İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/446 E. 2024/266 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/446
Karar No
2024/266
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/446 KARAR NO : 2024/266

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/06/2022 KARAR TARİHİ : 02/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar -----Adi Ortaklığı - Adi Ortaklık olarak anılacağını) ile müvekkili olan davacı şirket arasında ticari alışveriş gerçekleştiğini, söz konusu alışverişler neticesinde ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde, takip tarihi itibariyle davacı şirketin icra takibine konu ettikleri alacağından kaynaklı olarak 359.649,58-TL asıl alacağı (faiz hariç) olduğu, davacının söz konusu alacağının 02.12.2021 tarihli 381.640,00-TL bedelli (KDV dahil) fatura bakiye alacağından kaynaklandığını,-----. Noterliği'nin 21/12/2021 tarihli, ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş ise de borcun ödenmediğini, bunun üzerine davaya konu ----. İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu alacağın kur farkı alacağına ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki anlaşma doğrultusunda davacı şirket tarafından 20.09.2021 tarihli KDV dahil 80.240-USD bedelli proforma fatura düzenlendiğini ve sadece dolar bedeli yer alan söz konusu proforma faturanın borçlu adi ortaklık tarafından kaşe imza edilerek davacı şirkete gönderildiğini, taraflar arasındaki ticari satıma konu ürün/mal için dolar üzerinden anlaşma sağlandığını, ödemenin fiili ödeme günündeki (çekin üzerinde yer alan keşide tarihindeki) kurun esas alınacağı kararlaştırıldığını, kur farkı faturasından önceki kesilen 3 adet faturanın TL karşılığı 821.009,57-TL olmasına rağmen çekin ödeme gününe kadarki kur farkındaki olası dalgalanmalar göz önüne alınarak borçlu adi ortaklıkça öncelikle 843.000,00-TL’lik çek (fatura bedellerinden yüksek) verildiğini, çekin ödeneceği gündeki kur farkından kaynaklanan tutarın ise davacı şirket tarafından fatura edilmesi akabinde ödeneceği davalı/borçlu adi ortaklıkça taahhüt ve beyan edildiğini, icra takibine itiraz edildiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalıların ---- İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı dosyasına yapmış oldukları haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptaliyle, takibin devamına karar verilmesine, işleyecek faizleri ve ferileri ile birlikte takibe konu alacağın davalılardan tahsiline, Davalıların itirazı kötü niyetli ve müvekkil şirketin alacağını sürüncemede bırakmak amaçlı yapıldığından davalılar/borçlular aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara/borçlulara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili olan şirket adına kesilen dava konusu faturanın yasal süresi içerisinde noter aracılığıyla iade edildiğini, Davacının cari hesapta alacaklı olduğunu iddia ettiği fatura iade edildiğinden, ticari defter ve kayıtlarda davalının davacıya borçlu olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, davacının tek taraflı olarak hazırladığı belgelere dayanarak hak iddia etmesinin hukuka ve mantığa aykırı olduğunu, Davacı tarafın icra takibine dayanak olarak sunduğu 02.12.2021 tarihli faturanın yasal süresi içerisinde sebebi açıklanarak noter aracılığıyla iade edildiğini, ------ Adi Ortaklığı ile davacı arasında yapılan anlaşma sonrası malzeme tedariki sağlandığını, yapılan tedarik sonrası davalı Adi Ortaklık adına üç adet fatura kesildiğini, tarafların döviz cinsinde anlaşma yapmış olup bu anlaşmaya uygun olarak davacı tarafın dolar cinsinden fatura kestiğini, adi ortaklığa belirtilen tutarlarda üç adet fatura kesildiğini, bu faturaların davalı tarafından kabul edildiğini, kabul edilen faturaların karşılığı olarak şirket yetkililerine 07.10.2021 tarihinde çek verilerek ödeme gerçekleştirildiğini, çekin teslim edildiği 07.10.2021 tarihindeki ----- dolar kuru olan 1$=8,92-TL üzerinden davacı tarafla mutabık kalındığını, Bu bağlamda toplam döviz borcu olan 94.479,19-$lık alacağa karşılık 30.11.2021 vadeli, 843.000-TL bedelli çekin davacıya teslim edildiğini, davacı tarafın çeki kabul ederken herhangi bir ihtirazi kayıt veya şerh de işlemediğini, çekin hukuki mahiyeti itibari ile bir ödeme aracı olduğundan, yapılan satışa istinaden kesilen faturaların karşılığı davalı Adi Ortaklık tarafında çek ile ödendiğini, çek bedelinin vade tarihinin gelmesi üzerine zamanında ve eksiksiz olarak ödendiğini, buna rağmen davacının davaya konu kur farkı faturasını kestiğini, ilgili dönem itibariyle ülkemizde oluşan yüksek kur dalgalanmaları nedeniyle davacının bu durumdan faydalanarak haksız kazanç elde etmek için kötü niyetli olarak kur farkı faturası kestiğini, yani kesilen faturanın taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olmadığı gibi hukuka da açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle 02.12.2021 tarih ve ---- numaralı fatura, ----. Noterliğinin 10.12.2021 tarih ve ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, Davacının faturanın taraflarınca iade edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi vermeden, ticari defterler incelendiğinde davalının borçlu olduğunun tespit edileceğini ve kur farkı bedelinin ödenmesi için ----. Noterliği'nin 21.12.2021 tarihli ve ---- yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini belirttiğini, Türk Ticaret Kanunu m. 21 uyarınca faturayı alan kişi, tacir olup olmaması fark etmeksizin, faturayı düzenleyen ile faturada belirtilen şekilde bir ticari ilişkisi yok ise veya faturanın içeriği taraflar arasındaki ticari ilişki ile uyumlu değil ise, sekiz gün içerisinde faturanın kendisine ya da fatura içeriğine itiraz etme hakkına sahip olduğunu, faturayı alan kişinin süresi içerisinde faturaya itiraz ederse, ispat yükünün faturayı düzenleyene geçeceğini ve faturayı düzenleyenin faturanın sözleşme koşullarına göre düzenlediğini ispat etmesi gerekeceğini, Davacının çeki teslim alırken şerh veya ihtirazi kayıt koymaması, dolar cinsinden çek yazılmasını talep etmemesi, fiili ödeme tarihindeki kurun esas alınacağını açıkça belirtmemesi ve aksine taraflar arasında fatura tarihindeki kurun esas alınacağına dair e-posta yazışması bulunması dahi iddialarının maddi gerçeğe aykırı olduğunu ve haksız kazanç elde etme çabası içinde olduğunu gözler önüne serdiğini, davacı tarafın kur farkını gerek taraflar arasındaki anlaşma gerek ise yerleşik Yargıtay içtihadı gereği talep edemeyeceğinin açıkça farkında olduğunu, buna karşın yasal hiçbir dayanağı olmaksızın kur farkı talep ettiğini, Taraflar arasında dövizin Türk lirası karşılığının belirlenmesinde fatura tarihinin esas alınacağına dair e-posta yazışması bulunduğun, davacının bu şekilde anlaşmayı kabul ederek malzeme tedariki sağladığını, daha sonra taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı şekilde kur farkı talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Tarafların fatura tarihindeki kurun esas alınacağı hususunda mutabık kaldıkları açık olmakla birlikte, bir an için aksi düşünülecek olsa dahi, Yargıtayın istikrarlı olarak verdiği kararlara göre vade dolasıyla çeklerde oluşan kur farkının talep edilmesi mümkün olmadığını, Türk Lirası cinsinden düzenlenen çeki kabul eden davacının seçim hakkını kullandığı ve artık kur farkı bedeli talep edemeyeceğinin açık olduğunu savunarak, Takip ve dava konusu faturaya davalı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edildiğinden, bu kapsamda ispat yükü davacı tarafa geçtiğinden, buna rağmen davacı alacağını ispata elverişli herhangi bir bilgi/belge sunamadığından, tarafların dövizin fatura tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrileceği konusunda mutabık kaldığından, aksi düşünülecek olsa dahi, Türk Lirası üzerinden çek olarak ödemeyi kabul eden davacının kur farkı talep etmesi mümkün olmadığından, herhalde davalı şirketin davacıya takip ve dava konusu fatura yönünden herhangi bir borcu bulunmadığından, haksız, dayanaksız ve kötü niyetli davanın reddine, davacı aleyhine dava değerinin %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İtirazın iptali istemine ilişkindir. ----. İcra Dairesinin----- Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. 6102 sayılı TTK Madde 64-(1)(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2)Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. Madde 83- (1)Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin 29/11/2022tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık süre verilmiş, ticari defterler sunulduğunda ticari defterler üzerinde HMK 278/3 maddesi dikkate alınarak yerinde inceleme yetkisi Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye verilmiş, SMMM bilirkişi ile nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişinin tarafların iddia ve savunmaları kapsamında varsa alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmesine dair karar verilmiştir. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...Davacı Şirketin 359.649,58 TL asıl alacak ve 1.623,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 361.272,99 TL alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle İtirazın İptali istemi ile Davalı Şirketler aleyhine müştereken ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında; Davacı Şirketçe Davalı Şirketlerin Ortağı bulunduğu Adi Ortaklık adına kur farkı faturası düzenlenip düzenlenemeyeceği, buna bağlı olarak kur farkı talep edilip edilemeyeceği hususlarının hukuki değerlendirmeye muhtaç olup, Uzmanlık alanım dışında kalan bu hususta Takdirin Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı, Sayın Mahkemenin KUR FARKI Talep edilebileceği yönünde hüküm kurması halinde, Davacı Şirketçe talep edilen 359.649,58 TL Asıl Alacak yönünden taleple bağlı kalınarak ve tahsilinde tekerrür etmemek kaydıyla bir isabetsizlik bulunmayacağı, İşlemiş Faiz talebi yönünden ise ---- .Noter -----Nolu İhtarnamenin Tebliğ Şerhi sunulmadığından, Temerrüt hali/TemerrütTarihibelirlenemediğinden İşlemiş Faiz Hesabı yapılamadığı, Sayın Mahkemenin kur farkı Talep edilemeyeceği yönünde hüküm kurması halinde, Davalı Şirketlerden müteşekkil ---- & Adi Ortaklığının Davacı Şirkete Borçlu olmayacağından, Davalı Şirketlerce Davanın dayandığı Takibe yapılan İtirazın Yerinde olacağı...'' belirtilmiştir. Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur. İcra dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalılar aleyhine 359.649,58-TL asıl alacak, 1.623,41-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 361.272,99-TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalılar tarafından ödeme emrine, asıl alacağın tamamına, alacağın tüm ferilerine, işlemiş ve işleyecek faize, icra takibine ve icra takibinin tüm ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğu, huzurdaki davanın 361.272,99-TL üzerinden harçlandırılmak suretiyle açıldığı anlaşılmıştır.İddia, savunma, sunulu deiller ve bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından kur farkı faturasının konu edildiği icra takibine vaki davalı itirazının iptali istemiyle huzurdaki davanın açılmıştır. Mahkememizce 6100 sayılı HMK 222. Madde ihtarı yapılmak suretiyle taraflardan ticari defter ve kayıtlarının ibraz edilmesi husunda ara karar tesis edildiği, Mahkememizce re'sen alınan bilirkişi raporu ile; Davacı şirket ticari defterlerinin usule uygun şekilde tutulduğu ve delil niteliğinde olduğu, davacı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarından takip dayanağı kur farkı faturasından kaynaklanan 359.649,57-TL asıl alacağı bulunduğu, sunulan adi ortalığa ait ticari defterlerin de usule uygun şekilde tutulduğu ve delil niteliğinde olduğu, davalıların ortağı olduğu Adi İş Ortaklığının ticari defter kayıtları itibarıyla davacı şirketten 21.990,47-TL avans alacaklısı durumunda bulunduğu, takip dayanağı yapılan 02/12/2021 Tarihli KDV Dahil 381.640,00 TL Tutarlı Kur Farkı Faturasının Adi ortaklığın ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığı ve işbu Kur Faturasının taraflar arasındaki mutabakatsızlığın sebebi olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı tarafından 20/09/2021 tarihinde düzenlenen 50.000.-KG mal için 1.360.-USD/Kg Birim Fiyat üzerinden toplam 68.000.-USD Mal Bedeli ve 12.240.-USD KDV olmak üzere KDV Dahil 80.240.-USD toplam bedel üzerinden proforma faturanın düzenlenmesi ve ---- & ----- Adi Ortaklığı tarafından da kaşe ve imza tatbik edilmek suretiyle başladığı, proforma faturada başkaca bir hükme yer ver verilmediği, toplamda 58.902.-kg ürün teslim edildiği, proformada belirtilen 1,36 USD/Kg Birim Fiyat üzerinden KDV Dahil Toplamı 94.525,92 USD olan ve fatura tarihlerindeki kurlar esas alınarak toplam KDV dahil 821.009,49-TL olan üç adet fatura düzenlenmiş olduğu, işbu 3 Adet faturanın tarafların ticari defterlerinde herhangi bir çekişmeye sebebiyet vermeyecek şekilde VUK gereği -TL karşılıkları üzerinden Borç/Alacak kayıtlarının yapılmış olduğu ve bu yönüyle tarafların ticari defter kayıtlarında mutabık bulundukları, davacı şirket antetli 07/10/2021 Tarihli 843.000.00-TL Tutarlı makbuz mukabilinde verilen lehtarı davacı şirket olan 30/11/2021 ileri vadeli 843.000.00-TL bedelli çekin keşide edildiği, çekin keşide edildiği 07/10/2021 Tarihinde ----- USD Satış Kurunun Yaklaşık Ortalamasının 8.92 olduğu, keşide edilen işbu çek bedeli 843.000.00-TL' nin 07/10/2021 keşide tarihinde 94.526.-USD' ye tekabül ettiği, bir diğer ifadeyle 3 Adet faturanın KDV Dahil 94.525,92 USD' ye tekabül ettiğinin anlaşıldığı, ---- & ---- Adi Ortaklığı tarafından Davacı Şirkete Keşide edilmiş bulunan işbu 843.000.00-TL bedelli çekin her iki taraf ticari defterlerinde dayanak makbuzu ile uyumlu bir şekilde 07/10/2021 tarihinde fatura borçlarına mahsup edilmek suretiyle karşılıklı olarak kayıt altına alındığı ve tarafların 07/10/2021 Tarihi itibarıyla Adi Ortaklık lehine 21.990,43 TL borç/alacak bakiyesinde ticari defter kayıtları itibarıyla mutabık olduklarının tespit edildiği görülmüş olup, sunulan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsenmiştir.Yapılan yargılama ile her ne kadar talep dayanağı faturaların döviz cinsinden keşide edilmesi karşısında kur farkı talebinde bulunulabileceği düşünülebilir ise de taraflar arasında ticari ilişkinin 20/09/2021 tarihli mail ile başladığı ve mail içeriğinde ödeme koşullarının "Malzeme sevki yapıldığında kesilecek faturaya istinaden 60 gün vadeli çek (Fatura Tarihli Kur Baz alınacak) şeklinde" yer aldığı, mailin sonrasında sevkiyatın gerçekleştiği, proforma faturada başkaca bir hükme yer ver verilmediği, talebe dayanak üç adet faturanın 94.525,92-USD ve fatura tarihindeki -TL karşılığının 821.009,49-TL olduğu, ileri tarihli düzenlendiği anlaşılan çekin 07/10/2021 keşide tarihindeki kur üzerinden 94.525,92-USD karşılığı olan 843.000,00-TL üzerinden düzenlendiği, çek bedelinin her iki taraf ticari defterlerinde mutabakatsızlığa sebebiyet vermeyecek şekilde (843.000,00-TL)-(821.009,49)= 21.990,51-TL davalı adi ortaklık lehine kayıtlı olduğu, bu halde davacının kur farkı talebinin kendi ticari defter kayıtlarıyla örtüşmediği, dosya kapsamında aksi delil bulunmadığı anlaşılmakla kanıtlamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerektiği, ancak kötü niyet tazminatı talebi yönünden yasal koşulların bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, 3-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 4-)Karar ve ilâm harcı olan 427,60-TL harçtan peşin alınan 4.363,28-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.935,68-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine, 5-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-)Davalılar vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 56.190,95-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 7-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Atıf: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/446, K. 2024/266, T. 02.04.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-446-e-2024-266-k-cef72f90f4cb