İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/425 E. 2024/316 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/425
Karar No
2024/316
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/425 Esas KARAR NO : 2024/316 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/04/2022 KARAR TARİHİ : 26/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26.04.2024

Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirket tarafından Bakırköy ... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar sonrası dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmış olup davalı/borçlu tarafla anlaşma sağlanamadığını, bu sebeple, süresi içerisinde işbu davayı ikame ettiklerini, davalı şirket tüm ihtarlara rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı kendisi hakkında Bakırköy ... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, akabinde, davalı şirket, icra takibinden sonra ve işbu dava açılmadan önce kısmi ödeme(107.884,33) haricen müvekkiline yapmış olduğunu, müvekkili şirket, davalı şirketin haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olduğunu, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını talep ettiklerini, açıklanan ve mahkemece re’sen dikkate alınacak tüm nedenlerle ve fazlaya dair talep , dava ve haklarının saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir..

Davalı vekili cevap dilekçesinde; İşbu davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, işbu davada yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin Ticaret Sicil Gazetesi örneğinden de görüleceği üzere adresinin ... Mah. .... Sk. No:4 Sarnıç/Gaziemir/İZMİR olduğunu, davacı tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında Müvekkil Şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, borca dair yapmış oldukları itirazların yanı sıra ilgili icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz edildiğini ve İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğunun belirtildiğini, işbu davada İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının müvekkili şirket ile aralarında mevcut satış ilişkisine dayalı olarak, davacı tarafça imza altına alınan ve müvekkili şirket muhasebe kayıtlarında yer alan, satışa dayalı olarak düzenlenen ödemelerin vade gününü belirten “firma bilgi formunda” da görüleceği üzere, davacının alacağının henüz muaccel hale gelmediğini, bu nedenle, müvekkili şirketin ilgili icra takibine yapmış olduğu itiraz oranında davacıya karşı bir borcunun bulunmadığının kabul edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında ambalaj alım-satım ilişkisine dayalı olarak ticari ilişki mevcut olduğunu, bu kapsamda, davacının satış ilişkisine dayalı olarak alacakları müvekkil şirketin cari hesap kayıtlarına işlendiğini, davacı taraf ve müvekkil şirket arasında ambalaj alımına dayalı olarak düzenlenen “Firma Bilgi Formu’nda” görüleceği üzere, ödemelerin faturaların düzenlendiği tarih itibariyle 90 gün sonra yapılacağına yer verildiğini ve davacı tarafça bu hususun kabul edilerek imza altına alındığını, hal böyleyken, davacı taraf ödeme günü gelmeden faturalara dayalı kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını ve müvekkil şirkete karşı muaccel hale gelmeyen alacağını tahsil etme gayesini gösterdiğini, ancak, neticede müvekkili şirketin davacıya iddia etmiş olduğu borcunun henüz muaccel hale gelmediği ve dolayısıyla müvekkili şirketin bahsedildiği şekilde herhangi bir borcunun bulunmadığını, öncelikle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise işbu haksız davanın esastan reddine karar verilmesini, kötü niyetle işbu davayı ikame eden davacı aleyhine, haksız olarak takibe konu edilen alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İzmir ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14/11/2022 havale tarihli raporda; "Yukarıda geniş olarak açıklandığı üzere, 1)Defter kayıtlarının dayanağı belgelerle uyumlu olduğu. defterlerin birbirini teyit ettiği, yapılan kayıtların muhasebe standartlarına uygun olduğu tespit edilmiş olup, TTK gereğince davalı şirketin dava konusu döneme ait ticari defterlerinin “Sahibi lehine kat'i delil olma” özelliğine haiz olduğu, 2)Davacının icra takibinin davalı defterlerinde kayıtlı 251.828,23 TL. tutarında 16 değişik tarih ve bedellerde (takipteki tutar 252.275,00 TL.) faturalara dayandığı, davalının bu tutarın 107.884,33 TL. sini kabul ederek icra takibi sonrasında 05/04/2022 tarihinde ödediği, kalan 144.390,67 TL. tutarındaki kısmına, “.... başlıklı” Firma Bilgi Formu”na dayanarak, vadesi gelmediği gerekçesiyle itiraz ederek ödemediği, 3)Davalının defterlerinde, icra takip tarihi itibari ile davacıya borcunun 372.037,37 TL. olduğu, takip sonrasında davacıya 05/04/2022 tarihinde 107.884,33 TL, 09/05/2022 tarihinde169.762,00 TL. ve 10/05/2022 tarihinde 148.893,65 TL. tutarında ödeme yapıldığı " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28/02/2023 havale tarihli raporda; "Davacı şirkete ait 2021-2022 yılı ticari defterlerinin TTK’ya göre, açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapıldığı, 2021 yılı yevmiye defteri kapanış tasdikinin, TTK Madde 69-70/son 72/3 ve V.U.K. madde 220-226 uyarınca yapıldığı ve belirli kanuni şartları taşıdığı, sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, 2022 yılı yevmiye defterinin yazdırılmış olduğu fakat kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, yasal sürenin devam ettiği, sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu kanaatine varılmış ise de Nihai Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 2. Davalı şirketin ticari defterlerinin talimat yolu ile incelenmiş olduğu, 3. Davacı şirketin davalı taraftan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... Esas Sayılı dosyasından TAKİP 21.03.2022 tarihi itibariyle yukarıdaki tespitimiz gibi davalı şirketten 251.427,73 ₺ alacaklı olacağı hesap ve mütalaa edilmekte ise de Nihai Takdir ve Hukuki Değerlendirmesinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 4. Sayın Mahkemenizce Firma bilgi formu başlıklı belgenin dikkate alınması yönünde kanaat oluşması ihtimaline göre yapılan hesaplama neticesinde; davalı şirketin fatura tarihleri üzerine 90 gün eklenmesi ve faturaların ödeme tarihlerinin belirlenmesi ile davalı tarafın Takip 21.03.2022 tarihi itibarı ile muaccel hale gelmiş fatura tutarı 50.935,64 ₺ olarak hesaplandığı ve davacı şirketin davalı taraftan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasından TAKİP 21.03.2022 tarihi itibariyle yukarıdaki tespitimiz gibi davalı şirketten 50.935,64 ₺ alacaklı olacağı hesap ve mütalaa edilmekte ise de Nihai Takdir ve Hukuki Değerlendirmesinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 5. Somut olay bakımından faizin, taraflar arasındaki ilişkinin ticari olması nedeni ile miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere, davacı şirketin talebi gibi alacağa takip tarihi olan 21.03.2022 tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda davacının faiz işletilmesinin uygun olduğu, 6. İcra/İnkar Tazminat talebinin Değerlendirmesinin Sayın Mahkemenizin Takdirleri içerisinde kaldığı," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28/04/2023 havale tarihli ek raporda; "Kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerimizde değişikliğe gidilecek hatalı bir hesaplama bulunmadığı ve görüşümüzün aynen korunduğu, 2. Davacı şirketin davalı taraftan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasından TAKİP 21.03.2022 tarihi itibariyle yukarıdaki tespitimiz gibi davalı şirketten 251.427,73 ₺ alacaklı olacağı hesap ve mütalaa edilmekte ise de Nihai Takdir ve Hukuki Değerlendirmesinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 3. Sayın Mahkemenizce Firma bilgi formu başlıklı belgenin dikkate alınması yönünde kanaat oluşması ihtimaline göre yapılan hesaplama neticesinde; davalı şirketin fatura tarihleri üzerine 90 gün eklenmesi ve faturaların ödeme tarihlerinin belirlenmesi ile davalı tarafın Takip 21.03.2022 tarihi itibarı ile muaccel hale gelmiş fatura tutarı 50.935,64 ₺ olarak hesaplandığı ve davacı şirketin davalı taraftan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .. Esas Sayılı dosyasından TAKİP 21.03.2022 tarihi itibariyle yukarıdaki tespitimiz gibi davalı şirketten 50.935,64 ₺ alacaklı olacağı hesap ve mütalaa edilmekte ise de Nihai Takdir ve Hukuki Değerlendirmesinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 4. Davalı şirket tarafından icra takibinden sonra yapılan ödemeler neticesinde davacı şirketten bakiye alacaklarının 46.348,98.-TL değil, 56.110,95.-TL olduğu itirazı karşısında; Aradaki farkın kaynağının, davacı şirket kayıtlarında 20.05.2022 tarihli kayıt ile 160.000,00 ₺ olan tahsilat kaydının, davalı şirket kayıtlarında 169.762,00 ₺ olarak kayıtlı olmasından kaynaklandığının anlaşıldığı, KÖK raporda davacı kayıtlarında bulunan 160.000,00 ₺ tahsilat kaydı hesaplamada nazara alınmış ise de banka dekontunun dosyaya ibraz edilmesi veya tevsik edici, başkaca bir belgenin ibraz edilmesi halinde 169.762,00 ₺ tutarın dikkate alınması Takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/07/2023 havale tarihli 2. ek raporda; "Davacı şirketin davalı şirketten takip 21.03.2022 tarihi itibarı ile cari hesap bakiyesi olarak 251.427,73 ₺ alacaklı olduğu, (taraflar arasında vade gününü belirlenmemiş olduğunu kabulü halinde yapılan hesaplamaya göre) Sayın Mahkemenizce dosyada mübrez olan ve 90 gün vade gününü belirten belgenin dikkate alınması yönünde kanaat oluşması halinde ise, 2. Davacı şirketin davalı şirketten takip 21.03.2022 tarihi itibarı ile muaccel hale gelmiş fatura tutarı 50.935,64 ₺ olduğu, Taraflar arasında vade gününü belirlenmemiş olduğunu kabulü halinde yapılan hesaplamaya göre; 3. Davalı şirket tarafından, takip 21.03.2022 tarihinden sonra 05.04.2022 tarihinde 107.884,33 ₺ ödeme yapıldığı ve bakiye 251.427,73 ₺ (icra takibi tutarı) – 107.884,33 ₺ = 143.543,40 ₺ borçlu olduğu, Taraflar arasında vade gününü belirlenmiş ve bu sürenin 90 gün olduğunun Sayın Mahkemenizce kabulü halinde yapılan hesaplamaya göre; 4. Davacı şirketin davalı şirketten takip 21.03.2022 tarihi itibarı ile muaccel hale gelmiş fatura tutarı 50.935,64 ₺ olarak hesaplandığı ve davacı şirketin davalı şirketten 50.935,64 ₺ alacaklı olduğu, davalı şirket tarafından 05.04.2022 tarihinde yapılan 107.884,33 ₺ tutarlı ödemenin bu hesaplamaya dahil olmadığı, diğer bir ifade ile davalı şirketin, fatura tarihinden sonra 90 gün vade hesaplanarak borcun muaccel hale geldiğinin kabulü halinde, davalı şirketin icra takip tarihinde fazla ödeme yapmış olduğu, fazla yapılan ödeme tutarının (107.884,33 ₺ - 50.935,64 ₺) = 56.948,69 ₺ olduğunun hesaplandığı, 5. Davalı şirket tarafından icra takibinden sonra yapılan ödemeler neticesinde davacı şirketten bakiye alacaklarının 46.348,98.-TL değil, 56.110,95.-TL olduğu itirazı karşısında; Aradaki farkın kaynağının, davacı şirket kayıtlarında 20.05.2022 tarihli kayıt ile 160.000,00 ₺ olan tahsilat kaydının, davalı şirket kayıtlarında 169.762,00 ₺ olarak kayıtlı olmasından kaynaklandığının anlaşıldığı, KÖK raporda davacı kayıtlarında bulunan 160.000,00 ₺ tahsilat kaydı hesaplamada nazara alınmış ise de banka dekontunun dosyaya ibraz edilmesi veya tevsik edici, başkaca bir belgenin ibraz edilmesi halinde 169.762,00 ₺ tutarın dikkate alınması Takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğu, "sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Davacı Şirket Yetkilisi .... 26/03/2024 tarihli celsedeki isticvap beyanında; "Ben davacı şirketin yetkilisiyim, davalı ile 2-3 sene öncesine kadar aramızda ticari ilişki mevcuttu. Tarafıma göstermiş olduğunuz firma bilgi formundaki bilgilere vakıfım, davalı tarafla yapılan ticari ilişkide ilk önce 90 günlük bir vade belirledik, ancak daha sonra araya pandemi girmesi sebebiyle bu vadeyi kaldırdık, karşılıklı olarak anlaştık, bu anlaşma sözlü bir anlaşmaydı. Bu sözleşmenin her sene yenilenmesi gerekmektedir, bu sebeple dava konusu yapılan alacaklar yönünden bu vadenin herhangi bir karşılığı bulunmamaktadır, " şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir. Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü. Dava konusu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 252.275,00-TL toplam fatura alacağının faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür. Dava konusu miktar 144.390,67-TL 'dir.

Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Davacının ve davalının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve davacı - davalı lehine delil niteliğinin olduğu bilirkişi rapor içeriğinden anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı beyanlar, fatura, ticari defter ve kayıtlar içeriğinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasında mal alım-satımına ilişkin bir anlaşma olduğu görülmüştür. Davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarının ve bilirkişi raporlarının incelenmesinde; - Dava ve takip konusu alacağın faturaya dayalı olduğu, - Taraflar arasında, ticari ilişkiye dayalı fatura alacaklarının 90 günlük vadeye bağlanmış mutabakatı içerir bir belgenin (bilgi formunun) bulunduğu; bu belgenin varlığının davalı şirket yetkilisince inkar edilmediği, ancak bu vadeye ilişkin anlaşmanın daha sonradan kaldırıldığını beyan ettiği, ancak dosya kapsamında bu vadenin kaldırıldığına ya da her sene yenilenmesine dair herhangi bir yazılı kaydın bulunmadığı ve bu iddialara yönülik davalının da kabulünün olmadığı görülmüştür. Davacı tarafın, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı görülmüştür. Bu haliyle taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacaklarının 90 günlük vadeye bağlandığı mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı şirketin, davalı şirketten 21.03.2022 takip tarihi itibarı ile muaccel hale gelmiş fatura alacak tutarının 50.935,64 ₺ olduğu; davalı şirketin, fatura tarihinden sonra 90 gün vade hesaplanarak borcun muaccel hale geldiği tarih itibariyle ve takip tarihinden sonra alacak miktarından fazla 107.884,33 TL ödeme yaptığı; bu haliyle icra takibine konu ve dava konusu yapılan faturalardan kaynaklı bakiye kalan miktar yönünden, icra takibine dayalı olarak ve dava konusu yapabilecek davalının bir borcunun bulunmadığı dosya kapsamındaki hukuka uygun bilirkişi raporu içeriğinden mahkememizce anlaşılmıştır. Bu itibarla kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş; davacı takipte haksız olsa da kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının sübut bulmadığından REDDİNE, -Davalı tarafın yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 1.204,46-TL peşin harçtan mahsubu ile 776,86-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-Davalı tarafından sarf edilen tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 37,75-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, -Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın davalı tarafa İADESİNE, 5-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 23.102,51-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2024

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/425, K. 2024/316, T. 26.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-425-e-2024-316-k-42017027026c