İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/556 E. 2025/962 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/556
- Karar No
- 2025/962
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESASA İLİŞKİN NİHA ESAS NO : 2022/556 Esas KARAR NO : 2025/962
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/06/2022
BİRLEŞEN DAVA; Bakırköy ... ATM ... Esas - ... Karar
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2022 KARAR TARİHİ : 01/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Mahkememiz dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında İstanbul ili, ... Mah. ... Blv. No:60 — ... Sok. No:4 ... Ada 6 numaralı Parsel 26.242 metrekare arazinin Konut Avm şeklinde tasarlanan .... Projesi kapsamında Perde ve Dilatasyon Yalıtım İşleri Sözleşmesi tanzim edildiğini, İşbu sözleşme ile inşaatta temel, perde ve Dilatasyon gibi yalıtım işlerinin yapılması karşılığında ödemelerin 9465'ini barter şeklinde; projede yer alan A2 Blok 027 Numara 24-1 Daire 760.000,00 TL olarak, geriye kalan 9035'inin 9640'ını nakit; 9060'ını 60 günlük çekler ile 95 teminat kesintisi, 901,75 genel gider kesintisi yapıldıktan sonra makbuz karşılığında ödenmesine karar verildiğini, Kaldı ki işin tamamlanmasının akabinde 945 teminat kesintisi de müvekkile iade edilmesine karar verildiğini, Ancak müvekkili şirket tarafından tüm yükümlülükleri yerine getirilmesine rağmen davalı şirket ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi yapıda sonradan oluşan başkaca firmaların sebep olduğu ayıpları da gideren müvekkili şirketin zararlarını da karşılamadığını, müvekkili tarafından izolasyonun sonradan zarar gören kısımlarına ilişkin onarım çalışması, 659.457,38 TL bedel ile faturalandırılmış olup, işbu faturalar davalı tarafça da ticari defterlere işlenerek kabul edildiğini, Ancak davalı yan faturalandırılan bu tamir giderlerine ilişkin ödemeyi gerçekleştirmediğini, davacı şirketin alacağının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... F. sayılı dosyası üzerinden davalı tarafa hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz etmiş ve takibi durdurduğunu beyan ettiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakları saklı kalmak kaydı ile; davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptalini ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamını, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davalı vekili mahkememiz dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı şirkete her ne nam altında olursa olsun hiçbir borcu bulunmayıp bilakis müvekkili şirketin davacı şirketten alacaklı olduğunu, hal böyle iken davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinin iptali ile mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği alacağı likit olmadığını, müvekkili şirket aleyhine likit ve kesin olmayan iddialar nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, müvekkili şirketin taraflar arasında münakit sözleşmeden, davacının eksik ve ayıplı işlerinden ve sair fazlaya ilişkin her türlü maddi ve manevi tazminat, cezai şart, alacak ve sair her türlü hak, talep ve alacakları ile dava hakları saklı kalmak kayıt ve şartı ile; davacının açtığı iş bu itirazın iptali davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı menfi tespit davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına, Davacının açtığı işbu itirazın iptali davasının zamanaşımı itirazımız ve hak düşürücü süre itirazları yönünden usulden reddine, esasa girilmesi halinde davacının haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddine, müvekkili şirket aleyhine başlatılan haksız ve mesnetsiz icra takibinin iptaline, müvekkili şirket aleyhindeki haksız ve mesnetsiz icra inkâr tazminatı talebinin reddine, müvekkili şirket aleyhine haksız ve kötü niyetle takip ve dava başlatan davacının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, HMK 329. vd. maddeleri gereğince davasının hiçbir hakkı olmadığı halde kötü niyetle dava ikame ettiğinden yargılama gideri ile müvekilinin taraflarına ödemesi gereken vekalet ücretinin davacı tarafından ödenmesine, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; Talep eden şirket ile davalı şirket arasında İstanbul İli, ... Mah. ...Blv. No: 60 - 185 Sk. No: 4 ... Ada 6 Numaralı Parsel 26.242 metrekare arazinin Konut + Residence + AVM şeklinde tasarlanan "... Projesi" kapsamında "Perde ve Dilatasyon Yalıtım İşleri Sözleşmesi" tanzim edildiğini, işbu sözleşme ile inşaatta temel, perde ve dilatasyon ve bunun gibi (okul çatı - teras çatı izolasyonları, otopark üzeri ticari dükkan, tuvalet-banyo izolasyonları vb.) yalıtım işlerinin yapılması karşılığında ödemelerin %65'ini barter şeklinde; projede yer alan A2 Blok 027 Numara 2+1 Daire (760,000,00 TL) olarak, geriye kalan %35'inin %40'ını nakit; %60'ını 60 günlük çekler ile %5 teminat kesintisi, %1,75 genel gider kesintisi yapıldıktan sonra makbuz karşılığında ödenmesine karar verildiğini, İşin tamamlanmasının akabinde %5 teminat kesintisi de müvekkile iade edilmesine karar verildiğini, ancak talep eden şirket tarafından tüm yükümlülükler yerine getirilmesine rağmen davalı şirket ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yapıda sonradan oluşan başkaca firmaların sebep olduğu ayıpları da gideren müvekkil şirketin zararlarını da karşılamadığını, bu duruma istinaden davalı yana Beyoğlu .... Noterliği'nin 06.04.2022 tarihli ... yevmiye numaralı ve Beyoğlu .... Noterliği'nin 12.05.2022 keşide tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameleri gönderildiğini, ilgili ihtarnamelere davalı yanca verilen cevaplarda taleplerimizin kabul olmadığını belirttiğini, bunun akabinde de ticari bir uyuşmazlık olan işbu dosyada zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve ilgili süreç anlaşmama olarak sonlandırıldığını İşbu sebeple müvekkilin uğramış olduğu ciddi miktardaki zararın tazmini için davayı ikame ettiklerini ve bu sebeplerle öncelikle istanbul ili, namık kemal mah. adile naşit blv. no: 60 - 185 sk. no: 4 2257 ada 6 numaralı parselde bulunan a2 blok 027 numara 2+1 daire üzerine karar kesinleşene kadar satılamaz şerhi konulmasına, HMK m. 107 gereği belirlenebilir hale geldiği anda dava değerini yükseltmek üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haklı davalarının tüm talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin cari hesap, fatura, teminat kesintisi ve sair her ne nam altında olursa olsun hiçbir borcu bulunmayıp bilakis davalı şirket davacı şirketten alacaklı olduğunu; hal böyle iken davacı tarafça davalı şirket aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddi gerektiğini, davalı şirket tarafından davacı tarafa yapılan ihtarlara rağmen, davacı taraf sözü edilen sözleşmeye ve hukuka aykırı olarak sözleşme konusu edimlerini sözleşmeye uygun olarak süresinde yerine getirmediğini, işi eksik ve ayıplı yaptığını, dava dilekçesinde yer alan maddi ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarının aksine, eksik ve ayıplı işlerini gidermediğini, davacı tarafın anılan eksik ve ayıplı işleri nedeniyle projenin birçok bloğunda su yalıtımı sorunları ile karşılaşıldığını ve su sızıntıları meydana geldiğini, halen de devam ettiğini ayrıca davacı davasını ispat edememe kaygısıyla 3 defa aynı davayı aynı iddialar ile açmasının yanı sıra dava dışı ve mevcut uyuşmazlıkla hiçbir bağlantısı olmayan uyuşmazlıklardan bahsetmektedir. davacı; adeta kulaktan dolma, hukuki hiçbir niteliği olmayan gerçek dışı bilgiler üzerinden hiçbir şekilde tarafı olmadığı uyuşmazlıklara dair bir takım şirket isimleri sayarak "borca batık hale gelmesine sebep oldu", "davalının sözleşemeye uymadığı bilinmekte" şeklinde dayanaksız iddiaları ile kendi davasını ispat yerine dava konusundan uzaklaşarak müvekkil hakkında mahkememiz nezdinde olumsuz kanaat uyandırma amacında olduğunu, davacının barter daire hakkında ihtiyati tedbir konulması yolundaki haksız talebinin reddi gerekmektiğini, müvekkilin iş bu davaya konu taşınmazına ihtiyati tedbir konulması talebi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Diğer yandan, somut olayda, hmk.'nun 389. maddesinde düzenlenen, ihtiyati tedbirin şartları oluşmadığını, kaldı ki, hmk m. 389/1 “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. ilgili madde gereği müvekkile ait taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması halinde hmk 389'un şartları ihlal edilmiş olacağını, müvekkili şirketin Türkiye'nin en büyük inşaat şirketlerinden biri olduğunu İstanbul'un her yerinde devasa projelere imza atmakta olduğunu, davacının davasını kabul etmemekle birlikte huzurdaki davanın davacı lehine sonuçlanması halinde dahi davacının müvekkil şirketten alacağını tahsil edebileceği çok açık olup davalının aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesi ilgili kanun maddelerinin ihlaline sebep olacağını, hal böyle iken davacı tarafından müvekkili aleyhine ikame edilen iş bu haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usuli itirazları doğrultusunda usulden reddine karar verilmesini, mahkememiz aksi kanaatte olunması ve davanın esasına girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, asıl dosya yönünden itirazın iptali, birleşen dosya yönünden alacak istemine ilişkindir. Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2022 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı birleştirme kararı ile dosyanın mahkememiz işbu dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiği anlaşıldı. Davacı, asıl davada davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile cari hesaptan kaynaklanan alacağını dayanak göstermek suretiyle ilamsız icra takibi başlatmış, akabinde takibe itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasını açmıştır. Birleşen davada ise, aynı davacı davalı ile aralarındaki sözleşme uyarınca tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının ödemelerini gerçekleştirmemesi nedeniyle oluşan zararların tazminini istemiştir. Davalı ise, davacı iddialarını kabul etmeyerek aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlık nedeniyle davacı aleyhine Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtıklarını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, esas yönünden de sözleşmeye konu edimleri davacının eksik ve ayıplı ifa ettiğini, bu konuda delil tespiti de yaptırıldığını, bu nedenle davacı tarafa borçlarının bulunmadığını savunarak her iki davanın reddini istemiştir. Mahkememizce toplanan deliller ve belgeler ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mahkemece resen seçilen SMMM, harita mühendisi, inşaat mühendisi, nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan 13/03/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; Asıl davada, davalının takibe konu faturaları teslim aldığı ve süresi içinde faturalara itiraz etmediği anlaşıldığından, davacının takip konusu faturalar nedeniyle alacaklı hale geldiğinin kabulü gerektiği, davacının dava konusu işi ayıplı olarak ifa ettiği, bu nedenle davalının zarara uğradığı, davalının uğramış olduğu zararı taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının gidermesi gerektiği, davalının uğramış olduğu zarar davalının alacağından mahsup edildiğinde davacının talep edebileceği alacak miktarının 461.620,17-TL olduğu, dolayısıyla asıl davada takibin anılan bedel üzerinden devam etmesi gerektiği, davacı tarafından her ne kadar faiz talep edilmiş ise de, işlemiş faiz talebi için davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne ilişkin somut bir delil sunulmadığından, davacının faiz talebinin yerinde olmadığı, birleşen davada; davacı tarafın, üstlenmiş olduğu işi ayıplı da olsa yaparak teslim ettiğinden, ayıp nedeniyle oluşan ve yukarıda hesaplanan zararlara katlandığından; davacının mahsup edilen %5 teminat kesintisi olan 88.513,05-TL'nin iadesine, davalı şirkete teslim edilen 215.000,00-TL bedelli teminat senedinin iadesine, A2 Blok 027 Numara 2+1 Daire'nin ipotek, haciz vb tüm şerh, hak ve yükümlülüklerden ari olarak kendisine tescil ve teslimine, kendisine zamanında teslim ve tescil edilmeyen A2 Blok 027 Numara 2+1 Daire sebebiyle katlanmak zorunda bırakıldığı tüm aidat ve ortak giderlerin toplamı olan, mali inceleme bölümünde hesaplanan, 38.918,60 TL'nin iade edilmesine ilişkin taleplerin yerinde olduğu, davacı taraf, işi ayıplı olarak teslim ettiğinden, ayıplar giderilmedikçe teminatın iadesi söz konusu olmayacağından; davacının teminat kesintisine teslim tarihinden itibaren faiz talep etmesinin yerinde olmayacağı, yine, davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne ilişkin somut bir delil sunulmadığından, davacının kendisine zamanında teslim ve tescil edilmeyen A2 Blok 027 Numara 2+1 daire sebebiyle katlanmak zorunda bırakıldığı tüm aidat ve ortak giderlere teslim tarihinden itibaren faiz talep etmesinin yerinde olmayacağı, aynı şekilde, davacı taraf, işi ayıplı olarak teslim ettiğinden, ayıplar nedeniyle davacının sorumluluğuna karşılık davalının hapis hakkı bulunduğundan, A2 Blok 027 Numara 2+1 dairenin zamanında teslim ve tescil edilmemesi sebebine bağlı olarak geçmişe dönük olarak rayiç kira bedelinin iş teslim tarihinden itibaren faiziyle ödenmesine ilişkin talebin yerinde olamayacağı görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişi kök raporuna tarafların itirazı üzerine aynı bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan 06/05/2023 tarihli ek raporda özetle; Asıl davada, davalının takibe konu faturaları teslim aldığı ve süresi içinde faturalara itiraz etmediği anlaşıldığından, davacının takip konusu faturalar nedeniyle alacaklı hale geldiğinin kabulü gerektiği, davacının dava konusu işi ayıplı olarak ifa ettiği, bu nedenle davalının zarara uğradığı, davalının uğramış olduğu zararı taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının gidermesi gerektiği, davalının uğramış olduğu zarar davalının alacağından mahsup de davacının talep edebileceği alacak miktarın 461.620,17-TL olduğu, dolayısıyla asıl davada takibin anılan bedel üzerinden devam etmesi gerektiği, davacı tarafından her ne kadar faiz talep edilmiş ise de, işlemiş faiz talebi için davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne ilişkin somut bir delil sunulmadığından, davacının faiz talebinin yerinde olmadığı, birleşen davada; davacı tarafın, üstlenmiş olduğu işi ayıplı da olsa yaparak teslim ettiğinden, ayıp nedeniyle oluşan ve yukarıda hesaplanan zararlara katlandığından; davacının mahsup edilen %5 teminat kesintisi olan 88.513,05 TL'nin iadesine, davalı şirkete teslim edilen 215.000,00-TL bedelli teminat senedinin iadesine, A2 Blok 027 Numara 2+1 Daire'nin ipotek, haciz vb tüm şerh, hak ve yükümlülüklerden ari olarak kendisine tescil ve teslimine, kendisine zamanında teslim ve tescil edilmeyen A2 Blok 027 Numara 2+1 Daire sebebiyle katlanmak zorunda bırakıldığı tüm aidat ve ortak giderlerin toplamı olan, mali inceleme bölümünde hesaplanan, 38.918,60-TL'nin iade edilmesine ilişkin taleplerin yerinde olduğu, davacı taraf, işi ayıplı olarak teslim ettiğinden, ayıplar giderilmedikçe teminatın iadesi söz konusu olmayacağından; davacının teminat kesintisine teslim tarihinden itibaren faiz talep etmesinin yerinde olmayacağı, yine, davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne ilişkin somut bir delil sunulmadığından, davacının kendisine zamanında teslim ve tescil edilmeyen A2 Blok 027 Numara 2+1 Daire sebebiyle katlanmak zorunda bırakıldığı tüm aidat ve ortak giderlere teslim tarihinden itibaren faiz talep etmesinin yerinde olmayacağı, aynı şekilde, davacı taraf, işi ayıplı olarak teslim ettiğinden, ayıplar nedeniyle davacının sorumluluğuna karşılık davalının hapis hakkı bulunduğundan, A2 Blok 027 Numara 2+1 Daire'nin zamanında teslim ve tescil edilmemesi sebebine bağlı olarak geçmişe dönük olarak rayiç kira bedelinin iş teslim tarihinden itibaren faiziyle ödenmesine ilişkin talebin yerinde olamayacağı, 24.04.2023 Tarihi itibariyle A2 Blok 027 Nolu Daire Bedeli kararı mahkemeye ait olmak üzere 2.500.000,00-TL olabileceği, dava tarihi itibariyle A2 Blok 027 Nolu Daire Bedelinin takdiri mahkemeye ait olmak üzere 1.900.000,00-TL olabileceği görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememiz 17/07/2023 tarihli ara karar ile farklı bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, dosyaya sunulan 16/09/2024 tarihli raporda özetle; Asıl Davada; Yanlar arasında, davacı tarafından davalıya izolasyon ve inşaat işleri gibi kalemlerde mal ve hizmet verilmesi şeklinde ticari ilişki kurulduğu, davacı ticari defterlerinde, icra takip tarihinde davacı ... San.ve Ticaret Limited Şirketi'nin, davalı ... Sanayi A.Ş.'den 817.517,92-TL alacaklı gözüktüğü, Somut olayda davacının, edimlerini eksizsiz bir şekilde yerine getirdiğini ve davalının izolasyonun sonradan zarar gören kısımlarına ilişkin onarım talebi karşısında 659.457,38-TL karşılığı iş yapıldığı ancak bu bedelin tahsil edilmediğini iddia ettiği, ancak evvelce de ifade edildiği üzere her ne kadar salt mali incelemeler çerçevesinde davacının icra takip tarihinde davalıdan 817.517,92-TL alacaklı olduğu tespit edilmişse de taraflar arasında geçerli bir hukuki ilişkide salt fatura düzenlenmesi, adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmayacağı, dosyaya mübrez sözleşmenin “Geçici Kabul” başlıklı 12.1. maddesinde işlerin noksanlıklar ve kusurların giderilmesi için işveren süre verecek verilen süre sonunda noksanlık 12.2 maddesine göre yapılan imalatların malzeme ve isçilik hatalarına karşı 5 yıl garanti kapsamında olduğundan, eksikliklerle imalatların giderilmesi için ihtarnameler çekilmiş olduğundan, yüklenicinin kendi kusurlarından kaynaklı tamiratları bedelsiz gidermek zorunda olduğu, bu miktarın %30 olarak değerlendirildiğinin tespit edildiği, teknik tespitler çerçevesinde sözleşme uyarınca talep edemeyeceği, kendi edimlerinden kaynaklı giderilmesi gereken ayıp oranın %30 olarak hesaplandığı söz konusu 197.837,21-TL'nin Alacak talebinden tenzilini gerektiği tespit edilerek, davacının davalıdan (659.457,38-197.837,21) = 461.620,17 TL alacaklı olabileceği, birleşen dava yönünden ise üstlenmiş olduğu isi ayıplı da olsa yaparak teslim ettiğinden, ayıp nedeniyle 197.837,21-TL zararlara katlandıktan sonra davacının mahsup edilen %5 teminat kesintisi olan 88.513,05 TL'nin ve 215.000,00 TL teminat senedinin kendisine iade edilebileceği, ve A2 Blok 027 Numara 2+1 Daire kaynaklı aidat ve ortak alan giderlerinin 38.918,60-TL olduğu, davacı tarafından icra takibinde takip öncesi işlemiş faiz olarak 133.291,69-TL talep edildiği, dosya münderecatında davacının takip tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir ispat vasıtası görülmemekle birlikte davacının takip öncesi talep edebileceği faizin 133.309,76-TL olabileceği, icra takip tarihinden sonra talep edilen %15,75 faiz oranının, 3095 Sayılı Kanunla tacirler arasında uygulana faiz oranı olduğu ve dolayısıyla uygun olduğu görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Tüm bu açıklamalar ışığında; davacının asıl dava ile davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde fatura ve cari hesaba dayandığı, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemeleri ile takibe dayanak 3 adet faturanın karşılıklı olarak BA-BS formları ile vergi dairelerine bildirilmiş olduğu, buna göre davacının bu faturalara dayalı olarak 659.457,38-TL alacaklı olduğu, ancak davacının sözleşme ile üstlendiği işleri ayıplı olarak ifa ettiği ve sözleşmenin 12.1.maddesinde "İmalatların malzeme ve işçilik hatalarına karşı 5 yıl garanti kapsamında olduğu" belirtildiğinden davacı yüklenicinin kendi kusurlarından kaynaklı tamiratları bedelsiz vermek zorunda olduğu, bu nedenle bu miktarın aldırılan her iki raporda da %30 olarak belirlenmiş olması nedeniyle davacı alacağından bu oranda indirim yapılması gerektiği, ayıp oranında yapılan (197.837,21-TL) indirim yapıldığında davacı alacağının 461.620,17-TL olacağı anlaşıldığından asıl davanın (Davacının işlemiş faiz istemi olmadığı da gözetilerek) bu tespite göre kısmen kabulüne; alacağın hesabı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden yapılan incelemede ise; davacının işbu davada %5 teminat kesintisinin iadesini, sözleşme kapsamında davalıya verdiği 215.000,00-TL bedelli teminat senedinin kendisine iadesini, sözleşmede edim olarak kararlaştırılan taşınmazın kendi adına tescilini, davacıya zamanında teslim ve tescil edilmeyen bu taşınmaz yönünden katlanmak zorunda bırakıldığı tüm aidat ve ortak giderlerin faizi ile tahsilini ve taşınmazın kendisine zamanında teslim edilmemesi nedeniyle geçmişe dönük rayiç kira bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir. Toplanan ve yukarıda açıklanan tüm deliller uyarınca davacının sözleşme uyarınca üstlendiği işi ayıplı olarak teslim ettiği, bu kapsamda davacının mahsup edilen %5 teminat kesintisi olan 88.513,05-TL'nin iadesi hakkına sahip olduğu, ancak iş ayıplı olarak teslim edildiğinden faiz isteyemeyeceği; teminat senedi olarak verildiği belirtilen 215.000,00-TL tutarlı bono yönünden davalı tarafça açıldığı anlaşılan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davada bu hususun değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından bu taleple ilgili olarak davanın tefriki ile bu kısma ilişkin davanın belirtilen dava dosyasıyla birleştirilmesine; sözleşme uyarınca davacıya verileceği kararlaştırılmış olan taşınmazın (İstanbul İli, ... İlçesi, ... Ada, 6 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan A2 Blok 27 Numaralı bağımsız bölüm) davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; bu taşınmazın davacıya teslim edilmemesine rağmen davacının taşınmaz nedeniyle katlanmak zorunda kaldığı tüm aidat ve ortak giderlerin (38.918,60-TL) davalıdan (Temerrüt olmadığından faizsiz olarak) tahsiline karar verilmiştir. Her ne kadar davacı belirtilen zamanında kendisine teslim edilmemesine bağlı olarak geçmişe dönük rayiç kira bedeli isteminde bulunmuş ise de; davacının işi ayıplı olarak teslim etmesi ve ayıplar nedeniyle davalının hapis hakkı bulunduğu gözetildiğinde davacının rayiç kira bedeli isteminin yerinde olmadığı anlaşıldığından bu talebin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; I-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; -Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin 461.620,17-TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, -Alacağın varlığı ve hesabı yargılamayı gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, -Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 31.533,27-TL harçtan daha önceden ödenen 7.298,14-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 24.235,13-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 73.243,03-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 31.653,95-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, -Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL başvuru harcı, 7.298,14-TL peşin/nisbi harcı, olmak üzere toplam 7.378,84-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Arabuluculuk ücreti olan 1560,00-TL'nin kabul ret oranına göre 1.092,00-TL'sinin davalıdan alınarak, geriye kalan 468,00-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA, II-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; -Davacının %5 teminat kesintisine ilişkin alacak isteminin kabulü ile; 88.513,05-TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, - Davacının 215.000,00-TL bedelli teminat senedinin iadesine ilişkin istemine yönelik davanın tefrik edildiği ve ayrı esasa kaydının yapıldığı anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, - İstanbul İli, ... İlçesi, ... Ada, 6 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan A2 Blok 27 Numaralı bağımsız bölümde bulunan taşınmazın tapu kaydının iptali ile tüm şerh ve yükümlülüklerden arındırılmış olarak davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, - Davacının işbu daire için katlanmak zorunda kaldığı aidat ve ortak giderler talebi yönünden; 38.918,60-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, - Davacının geçmişe dönük rayiç kira bedeli isteminin reddine, -Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 138.493,86-TL harçtan daha önceden ödenen peşin harç ve iki ayrı tamamlama harcı olmak üzere toplam 43.473,14-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 95.020,72-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 283.017,48-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 30.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, -Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL başvuru harcı, 10.246,50-TL peşin/nisbi harcı, iki ayrı tamamlama harcı olmak üzere toplam 46.502,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Arabuluculuk ücreti olan 1560,00-TL'nin kabul ret oranına göre 1.515,16-TL'sinin davalıdan alınarak, geriye kalan kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA, -Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasından alınan toplam 114.000,00-TL teminat tutarının karar kesinleştikten sonra 1 ay içerisinde tazminat davası açılmaması ve talep halinde yatırana İADESİNE, III-Asıl ve birleşen dava yönünden; davacı tarafından yapılan; bilirkişi ücreti, tebligat, posta, keşif harcı ve diğer masraflar olmak üzere toplam 21.571,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 19.546,23-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA, IV-Davalı tarafın yapmış olduğu 18,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1,69-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kalan kısmın kendi üzerinde bırakılmasına, V-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2025
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır