edimlerini zamanında ve tam olarak yerine getirmekten kaçındığını, müvekkili ile davalı şirket arasında 03.06.2020 tarihli ... Sözleşmesi ile iş ilişkisi kurulduğunu, söz konusu sözleşmenin hükümleri doğrultusunda müvekkili danışman tarafından 03.06.2020 tarihinde 15.00'da davalı şirkete söz konusu finansal hizmet sözleşmesi ve sözleşmenin ifası için gerekli evrakların istendiği bir mail gönderdiğini, davalı şirket tarafından mailin teslim alındığını, 20.07.2020 tarihli ... Bankası yetkilisi ... tarafından davalı şirketin Kredi Kapaması Hakkında oluşturulan tablo davalı şirketin finansal danışma hizmetlerini yürüten müvekkili danışmına mail yoluyla ulaştırıldığını, müvekkili şirketin sözleşme ile üzerine düşen edimleri eksiksiz yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin sözleşmeye dayalı olarak kendi edimlerini yerine getirmekten kaçındığını,, ödeme edimlerini tam ve zamanında yerine getirmediğini müvekkilinin telafisi güç sonuçlara uğramaması adına ihtiyati haciz kararı verilmesini, alacağın faiziyle birlikten davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuksuz olduğu, taraflar arasında ... Sözleşmesi bulunduğu, davacının Sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen hizmetleri sunmayı taahhüt ettiği, buna karşılık müvekkilin 20.000,00 TL peşin ödeme yaptığı, buna rağmen davacının Sözleşmenin 2. maddesindeki hizmetleri sunmadığı, esasen ekonomik sıkıntı içinde bulunan müvekkilin konkordato talebinde bulunmuş olduğu, ilgili Mahkemenin izni ve konkordato komiserinin onayıyla... Bankası ve... Bankasına olan alacaklarını yapılandırdığı, bu yapılandırma sürecinde, alacaklılarla yapılan görüşmelerde davacının hiçbir katkı ve uğraşının bulunmadığı, işlemlerin bizzat müvekkil tarafından yürütüldüğü, yapılandırılmanın 19.02.2021 tarihinde alacaklılarla yapılan toplantıda tamamlandığı, gerek bankalar gerek diğer alacaklılar ile yapılan hiçbir görüşmede davacının herhangi bir katkısının bulunmadığı, davacının bir finans temini de gerçekleştirmediği, yapılandırma yapılan bankalarla yazışmalar celp edildiğinde gerçeğin açığa çıkacağı, alacaklılarla yapılan sözleşmelerde davacının katkısı olmadığı gibi imzasmın da bulunmadığı, dolayısıyla davacının sözleşme ile üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemiş olduğu ifade edilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ... sözleşmesine dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... 9. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, ... 15. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyası, ... 15. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, ... 2. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, banka kayıtları, ticari sicil kayıtları, ticari defter kayıtları ve bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın ... sözleşmeleri alanında uzman bilirkişiye tevdi ile taraflar arasında akdedilen ... sözleşmesi sebebiyle davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarının tespiti hususunda hazırlanan 29/08/2024 tarihli tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında akdedilen 03.06.2020 tarihli ... Sözleşmesinin, sonuçta bir danışmanlık sözleşmesi olduğu açıktır. Sözleşme, önemli ölçüde, borçlu durumunda olan ve konkordato kapsamına giren davalı şirketin finansal analizinin ve gelecek projeksiyonunun yapılarak beklenen nakit akışları da dikkate alarak borçların ödeme kabiliyetinin ortaya konulması maksadıyla akdedildiği, davacı şirketin bu noktadaki görevi de ... hizmeti sunmak, gerektiğinde davalı şirket alacaklılarıyla görüşmeler yürütüp borçların yapılandırılmasına aracılık etmekte olduğu, bu sebeple, sözleşme kapsamında davacının davalı şirkete “finansman sağlamak” gibi bir görevi olmadığı kanaati oluştuğu, yapabileceklerinin asıl borçlu şirketin borç ödeme kapasitesi ile sınırlı olacağı, bu sebeplerle davacı şirketin, taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen vecibelerini yerine getirmiş olabileceği, diğer yandan, taraflardan herhangi birinin, karşı tarafın edimlerini yerine getirmediği yönünde bir tespitinin olması halinde sözleşmeyi gerekli usullere uygun olarak sona erdirme olanağının da bulunduğu, Mahkemenin de paralel yönde hüküm kurması halinde; Sözleşmede düzenlenen ve ilk 30.000,00 TL+ KDV ödemesinden kaldığı anlaşılan bakiye 10.000,00 TL+ KDV nin, aylık olarak ödenmesi kararlaştırılan 5.000,00 TL+ KDV nin 03.07.2020 tarihinden itibaren dava tarihine kadar olan 26 aylık (2020 Temmuz-2022 Ağustos) tutarı olan 130.000,00-TL+KDV nin ödenmeyen kısmının davacı tarafından davalıdan istenilebileceği, ilaveten, Halk Bankası ile yapılan 30.09.2020 tarihli Protokol gereği davalının Halk Bankasına olan borçlarının yapılandırıldığı ve bu yapılandırma için davacının gayretinin bulunduğu anlaşılabildiğinden sözleşmenin 4.3 maddesi gereği 150.000,00 TL +KDV nin bir kısmını (zira, ... Bankası, Parafinans Faktöring ve diğer bankalarla bir yapılandırma dosya kapsamında görülememektedir, dolayısıyla ne kadarlık bir kısmının olabileceğinin Mahkemenin takdirinde olmak üzere) davacı tarafından talep edilebileceği bildirilmiştir. Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişiye tevdii ile davacı vekilinin itirazları değerlendirilerek alacak talebi yönünden sonuç bedelin tek bir tabloda bir araya getirilmek ve itirazları karşılar nitelikte ( KDV hesabının netleştirilmesi, yapılandırma yapılan tüm bankaların hesaba katılıp katılmadığı, yapılandırmaların kim tarafından yapıldığı hususlarının aydınlatılması) gerekçelendirmek suretiyle hazırlanan 28/08/2024 tarihli ek raporda; Taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen ve ilk ödeme olarak kararlaştırılan 30.000,00 TL + KDV den kalan 10.000,00 TL +KDV den doğan davacı alacağı kalemi 110.000,00 4 (10.000,00 x %18)) - 11.800,00 TL olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen aylık 5.000,00 TL+ KDV ödemesi için; 03.07.2020 tarihinden itibaren dava tarihine kadar olan 26 aylık (2020 Temmuz - 2022 Ağustos) tutarı olan (5.000,00 x 26 -) 130.000,00 TL ye % 18 KDV eklendiğinde davacı alacağı (130.000,00 * (130.000,00 x %18)) - 153.400,00 TL olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen ve davalı borçları için gerçekleştirilen ... yapılandırılmasından ötürü davacının hakettiği 150.000,00 TL ye %18 KDV eklendiğinde davacı alacağı (150.000,00 + (150.000,00 x 96 18)) - 177.000,00- TL olduğu, kök raporda tespit edilmiş olan alacak kalemlerinin talep edilebileceği yönünde hüküm kurması halinde toplam davacı alacağının 52.200,00 TL %18 KDV dahil (11.800,00 +153.400,00 + 177.000,00 =) 342.200,00-TL olduğu, davacının 08.09.2022 tarihli dilekçesinde netleştirdiği talebinin kabulü halinde davacı alacağının dosya kapsamında bulunan 06.09.2022 tarihli dosya inceleme tutanağında 1 nolu ara karara istinaden davacı vekilinin 08.09.2022 tarihli dilekçede “Dava konusu alacak taraflar arasında akdedilen ve dilekçemiz ekinde sunduğumuz ... Sözleşmesi'nin 4.3 maddesi olan mevduat / kredilerin/ borçlarının yapılandırılması durumunda ödenecek olan hizmet bedeline ilişkindir” denildiği, dolayısıyla davacının, dava kapsamında alacak talebini, taraflar arasındaki Sözleşmenin 4.3. maddesi, yani “Danışman'ın hizmeti nedeniyle; finansal kuruluşlar/ bankalar tarafından İş Sahibi/Grup Firmaları'nın mevcut kredilerinin/ borçlarının yapılandırılması durumunda 150.000 (yüzellibintürklirası) + KDV Danışman'a ait sözleşmenin 4.5 alt bendinde belirtilen hesaba ödenecektir” hükmü kapsamında yönelttiğinin anlaşıldığı, davacının 08.09.2022 tarihli dilekçesinde belirtilen ve sadece taraflar arasındaki sözleşmenin 4.3. maddesine göre alacak talebinde bulunduğunun kabulü halinde; ... ile gerçekleştirilen yapılandırma protokolünden ötürü davacı alacağı 150.000,00 TL ye % 18 KDV eklendiğinde davacı alacağının (150.000,00 +150.000,00 x % 18) =177.000,00-TL olduğu, davacının 08.09.2022 tarihli dilekçesinde netleştirdiği talebinin kabulü ve ... Yapılandırmasına ilaveten davacının ... yapılandırması için ayrıca talepte bulunabileceğinin kabulü halinde davacı alacağının taraflar arasındaki Sözleşmenin 4.3. maddesine göre, davacı, davalının finansal kuruluşlara olan borçlarının her birinin ayrı ayrı yapılandırılmasına aracılık etmesi halinde 150.000,00 TL+KDV alabileceği yönünde hüküm kurulması halinde; ... ile gerçekleştirilen yapılandırma protokolünden ötürü davacı alacağı 150.000,00 TL ye % 18 KDV eklendiğinde davacı alacağı (150.000,00 x(150.000,00x%18)) = 177.000,00, ... ile gerçekleştirilen yapılandırma protokolünden ötürü davacı alacağının 150.000,00 TL % 18 KDV eklendiğinde davacı alacağının 150.000,00 + (150.000,00x% 18)) = 177.000,00-TL toplamda 54.000,00 TL si KDV olmak üzere 354.000,00 TL davacı alacağından bahsedilebileceği, kök raporda da değinildiği üzere, mevcut dosya kapsamında, ... Bankası, ... ve diğer bankalarla yapılandırma tanziminin dosya kapsamında görülemediğinden bunlar için alacaktan bahsedilemeyeceği kanaatine varılabilmektedir. Esasen, davacının 26.03.2024 tarihli kök rapora yönelik itiraz ve beyan dilekçesinde ... Bankası, ... ve diğer bankalarla, varsa, tanzim edilmiş olan yapılandırma işlemleriyle ilgili bir talebi ve/ veya itirazı da bulunmadığı, nitekim ... Bankası ... Şubesinden dosyaya sunulan 14.12.2023 tarih ve ... sayılı yazıda, “..ilgili firmadan takip borcundan kaynaklı 3.206.993,20 TL alacağımız, gayri nakdi risklerden kaynaklı 649.625 TL meri riskinin bulunduğu, borca ilişkin yapılandırma sözleşmesi yapılmadığı...” bildirilmektedir. Benzer şekilde, ...A.Ş. nden dosyaya sunulan 18.01.2023 tarihli yazıda, davalının muhtelif tarihlerde Bankalarından kullanmış olduğu krediler sebebiyle toplam 704.432,86 TL alacaklarının bulunduğu, ancak bunlar için yapılandırma sözleşmesinin bulunmadığı ifade edildiği, ... Bankasının 18.01.2023 tarihli yazısından davalının Bankaya toplam 2.446.444,36 TL borcunun bulunduğu, ancak bu borç için bir yapılandırmadan bulunmadığı anlaşıldığı, ... Bankasının 12.01.2023 tarihli yazısında da Bankalarının davalıdan alacağı bulunduğu, ancak yapılandırma sözleşmesinin bulunmadığı belirtildiği, ... A.Ş. den gelen 14.02.2023 tarihli yazıda Kurumlarının davalıdan 29.000,18 TL alacaklı olduğu, ancak yapılandırma sözleşmesinin bulunmadığı bildirildiği, netice olarak; dosya kapsamından, davalının borçları sebebiyle dosyaya mübrez 30.09.2020 tarihli Protokolden ...'la ve 02.06.2023 tarihli yazısında belirtildiği üzere ...'la yapılandırma sözleşmeleri (yapılandırma sözleşmesi örneği dosya kapsamında görüldüğü) tanzim edildiği, ancak bunlardan başka banka veya finansal kuruluşlarla davalı arasında bir yapılandırma sözleşmesinin bulunmadığı, dosya kapsamından, davacının, davalıyla ... arasında tanzim edilen yapılandırma sözleşmesine katkıda bulunduğu, davacının dosyaya 13.10.2022 havale tarihli dilekçesi ekinde bu Protokol metnini de sunduğu görülmekte ve ... ile yapılan Protokole davacının katkısı bulunduğu kanaati oluştuğu, ... ile yapıldığı belirtilen yapılandırma sözleşmesinin metni dosya kapsamında görülemediği, ...'la davalı arasında yapılan bu yapılandırma sözleşmesine davacının katkısı konusunda takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişiye tevdii ile taraf vekillerinin itirazları değerlendirilerek alacak talebi yönünden sonuç bedelin tek bir tabloda bir araya getirilmek ve itirazları karşılar nitelikte (KDV hesabının netleştirilmesi, yapılandırma yapılan tüm bankaların hesaba katılıp katılmadığı, yapılandırmaların kim tarafından yapıldığı hususlarının aydınlatılması) gerekçelendirmek suretiyle hazırlanan 06/04/2025 tarihli 2. Ek raporda; Kök rapor ve Birinci Ek Raporda dile getirilen görüş ve kanaatlerin muhafaza edildiği, Mahkemenin taraflar arasındaki sözleşme gereği davalının, sözleşme sonrası davacıya ödemesi gereken 30.000,00 TL den kalan 10.000,00 TL borcu+ akdi ilişkinin devam ettiği 2020 Temmuz - 2022 Ağustos ayları arasında 26 ay boyunca ödemesi gereken aylık 5.000,00-TL tutarlı danışmanlık ücreti + davalının sadece ...'la yaptığı yapılandırma protokolüne davacının katkısı bulunduğu kanaati oluşursa doğan borcu toplamı olan 290.000,00 TL asıl borcu ve 52.200,00 TL bunun KDV si olarak 52.200,00 TL nin toplamı olarak 342.200,00 TL olabileceği, davacı, 08.09.2022 tarihli dilekçesindeki gibi sadece taraflar arasındaki sözleşme m. 4.3 ten kaynaklanan alacağını talep ediyorsa, yalnızca ... ile yapılandırma sözleşmesi yapıldığı ve buna davacının katkısı olduğu kabul edilirse, alacak rakamının 177.000,00 TL olabileceği, davacı, 08.09.2022 tarihli dilekçesindeki gibi sadece taraflar arasındaki sözleşme m. 4.3 ten kaynaklanan alacağını talep ediyorsa, ve yalnızca ... ile gerçekleştirilen yapılandırma için değil, ilave olarak ... ile gerçekleştirilen yapılandırmada da katkısı olduğu kabul edilirse, alacak rakamının 354.000,00 TL olabileceği, taraflar arasında 03.06.2020 tarihinde kurulan sözleşmeye dayanan ilişkinin ne kadarlık bir zaman diliminde sürdüğü, ne zaman sonlandığı dosya kapsamından anlaşılamadığı, bu sebeple de gerek kök raporda gerek birinci ek raporda aylık 5.000,00 TL tutarlı danışmanlık ücretleri, sözleşmenin kurulduğu 2020 Haziran ayıyla huzurdaki davanın açıldığı 2022 Ağustos ayını kapsayan 26 aylık dönem için yapılmış olduğu, eğer taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı ilişki dosyaya mübrez son whatsup görüşmesinin tarihi olan 30.10.2020 tarihinde sona ermişse, bu tarih sonrası davacıdan herhangi bir danışmanlık hizmeti alınmadıysa davalının sözleşmeyi sona erdirme olanağının da bulunduğu, davacının, davalının borç yapılandırma veya yapılandırmalarında katkısının bulunup bulunmadığının nihai takdirinin Mahkemede olduğu bildirilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların bildirdiği belgeler, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin .. esas sayılı dosyası, ... 9. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, ... 15. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, ... 15. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, ... 2. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, banka kayıtları, ticari sicil kayıtları, ticari defter kayıtları, dosya kapsamına alınan müzekkere cevapları, 29/08/2024 tarihli bilirkişi raporu, 28/08/2024 tarihli ek bilirkişi raporu 06/04/2025 tarihli 2. ek bilirkişi raporu, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan 03/06/2020 tarihli ... sözleşmesinin 4.3. maddesi kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacağı bulunuyor ise miktarı hususlarında toplandığı tespit edilmiştir. Dosyada mübrez belgelerden; 06/09/2022 tarihli tensip tutanağının 1 numaralı ara kararı ile "HMK'nın 119/1-ğ. bendi uyarınca ... sözleşmesinin 4. Maddesinde yer alan 4.2., 4.3. ve 4.4. Maddelerinden hangisine dayalı olarak alacak talep ettiği hususunu açık bir şekilde talep sonucu olarak bildirmesi için davacı vekiline iş bu tutanağın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde HMK'nın 119/2. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtarına" karar verildiği, tensip zaptının davacı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 08/09/2022 tarihli talep dilekçesi ile davanın ... sözleşmesinin 4.3. Maddesine dayalı olarak açıldığının belirtildiği, davacı tarafça dava dilekçesi, 08/09/2022 tarihli talep dilekçesi ve aşamalardaki yazılı beyanlar ile davalı tarafın dava dışı finansal kurumlarla olan borçlarının yapılandırılmasına ... yapılması suretiyle aracılık edildiği ve taraflar arasında imzalanan 03/06/2020 tarihli ... sözleşmesinin 4.3. Maddesi uyarınca davalı taraftan alacaklı olunduğu savında bulunulduğu, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesi ve aşamalardaki yazılı beyanlarıyla; taraflar arasında ... Sözleşmesi bulunduğu, davacının sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen hizmetleri sunmayı taahhüt ettiği, buna karşılık müvekkilin 20.000,00 TL peşin ödeme yaptığı, buna rağmen davacının sözleşmenin 2. maddesindeki hizmetleri sunmadığı, esasen ekonomik sıkıntı içinde bulunan davalının konkordato talebinde bulunmuş olduğu, ilgili Mahkemenin izni ve konkordato komiserinin onayıyla ... Bankası ve ... Bankasına olan alacaklarını yapılandırdığı, bu yapılandırma sürecinde, alacaklılarla yapılan görüşmelerde davacının hiçbir katkı ve uğraşının bulunmadığı, işlemlerin bizzat davalı tarafından yürütüldüğü, yapılandırılmanın 19.02.2021 tarihinde alacaklılarla yapılan toplantıda tamamlandığı, gerek bankalar gerek diğer alacaklılar ile yapılan hiçbir görüşmede davacının herhangi bir katkısının bulunmadığı, davacının bir finans temini de gerçekleştirmediği, yapılandırma yapılan bankalarla yazışmalar celp edildiğinde alacaklılarla yapılan sözleşmelerde davacının katkısı olmadığı gibi imzasmın da bulunmadığının açığa çıkacağı, dolayısıyla davacının sözleşme ile üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediği ve sözleşmede belirtilen ücrete hak kazanamayacağı hususlarına ilişkin karşı savlarda bulunulduğu tespit edilmiştir. Davalı ile borç ilişkisi içerisinde olan ilgili finansal kuruluşlara müzekkere yazılarak borç ilişkisi kapsamda yapılandırma gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, yapılandırma tamamlanmış ise bu hususa davacının katkısı yahut etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Bu kapsamda yapılan incelemede davalının dava dışı ... Bankası A.Ş ile borç ilişkisinin bulunduğu ve borcun yapılandırıldığı ancak 08/10/2024 tarihli müzekkere cevabı ile sabit olduğu üzere yapılandırmanın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına sunulu konkordato projesi kapsamında gerçekleştirildiği, anılan borcun yapılandırması borca taraf olanların iradelerinden bağımsız şekilde konkordato projesi kapsamında gerçekleştirildiğinden davacının yapılandırma işlemine katkısı bulunmayacağı kanaatiyle anılan banka yönünden 03/06/2020 tarihli ... sözleşmesinin 4.3. Maddesi uyarınca alacak talep edemeyeceği, yine Taraflar arasındaki mail yazışmaları ile müzekkere cevapları incelendiğinde; ... Bankası A.Ş , ...Bankası A.Ş ve ... A.Ş ile davalı arasında borç ilişkisinin bulunduğu yapılandırma işleminin gerçekleştirildiği ancak yapılandırmanın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/236 esas sayılı dosyasına sunulu konkordato projesi kapsamında olduğu ve davacının bu alacaklılar yönünden de yapılandırma işlemine katkısı bulunmayacağı kanaatiyle 03/06/2020 tarihli ... sözleşmesinin 4.3. Maddesi uyarınca alacak talep edemeyeceği, son olarak davalı ile ... Bankası A.Ş arasında borç ilişkisinin bulunduğu ve borcun yapılandırıldığı, taraflar arasındaki mail yazışmaları ile müzekkere cevapları incelendiğinde 08/10/2020 tarihinde davacı şirketin ... bölge müdürü ...'ın davalı şirketin sözleşme tarihi olan 03/06/2020 tarihinden itibaren davacı şirketin çalışmalarını özetleyen e-posta gönderdiği, yapılan çalışmaların ise davalı şirketin finansal yönetim ve nakit akış sisteminin oluşturulmasına ve sağlanmasına ilişkin olduğu, ... Bankası ile yapılandırma görüşmeleri yapıldığı ve görüşmeler neticesinde borç yapılandırma protokolünün imzalandığı, dolayısıyla dava dışı ... Bankası ile gerçekleştirilen yapılandırma protokolü yönünden davacının taraflar arasında imzalanan 03/06/2020 tarihli ... sözleşmesini gereği gibi ifa ettiği ve anılan sözleşmenin 4.3 maddesi uyarınca davacıdan 177.000,00 TL alacak talebinde bulunabileceği, davacı tarafça her ne kadar ıslah dilekçesi ile avans faizi talep edilmiş ise de dava dilekçesinde faiz türü belirtilmediğinden davacının yasal faiz talebinde bulunabileceği ve davalının davadan önce temerrüte düşürülemediği kanaatiyle dava tarihi itibariyle faiz istemiyle bulunabileceği değerlendirilmiş, davalının dava konusu yapılandırma sözleşmelerinde davacı şirketin imzasının bulunmadığı bu nedenle sözleşmeye aracılık etmediğine yönelik itirazın ise ... hizmeti sunan şirketlerin borcun tarafı olmaması sebebiyle tabiatı gereği borç yapılandırma sözleşmelerinde taraf olarak yer alamayacağı, taraflar arasındaki yazışmalar ve müzekkere cevapları ile davacının ... Bankası A.Ş ile gerçekleştirilen yapılandırmaya danışmanlık hizmeti sunmak suretiyle aracılık ettiğinin sabit olması karşısında borç yapılandırma sözleşmelerinde tabiatı gereği taraf olmayan finansal danışman firmanın imzasının bulunmadığından bahisle ücrete hak kazanamayacağına dair itiraza itibar edilemeyeceği kanaatiyle denetime ve hüküm kurmaya elverişli olan 06/04/2025 tarihli 2. ek bilirkişi raporu ile ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 177.000,00-TL'nin dava tarihi olan 31.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 12.090,87-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 85,39-TL peşin harç ile 2.940,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.025,3TL harcın mahsubu ile bakiye 9.065,48-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 85,39-TL peşin harç, 2.940,00-TL ıslah harcı, 80,70-TL başvurma harcı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 467,50-TL posta giderleri olmak üzere toplam 7.573,59-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 6-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.20/11/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*