İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/410 E. 2023/167 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/410
Karar No
2023/167
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/410 Esas - 2023/167 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/410 KARAR NO : 2023/167

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLLERİ : ...

DAVALI : 1- ... VEKİLİ : ... DAVALI : 2- ... DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 03/06/2022 KARAR TARİHİ : 09/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...

Mahkememizde görülmekte olan İtrazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Müh. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti ile müvekkili banka arasında 03/07/2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...'ın bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek Adana 3.Noterliği'nden 29/08/2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için Adana 12. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, Arabuluculuk girişiminin sonuç vermediğini belirterek davalı borçluların Adana 12. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalılardan ... vekili dosyaya yargılama sırasında vekaletname ibraz ederek, açılan davayı kabul etmediklerini, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunun kanuna ve hukuka aykırı değerlendirmeler içerdiğini, bilirkişinin hukuki değerlendirme yapamayacağını, 03/07/2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin geçerli olmadığını, önceden hazırlandığını ve genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, müvekkilini bağlamadığını, alacağın likit olmadığını, talep edilen faizin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı duruşmaya katılmamış ve savunmada bulunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan ve genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 7155 Sayılı yasanın 20. md. ile 6102 sy. TTK'na eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Müh. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti arasında 03/07/2012 tarihli 1.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış, diğer davalı ... bu sözleşmeye müşterek ve müteselsil kefil olarak katılmıştır. Kefalet limiti 2.000.000,00 TL'dir. Davalının kefaleti TBK.nın 583.maddesindeki şekil şartlarını taşınmaktadır. TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli 6455 S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. ... şirketin yetkilisi ve ortağı olup, ayrıca nüfus kayıtlarına göre evlenme tarihi 24/01/2014 olarak görünmektedir. Kefaleti geçerli olup, kendisini bağlamaktadır. 03/07/2012 tarihli ... 'ne istinaden 21/03/2017 tarihinde 500.000,00 TL tutarında ... teminatlı taksitli ticari kredi kullandırılmıştır. 21/07/2017 tarihi itibariyle kalan ana para 455.489,08 TL' dir. Kredi borçlarının ödenmemesi üzerine 29/08/2017 tarihinde hesaplar kat edilmiştir. Adana 3. Noterliği'nden 29/08/2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek borcun 24 saat içinde ödenmesi istenmiştir. İhtarname davalı ... Müh. İnşa. San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne 05/09/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, kefile gönderilen tebligat ise aynı gün iade edilmiştir. Aslı borçlu 07/09/2017 tarihinde temerrüte düşmüştür. Kefil ...' ın ise tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilmiştir. Keza İİK’nın 68/b maddesindeki; "...... Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." hükmü kredi borçlusu yönünden uygulanmakla beraber kefiller için uygulanamaz. TTK’nın 7/1. maddesi uyarınca kefile taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Temerrüte düşürülmeyen borçlu kefil temerrüt faizinden sorumlu tutulamaz.(Yargıtay 11. HD 2020/3334 E. 2020/4631 K. , 2020/5347 E. 2021/6932 K. , 19 HD 2017/2399 E. 2019/746 K. ) Adana 12. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E. Sayılı dosyasında alacaklı davacı, borçlu davalılar hakkında 21/12/2017 tarihinde ticari kredilerden kaynaklanan 463.313,24 TL asıl alacak, 70.423,18 TL işlemiş faiz, 3.521,18 TL gider vergisi olmak üzere toplam 537.257,60 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. Takip dayanağının kredi sözleşmesi, ihtarname ve hesap özeti olduğu anlaşılmıştır. TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir. TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K., 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.) Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi ... ' in ibraz ettiği raporda özetle; ... Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti' nin 07/09/2017 tarihinde, ...'ın ise takip tarihinde temerrüte düştükleri kabul edilerek, asıl borçlunun temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan akdi faiz ile BSMV tutarları ana paraya ilave edilerek oluşan asıl alacağa takip tarihine kadar asıl borçlu yönünden %48 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden BSMV uygulanmış, kefil yönünden ise takip tarihine kadar akdi faiz ve BSMV hesaplanmıştır. Buna göre ... Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti' nin takip tarihi itibariyle 465.054,35 TL asıl alacak, 65.107,61 TL işlemiş faiz, 3.255,38 TL BSMV olmak üzere toplam 533.417,34 TL' den sorumlu olduğu, taleple bağlılık ilkesi gözetildiğinde 463.313,24 TL asıl alacak, 65.107,61 TL faiz ve 3.255,38 TL BSMV olmak üzere toplam 531.676,23 TL'nin hükme esas alınması gerektiğini, davalı ...' ın ise; takip tarihi itibariyle 465.054,35 TL asıl alacak, 20.346,13 TL işlemiş faiz, 1.017,31 TL BSMV olmak üzere toplam 486.417,78 TL' den sorumlu olduğu, taleple bağlılık ilkesi gözetildiğinde 463.313,24 TL asıl alacak, 20.346,13 TL işlemiş faiz, 1.017,31 TL BSMV olmak üzere toplam 484.676,68 TL'nin hükme esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, Kredi sözleşmesinin 10.maddesinde; Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği tarihe kadar geçecek günler için bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık %50 (yüzde elli) fazlası alarak hesaplanacak oranında temerrüt faizini ödeyecektir" hükmü bulunmaktadır. Görevlendirilen bilirkişi 09/06/2017 tarihinden itibaren uygulanan en yüksek faiz oranının %32 olduğunu, bunun %50 fazlasının %48 olduğunu ve temerrüt faizinin %48 olarak hesaplandığını, davacı bankanın fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranlarına ait belgeyi dosyaya ibraz etmediğini beyan etmiştir. Davacı vekili 08/05/2023 tarihli dilekçesi ekinde emsal krediler için fiilen uygulanan en yüksek faiz oranlarına ilişkin belge ibraz etmiş, temerrüdün gerçekleştiği 2017 yılının Eylül ayında %22,56 oranında akdi faiz uygulandığı görülmüştür. Kredi sözleşmesinin 10.maddesine göre temerrüt faizi olarak bu oranın %50 fazlası alınacağından temerrüt faizinin % 33,84 olarak uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Raporda kefil yönünden yapılan hesaplama doğrudur. Ancak, asıl borçlu yönünden temerrüt tarihi itibariyle belirlenen 465.054,35 TL asıl alacağa takip tarihine kadar %33,84 oranında temerrüt faizi(465.054,35/100x33,84/360x105gün =45.900,86 TL) ve faiz üzerinden %5 oranında BSMV (45.900,86 TL/100x5=2.295,04 TL) uygulandığında ve taleple bağlılık ilkesi de gözetildiğinde, asıl borçlunun 463.313,24 TL asıl alacak, 45.900,86 TL işlemiş faiz ve 2.295,04 TL BSMV olmak üzere toplam 511.509,14 TL'den sorumlu tutulması gerektiği kabul edilmiştir. 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun geçici 20 nci maddesine dayanılarak hazırlanan ve 15/7/ 2009 tarihli 27289 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 2009/15197 sayılı "Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanacak Hazine Desteğine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Bakanlar Kurulu Karar'ın, Temerrüt, tazmin ve diğer hususlar başlıklı 4/d maddesinde; ... Fonu A.Ş.'nin, temerrüt halinde krediyi (maddede belirtilen şekilde) kefaleti oranında tazmin edeceği, tazminin ön koşulunun, yararlanıcının temerrüde düştüğü kredinin donuk alacağa dönüşmesi için gereken 90 günlük sürenin geçmiş olması ve kredi verenin kanuni takibe başlamış olmasının gerekeceği, kurumun, kefaleti ile kullandırılacak krediler için kredi verenlerin alacakları teminatlara kefaleti oranında ortak olacağı, temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemlerin kredi verenler tarafından yürütüleceği ve kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde edecekleri tahsilatin tazmin edilen kefalet oranında kuruma aktarılacağı belirtilmiştir. Bu karada sonraki tarihlerde yapılan değişikliklerde 4/d maddesindeki bu düzenlemeler korunmuştur. Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanacak Hazine Desteğine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Karar”ın yürürlüğe konulmasına ilişkin 2015/7331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (28 Şubat 2015 tarih, 29281 sayılı Resmi Gazete) ile 2009/15197 sayılı karar yürürlükten kaldırılmış, 6. maddesi ile, temerrüt durumunda benzer düzenlemelere yer verilmiştir. Bu kararda yapılan değişikliklerde 6. madde muhafaza edilmiştir. 22 Kasım 2016 tarih, 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile, 2015/7331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı yürürlükten kaldırılmış, 6. Maddesi ile; temerrüt ve tazmin konusunda benzer düzenleme getirmiştir. 11 Ekim 2018 tarih, 30562 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2018/162 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile; 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 6. Maddesine eklenen fıkra ile; kredi veren kuruluşun tazmin talebinde bulunmadan önce, yapılandırma imkanı tanıması şartı getirilmiştir. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; ... Fonu A.Ş. tarafından yapılan kefalet ödemesi bulunması halinde, kredi veren bankanın icra takibine devam ederek tahsil ettiği bedelden tazmin edilen kefalet miktarını ...Fonu A.Ş.'ye aktaracaktır. Kurum, kredi verenin aldığı teminatlara kefaleti oranında ortak olup, teminatların paraya çevrilmesini de kredi veren sağlayacaktır. 162 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile getirilen, yapılandırma imkanı tanınması şartı ise, yalnızca kredi verenin, kurumdan tazmin isteyebilmesinin ön koşuludur. Muaccel bir kredi borcu için bankanın takip başlatmasına engel değildir. Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davacı ile davalı ... Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan ve diğer davalının kefil olarak katıldığı genel kredi sözleşmesi gereğince, asıl borçlu şirkete taksitli ticari kredi kullandırıldığı, 2017 yılının 7.ayından itibaren ödemelerin yapılmadığı, gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığı, asıl borçlunun 05/09/2017 tarihinde, kefilin ise icra takibi ile birlikte temerrüte düştükleri, Adana 12. İcra Dairesinin 2017/... E. Sayılı dosyasında başlatılan icra takibine itiraz üzerine durduğu, kefaletin geçerli olduğu, davalıların her hangi bir ödeme belgesi ibraz etmedikleri, bu yönde bir itirazlarının da olmadığı, ... tarafından yapılan ödemeler yönündende davacının takip görevinin devam ettiği anlaşıldığından, nedenleri bilirkişi raporu bölümünde tartışıldığı üzere takip tarihi itibariyle asıl borçlunun 463.313,24 TL asıl alacak, 45.900,86 TL işlemiş faiz ve 2.295,04 TL BSMV olmak üzere toplam 511.509,14 TL'den, kefilin ise, 463.313,24 TL asıl alacak, 20.346,13 TL işlemiş faiz, 1.017,31 TL BSMV olmak üzere toplam 484.676,68 TL'den sorumlu oldukları gözetilerek davanın bu miktarlar üzerinden kısmen kabulüne, kredi alacaklarının kabul edilen kısmının likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davalıların Adana 12. İcra Dairesinin 2017/... E.(yeni esas 2021/... E.) Sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın; A-) Asıl Borçlu ... Müh. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti yönünden; 463.313,24 TL asıl alacak, 45.900,86 TL işlemiş faiz ve 2.295,04 TL BSMV olmak üzere toplam 511.509,14 TL üzerinden iptaline, B-) Davalı ... yönünden; 463.313,24 TL asıl alacak, 20.346,13 TL işlemiş faiz, 1.017,31 TL BSMV olmak üzere toplam 484.676,68 TL üzerinden iptaline, C-)Takibin belirtilen miktarlar üzerinden ve asıl alacaklara takip tarihinden itibaren %33.84 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, D-) Hüküm altına alınan alacakların %20 si oranında olmak üzere 102.301,82 TL inkar tazminatının davalı ... Müh.İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tamamından, davalı ... ise 96.935,00 TL sinden diğer davalı ile birlikte sorumlu olacak şekilde davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 34.941,18 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 6.317,90 TL harç ile 170.76 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 28.452,52-TL harcın, davalı ... Müh. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti tamamından, davalı ... ise 26.619,60-TL'sinden diğer davalı ile birlikte sorumlu olacak şekilde davalılardan tahsili ile Hazineye irad kaydına, Davacının peşin olarak ödediği toplam 6.488,66 TL harcın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 74.266,01TL vekalet ücretinin davalı ... Müh. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti tamamından, davalı ... ise 70.854,74 TL'sinden diğer davalı ile birlikte sorumlu olacak şekilde davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 1.830,95-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.797,00 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına, 5-T.C. Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.600,00 TL Arabuluculuk Ücretinin 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davalılardan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2023

Başkan ... E-İmza

Üye ... E-İmza

Üye ... E-İmza

Katip ... E-İmza

Atıf: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/410, K. 2023/167, T. 09.05.2023, www.arakarar.com/karar/adana-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-410-e-2023-167-k-9d4180c7b491