İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/5723 E. 2024/2192 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/5723
- Karar No
- 2024/2192
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - [16092-90155-36896] UETS Av. ... - [16400-04578-58237] UETS Av. ... - [16286-82576-98291] UETS DAVALI : 1- ... - ... Av. ... - [16663-66589-65447] UETS DAVALI : 2- ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - [16552-55382-07018] UETS Av. ... - [15755-57753-90485] UETS DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil numarasına kayıtlı ... Anonim Şirketi'nin ortağı ve aynı zamanda da tek başına temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olduğunu, sicildeki kayıtlara göre ... ile ...'ın şirketin %50'şer pay oranında ortakları olduğunu, şirketin son genel kurulunun 16/12/2020 tarihinde yapıldığını, yönetim kurulu üyeliklerine ... ile pay sahibi olmayan ...'in seçildiklerini, her iki yönetim kurulu üyesinin de şirketi münferiden temsile yetkilisi olduğunu, ...'ün yönetim kurulu üyesi, ...'in ise yönetim kurulu başkanı olarak görev dağılımı yapıldığını, temsil yetkisinin 16/12/2023 tarihinde sona ereceğinin tescil ve ilan edildiğini, şirketin perde arkasında pay sahibi ve diğer ortak ...'ın kardeşi olan ... ile Alman Hukukuna göre evli olan ...'ün, ...'ın başka bir kadın ile ilişkisinin ortaya çıkmasından sonra aralarında anlaşmazlık doğduğunu, ... tarafından tehdit ve hakaretler alması sonucunda Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan uzaklaştırma kararı alındığını, Almanya'da şubesi bulunan ve Türkiye'den temin edilen işçileri Almanya'ya götürerek enerji ile ilgili taahhüt işleri yapan şirketin faal olduğunu ve cirosunun yüksek olduğunu, bu olaydan sonra müvekkili ...'ün, şirketi tek başına temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen yönetimden dışlandığını, şirkete erişiminin kapatıldığını, kar payı veya gelir ödemesinin de yapılmadığını, şirket mali müşaviri tarafından kendisine cevap verilmediğini, ısrarla yönetim kurulu üyeliğini bırakması ve şirket hisselerini devretmesi için baskı ve tehdit aldığını, yönetim kurulunun yetki süresinin az kalması nedeniyle genel kurula çağrı yapılması, bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılması, haksız fillerin sona erdirilmesi için yönetim kurulu başkanı olan ... ile şirkete 28/11/2023 tarihinde Ankara 63. Noterliği'nden 40025 yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ... ve şirket adına vekilleri tarafından 05/12/2023 tarihli cevabi ihtarname ile bilgi alma ve inceleme hakkının şirket merkezinde kullanılabileceğinin bildirildiğini, ayrıca ...'e gönderilen mesajda yönetim kurulu toplantısının da 16/12/2023 saat 14:00'da şirket merkezinde yapılacağı bildirildiğinden iyiniyetli olarak müvekkilinin Antalya'dan geldiğini ve daha önce defter ve belgeleri inceleme konusunda yetki verdiğini bildirdiği mali müşavir ...'ın aynı binada bulunan ofisinde toplantı için hazır olduğunu, müvekkili ...'ün tek başına temsile yetkili yönetim kurul üyesi olmasına rağmen, şirketi yönetme ve bilgi edinme hakkının engellendiğini, taraflar arasındaki anlaşmazlıktan sonra 22/11/2023 tarihinde ... A.Ş.'nin ortağı ve müvekkil ...'ün eşi ...'ın kardeşi ... tarafından aynı adreste, aynı faaliyet konusunda ... A.Ş. adı altında *** sicil numarasıyla başka bir şirket kurulduğunu, bu şirketinde yönetim kurulu başkanlığına da ...'in getirildiğini, ...'in her iki şirkete de yönetim kurulu başkanı olarak müvekkilin ortak olduğu şirkete ait varlıkları ve ticari bağlantılarını bu şirkete aktardıklarını, şirkete ait aracı yakını adına devrettiğini, şirketin bankadaki paralarını çekerek zimmetine geçirdiğini, ... A.Ş. yönetim kurulu başkanı ve diğer ortağının şirket ile aynı faaliyet konusunda aynı adreste yeni bir şirket kurarak rekabet yasağını ihlal ettiklerini ve şirketin içini boşalttıklarını, başlangıçta ... A.Ş. ile aynı adreste kurulan ... A.Ş.'nin daha sonra adres değişikliği yapılmış ise de bu adresin muvazaalı olarak değiştirildiğini halen mülkiyeti ...'e ait olan ... A.Ş.'nin işyerinde her iki şirket yönetiminin fiilen çalıştığını, ileride telafisi güç zararlarının gerçekleşmemesi için TMK'nun 427 ve devamı maddeleri uyarınca davalı ...Ş.'nin tüm işlemlerinin kayyım denetiminde gerçekleşmesi gerektiğini belirterek Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı, ... A.Ş.'nin şirket ortağı ... ve yönetim kurulu başkanı ...'in haksız rekabet oluşturan eylem ve işlemleri nedeniyle TTK'nun 396. maddesi uyarınca haksız rekabetin tespitine, şirketin zararı nedeniyle tazminat isteme hakları saklı kalmak kaydı ile ... A.Ş. tarafından yapılan kazandırıcı işlemlerin ... A.Ş. adına yapılmış sayılmasına, üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin ... A.Ş.'ne ait olduğunun tespitine, haksız rekabetin men'ine, ... A.Ş. zararına işlemler yapılması, şirket mallarının, parasının ve müşteri portföyünün devri nedeniyle davacının ve şirketin zararının önlenmesi amacıyla TMK'nun 427 ve devamı maddeleri uyarınca ... A.Ş.'ne yargılama süresince yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini ve yargılama masraf ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; tespit davası olarak açılan işbu davanın sonradan verilen dilekçe ile eda davasına da çevrilebilmesinin mümkün olmadığını, dava türünün ıslah ile değiştirilemeyeceği hususu da gözetilerek dava ehliyeti, hukuki yarar ve arabuluculuk dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının ortağı bulunduğu ... A.Ş.'nin kuruluşunda yönetim kurulu üyelerinin ... ve ... olarak belirlendiğini, ilk 3 yıl için her iki ortağın da münferiden temsile yetkili olduğunun ilan edildiğini, takip eden dönemde 16/12/2020 tarihli genel kurul toplantısının gerçekleştirildiğini ve bu toplantı kapsamında mevcut yönetim kurulu üyelerinin yetkisinin 16/12/2023 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığını, dolayısıyla mevcut yönetimin en geç 16/12/2023 tarihinde bir yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirmesi ve yeni yönetim kuruluna ilişkin esasların düzenlenmesi gerekmekte iken taraflar arasında vuku bulan uyuşmazlıklar sebebiyle sürecin sağlıklı olarak yürütülmesinin mümkün olmayacağını, genel kurul toplantısının yapılacağı 16/12/2023 tarihinde davacının şirket merkezine teşrif etmediğini, onun yerine vekillerinin ve mali müşavirin katıldığını, ancak söz konusu kişilerin yasal olarak toplantıya katılmalarının mümkün olmaması nedeniyle toplantının başlatılamadığını ve herhangi bir karar alınamadığını, ... A.Ş.'nin kuruluşuna ilişkin olup dava dışı ... tarafından tek ortaklı olarak kurulan müvekkili ... A.Ş. yönünden herhangi bir etkisinin bulunmadığını, kaldı ki her iki şirketin ticari faaliyetleri incelendiğinde görüleceği üzere davacının iddialarının aksine faaliyet konularının birebir aynı olmadığı gibi şirketlerin müşteri portföylerinin de birbirinden farklı olduğunu ve haksız rekabete sebebiyet verecek herhangi bir eylem bulunmadığını, bununla birlikte ... A.Ş.'ne ait şirket mallarının veya parasının da ... A.Ş.'ne devredildiğine ilişkin davacı iddialarının soyut, gerçeğe aykırı ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek gerek davacının dava ehliyeti bulunmaması ve vekillerinin de usule uygun yetkilendirilmemiş olması gerek davanın dava şartları yerine getirilmeksizin ikame edilmesi, gerekse haksız rekabet kavramının şartlarının oluşmaması sebebiyle açılan davanın reddini talep etmişlerdir. DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafça; ... A.Ş. ve *** enerji A.Ş.'ne ait ticaret sicil kayıtlarına, Ankara 63. Noterliği'nin 28/11/2023 tarihli ve *** yevmiye numaralı ihtarnamesine, karşı tarafın 05/12/2023 tarihli cevabi ihtarına, bilgi edinme hakkının kullandırılmadığına ve yönetim kurulu toplantısının yaptırılmadığına dair 16/12/2023 tarihli tutanağa, ... tarafından Mali Müşavir ***'a inceleme ve belge alma yetkisi verildiğine dair mesaj ve belgeye, ...'e ait 16/12/2023 tarihli Antalya-Kayseri uçak biletlerine, ... tarafından ... hakkında yapılan Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı'na ait şikayet dosyalarına delil olarak dayanılmıştır. Davalılarca; ticaret sicil kayıtlarına, ticari defter ve kayıtlara, toplantı tutanakları banka dekontlarına, whatsapp yazışmalarına, ihtarnamelere, talep evrakına, tanık beyanlarına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, davacının da ortaklarından ve yetkililerinden olduğu dava dışı ... A.Ş.'nin şirket ortağı dava dışı ... ve yönetim kurulu başkanı davalı ...'in haksız rekabet oluşturduğu ileri sürülen eylem ve işlemlerinden bahisle TTK'nun 396. maddesi uyarınca haksız rekabetin tespiti, dava dışı bu şirketin zararı nedeniyle tazminat isteme hakları saklı kalmak kaydı ile davalı ...Ş. tarafından yapılan kazandırıcı işlemlerin dava dışı ... A.Ş. adına yapılmış sayılması, üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin dava dışı ... A.Ş.'ne ait olduğunun tespiti, haksız rekabetin men'i ve TMK'nun 427 ve devamı maddeleri uyarınca davalı ...Ş.'ne yargılama süresince yönetim kayyımı atanması istemlerine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın niteliği itibarı ile dava, mahkememiz heyeti tarafından sonuçlandırılmıştır. Mahkememizin 04/01/2024 tarihli ara kararı ile somut dosya kapsamı itibarı ile ihtiyati tedbir isteğinin haklılığı konusunda yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdükleri iddiaların yargılamayı gerektirdiği, talebin davalı şirkete yönetim kayyımı atanması istemine ilişkin olup, anonim şirkete kayyım atanması kural olarak şirketin organsız kalması halinde talep edilebilecek bir tedbir niteliğinde olduğu göz önüne alınarak somut olay bakımından davalı şirketin organsız kalmasının söz konusu olmadığı (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin *** Karar, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin *** Karar), mevcut durum itibarı ile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu ara kararına karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı karar ilamı ile mahkememizin istinafa konu edilen *** Esas sayılı ara kararının hukuka uygun olduğu nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Tarafların uyuşmazlık konuları; dava konusu haksız rekabetin tespiti, men'i, davalı ...Ş. tarafından yapılan kazandırıcı işlemlerin dava dışı ... A.Ş. adına yapılmış sayılması, üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin dava dışı ... A.Ş.'ne ait olduğunun tespitine ilişkin davacı taleplerinin haklı olup olmadığı, davalının dava ehliyeti, aktif husumet ehliyeti ve davacının vekillerinin yetkisizliğine ve dava şartı yokluğuna ilişkin itirazlarının dinlenebilir olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Uyuşmazlıkların çözümü için öncelikle konu ile ilgili kavramlar ile yasal mevzuatın irdelenmesinde yarar bulunmaktadır. TTK'nun 396. maddesinde anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri için rekabet yasağı düzenlenmiştir. Bu yasağın amacı, şirketin yönetim ve işleyişinde söz sahibi olan kişilerin, bulundukları pozisyonu kötüye kullanarak şirkete zarar verebilecek eylem ve faaliyetlerde bulunmalarının engellenmek istenmesidir. TTK'nun "rekabet yasağı" başlıklı 396. maddesi "(1) Yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez. Bu hükme aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat istemekte veya tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava etmekte serbesttir. (2) Bu haklardan birinin seçilmesi birinci fıkra hükmüne aykırı harekette bulunan üyenin dışındaki üyelere aittir. (3) Bu haklar, söz konusu ticari işlemlerin yapıldığını veya yönetim kurulu üyesinin diğer bir şirkete girdiğini, diğer üyelerin öğrendikleri tarihten itibaren üç ay ve herhâlde bunların gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçince zamanaşımına uğrar. (4) Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarıyla ilgili hükümler saklıdır. TTK'nun 396/1. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin genel kurulun iznini almaksızın şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendisi veya başkası hesabına yapamayacağı ve aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sınırsız ortak sıfatıyla giremeyeceği hususları hüküm altına alınmıştır. Öncelikle belirtilmelidir ki, kanunun lafzından da anlaşıldığı üzere, yönetim kurulu üyeleri, genel kurulun iznini alarak bu tür iş ve işlemleri gerçekleştirebilmektedir. Dolayısıyla bu yasak, mutlak bir yasak niteliğinde değildir, aksinin kararlaştırılabilmesi mümkündür. Eldeki davada; davacının ortaklarından ve yetkililerinden olduğu dava dışı ... A.Ş.'nin diğer şirket ortağı dava dışı ...'ın aynı adreste aynı faaliyet alanında davalı ...Ş.'ni kurduğunu ve bu şirkette de dava dışı ... A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olan davalı ...'in yönetim kurulu başkanı olduğunu, bunun dava dışı ... A.Ş. yönünden haksız rekabet oluşturduğubelirterek TTK'nun 396. maddesi uyarınca haksız rekabetin tespitini, davalı ...Ş. tarafından yapılan kazandırıcı işlemlerin dava dışı ... A.Ş. adına yapılmış sayılmasını, üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin dava dışı ... A.Ş.'ne ait olduğunun tespitini, haksız rekabetin men'ini ve TMK'nun 427 ve devamı maddeleri uyarınca davalı ...Ş.'ne yargılama süresince yönetim kayyımı atanmasını istemektedir. Doğrudan zarar, anonim şirket ortaklarının veya alacaklılarının, yönetim kurulu üyelerinin fiilleri sonucunda, şirketin zararından bağımsız olarak uğradıkları zararlardır. Dolaylı zarardan ise, ancak ortaklığın zarara uğraması ve bu zararın ortaklığın mal varlığında bir azalmaya sebep olması halinde uğranılan zarar anlaşılır. Ortaklığın zararı, ortakların ve alacaklıların dolayısıyla zararlarının ön şartıdır. TTK'nun 553 ve 555/1. maddesine göre yönetim kurulu üyeleri kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettikleri taktirde şirketin uğradığı zararın tazminini her pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini talep edebilir. TTK'nun 396. maddesine göre de, yönetim kurulu üyeleri genel kuruldan izin almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi aynı tür işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla giremez. Böyle durumda şirketin, yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat istemekte serbesttir. TTK'nun 396. maddesine göre tazminat davasını açma hakkı şirkete aittir. TTK'nun 396. maddesinde düzenlenen zarar şirketin zararı olup, bu nedenle davacının uğrayacağı zarar ise dolaylı zarardır. Dolayısıyla şirket ortağının talebi TTK'nun 396. maddesi kapsamında kabul göremez. Yine TTK'nun 396/4. maddesine göre, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuyla ilgili hükümler saklı tutulmuştur. Yani, yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağına aykırı eylemleri nedeniyle davacı ortakların doğrudan doğruya bir zararları oluşursa, ortaklar, doğrudan doğruya kendilerine ödenmek üzere tazminat davası açabilirler. Olayımızda ise, iddia edilen zarar şirketin zararı olup davacının doğrudan doğruya zararları söz konusu değildir. Yargıtay 11. H.D.'nin 11/06/2007 tarihli, E.6334 - K.8881 sayılı kararında belirtildiği üzere: "... Şirket envanterine intikal ettirilmeyen gelirler ve dağıtım kararı alınmayan karlar şirketin olup, ortakların bu yöndeki zararları doğrudan doğruya zararları olmayıp dolaylı zarardır. Zira, özellikle kar payının dağıtımı belirli koşulların oluşmasına ve belirli kararların alınmasına bağlı bulunduğundan, buna ilişkin tutar ortakların doğrudan uğradıkları zarar kalemi değildir". Benzer başka emsal Yargıtay kararlarında da bu husus tekrarlarmıştır. Yargıtay 11. H.D.'nin 29/09/1977 tarihli, E.3358 - K.3890 sayılı kararında belirtildiği üzere, "... Bundan başka, haksız rekabete dayanan dava hakkı davacı ortağa ait değil, kendisine karşı haksız rekabet yapıldığı ileri sürülen ...A.Ş.'ne ait olması gerekir". Bu içtihatta da vurgulandığı üzere, olayımızda haksız rekabete maruz kalan davacı ortak değil, davacının ortağı olduğu anonim şirkettir. Bu nedenle davacının, haksız rekabet hükümlerine dayanarak dava açmak konusunda sıfatı (aktif dava ehliyeti) bulunmamaktadır (Yargıtay 11. H.D.'nin 18/03/2024 tarihli, 2022/5723 E. - 2024/2192 K. sayılı ilamı). Kural olarak bir hakkı dava etme yetkisi o hakkın sahibine ait olup, buna aktif husumet denilir. Bir hakkın kendisinden istenebilecek durumunda olan yani hakka uymakla yükümlü kişi ise borçlu kişi olup, buna da pasif husumet denilir. Bir davada gerek aktif ve gerekse pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı mahkemece öncelikle ve resen gözetilecek hususlardandır ve şayet husumet ehliyeti yok ise, dava bu sebep ile reddedilir. Davacının davalıların haksız rekabet halinde olduğunu iddia ettiği şirketin dava dışı ... A.Ş. olduğu, dolayısıyla hakkın süjesinin bu şirket olduğu, bu hakkın bu şirketin yetkili organları eliyle kullanılması gerektiği, davacının eldeki davayı bu şirket adına değil, kendi adına açtığı, davalıların kendisi ile rekabet halinde olduklarına dair bir iddiada bulunmamasına göre şirket ortağı olarak dava açma hakkının bulunmadığı anlaşılmakla davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerektiği görüş ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının aktif husumet ehliyetinin olmaması nedeniyle davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin harç olarak alınan 269,85-TL'sının mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 6-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıkta mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair davacı vekilleri Av. ... ile Av. ... ve davalı şirket vekili Av. ... ve Av. Gamze Atalan Ayhan'ın yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2024 Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır