İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/598 E. 2023/23 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/598
- Karar No
- 2023/23
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/598 Esas - 2023/23 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2022/598 KARAR NO : 2023/23
HAKİM :... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 06/09/2022 KARAR TARİHİ : 19/01/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 14/02/2023 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçluların borçlarına karşılık olarak; 15/10/2017 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli,15/11/2017 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli, 15/12/2017 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli, 15/01/2018 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli, 15/02/2018 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli, 15/03/2018 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli, 15/04/2018 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli, 15/05/2018 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli, 15/06/2018 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli, 15/07/2018 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli, 15/08/2018 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli, 15/09/2018 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli, 15/10/2018 ödeme tarihli 15.000,00 TL bedelli, 15/11/2018 ödeme tarihli 15 .000,00 TL bedelli, 15/12/2018 ödeme tarihli 15.000,00 TL bedelli, 15/01/2019 ödeme tarihli 15.000,00 TL bedelli 15/02/2019 ödeme tarihli 15.000,00 TL bedelli 17 adet senedin müvekkili bankaya verdiklerini, senetlerin vadesinde ödenmemesi üzerine borçlular hakkında .... sayılı dosyasından genel haciz yolu ile ilamsız takibe geçildiğini, borçluların takibe, asıl alacağa, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek olan faizleri ve ferileri ile birlikte tüm borca itiraz etmesi sonucu ... E. Sayılı dosyasında itiraz eden borçlular yönünden 06.04.2022 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu kararın taraflarına tebliğ edilmeyip, dosya incelemesi sırasında 21.07.2022 tarihinde öğrenildiğini, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı tutulması kaydıyla, davalı tarafın ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 9 temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında BSMV, vekalet ücreti ve icra harç ve masrafları ile birlikte ödenmesi amacıyla ve takibin devamı için 195.000,00 TL asıl alacak, 87.846,17 TL işlemiş faiz ve 4.392,31 TL BSMV olmak üzere toplam 287.238,48 TL alacak üzerinden takibin devamına, davalı-borçlular aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi; müvekkili .... ile dava konusu senetlerin alacaklısı firma.... Bayilik Sözleşmesi düzenlemiş olup, dava konusu senetlerin de düzenlenen bu sözleşmenin ifası için verildiğini, ancak sözleşmenin gereğini yerine getirmeyen....yetkilisinin müvekkilinden aldığı peşinat ve senetleri iade etmediğini, Müvekkili bunun üzerine dolandırıldığını düşünerek...'na şikayette bulunduğunu, müvekkili ile davacı banka arasında herhangi bir kredi veya teminat sözleşmesi imzalanmadığını, müvekkillerinin borçlu olduğu senetler hakkında ancak alacaklı veya cirantalar Kambiyo Senetlerine Özgü takip yoluna başvurabileceklerini, zira müvekkiller ile davacı banka arasında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını ve bankanın da ciranta olmadığını, müvekkillerinin dava konusu senetleri sadece bayilik sözleşmesinin bedeli olarak Sezer Demirel'e verildiklerini, sözleşmenin gereklerini ifa etmeyen... sözleşmenin iptal edildiğine, bonoların geçerliliğinin kalmadığına ve borçlulardan herhangi bir hak ve alacağı kalmadığına ilişkin ibraname düzenlendiğini, müvekkilinin kendisine protesto çekilmesi üzerine ilgili bankaya giderek bu borcu olmadığına ilişkin evrakı gösterdiğini ve bir örneğini bankaya sunduğunu, davacı bankanın, müvekkilleri hakkında ilamsız takip başlatarak ödeme emri gönderdiğini, müvekkillerinin bankaya karşı herhangi bir borcu olmaması sebebiyle haklı olarak itiraz edildiğini, davacının, dava dilekçesinde soyut iddialarda bulunarak müvekkillerden alacaklı olduğunu iddia ettiğini, bu durumu somutlaştıramadığını, bankanın müvekkillerden alacağını ispatlaması gerektiğini, ancak davacının dava dilekçesinde sadece senetlerden bahsettiğini, senet suretlerini dahi dosyaya sunmadığını, işbu dava konusu takip ve dava konusu senetlerde davacı bankanın müvekkillerle olan borç ilişkisi ortaya konulmadığını, müvekkillerinin işbu dava konusu senetleri başka bir 3. Kişi olan Sezer Demirel'e sözleşme karşılığı verdiğini,... ile davacı banka arasındaki alacak veya borç ilişkisi müvekkilleri bağlamamakta olup müvekkilleri tarafından bir kefalet veya teminat sözleşmesi imzalanmadığını, yine müvekkillerinin,...'e vermiş oldukları senetlerin zamanaşımına uğradığını, itirazları baki kalmak suretiyle ve kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkillerin borçlu olduğu düşünülse dahi senetlerin zamanaşımına uğradığını, bankanın somut uyuşmazlıkta hukuki durumunun ciranta olmadığını, o sebeple iş bu itirazın iptali davasını açmasında hukuki yarar olmadığını, banka ile Sezer Demirel arasında yapılmış olan sözleşme ve/veya kredi teminat işlemlerinden müvekkillerin haberdar olmadığı gibi taraf da olmadığını ve bu sebeple müvekkillerini bağlayacak bir borç bulunmadığını, ayrıca buna ilişkin de bir belge ya da müvekkillere borç doğuracak bir belge sunulmadığını, Senetlerin tek başına banka lehine alacak ilişkisi doğurmadığını, senet alacaklısının banka olmadığını, bankanın ciranta konumunda olmadığı düşünüldüğünde, müvekkillerle banka arasında bir alacak veya borç ilişkisi olmadığını, usulsüz ve hukuka aykırı bu takip ve iş bu itirazın iptali davasını açmaya girişen bankanın kötüniyetli olarak hareket ettiğini, bu sebeplerle yapılacak yargılama sonucunda İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca dava konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini savunarak; öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olunur ise müvekkilleri hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, vadesi geçmiş senetler nedeniyle alacak istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce aldırılan 13/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; ..... adına 28.03.2017 tarihinde...no.lu kredi hesabı açılarak 750.000,00 TL ve 13.12.2017 tarihinde 56965078 no.lu kredi hesabı açılarak 2.045.000,00 TL olmak üzere toplam 2.795.000,00 TL Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığı, kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine; Davacı Banka tarafından dava dışı .... ile diğer borçlulara keşide edilen .... Noterliğinin 07.01.2019 tarih ve... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile kredi hesaplarının kat edildiği, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine; davacı banka vekili tarafından dava dışı ....E. sayılı dosyasından davalıların borçlu olduğu 17 adet bonoya ilişkin başlatılmış olan takipte, söz konusu senetlerin dava dışı kredi borçlusu şirketin davacı bankadan kullandığı kredilerin teminatı olarak verilmiş olduğunun kabulü halinde bankanın senet borçluları ...'tan, (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 18.02.2022 takip tarihi itibariyle; 195.000,00 TL asıl alacak, 64.353,75 TL işlemiş faiz, 3.217,70 TL faizin % 5 BSMV'si, toplam 262.571,45 TL alacaklı olduğu, asıl alacak (195.000,00 TL) tutarına takip tarihinden itibaren yıllık % 9 oranında yasal faizi ve faizin %5 BSMV'si ile birlikte talep edilebileceği hesaplanmıştır. Zamanaşımına uğramış bono nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilir ise de taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde böyle bir bonoya yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacağın her türlü delille ispatı mümkün hale gelir. Arada temel ilişki bulunmaması halinde ise 6762 s. TTK’nun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanılarak alacak talebinde bulunulabilir. Böyle bir durumda ispat külfeti sebepsiz zenginleşmediğini savunan keşidecidedir. Başka bir anlatımla keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekmektedir. Somut olayda davacı banka bonoya ciro yoluyla hamil olan kişi olup davalı ise keşideci durumundadır. Görüldüğü gibi arada lehdarın cirosu bulunduğundan taraflar arasında temel hukuki ilişki yoktur. Hal böyle olunca uyuşmazlığın 6762 s. TTK’nun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilip çözümlenmesi gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesine sebepsiz zenginleşme davası düzenlenmiş olup, işbu dava bononun zamanaşımına uğradığı veya müracaat hakkının yitirildiği anda yetkili hamil durumunda bulunan kişi ile müracaat hakkı nedeniyle poliçe bedelini ödemiş olan lehdar, ciranta veya avalist tarafından, keşideciye ve kabul etmiş muhataba karşı açılabilir (Prof. ...- Temmuz 2020, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü). Bu davanın açılabilmesi için bonodan doğan talep hakkının sona ermesi, hamilin zarara uğraması ve bonoyu düzenleyenin hamilin zararına zenginleşmesi gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 732. (6762 sayılı TTK'nın 644.) maddesinde zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş olsa bile, bunların poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalacakları düzenlenmiştir. Hamil, zamanaşımının gerçekleştiği anda maddi hukuk açısından hak sahibi bulunan kimsedir. Bu açıklamalar kapsamında davacı bankanın dava konusu bonoları vermiş olduğu kredinin teminatı olarak aldığı ve yapılan bilirkişi incelemesine göre bono lehdarının davacı bankaya 4.151.884,63 TL borcunun bulunduğu, bu itibarla davalıların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bankaya karşı sorumlu odukları, her ne kadar davalılar senet lehdarı ile yapılan protokol gereği bonoların bedelsiz kaldığınını iddia etmiş iseler de ,senetlerin ciro edilmesi nedeniyle iyi niyetli hamil konumununda olan davacı bankaya karşı bu hususun ileri sürülemeyeceği, bu itibarla bankanın senet bedellerini istemekte haklı olduğu, davalıların icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir bilginin bulunmadığı bu nedenle işlemiş faiz talebinin yerinde olmayacağı,haksız görülen itiraza binaen davacı yararına icra inkar tazminatı verilmesi de gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, Davalı borçluların ... Esas sayılı dosyasında 195.000,00 TL üzerinden itirazlarının iptaline, bu miktar üzerinden takibin DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Alacak likit ve itiraz haksız görülmekle alacağın %20'si oranında hesaplanan 39.000,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak, DAVACIYA VERİLMESİNE, Davalı vekilinin kötü niyet tazminatının isteminin REDDİNE, İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 13.320,45 TL harçtan 3.469,13 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 9.851,32 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin 896,15 TL sinin davalılardan 423,85 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 136,50 TL posta ve tebligat gideri, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.136,50 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden (% 67,89 kabul) 771,57 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacının dava açarken ödediği 3.549,83 TL peşin ve başvurma harcının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 30.250,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 14.758,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ..da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/01/2023
Katip... Hakim .. ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.