İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/365 E. 2022/849 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/365
- Karar No
- 2022/849
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2022/365 KARAR NO : 2022/849 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... ... .. VEKİLİ : Av. .. ... DAVALI : ... - TC ... .. VEKİLLERİ : Av. ... .. DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/08/2014 KARAR TARİHİ : 21/10/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : ...
I- DAVA Davacı vekili 29.08.2014 tarihli dilekçe ile davalı aleyhine icra takibine yapılan itirazın iptali istemli dava açmıştır. Dilekçeye göre; davacı şirket davalıya fide vb. mal satmıştır. Satılan mal karşılığında düzenlenen faturalar davalıya gönderilmiş ve bir itiraza uğramamıştır. Alacağın tahsili için Adana 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Takibin davalının haksız itirazı ile durdurulduğu ileri sürülerek itirazın iptaline ve % 20 icra inkâr tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir. II- SAVUNMA 1. Davalı vekili 03.10.2014 tarihli cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Dilekçeye göre; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalının davacıya borcu bulunmamaktadır. Davalının ticari defterlerine göre davalı tarafından düzenlenen..numaralı faturalar nedeniyle davalı davacıdan alacaklıdır. Davacı tarafından düzenlenen 07.08.2013 tarih... numaralı 5.670 TL tutarlı ve 06.08.2013 tarih ... numaralı 6.140,88 TL tutarlı faturalara konu mallar davacıya iade edilmiştir. Davacının teslim ettiği fidelerin siparişe uygun olmadığı belirtilerek davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesi talep edilmiştir.
2. Davalı vekili 07.09.2015 tarihli dilekçe ile bazı sevk irsaliyelerinde isimleri yer alan kişilerin davalı çalışanı olmadığını, bazı irsaliyelerdeki imzaların da davalıya ait olmadığını beyan etmiştir. Buna göre; bazı sevk irsaliyelerinde malı teslim alan olarak isim ve imzası bulunan; ... davalı çalışanı değildir. Ayrıca toplam 24 irsaliyedeki imza ...’ya ait olmadığı belirtilmiştir. III- DELİLLER 1. Adana 11. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin davalı aleyhine 26.08.2013 tarihinde 92.008,39 TL asıl alacak ile 3.691,78 TL işlemiş faiz alacağının tahsili talebiyle ilamsız takipte bulunduğu görülmüştür. Takip 51 adet faturaya dayanmaktadır. Davalı tarafın borca itirazı üzerine takip durdurulmuştur. 2. Davacı tarafın kayıtlı olduğu vergi dairesinden 2012 ve 2013 yıllarına ait BS formları getirtilmiştir. Davalı tarafın kayıtlı olduğu vergi dairesinden 2012 ve 2013 yıllarına ait BA formları getirtilmiştir. 3. Grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi ... tarafından 13.10.2016 tarihli rapor düzenlenmiştir. Rapora göre; davalı ...’nın huzurda alınan imzaları ile başka kurumlardan getirtilen mukayese imzaları tamamen farklı kaligrafide tersim edilmiştir. Bu, şahsın farklı şekillerde imza atma meylinde olduğunu göstermektedir. İnceleme konusu belgelerle ilgili kanaat ise şu şekildedir:
...’nın Eli Ürünü Olanlar Kuvvetle Muhtemel ...’nın Eli Ürünü Olanlar ...’nın Eli Ürünü Olmayanlar Yeterli Kanaat Oluşmayanlar ..
4. Mali müşavir bilirkişi... tarafından her iki tarafın ticari defter ve kayıtları hakkında 02.09.2015 tarihli rapor ile 30.11.2016 ve 18.04.2017 ek raporlar düzenlenmiştir. Rapora göre; davacı tarafın 2012-2013 yılı yevmiye, envanter ve kebir defteri, davalı tarafın 2012-2013 yılı işletme defteri incelenmiştir. Yevmiye defterinin kapanış tasdiki süresinde yaptırılmıştır. Defterler genel kabul görmüş muhasebe usul ve esaslarına uygun bir şekilde tutulmuştur. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı tarafın düzenlediği toplam tutarı 92.000,38 TL olan 51 adet fatura davalı tarafın defterlerinde kayıtlıdır. Bu faturalar nedeniyle davalının 2013 yılına devreden borcu 7.795,15 TL’dir. 2013 yılındaki toplam 82.728,76 TL tutarındaki fatura tutarının ilavesiyle ödenmeyen borç tutarı 90.523,91 TL yapmaktadır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirttiği; davalı tarafça davacı şirket adına düzenlenen faturalardan ...-... numaralı olanlar (toplam tutarı 18.239,04 TL) davacı defterlerinde kayıtlı değildir, ... numaralı davalı faturaları ise davacı şirketin yevmiye defterinde kayıtlıdır. Bu faturalar iade faturası değil satış faturasıdır. Davalının düzenlediği bu faturalardan 2012 yılına ait olan toplam tutarı 20.370,31 TL olan kısmın karşılığı davacı defterlerine göre davalıya ödenmiştir. Keza 2013 yılına ait toplam tutarı 33.816,80 TL olan kısmın karşılığı da davacı defterlerine göre davalıya ödenmiştir. Davalı tarafın bu fatura karşılıklarının ödenmediği konusunda bir iddiası var ise bunun farklı bir davanın konusu olabileceği belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından 16.09.2022 tarihli ek rapor düzenlenmiştir. Ek rapora göre; İstinaf Mahkemesi kararında belirtilen davalının takas define konu ettiği davacı defterinde kayıtlı toplam tutarı 54.187,11 TL olan.... numaralı) davalı faturaları için davacı tarafça ödeme belgesi sunulmamıştır. Bu miktarın mahsubu sonucunda davacı alacağının 36.336,80 TL olacağı belirtilmiştir.
5. Mahkememizin 24.06.2022 tarihli ara kararı ile İstinaf Mahkemesi kararı uyarınca davacı tarafa itirazın iptali isteminin ‘işlemiş faiz’ istemini kapsayıp kapsamadığını açıklamak ve 63,01 TL eksik harcı yatırmak üzere süre verilmiş ancak davacı tarafça eksik harç yatırılmamıştır. IV- GEREKÇE 1. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 23.06.2017 tarih ...- sayılı hükümle davan kısmen kabulüne ve icra takibinin 90.523,91 TL asıl alacak için devamına karar verilmiştir. Hükme karşı davalı taraf istinaf başvurusunda bulunmuştur. Gaziantep BAM 11. Hukuk Dairesi 17.03.2022 tarih ... sayılı kararla hükmü davalı yararına kaldırmıştır. Karara göre; takip talebinde alacak miktarı 95.700,17 TL (asıl alacak + işlemiş faiz) olmasına rağmen dava dilekçesinde itirazın iptali talep edilerek 92.008,39 TL dava değerine göre peşin harç yatırılmıştır. Bu durumda HMK 31. Maddesi uyarınca davanın takip talebindeki işlemiş faiz alacağını kapsayıp kapsamadığının davacı tarafa açıklattırılıp kapsıyorsa eksik harcın yatırtılması gerekmektedir. Davalı tarafça düzenlenen ve davacı defterinde kayıtlı toplam 54.187,11 TL tutarlı faturalara numaralı) ilişkin davacı defterindeki ‘ödendi’ kaydı ödeme hususunu ispata yeterli değildir. Davalı tarafın cevap dilekçesindeki bu faturalara ilişkin takasa definin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. 2. 6100 sayılı HMK 190, 194, 200, 201 ve 222. maddesi şu şekildedir: Madde 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Madde 194- (1) Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. (2) Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Madde 200- (1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Madde 201- (1) Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Madde 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. 3. Davacı taraf 51 adet faturaya dayanarak takip ve dava ikame etmiştir. Davalı tarafın savunmaları ise şu noktalarda toplanmaktadır: a) Davalı tarafından düzenlenen.... numaralı faturalar nedeniyle davalı davacıdan alacaklıdır (takas defi), b) Davacı tarafından düzenlenen 07.08.2013 tarih... numaralı 5.670 TL tutarlı ve 06.08.2013 tarih ... numaralı 6.140,88 TL tutarlı faturalara konu mallar davacıya iade edilmiştir, c) Davacının teslim ettiği fidelerin siparişe uygun değildir,
d) Bazı sevk irsaliyelerinde malı teslim alan olarak isim ve imzası bulunan; ... davalı çalışanı değildir. Ayrıca toplam 24 irsaliyedeki imza ...’ya ait değildir. Dava ve takibe dayanak yapılan faturalardaki mal ve hizmetin teslim edildiğini ispat külfeti davacı tarafa düşmektedir. Davacı tarafın bu yükümlüğü yerine getirmesi halinde bedelin ödendiğini ispat yükü davalı tarafa düşmektedir. Keza iade faturasına konu malların davacıya iade edildiğini, takasa define konu alacak miktarını ve teslim alınmış malların siparişe uygun olmadığını/ayıplı olduğunu ispat yükü davalı tarafa düşmektedir. Davalı tarafın cevap dilekçesi ile ileri sürdüğü; davalı tarafından düzenlenen ... numaralı faturalar davacı defterinde kayıtlı olduğundan fatura konusunun davacıya teslim edildiği ispatlanmıştır. Davacı defterlerindeki bu faturaların karşılığının ödendiğine ilişkin kayıt İstinaf Mahkemesi kararında belirtildiği gibi tek başına yeterli değildir. Davacı taraf bu fatura karşılığının ödendiğine dair başkaca delil sunmamıştır. Bu nedenlerle bu faturalara ilişkin takas definin kabul edilerek davacı alacağından mahsup edilmiştir. Davalı tarafın; 07.08.2013 tarih... numaralı 5.670 TL tutarlı ve 06.08.2013 tarih ... numaralı 6.140,88 TL tutarlı faturalara konu malların davacıya iade edildiğini ispat yükü davalı tarafa düşmektedir. Davalı taraf iade ile ilgili belge sunmamıştır. Davacı defterlerinde bu fatura konusu malların geri alındığına ilişkin kayıt bulunmamaktadır. Bu nedenlerle savunmanın ispatlanmadığı sonucuna varılmıştır. Davalı tarafın; teslim edilen fidelerin siparişe uygun olmadığına ilişkin savunması yönünden; teslim edilen malların siparişe uygun olmadığı/ayıplı olduğunu ispat yükü davalı tarafa düşmektedir. Davalı taraf bu savunmayla ilgili hiçbir delil/belge sunmamış hangi malların ayıplı olduğunu dahi açıklamamıştır. Davacı defterlerinde bu savunmaya ilişkin kayıt bulunmamaktadır. Bu nedenlerle savunmanın ispatlanmadığı sonucuna varılmıştır.
Davalı tarafın; bazı sevk irsaliyelerinde malı teslim alan olarak isim ve imzası bulunan (...) kişilerin davalı çalışanı olmadığı ayrıca toplam 24 irsaliyedeki imzanın ...’ya ait olmadığı savunması yönünden; Grafoloji ve sahtecilik uzmanı tarafından düzenlenen raporda irsaliye ve teslim belgelerindeki imzalar yönünden inceleme yapılmıştır. Bu rapora göre bazı irsaliye/teslim belgelerindeki imzalar davalıya ait olmamakla birlikte dava/takip konusu faturalar davalı defterlerinde kayıtlıdır. Bu mali müşavir tarafından düzenlenen ilk rapor ile ek raporlarda çok açık bir şekilde belirtilmiştir. Faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olması malların teslim edildiğini göstermektedir. Bu nedenle irsaliye/teslim belgelerindeki imzaya itiraz ile bazı teslim alan kişilerin davalı çalışanı olmadığı yönündeki itirazın dinlenme imkanı bulunmamaktadır. Sonuç itibariyle davalı tarafın defterlerindeki kayda göre faturalardaki malların davalıya teslime edildiği hususu ispatlanmamıştır. 2012 yılındaki kısmi ödemenin mahsubundan sonra bakiye ödenmeyen borç 90.523,91 TL’dir. Bu tutardan takas define konu 54.187,11 TL tutarın mahsubundan sonra bakiye davacı alacağı 36.336,80 TL’dir. Bu nedenlerle davanın kısmen kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. İstinaf Mahkemesi kararı uyarınca davacı tarafa dava konusu istemin takip talebindeki ‘işlemiş faiz’ alacağını kapsayıp kapsamadığını açıklamak ve eksik harcı yatırmak üzere sonuçları ihtar edilerek kesin süre verilmesine rağmen davacı taraf açıklama yapmaktan ve eksik harcı yatırmaktan kaçınmıştır. Bu nedenle 24.06.2022 tarihli ara karar uyarınca davanın takip talebindeki işlemiş faiz istemini kapsamadığı kabul edilmiştir. V- KANUN YOLLARI 6100 sayılı yasanın 341. ve 348. maddesi şu şekildedir: Madde 341- (1) İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. (2) Miktar veya değeri 3.110,00 Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda 3.110,00 Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 3.110,00 Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir. Madde 348- (1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir. (2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir. 6100 sayılı HMK 341. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle miktar veya değeri 3.110,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Somut olayda, mahkememizdeki dava konusu bu tutarın üzerinde olduğundan hükme karşı tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı bulunmaktadır. İstinaf talebinin kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer asliye ticaret mahkemesine verilecek dilekçeyle yapılması gerekmektedir.
H Ü K Ü M
1-Davanın kısmen kabulüne, Adana 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline. Takibin 36.336,80 TL asıl alacak için devamına fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine. Davalı tarafın %20'i tazminat isteminin reddedilen kısım yönünden davacı tarafın kötü niyetli takipte bulunduğu ispatlanmadığından reddine.
2-Alınması gereken 2.482,16 TL ilam harcından, 1.571,30 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 910,86 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (Mahkememizin 13/04/2020 tarih ... esas ... karar ... numaralı harç tahsil müzekkeresinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 3-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine. 4- Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine. 5- Davacı tarafından yatırılan 25,20 TL başvurma harcı, 1.571,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.596,50 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine. 6- Davacı tarafından harcaması yapılan 29 tebligat gideri 290,90 TL, 3 müzekkere gideri 12,50 TL ve bilirkişiler ücreti 1.100,00 TL olmak üzere toplam 1.403,40 TL yargılama giderinden davanın kabulüne tekabül eden 554,24 TL 'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine. 7- Davalı tarafından yapılan 179,05 TL yargılama giderinden davanın reddine tekabül eden 108,33 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine. 8- HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine. Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip ...
Hakim ...