İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/531 E. 2025/1017 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/531
- Karar No
- 2025/1017
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/531 Esas KARAR NO: 2025/1017 DAVA: Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 27/12/2012 KARAR TARİHİ: 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili ile yaptığı ------ tarihli protokolde müvekkili şirketteki hisse payı olan %49'luk oranla sınırlı kalmak kaydıyla müvekkiline karşı bir kısım taahhütlerde bulunduğunu buna göre müvekkiline karşı ikame edilen veya edilecek her türlü davaya bağlı olarak müvekkilinin uğraması muhtemel zararların %49'unun davalı tarafça ödeneceğinin taahhüt edildiğini, protokolün c.5. maddesine göre davalının kendi dönemine ilişkin işçilik ve tazminat alacaklarından sorumlu olacağını ve bu hususta kendisine yazılı olarak yapılacak bildirime müteakip en geç 3 gün içinde ilgili tutarın müvekkile ödeneceği, yine protokolün c.6 maddesinde ise müvekkili aleyhine açılmış ve açılacak her türlü hukuk davalarının sulhen veya dava sonucu neticelenmesi durumunda 3.kişilere yapılacak olan ödemelerden hissesi oranında sorumlu alacağının taahhüt edildiğini, bu taahhüdün kısmi karşılığını temin etmek üzere davalı ---- tutarındaki bedeli taahhüdü gereği ----- şubesindeki dava dışı -----olan müşterek hesaba yatırdığını, protokolün imzalanmasından evvel müvekkili aleyhine açılmış derdest 22 adet dava dosyasının davalının bilgisi ve onayı dahilinde ---- tarafından takip edildiğini, bu dava dosyalarını takip edene -------verilen vekaletnamede davalı imzasının da bulunduğunu, 22 adet dava dışında protokolden sonraki dönemde de başkaca taleplerle müvekkili aleyhine yeni davalar açıldığını,---- müvekkili aleyhine açılan bir kısım davaların ise ----- tarafından yürütüldüğünü, dolayısıyla davalının sorumlu olduğu döneme ilişkin davalar nedeniyle müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretleri, mahkeme masrafları ve diğer masrafların %49'luk kısımının protokol gereği davalı tarafından ödenmesi gerektiğini ancak ödemekten imtina ettiğini, 13.05.2011 tarihli yazı ile bunun talep edildiğini, ancak davalının bu talebi reddettiğini belirterek şimdilik toplam 91.925,45 TL'nin müvekkiline ödenmesini, bu tutarın 35.164,85 TL'lik kısmına 13.05.2012 tarihinden itibaren bakiye kısmına da 06.09.2019 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ---- tarihli protokolün 6.maddesine dayanarak ---- gönderilen ihtarnameye müvekkili tarafından ----- tarihli cevabı ihtarında talep edilen hususun yasaya aykırı olduğunun bildirildiğini, ayrıca ------ tarihli ihtarnamesinde de müvekkilinin davacı şirklet vekiline yapmış olduğu vekalet ücretine ilişkin bedeli ve yine haricen verilen mahkeme masraflarını ödemeyeceği beyanında bulunduğunu, protokolün 36.bendinin açık olduğunu, söz konusu maddede belirtilen 3.kişiler ifadesi şirket aleyhine açılan davalar neticesinde yapılacak olan ödemeleri ifade ettiğini, bunun davacı şirkete izah edildiğini, davacı şirketin vekilinin 3.kişi sıfatında bulunmadığını, protokolde belirtilen müvekkilinin sorumluluğu şirket ile anlaşmazlığa düşen işçilere işçi alacakları için yapılacak ödemelere ilişkin olduğu, 6.maddedeki 3.kişilerden kasıt şirket ile anlaşmazlığa düşen işçiler olduğunu, dava konusu protokolde davacının kendi avukatına yapacağı vekalet ücretinin de müvekkili tarafından payı oranında ödeneceğine ilişkin bir ibare bulunmadığını, yine 5 ve 6.maddeler incelendiğinde 3.kişilerin işçiler tarafından açılan davalara ve yine işçilerin vekillerine ödenecek yasal vekalet ücretlerini ve yargılama giderlerini kapsadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLAM:----- Karar sayılı kararı ilamı; 22.07.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7251 sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile 6100 s.HMK'nın 353/1-a-6.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca "ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış olması, tarafların tüm delillerinin hükümde yeterince değerlendirilmemiş olması" nedenleriyle 6100 s.HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğin, bu değerlendirmeler ve yasal düzenlemeler doğrultusunda; davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK m.353/1-a-6 gereği ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen kapsamda yargılama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesine karar verilerek Davacının istinaf başvurularının KABULÜNE, HMK m. 353/1-a-6 uyarınca ----- Esas,----Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, belirtilen gerekçe kapsamında gereği yapılmak üzere dosyanın kararı veren------- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine karar verilerek dosyanın mahkememizin ---- Sayılı sırasına kaydı yapılmıştır.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davacı ile dava dışı avukat arasında yazılı bir avukatlık sözleşmesinin olmadığı, Taraflar arasında yapılan protokolün 6. Maddesi kapsamında davacının, davalarını takip amacıyla avukatına ödediği ücretten davalının sorumlu olamayacağı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; " Dosya kapsamında dava dışı avukat ile şirket arasında yazılı bir avukatlık ücret sözleşmesinin tespit edilemediği; Bu sebeple dava konusu protokol kapsamında dava dışı avukatın görev yaptığı dosyaların celp olunarak Avukatlık Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca bilirkişiliğimizce hesaplama yapılabileceği, nihai ve hukuki takdirin Sayın Mahkeme'ye bırakılacağı" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Heyetimiz tarafından ibraz edilen kök rapor sonrası dava dosyasına güncel tarihli yeni bir evrak eklemesi yapılmadığı, şirket kayıtlarından istenen bilgilerin elde edilmesinin mümkün olmadığı, bir an için dosyalar celp edilse dahi mevcut evrak/belgeler ve dosyada mevcut bilirkişi raporlarının incelenmesi neticesinde kök rapordaki görüş ve kanaatlerimizi değiştirecek mahiyette bir sonuca ulaşılamamıştır." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacı tarafından-----yapılan ödemelere ait cari hesap dökümü, ticari defter kayıtları, ---- takip ettiği işçilik alacakları için davacı tarafından yapılan ödemelere ait ticari defler kayıtlan ve ------ takip ettiği işçilik alacaklarına ait dava dosyalarındaki işçilerin işe giriş ve çıkış tarihlerinin yerinde inceleme sırasında şirket yetkilisinden ve sonraki tarihlerde davacı vekilinden talep edilmesine rağmen ibraz edilmediği, Dosya kapsamında davacı tarafından ödendiği beyan edilen avukata ilişkin ödemelerin makbuzlarının bulunmadığı, gerek davacının 06.07.2023 tarihli dilekçesi ekinde sunulan 195 adet dosya listesi gerekse heyetimizdeki mali müşavire iletilen teminat mektupları listelerine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, Dosya kapsamında mevcut belgelerden takip edilen dosyaların davalının sorumluluğundaki döneme ilişkin olup olmadığı, davalann derdest olup olmadığı, lehe ya da aleyhe sonuçlanıp sonuçlanmadığı, iş bu dosyalara ilişkin yapılan masrafların tespit edilemediği. hususlarının sayın mahkemenin takdirinde olduğuna ilişkin" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Dava dosyası kapsamında ; Davacı tarafından ------- cari bakiyesi ve dava dosyalarına yapmış olduğu masraf ödemelerinin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından ibraz edilen; dava dışı avukat tarafından davacı adına düzenlenen serbest meslek makbuzları ve belgeli masraf ödemelerinin davacı tarafından dava dışı avukata yapıldığının mahkemece kabul edilmesi durumunda; -----tarafından dava dosyaları takibi nedeni ile davacı taraf adına düzenlendiği tespit edilen serbest meslek makbuz toplamının 193.014,60 TL olup bu bedelin davalının hissesine isabet eden %49'unun 94.577,15 TL olduğu, --------tarafından davacı adına düzenlendiği tespit edilen masrafların toplamı 5.630,17 TL olduğu, bu bedelin davalının hissesine isabet eden %49'unun 2.758,78 TL olduğu, Dosya kapsamındaki masraf ve avukatlık serbest meslek makbuzunun hangi dönemlerdeki işlere ilişkin olduğunun tespit edilemediği sayın mahkemece davalının hisse devrinden önceki döneme ilişkin olduğunun ve ilgili ödemelerin dava dışı avukata yapıldığının kabulü halinde 21.06.2010 tarihli protokol gereği davalının %49'luk hissesi oranında sorumlu olacağı, Dava ve icra dosyalarında yapılan masraflar ve ödemelerin toplamının 623.746,39-TL olduğu, davalının sorumlu olduğu %49 oranına karşılık gelen 305.635,73-TL tutarında sorumlu olabileceği" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalının müvekkili ile yaptığı 21.06.2010 tarihli protokolde müvekkili şirketteki hisse payı olan %49'luk oranla sınırlı kalmak kaydıyla müvekkiline karşı bir kısım taahhütlerde bulunduğunu buna göre müvekkiline karşı ikame edilen veya edilecek her türlü davaya bağlı olarak müvekkilinin uğraması muhtemel zararların %49'unun davalı tarafça ödeneceğinin taahhüt edildiğini, protokolün c.5. maddesine göre davalının kendi dönemine ilişkin işçilik ve tazminat alacaklarından sorumlu olacağını ve bu hususta kendisine yazılı olarak yapılacak bildirime müteakip en geç 3 gün içinde ilgili tutarın müvekkile ödeneceği, yine protokolün c.6 maddesinde ise müvekkili aleyhine açılmış ve açılacak her türlü hukuk davalarının sulhen veya dava sonucu neticelenmesi durumunda 3.kişilere yapılacak olan ödemelerden hissesi oranında sorumlu alacağının taahhüt edildiğini, bu taahhüdün kısmi karşılığını temin etmek üzere davalı 98.000 Euro tutarındaki bedeli taahhüdü gereği -----şubesindeki dava dışı------- olan müşterek hesaba yatırdığını, protokolün imzalanmasından evvel müvekkili aleyhine açılmış derdest 22 adet dava dosyasının davalının bilgisi ve onayı dahilinde -----arafından takip edildiğini, bu dava dosyalarını takip edene ------- verilen vekaletnamede davalı imzasının da bulunduğunu, 22 adet dava dışında protokolden sonraki dönemde de başkaca taleplerle müvekkili aleyhine yeni davalar açıldığını, ---- mahkemelerinde müvekkili aleyhine açılan bir kısım davaların ise ----- tarafından yürütüldüğünü, dolayısıyla davalının sorumlu olduğu döneme ilişkin davalar nedeniyle müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretleri, mahkeme masrafları ve diğer masrafların %49'luk kısımının protokol gereği davalı tarafından ödenmesi gerektiğini ancak ödemekten imtina ettiğini, 13.05.2011 tarihli yazı ile bunun talep edildiğini, ancak davalının bu talebi reddettiğini belirterek şimdilik toplam 91.925,45 TL'nin müvekkiline ödenmesini, bu tutarın 35.164,85 TL'lik kısmına 13.05.2012 tarihinden itibaren bakiye kısmına da 06.09.2019 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesiyle; dava konusu 21.06.2010 tarihli protokolün 6.maddesine dayanarak ------ gönderilen ihtarnameye müvekkili tarafından ----- tarihli cevabı ihtarında talep edilen hususun yasaya aykırı olduğunun bildirildiğini, ayrıca ------- tarihli ihtarnamesinde de müvekkilinin davacı şirklet vekiline yapmış olduğu vekalet ücretine ilişkin bedeli ve yine haricen verilen mahkeme masraflarını ödemeyeceği beyanında bulunduğunu, protokolün 36.bendinin açık olduğunu, söz konusu maddede belirtilen 3.kişiler ifadesi şirket aleyhine açılan davalar neticesinde yapılacak olan ödemeleri ifade ettiğini, bunun davacı şirkete izah edildiğini, davacı şirketin vekilinin 3.kişi sıfatında bulunmadığını, protokolde belirtilen müvekkilinin sorumluluğu şirket ile anlaşmazlığa düşen işçilere işçi alacakları için yapılacak ödemelere ilişkin olduğu, 6.maddedeki 3.kişilerden kasıt şirket ile anlaşmazlığa düşen işçiler olduğunu, dava konusu protokolde davacının kendi avukatına yapacağı vekalet ücretinin de müvekkili tarafından payı oranında ödeneceğine ilişkin bir ibare bulunmadığını, yine 5 ve 6.maddeler incelendiğinde 3.kişilerin işçiler tarafından açılan davalara ve yine işçilerin vekillerine ödenecek yasal vekalet ücretlerini ve yargılama giderlerini kapsadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesiyle; taraflar arasında ----- tarihli protokolün geçerliliği hususunda uyuşmazlığın bulunmadığını, protokolün imzalamasındaki amacın müvekkilinin devir öncesine ait döneme ilişkin her türlü maddi riskten beri tutulması olduğunu, davalının diğer hissedarlar ------ hisselerine karşılık gelen riskleri de üzerine aldığını, meydana gelecek zararın %49'luk kısmını karşılamayı taahhüt ettiğini, davalının sorumlu olduğu devir tarihinden önceki döneme ilişkin alacaklara dair yargılamalarla ilgili olarak avukatlara ve mahkemelere yapılan ödemelerin sabit olduğu, dava dilekçesinde belirtilen avukatlardan alınan hizmet protokolle davalının sorumluluğunda olduğu düzenlenen işçi davalarının takibine dair avukatlık hizmetinden ibaret olduğunu belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.------- karar sayılı ilamında özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ------- tarihli protokolün 6.maddesi gereğince davacının iş bu davaları takip etmesi için tuttuğu ve vekalet verdiği avukata ödenmiş bulunan vekalet ücret alacağının bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilemeyeceği avukata ödenmiş bulunan ücretinden dolayı avukatın 3.kişi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davalının dava dışı avukata ödenmiş bulunan vekalet ücretinden dolayı sorumlu tutulup tutulamayacağı yönünde olduğu, buna göre davacı şirketin iş davalarını takip etmesi için görevlendirilen ve kendisine her ay düzenli olarak avukatlık ücreti ve masraflar için ödeme yapılan avukatın 3.kişiler kapsamına girmediği, protokol hükümlerini incelenmesinde açıkça hisse değerinden önceki dönemler için açılan ve açılacak iş davalarından dolayı işçi konumundaki işçilere yapılacak ödemelerin kastedildiği, davalının 3.kişi konumunda olmayan avukata yapılan ödemelerden sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.--------- karar sayılı ilamında özetle; İhtilafa bakmakla görevli mahkeme TTK 4 ve 5 md gereğince ticaret mahkemesidir. Mahkemesince Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esasa yönelik hüküm tesis edilmesi isabetli olmamıştır. Davacının diğer istinaf talepleri incelenmeksizin HMK m.353/1-a-3 gereği kararın kaldırılarak dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir. Bu itibarla; HMK m.353/1-a-3 gereği kararın kaldırılarak mahkemenin görevsizliğine dosyanın yetkili ------- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği kanaatine oybirliğiyle varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. -------- karar sayılı ilamında özetle; Taraflar arasındaki protokol gereğince davalının ödemeyi üstlendiği şirket aleyhine açılması muhtemel işçilik alacaklarına ilişkin davalar da dahil olmak üzere devam eden davalarla birlikte devir tarihine kadar olan süreyle sınırlı ve kendi dönemleriyle ilgili olmak kaydıyla, hisseleri oranında şahsen sorumlu oldukları kabul edilmiştir. Dava dışı avukatın protokol kapsamında işçilik alacaklarına ilişkin takip ettiği davaların tespit edilerek, bu davalara ilişkin davacı şirketin sorumlu olduğu miktardan davalının hissesi oranında sorumlu olacağı miktarın tespiti gerektiğinden, dava dışı avukat ile şirket arasında yazılı avukatlık ücret sözleşmesi bulunup bulunmadığının tespiti gerekir. Öncelikle avukatlık ücret sözleşmesinin celp edilerek, bu sözleşme kapsamında ve protokole göre, davalının sorumlu olduğu miktarın tespitine ilişkin ticaret hukuku konusunda uzman, vekalet ücreti konusunda uzman ve mali müşavirden oluşan heyetten, davacının talep edebileceği alacağın tespiti konusunda rapor alınması gerekir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya aykırıdır.Dava, davacı şirket ile hissedarı olan davalı arasındaki protokolden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. 21.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren protokolün konusu davalı ile dava dışı -------, davacı ile dava dışı şirket arasındaki sorumlulukların hak ve borçların düzenlenmesidir. ------tarihli vekaletname ile davacı şirketi temsilen davalı ---- vekil tayin ettiği anlaşılmıştır-----------tarihli ihtarnamesi ile davacı davalıdan 22.06.2010 tarihli sözleşmenin C bendinin 5 ve 6.maddeleri gereğince alacak talebinde bulunduğu, buna göre davalının kendi dönemine takabülen işçi alacaklarından sorumlu olacağı bu kapsamdaki anlaşmazlıkların sulhen veya dava yoluyla çözülmesi durumunda 3.kişilere yapılacak ödemelere de davalının % 49 hissesi oranında ödemeyi taahhüt etmesine dayandığı ve sözleşmede yer alan 3.kişiler tanımına uyuşmazlıkları çözmekle görevlendirilecek avukatları da kapsadığının belirtildiği anlaşılmıştır.Davalının davacı şirketin temsilcisi olduğu ve yukarıda adı geçen protokolün imzalandığı 22.06.2010 tarihinde davacı ve dava dışı şirketteki hisselerini davalının devrettiği kabulü üzerine sorumluluk çerçevesinin belirlendiği anlaşılmıştır. Buna göre; davacı şirket ile %49 hisse sahibi olan davalı arasında yapılan ve 21.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren protokolün 5 ve 6. Maddesi gereğince şirkette hisse sahip olduğu anlaşılan davalının hisselerini sözleşme tarihinde devrettiği ve devirden sonra gerçekleşse dahi şirketlerde çalışan işçiler lehine doğacak tüm işçilik ve tazminat alacaklarından devir tarihine kadar olan süre ile sınırlı olmak üzere hisse oranında şahsen sorumlu olduğu, ayrıca şirket aleyhine açılmış olan ya da devir tarihinden önceki döneme ilişkin olmak kaydıyla devir tarihinden sonra şirket aleyhine açılması muhtemel işçi alacakları, işe iade gibi davaların sulhen ya da dava sonucu neticelenmesi durumunda 3.kişilere yapılacak olan ödemelerden hissesi oranında şahsen sorumlu olduğu kabul edilmiş olduğundan davacı şirket ile hissedarı olan davalı arasında önceki döneme ait ve bu dönemle sınırlı olmak üzere şirkette çalışan işçiler lehine doğmuş ve doğması muhtemel işçi alacakları ile bu alacaklar nedeniyle 3. kişilere yapılacak ödemeler dava konusu olduğu görülmektedir.------- sayılı ilamı bozma öncesi yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde oluşturulan------ tarihli bilirkişi ropunda dava konusu alacağın 21/06/2010 tarihinde imzalanmış olan protokol kapsamında davalı tarafın % 49 luk hissesine isabet eden kısmı için 01/08/2012 tarihine kadar olan avukatlık ücreti ve yargılama masraflarının tahsiline yönelik oluşan 91.925,40 TLnin talep edildiği, taraflar arasında protokol akdedildiği, dava konusuna ilişkin ------avukatlık bedellerinin ----- nolu cari hesapta takip edildiği, alacak tutarlarının muteber belgelerle desteklendiği tespit edilmiştir. Ancak söz konusu bilirkişi raporunda işbu alacak davasını itirazın iptali davası olarak değerlendirilmesi ve davacının talep ettiği 35.164,85 TL'yi faiz alacağı olarak değerlendirilmesi gibi bir çok tespitin yerinde olmadığı, dosya muhteviyatına aykırı olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmamıştır.-------- esas sayılı dosyası kapsamında aldırılan 15/02/2016 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde dava konusu alacak tutarlarına dair ödemelerin davacı şirket tarafından ifa edildiği, alacak tutarlarının muteber belgelerle desteklendiği, ticari defterler marifetiyle muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak kayıt altına alındığı, dava konusu alacağın, davalının da hissedar olduğu dönemden kaynaklanan iş davaları sebebi ile mevcudiyet bulduğu, taraflar arasında akdedilen -------- tarihli protokolün 5. ve 6. Maddeleri davalı tarafın devretmiş olduğu % 49'luk hisse oranı üzerinden sorumlu olması gerekeceği, davalı tarafın 13/05/2011 tarihli ihtarname ile temerrüde düştüğü anlaşıldığından taleple bağlılık ilkesi gereği, ------- tarihinden itibaren 35.164,85 TL ve 06/09/2012 tarihli ihtarname sebebi ile de bakiye kalan kısım olan 56.760,60 TL için faiz yürütülebileceği kanaatini bildirdiği görülmüştür. ------ karar sayılı ilamı ile mahkememizin -------karar sayılı kararının bozulduğu, bozma konusu olarak;" Öncelikle avukatlık ücret sözleşmesinin celp edilerek, bu sözleşme kapsamında ve protokole göre, davalının sorumlu olduğu miktarın tespitine ilişkin ticaret hukuku konusunda uzman, vekalet ücreti konusunda uzman ve mali müşavirden oluşan heyetten, davacının talep edebileceği alacağın tespiti konusunda rapor alınması gerektiğinin" tespit edildiği, bozma ilamına uyularak davacı yandan avukatlık ücret sözleşmesinin talep edildiği, tarafların kabulünde olduğu üzere somut olayımızda davacı şirket ile avukatlık hizmeti aldığı avukatlar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, bu durumun bozma öncesi yargılama aşamasında tespit edildiği, bozmaya konu kararın bu minval üzere kurulduğu ancak hak kaybına sebebiyet verilmemesi ve bozma ilamına uyulması yasal şartları muvacehesinde yazılı avukatlık sözleşmesinin varlığının araştırıldığı, 16/02/2023 tarihli bilirkişi heyetinin tespiti muvacehesinde davacı ile dava dışı avukat arasında yazılı bir avukatlık sözleşmesinin olmadığının anlaşıldığı, bozma sonrası bilirkişi heyeti oluşturularak bozma ilamı doğrultusunda rapor tanzimi yoluna gidildiği, bilirkişi heyet raporunda dava ve icra dosyalarında yapılan masraflar ve ödemelerin toplamının 623.746,39-TL olduğu, davalının sorumlu olduğu %49 oranına karşılık gelen 305.635,73-TL tutarında sorumlu olabileceği tespitlerine yer verildiği görülmüştür. Davalı vekili safahatta davacı şirket tarafından avukatlara yapılan ödemelerin hesabında salt davacı talepleri dışında avukatlık ücret sözleşmesinin bulunmaması durumunu da göz önünde bulundurarak ---------- açılan davalar tarihi itibariyle dava başına tek tek hesaplattırılması ve var ise davalıya sorumluluğun tespiti gerektiğini savunmuştur. Savunmasına dayanak olarak Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık Sözleşmesi" başlıklı 163. Maddesi ve "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. Maddesi gösterilmiştir. Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık Sözleşmesi" başlıklı 163. Maddesi; "Avukatlık sözleşmesi serbestçe düzenlenir. Avukatlık sözleşmesinin belli bir hukukî yardımı ve meblâğı yahut değeri kapsaması gerekir. Yazılı olmayan anlaşmalar, genel hükümlere göre ispatlanır. Yasaya aykırı olmayan şarta bağlı sözleşmeler geçerlidir. Avukatlık ücret tavanını aşan sözleşmeler, bu Kanunda belirtilen tavan miktarında geçerlidir. İfa edilmiş sözleşmenin geçersizliği ileri sürülemez. Yokluk halleri hariç, avukatlık sözleşmesinin bir hükmünün geçersizliği, bu sözleşmenin tümünü geçersiz kılmaz." şeklindedir.Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. Maddesi; " Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir." şeklinde düzenlemeye yer verildiği görülmüştür. Madde metninden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı durumda davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Oysa somut olayımızda davacı şirket ile avukatlık hizmeti aldığı avukatlar arasında her ne kadar yazılı sözleşme bulunmasa bile hizmet bedeli hakkında her hangi bir ihtilaf bulunmadığı gibi şirket ticari defter ve kayıtlarında avukatlık hizmeti karşılığında ödenen bedel tespit edilebilir olduğu anlaşılmaktadır. Bu paragraftan olmak üzere davacı şirket ile hizmet aldığı avukatlar arasında avukatlık ücreti hakkında her hangi bir ihtilaf bulunmaması nazara alındığında davacı şirket ile davalı eski ortak arasında 3.kişi konumunda bulunan avukatlara (aylık maaş olarak) ödemenin yapıldığı yıl Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin uygulanması gerektiği yönündeki savunmaya itibar edilmemiştir.Sonuç olarak sözleşmenin C/5.maddesinde; hisse devri tarihinden sonra gerçekleşse dahi şirketlerde halen çalışmakta olan işçiler lehine doğacak tüm işçi alacaklarından devir tarihine kadar olan süreyle sınırlı olmak ve kendi dönemleri ile ilgili olmak kaydıyla hisseleri oranında şahsen davalının sorumlu olduğu buna göre, kendilerine bildirim yapılmasından itibaren en geç 3 gün içinde ilgili meblağı şirkete ödemeyi taahhüt ettikleri, 6.maddesinde ise şirket aleyhine açılmış olan ya da devir tarihinden önceki döneme ilişkin olmak kaydıyla devir tarihinden sonra şirket aleyhine açılması muhtemel işçi alacaklarına ilişkin davaların sulhen veya dava sonucu neticelendirilmesi surumunda 3.kişilere yapılacak olan ödemelerden hisseleri oranında davalının şahsen sorumlu oldukları taahhüt edenler tarafından kabul edildiği, protokolün yorumlanmasında işçi alacakları nedeniyle takip edilen dava ve icra takip dosyalarında görevlendirilmiş avukatlarında taraflar haricinde 3. Kişi konumunda kabulü gerektiği, bozma öncesi -------- tarihli bilirkişi raporunda davalıya gönderilen ihtarnameye konu alacak kalemlerine ilişkin yapılan hesaplama neticesinde taleplerin yerinde olduğunun anlaşıldığı, dava konusu alacağın, davalının da hissedar olduğu dönemden kaynaklanan iş davaları sebebi ile mevcudiyet bulduğu, taraflar arasında akdedilen 21/06/2010 tarihli protokolün 5. ve 6. Maddeleri davalı tarafın devretmiş olduğu % 49'luk hisse oranı üzerinden sorumlu olması gerekeceği, davalı tarafın 13/05/2011 tarihli ihtarname ile temerrüde düştüğü anlaşıldığından taleple bağlılık ilkesi gereği, 13/05/2011 tarihinden itibaren ------ tarihli ihtarname sebebi ile de bakiye kalan kısım olan 56.760,60 TL için faiz yürütülebileceği değerlendirmelerine mahkememizce iştirak edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; A)---- temerrüd tarihi olan ------ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, B) 56.760,60 TL'nin temerrüd tarihi olan 06/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 6.279,42 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 1.365,10 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.914,32 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 21,15 TL başvuru harcı, 1.365,10 TL peşin harç toplamı 1.386,25 TL ile 11.846,00 TL (bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 13.232,25 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -----Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/12/2025