İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/589 E. 2024/921 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/589
- Karar No
- 2024/921
- Karar Tarihi
T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/589 Esas - 2024/921
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/589 Esas KARAR NO : 2024/921
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/09/2022 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/12/2024 Mahkememize açılan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davacı..... ..... .... 'a bir kısmı haricen bir kısmı da açılan davalar sonunda ödemeler yapıldığı, davalılar ile imzalanan muhtelif tarihli sözleşme ve eklerinde yer alan teknik şartnamelerde “Yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin; İş Kanunu, SSK Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen işçilere ilişkin herhangi bir sorumluluk DHMİ'ne yüklenemez. Yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin, İŞ Kanunu, SSK mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarda belirlenen tüm hak ve alacakları yüklenici tarafından karşılanır. DHMİ bu gibi konularda sorumlu sayılmayacaktır.” şeklinde düzenlemenin bulunduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2004/11-254 Esas, 2004/295 Karar sayılı ilamında, tarafların sorumluluğu yönünde sözleşme hükümleri dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğinin belirtilerek, fazlaya ilişkin talep ve haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. CEVAP : Davalılardan...Malzeme San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığı, davanın görevli ve yetkili| mahkemede açılmadığı, dava dışı işçilerden ...'nın davalı şirket nezdinde çalışmasının bulunmadığı, diğer işçilerin ise kısmi sürelerle çalıştığı, davacı kurum ile imzalanan sözleşmelerde davalı şirketin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair herhangi bir düzenleme yapılmadığı, sözleşmelerin 22. Maddesinde yer alan düzenlemelerin işçilik alacaklarından sorumluluğu kapsamadığı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin kararının da bu yönde olduğu, 6552 sayılı Kanunla 4857 sayılı Kanun'un 112. Maddesine eklenen fıkra hükmüne göre kıdem tazminatından ilgili kamu kurum ve kuruluşunun sorumlu olması gerektiği, kıdem tazminatı için rücu hakkının bulunmadığı, sözleşmenin “Sözleşme bedeline dahil olan giderler” başlıklı 7. Maddesinde ve İdari Şartnamenin “Teklif fiyata dahil olan giderler” başlıklı 25. Maddesinde, kıdem tazminatı adı altında herhangi bir hesaplamaya yer verilmediği, 7166 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile 11.09.2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde “kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverene rücu edilemez” şeklinde düzenleme yapıldığı, Kamu İhale Genel Tebliği'nden genel giderler arasında yer alan kıdem ve ihbar tazminatının çıkarıldığı, dava dışı işçilerin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığının dava dilekçesi üzerinden tespitinin mümkün olmadığı, bu nedenle dava dışı işçilerin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığının tespit edilmesi gerektiği, dava tarihinden önce temerrüt gerçekleşmediğinden faizin dava tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, yasal faiz yerine avans faizi talep edilmesinin yasaya aykırı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Diğer davalılara dava dilekçesine tebliğ olunmasına rağmen davaya cevap vermemişlerdir. DELİLLER : ..... ..... ... 'un SGK dökümleri ile işyeri ünvan listeleri getirtilmiş incelenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında nitelikli hesap bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda özetle, 1-Davacı genel müdürlüğün dava dışı 8 işçiye ilişkin davalı şirketlerden alacaklı olduğu miktarın aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde hesaplandığını, ¸ 2-Davacı genel müdürlüğün alacaklı olduğu toplam miktarın 406.511,18-TL olarak hesaplandığı, 3-Hesaplanan miktarın 64.212,94-TL”sinden İtemsan Tem. Güv. Sist. Taşm. İkram Hiz. Turz. Dış Tic. Ve Paz. Ltd. Şti. ve Trenkwalder Gut Temizlik Hizmetleri Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi (Eski Unvan: Trenkwalder Gut Tem. Hiz. Tic. Ve San. Ltd. Şti.)'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı görüş ve kanaatini bildirmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE: Davanın HMK nın 105. maddesi gereğince eda davası niteliğinde olup, taaraflar arasındaki uyuşmazlık;davacının hükmen dava dışı işçiler Şaban Dereli, Hasan özcan, Yakup Keskin, Mustafa Yavuz', Hamdi Takaz, ..., necati ... 'a 200.000,00 TL ödeyip ödemediği, bu ödemeyi aralarındaki hizmet alım sözleşmelerine göre yüklenici olan davalı şirketlere rücu edip edemeyeceği, edecek ise hangi şirkete hangi miktarlarda rücu edebileceği, davacı yararına faize hükmedilip edilemeyeceği edilecek ise türü ve miktarına, ilişkin olduğu belirlenmiştir. Davalının cevap süresinden sonra sunduğu yetki ve zamanaşımı itirazına davacının açık muvafakatı olmadığından bu konuda değerlendirme yapılmamıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde yüklenicinin çalıştıracağı işçi ile ilgili İş Kanunu ve diğer mevzuattan doğan sorumluluklarının yükleniciye ait olduğu düzenlenmiştir. Bu halde davacı tarafından işçiye yapılan ödemenin davalılara kendi sorumlu olduğu miktarla sınırlı olarak rücu edilebileceğinin kabulü gerekir. Bilirkişi raporu ile işçiye yapılan ödemenin ne kadarından hangi davalının sorumlu olduğu belirlenmiş rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülmüştür. Davalıların işçinin kendi bünyelerinde çalıştığı dönemle ve bilirkişi raporunda yapılan hesapla sınırlı olarak sorumluluklarına hükmetmek gerekmiştir. Dava sözleşmeden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, rücu hakkı, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğundan ve davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren taraflar tacir olmakla avans faizi hükmedilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; DAVANIN KABULÜ İLE; 1-20.661,74 TL'nin, 3.459,78 TL'sinin 19.04.2019 tarihinden, 6.801,27 TL'sinin 22.02.2022 tarihinden,1.783,85 TL'sinin 17.02.2022 tarihinden, 6.0541,70 TL'sinin 17.02.2022 tarihinden, 2.075,14 TL'sinin 04.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ..... ...... ..... 'nden tahsili ile davacıya verilmesine,
14-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 28.800,25 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 3.415,50 TL harcın ve 3.526,69 TL ıslah harcı toplamı 6.942,19 TL'nin mahsubu ile noksan olan 21.858,06 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına, ( davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nden 1.071,04 TL, davalı ..... ..... .... Turizm İnşaat Petrol Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 'nden 907,11 TL,) olarak sorumlu tutulmalarına, 15-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 67.241,68 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, ( davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nden 3.294,84 TL, davalı ...... ..... ..... Ticaret Limited Şirketi 'nden 941,24 TL,) olarak sorumlu tutulmalarına, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.