İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/432 E. 2026/33 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/432
Karar No
2026/33
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/432 Esas KARAR NO : 2026/33 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/06/2022 KARAR TARİHİ : 22/01/2026

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız -------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA: Davacı vekili; Davacı ile davalı --------- firması arasında 13.02.2014 tarihli niyet mektubu bulunduğunu, işbu niyet mektubu uyarınca davacı yanın davalıya taşıma, depolama ve gümrüklü olan depolama hizmeti vermeyi taahhüt ettiğini, bu taahhüde uygun olarak ve taraflar arasındaki ticari ilişkiye duyduğu güven ile davacı yanın --------Ş' ye ait ------- depo ------ Kat -------- Sok. -------- Mah. -------- mukim olan ve davalının ihtiyacını karşılar nitelikte 10.000 metreküplük depoyu kiralayarak oldukça maliyetli bir yatırım yaptığını, taraflarca mutabık kalındığı üzere Lojistik Depo'da minimum 2.000 metreküplük olan ve Gümrüklü Saha'da ise minimum 4.000 metreküplük alanın davalıya tahsis edildiğini fakat davacı yanın herhangi bir kusuru bulunmamasına rağmen süresinde depoyu kullanıma hazır etmediğinden bahisle anlaşmanın, davalı şirketçe tek taraflı feshedildiğini, anlaşma uyarınca da mutabık kalınan bedellerin de ödemediğini, yapılan feshin sonrası davalı şirket tarafından, borçlu bulunmadığının tespiti ile uğranılan zararların ödenmesi için davacı şirket aleyhinde ayrı ayrı davaların ikame edildiği, yapılan yargılamalarda Davacı -------- kusuru bulunmadığın tespit edildiğini, davalı yanın borcunu ödememesi üzerine, alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, davalarının kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

ll. CEVAP:Davalı vekili; Davacı tarafça hak düşürücü süre geçirildikten sonra ikame edilen davanın usulden reddini talep ettiklerini, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesinin varlığının davacı tarafça kanıtlanması gerektiğini, davaya konu icra takip dosyasında, takip dayanağı olan cari hesap ekstresinin, borcun varlığını ispat etmediğini, taraflar arası ticari ilişkiye konu alınacak antrepo hizmetinin, 01.04.2014 tarihinde tamamlanması gerektiğinin davacı tarafından da bahsedilen Niyet Mektubunda özellikle belirtildiğini, buna rağmen antreponun davacı tarafından 23.06.2014 tarihine kadar kullanıma hazır edilemediğini, davacı yanın, daha fazla bekleme imkanı bulunmadığı için başka bir lojistik firmasıyla anlaşma yaparak ithal ettiği malzemeleri bu şirketin antreposunda muhafaza etmek zorunda kaldığını, Davacı tarafından verilen taahhütler yerine getirilmediğini, dağıtımların zamanında yapılmadığını, yahut dağıtımı yapılan ürünler hasarlı teslim edildiğini, Taraflar arası başkaca yargılamalarda İlk Derece Mahkemelerince verilen davaların kabul kararlarının hukuka aykırı olduğunun yargıtay kararları ile sabit olduğunu, huzurdaki davaya konu takibin iptalini talep ettiklerini, davanın reddine, davacı yanın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, cari hesaptan doğan alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı takip dosyasında, "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 308.148,33 TL asıl alacağın 4.896,60 TL işlemiş faiz alacağıyla birlikte toplam 313.044,93 TL'nin tahsili istemiyle takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davacının davalıdan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır. Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede; Davacı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle cari hesap alacakları olduğunu iddia etmiştir. TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur . HMK madde 222/3'e göre de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtları sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilir. Bu açıklamalar dairesinde, tarafların ticari defterlerinde bilirkişice yapılan incelemede, tarafların defterlerini usulüne uygun tuttukları, davacının düzenlediği faturaların davalının defterlerine de işlendiği, buna göre takip tarihi itibariyle davalının ticari defterlere göre davacı şirkete 308.148,33 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davacının davalıdan 308.148,33 TL ve 3.814,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 311.962,54 TL alacağı bulunduğu anlaşılmakla, bu alacağa yönelik yapılan takibe itirazın iptaline karar verilmişitir. Davalı yanın davacıya karşı, cari hesap konusu faturaya ilişkin ----------Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açtığı dava, anılan mahkemenin -------- E,-------- K sayılı ilamı ile reddedildiği, kararın--------- sayılı ilamı ile 13.02.20225 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE; 1-Davalının ------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, 2-Takibin 308.148,33 TL asıl alacak ve 3.814,21 TL olmak üzere toplam 311.962,54 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 21.310,16 TL harçtan peşin alınan 3.780,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.529,35 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 49.914,01 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 1.082,39 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 3.861,51 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan 1.552,50 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.547,13 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 11-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%0,35 ) ve kabul (%99,65 ) oranına göre hesaplanan 1.315,44 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 4,56 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde---------Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/01/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/432, K. 2026/33, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-432-e-2026-33-k-cc5144b10249