İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/534 E. 2023/84 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/534
- Karar No
- 2023/84
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/534 Esas - 2023/84
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A G E R E K Ç E L İ K A R A R
ESAS NO : 2022/534 Esas KARAR NO : 2023/84
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLLERİ : ... : 5- ... 6- ... 7- ... 8- ... 9- ...
DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 21/07/2022 KARAR TARİHİ : 27/04/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... ... tesisat numaralı aboneliğin müvekkili kurumu zarara uğratmak maksadı ile borçtan dolayı kapatılan elektriğin borcunu ödemeden kendinden sonra aboneler ile birlikte davranarak kötüniyetli olarak yeni abonelikler gerçekleştirerek muvazalı kullandıklarını, davalı ile müvekkili şirket arasında 28/09/2016 tarihinde abonelik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete elektrik tesis edildiğini, davalı şitketin uzun yıllar söz konusu adreste|müvekkili şirketten elektrik tahsis ederek işverini devam ettirdiğini, davalı sirketin 31/05/2019 tatihinde tarihinde oluşan 421.793 04 1T turarında ek tahakkukunda tedbir blokajı olduğunu, Davalı ... Plastik aboneliği 12/04/2021 tarihinde sonlanmış olup bu tarihten sonra davalı kötüniyetli davranarak şirkete ödeme yapmamak amacıyla farklı kişiler üzetinden aboneliği sözleşmesi imzalatarak kendisine abonelik tesis etmiş olduğunu beyanla ihtiyati tedbir kararı verilerek elektriğin dava süresince kesilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesi özetle: Müvekkili ..., yasal hakkını kullanarak taşınmazını kiraladığını, kiracı olan davalıların, davacı ile olan abonelik sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacının, davalılara abonelik vermesi ya da davalılardan alacaklı olmasının müvekkilleri ile hiç bir alakası olmadığını, davacı şirketin müvekkillerinin tarafı olmadığı abonelik sözleşmesinden doğan alacağı için işbu davayı açması usule ve yasalara aykırı olduğunu, kaldı ki davacı tüm alacakları için icra takibi yapıldığını belirttiğini, yasal olarak alacaklarını tahsil etmek kanuni hakkı olmakla birlilkte, bir taraftan davalılara hiçbir bağı olmayan müvekkili ... ve ...'a bu davayı açmakta hukuki yarar bulunmadığından bahisle davanın hukuki yarar yokluğundan reddini talep etmiştir. KABUL VE GEREKÇE: Dava, muvazaanın tespiti istemine ilişkindir. Mahkemeden istedikleri hukuki korunmaya göre davalar eda davaları, tespit davaları ve inşai davalar olarak ayrılmaktadır. Eda davalarında, bir şeyin yapılması, bir şeyin verilmesi veya bir şey yapılmaması istenmekte iken; inşai (yenilik doğuran) davalar ile de var olan bir hukuki durumun değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni bir hukuki durumun yaratılması istenir. İnşai (yenilik doğurucu) davanın kabulü ile yeni bir hukuki durum yaratılır ve hukuksal sonuç genellikle bir yargı kararı ile doğar. Tespit davaları ise, bir hakkın veya bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının yahut bir belgenin sahte olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır. Tespit davası yolu ile mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığı yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilebilir, dolayısıyla konusunu yalnız hak veya hukuki ilişkiler oluşturur. Bir hukuki ilişki için önemli olsalar bile maddi vakıalar (olaylar ve olgular) yalnız başına tespit davasının konusunu oluşturamazlar (HMK m. 106/3). Tespit davalarında davacının amacı ve dolayısıyla talep sonucu, bir hak veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun veyahut içeriğinin belirlenmesi olup, hak veya hukuki ilişkinin varlığı yahut yokluğu tespit davası açılabilmesi için yalnız başına yeterli değildir. Bundan başka, tespit davasının dinlenebilmesi (esasına girilebilmesi) için, konusunu oluşturan hak ve ya hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunması gerekir (HMK m. 106/2). Tespit davasında; eda davasından ve inşai davadan farklı olarak, davacının böyle bir menfaatinin bulunduğu varsayılmaz. Çünkü tespit davası, hukuki bir durum ya da hak henüz inkar ya da ihlal edilmeden, yani herhangi bir zarar doğmadan açılabildiğinden, menfaatin doğmuş ve güncel olması gereğinin bir istisnası olarak ortaya çıkmıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.05.2013 tarihli ve 2013/22-561 E., 2013/733 K. ile 01.02.2012 tarihli ve 2011/10-642 E., 2012/38 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir. Tespit davasının konusunun hak veya hukuki ilişki olması ve davacının tespit davası açmakta güncel hukuki yararının bulunması dava şartıdır ( HMK m. 114/1-h). Açılan tespit davasında, bu iki şartın birlikte bulunup bulunmadığı, diğer dava şartlarında olduğu gibi, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekmekte olup, bu şartların bulunmaması hâlinde mahkemece esas hakkında incelemeye girilmeden, davanın usulden (dava şartı yokluğundan) reddedilmesi gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı davalıların ... Numaralı tesisatta sürekli olarak elektrik faturalarını ödememek için muvazaalı abonelik başvuruları yaptıklarını bu nedenle söz konusu yerin asıl sahibi olan ... Plastik Şirketi ile diğer davalıların muvazaalı işlemler yaptığının tespitini talep etmiştir. Davacı davalıların muvazaalı olarak yapmış olduğunu ileri sürdüğü işlemler nedeniyle bir zarara uğramış ise; eda davası (zararın tazmini) ile davalılardan hakkını talep edebilecekken, aynı zamanda işlemlerin muvazaalı olduğunun tespitini talep edilmesinde meşru ve güncel bir hukuki yarar bulunmamaktadır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK'nin 106/2. ve 114/1-h maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davalılar ..., ..., ... ve ... kendilerine vekil ile temsil ettirmiş olduklarından AAÜT 7/2.maddesi gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ..., ... ve ... AŞ'ye verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına, Dair, davacı vekili ile davalılar ..., ..., ... ve ... vekili ve davalı ...'in yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca kararın kendilerine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikte başka bir yer Mahkemesine verilecek usulüne uygun dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili dairesine gönderilmek üzere istinaf yoluna gidilebileceği belirtilerek usulen okunup anlatıldı.27/04/2023
Katip ...
Hakim ...