İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/366 E. 2024/96 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/366
- Karar No
- 2024/96
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/366 KARAR NO : 2024/96
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 15/04/2022 KARAR TARİHİ : 31/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili firma ile borçlu arasında “.... Belgelendirme Hizmeti” sebebiyle fatura kesildiğini, borçlunun yükümlülüklerini yerine getirmemidiğini ve müvekkili firma tarafından kesilen fatura bedelini ödemediğini, konuya ilişkin gerek sözlü gerek yazılı ihtarların yapıldığını, ancak borçlu yapılan tüm ikazları dikkate almayarak talep edilen ödemeleri yerine getirmediğini, bu nedenle 07.01.2021 tarihinde borçlu aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun ödeme emri taraflarına tebliğ edildiğinde haksız ve hukuka aykırı şekilde borca itiraz ettiğini, davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, takip alacağı ve faizlerinin davalıdan tahsiline, asıl alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyası, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü, Kadıköy Vergi Dairesi, Esenyurt Vergi Dairesi, İstanbul Vergi Dairesi müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Dosyada mevcut 10/05/2023 tarihli Bilirkişi .... tarafından sunulan raporda Davacı tarafça incelemeye sunulan cari hesap ekstresi incelendiğinde ticari ilişkinin 2020 yılında başladığı, 2021 yılına gelindiğinde ticari bir ilişki olmadığı ve ödeme olmadığı 23.03.2022 icra takip tarihine kadar davacı defterlerinde (+)7.670,00 TL’lik hizmet satış faturasına ait kayıt yapıldığı, davalı tarafça ödeme yapılmadığı, davacı ... ticari defterlerine göre icra takibi itibariyle 7.670,00 TL davacı davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Dosya muhteviyatında bulunan davalı tarafın ticari defterleri incelendiğinde davacı ile davalı arasında 20.11.2020 tarihli faturanın tanzim edildiği fakat davalı firmanın işbu faturayı kanuni süresi içerisinde aynı tarih olan 20.11.2020’de davacı firmaya iade olarak tanzim ettiği görülmüştür. Buna göre; davalı firmanın davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacının davalı tarafa kesmiş olduğu faturaları Form BS (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu) beyannamesi ile kanuni süresi içerisinde beyan ettiği görülmüştür. Davacının davalı tarafa kesmiş olduğu faturaları Form BA (Mal ve Hizmet Alışlarına İlişkin Bildirim Formu) beyannamesi ile kanuni süresi içerisinde beyan ettiği görülmüştür. Davalı tarafından davalıya kesilen faturalar Form BA (Mal ve Hizmet Alışlarına İlişkin Bildirim Formu) beyannamesinde ile kanuni süresi içerisinde beyan ettiği görülmüştür. Davalı tarafından davalıya kesilen faturalar Form BS (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu) beyannamesinde ile kanuni süresi içerisinde beyan ettiği görülmüştür. Yapılan ticari defter incelemesinde davacı tarafından davalıya kesilen faturaların kanuni süreler içinde davacı tarafından kayıt altına alındığı ancak davalı tarafça davacıya tanzim edilen iade faturasının davacı tarafından kayıt altına alınmadığı tespit edilmiştir. Raporun ilgili bölümlerinde de açıklandığı üzere her ne kadar davacı tarafça iade faturası kayıt altına alınmamış olsa dahi herhangi bir itirazı bulunmadığı ve işbu faturayı kanuni süresi içerisinde Form Ba bildiriminde beyan ettiği tespit edilmiş olup davacının iade faturasını kabul ettiği ve taraflar arasında borç-alacak ilişkisi kalmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut 08/06/2023 tarihli ek raporda Davacının davalı tarafa kesmiş olduğu faturaları Form BS (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu) beyannamesi ile kanuni süresi içerisinde beyan ettiği görülmüştür. Davacının davalı tarafa kesmiş olduğu faturaları Form BA (Mal ve Hizmet Alışlarına İlişkin Bildirim Formu) beyannamesi ile kanuni süresi içerisinde beyan etmediği görülmüştür. Davalı tarafından davalıya kesilen faturalar Form BA (Mal ve Hizmet Alışlarına İlişkin Bildirim Formu) beyannamesinde ile kanuni süresi içerisinde beyan ettiği görülmüştür. Davalı tarafından davalıya kesilen faturalar Form BS (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu) beyannamesinde ile kanuni süresi içerisinde beyan ettiği görülmüştür. Dosyada mevcut 10/10/2023 tarihli 2. Ek raporda Davacı ile davalı arasında “... BELGELENDİRME HİZMETİ” ve bu hizmetle beraber eğitim ve denetim verilmesi yönünde sözlü anlaşma yapılmıştır. Bu anlaşmaya istinaden davacı davalıya 20.11.2020 tarihli ... seri no’ lu 7.670,00 TL bedelli fatura düzenlemiştir. Davalı ... ise her ne kadar 20.11.2020 tarihli ... seri no’ lu 7.670,00 TL bedelli faturayı kayıtlarına almış olsa da eğitim ve denetim hizmetlerinin verilmemiş olması sebebiyle anlaşılan hizmetin kısmen eksik verildiğini ve dolayısıyla iade faturası düzenlediği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf işbu iade faturasından kaynaklanmaktadır. Dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler incelendiğinde; faturaya konu ... sertifika no’lu, ... sertifika no’ lu sertifikaların bulunduğu, ancak eğitim ve denetime ilişkin bir belge olmadığı anlaşılmıştır. Bununla beraber mali yönden bilirkişi incelemesi yapılmış olmakla beraber konu hizmetin verilip verilmediği ya da kısmen eksik verildiğine ilişkin tarafımızca bir tespit yapılması uzmanlık alanımıza girmemesi sebebiyle mümkün değildir. Netice itibariyle davacı tarafça tanzim edilen 20.11.2020 tarihli .... seri no’ lu 7.670,00 TL bedelli faturanın her iki tarafında ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalı tarafça tanzim edilen 20.11.2020 tarih ve ... no’ lu 7.670,00 TL bedelli iade faturasının davacı tarafça kayıt altına alınmadığı ve bildirilmediği görülmüş olup davacının ticari defterlerine göre davacı davalıdan 7.670,00 TL alacaklı görünmekte iken davalının ticari defterlerine göre davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı tespit edilmiştir. Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu fatura lişkisi nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edilmiş olup davacının fatura içeriğini ve alacağını ispat ile yükümlüdür. Bu kapsamda yapılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafça tanzim edilen 20.11.2020 tarihli .... seri no’ lu 7.670,00 TL bedelli faturanın her iki tarafında ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalı tarafça tanzim edilen 20.11.2020 tarih ve ... no’ lu 7.670,00 TL bedelli iade faturasının davacı tarafça kayıt altına alınmadığı ve bildirilmediği görülmüş olup davacının ticari defterlerine göre davacı davalıdan 7.670,00 TL alacaklı görünmekte iken davalının ticari defterlerine göre davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı tespit edilmiş olup davalının ticari defterlerininde usulüne uygun olması ve her iki defterin birbirini tutmaması nedeni ile davacı yalnızca defterleri ile ispat edemediği, davalının BA kayıtlarında bu faturanın yer almaması karşısında davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış olması nedeni ile yemin delili hatırlatılmıştır. Davacının sunduğu yemin metni davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş, 31.01.2024 tarihli duruşmada yemin tahtında beyanı alınmış fatura karşılığında hizmet almadıkları yönündeki beyanı karşısında yeminin kati delil oluşu da göz önünde bulundurulduğunda davacının faturaya konu hizmeti ifa ettiğini ispatlayamamış olması nedeni ile açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 1-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 161,14 TL harçtan mahsubu ile bakiye 266,46 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 9.435,51 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davalı tarafça sarf olunan 250 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6- HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/01/2024
Katip ... ¸
Hakim .... ¸
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."