İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/415 E. 2025/724 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/415
- Karar No
- 2025/724
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/415 Esas KARAR NO:2025/724
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/06/2022 KARAR TARİHİ:04/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkile şirkete ... no.lu Nakliyat Emtia Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... isimli firma tarafından ... A.Ş isimli firmaya ... plakalı araç ile gönderilen ... cinsi emtianın Bulgaristan - Türkiye arası taşınması işinin gerçekleştirildiğini, emtianın taşınması esnasında emtiaların hasar gördüğünün tespit edildiğini ve hasar tutanağı ile tutanak altına alındığını, 17/06/2021 tarihli hasar kapsamında 18/06/2021 tarihinde davalı ... 'ye protesto mektubu gönderildiğini ve müvekkili şirkete hasar ihbarın bulunulduğunu, hasar nedeni ile ekspertiz incelemesinde, sigortalı Bulgaristan'da yerleşik ...tarafından ...A.Ş'ye 15/06/2021 tarih, ... numaralı mal faturası karşılığı satışı yapılan 2 sehpa camın , Bulgaristan'dan ... plakalı araç ile teslimat adresi olan ... San. A.Ş'ye sevk edildiğini, aracın tahliyesi için kapakları açıldığında ön kısımdaki sehpada bulunan camların kırık olduğu görülerek durumun sigorta şirketine bildirildiğinin öğrenildiğini, hasar nedeni ile , müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen incelemeler sonrası sigortalıya poliçe kapsamında 08/10/2021 tarihinde 2.390,31-Euro sigorta tazminat ödemesinde bulunulduğunu, müvekkilinin ödemiş olduğu tazminatın ferileri ile birlikte asıl ve fiili taşıyıcı sıfatına sahip davalılardan rücuen tazmini amacı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de bir sonuç alınamadığından işbu davanın açıldığını beyan ederek, davanın kabulüne, ödenen hasar bedelinin devlet banklarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı dikkate alınarak işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara hükmedilmesine karar verilmesini arz ve dava etmiştir . Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili şirketin forwarder hizmeti verdiğini ve taşımalarını alt taşıyıcılar vasıtası ile yerine getirdiğini, dava konusu taşımayı da diğer davalı ... şirketi aracılığı ile ifa ettiğini, somut olayda müvekkilinin sorumluluğunu gerektirecek bir kusur atfının mümkün olmadığını, gönderenin araç üzerine yükü istifleme , sabitleme ve yükleme yükümlülüğü bulunduğunu, ambalajlama yükümlülüğü bulunduğunu, bu yükümlülüğü de normal taşıma risklerine mukavemet edecek şekilde yapmak zorunda olduğunu, zira cam emtiasının kırılma nedeninin cam emtialar arasına koyulmuş bulunan straforların eksik koyulmasından kaynaklandığının tespit edildiğini, bu hususun gönderenin sorumluluğunda olan bir husus olduğunu, hasarlı emtianın ne yapıldığının yeniden satılıp satılmadığının , eritilip eritilmediği hususlarının belirli olmadığını, zararın hesaplanmasında yükleme yerindeki değerinin esas alınması gerektiğini, 207 adet plakanın kırık şekilde teslim edildiğini, kırım camların yeniden değerlendirilip değerlendirilemeyeceği araştırılmadan doğrudan %10 ilave değer ilavesi ile birlikte tazminat talebinin yerinde olmayacağını , müvekkili şirketin bir sorumluluğunun söz konusu olmadığını, davacının 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesine göre talep ettiği fahiş faiz talebinin yerinde olmadığını ileri sürerek davanın reddini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı ... 2013 EOOD usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, davaya cevap verilmediği görülmüştür. TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; taşıma sırasında meydana geldiği ve dava dışı sigortalıya ödendiği beyan edilen hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 12/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ''..1.Taraflar arasındaki ihtilaf noktalarının , davacı sigorta şirketinin davalı şirketlerin taşıma sürecinde ortaya çıktığı ileri sürülen hasar nedeni ile sigortalısına ödediği tazminatı, rücuen davalı şirketlerden tazmin etmesinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise miktarının ne olduğu hususlarında ortaya çıktığının anlaşıldığı, 2.Davacının yürürlükte ve geçerli olan bir poliçe ile teminat altına alınan ve eksper raporu ile tespit olunan sigortalısının zararını , sigortalısı lehine yaptığı 2.390,31-Euro para transferiyle ödemiş olmasından dolayı işbu davayı, TTK m.1472 gereğince ve ödediği miktar ile sınırlı olmak üzere sigortalısına halef olarak açma yetkisinin bulunduğunun değerlendirildiği, 3.Bir nolu davalının davacının sigortalısı üzerine navlun faturası düzenlemesinden dolayı iki nolu davalının ise CMR belgesinde kaşe ve imzası bulunduğundan dolayı taşıyıcı olduklarının anlaşılmasına göre işbu davanın kendilerine karşı yöneltilebileceğinin değerlendirildiği, 4.CMR belgesine hasar şerhi düşülmesi ve tutanak tutulması nedeniyle hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiğinin değerlendirildiği, (CMR m.29) 5.Dava konusu hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığının anlaşıldığı, CMR m.8/1-b hükmünde dolaylı olarak düzenleme , TTK m.862'deki açık hüküm ve uygulamada kural olarak benimsendiği gibi emtianın uluslararası sevkıyata hazırlanması ve bu sevkıyatın normal koşullarına mukavemet edebilecek şekilde ambalajlanması gönderenin yükümlülüğünde olmasından dolayı dava konusu hasardan dolayı kusurun büyük bir kısmının veya tamamının davacının sigortalısına ait olduğunu kabul edilmesi gerektiğinin değerlendirildiği; Ambalajlama yönünden taşıyıcının yükümlülüğü ise yüklemiş aracın kendisine teslimi sırasında yükün görüşüne göre ambalaj ve yüklemeyi kontrol etme görevinin bulunduğu (CMR m.8/1-b) bu durumda dava konusu hasarın sebebi olan straforların yetersiz veya düzensiz kullandığını davalılar veya sürücüsünün yükün görünüşüne göre yapacağı kontrollerinde tespit etmesinin mümkün olmadığını ve bu nedenle davalılara bir kusur atfının mümkün görünmediğinin değerlendirildiği; 6.2.286,65-Euro hasar miktarı gerçek zarar ilkesine uygun olmasına rağmen dava konusu somut olayın özellikleri içinde davalı taşıyıcılara bir kusur atfı mümkün olmadığından dolayı herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı; 7.Davacının Euro üzerinden talepte bulunmasından dolayı Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre CMR m.27'de düzenlenen yıllık %5 oranındaki faizin yabancı para üzerinde açılan davalarda doğrudan uygulanması ve taleple bağlılık ilkesi de nazara alınarak davacının faiz talebinin yıllık %5 oranını aşmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesine göre faiz işletilmesi şeklinde anlaşılabileceğinin değerlendirildiği, s Sonuç ve kanaatine varılmıştır ."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 08/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; ''..Taşıyıcı CMR m. 8 hükmüne göre yüklenmiş halde kendisine teslim edilen araç üzerindeki yüklemeyi, ambalajı ve istiflemesini görünüşe göre kontrol eder..Bu durumda depoda yüklemeyi görmemiş bir sürücünün camlar arasındaki strafor yerleştirme hatasını göremeyeceği değerlendirilmektedir... ..-Davacı vekilinin kök rapora itirazları ile Sayın Mahkemenin görevlendirilmesi kapsamında yapılan irdeleme sonucu; kusur konusunda nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmakla Yargıtay uygulamasını nazara alarak taşıyıcıya tali yönden kusur atfedebileceği gibi, -Kök rapor ve işbu ek rapordaki kanaatimizi paylaşarak davalı taşıyıcıların palet üzerine zaten sabitlenmiş olarak yüklenen cam plaka emtiasının arasındaki strafor yerleştirme hatasını (Özellikle bu camlardan 556 plaka olduğu da gözetilerek) taşıyıcının CMR m.8 kapsamındaki kontrollerinde fark etmesinin mümkün olmadığı ve bu nedenle dava konusu hasardan sorumlu olmadığı, şeklinde de değerlendirmeler ile kanaat oluşturulabileceği belirlenmektedir.."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacıya sigortalı bulunan ... isimli firma tarafından Türkiye'ye ... plakalı araç ile gönderilen cam emtianın Bulgaristan - Türkiye arası taşınması sırasında hasar gördüğü, davacının dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedelini akdi ve fiili taşıyıcı olan davalılardan rücuen talep ettiği, olaya ilişkin eksper raporunda camlara straforların düzensiz konulması ve yeteri kadar konulmamış olması nedeniyle normal sevkiyat koşullarındaki sarsıntıların camları kırdığının tespit edildiği, CMR belgesi üzerinde de kırık camlar bulunduğunun şerh düşülmüş olduğu, Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığının , taşıyıcının görünüşe göre kontrol yükümlülüğü olduğunun, taşıyıcının 556 plaka cam arasındaki strafor yerleştirme hatasını CMR 8. Madde kapsamındaki kontrolü ile fark edemeyeceğinin tespit edildiği, CMR Konvansiyonu'nun 17 nci maddesine göre, taşımacının, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu, ancak eğer hasar yüke has bir kusurdan yahut taşıyıcının önlemesine olanak bulunmayan bir halden meydana gelmişse ya da hasar, hasara uğrayan malların hatalı ambalajlanmış olması ve yahut malların özelliğinin doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise, taşıyıcının zarardan sorumlu tutulamayacağı, yine İstanbul BAM 14. H.D nin 2020/950 esas ve 2023/289 karar sayılı ilamında aynen '' ..Somut olayda taşımacının CMR'nin 8. ve 9. maddelerine uygun şekilde ambalajı kontrol ettiği, ambalajın dış görüşü itibariyle herhangi bir sorun bulunmadığı, taşınan bir kısım motorların kapalı kutu şeklindeki ambalaj içerisinde iyi sabitlenmemesi nedeniyle kayarak hasara uğradığı, ambalajlı şekilde teslim edilen emtianın dış görünüş itibariyle ambalajının kontrol edilebileceği, ayrıca her bir ambalajın içinin açılarak ambalaj içi sabitlemenin yeterli şekilde yapılıp yapılmadığının taşımacı tarafından kontrol edilemeyeceği, esasen taşımacıyı bu şekilde sorumlu tutan bir düzenlemede bulunmadığı anlaşılmıştır. Ambalajın görünürdeki durumunda yüke ve yolculuğa elverişsiz bir durum bulunmadığı, hasarın emtianın ambalaj içinde yeterince sabitlenmemesinden kaynaklandığı, başka bir anlatımla hasarın araç içi sabitleme veya istifleme gibi taşıyıcının da müterafik sorumluluğunun kabul edilebileceği bir nedenden kaynaklanmadığı anlaşılmış, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır... '' denilmek suretiyle ambalaj hatalarında taşıyıcının bir kusuru bulunmadığının belirlendiği, Yargıtay 11. H.D nin 2022/1852 esas ve 2023/4139 karar sayılı ilamında da '' .. bu durumun taşıyıcının kusurundan değil de emtianın niteliğine uygun ambalajlanmamış olmasından kaynaklandığı, emtianın özelliği gereği nasıl ambalajlanması gerektiğini taşıyıcının bilebilmesinin ve bu hususta çekince koymasının beklenemeyeceği, o halde meydana gelen hasardan davalı taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı gibi taşıyıcının sigortacısı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun da gündeme gelmeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken.. '' denilerek , ambalaj hatalarından taşıyıcının sorumlu olmayacağına hükmettiği, dava konusu olayda da istifleme değil ambalaj hatası bulunduğu anlaşılmakla; davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 737,43-TL peşin harçtan alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 122,03-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 43.180,95-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile anılan davalıya verilmesine, 5-Yargılama giderlerinden sayılan 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı ve davalı ... vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır