İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/329 E. 2025/887 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/329
- Karar No
- 2025/887
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.BEYANLAR: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... asıl borçlu olarak ... A.Ş. ile yaptığı kredi sözleşmesi kapsamında müvekkili ... , ... , ... müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıklarını, müvekkilinin borcun yalnızca 20.000,00 TL'lik kısmına kefil olduğunu, kredi sözleşmesininden doğan borcun ödenmemesi nedeniyle söz konusu kişiler hakkında 29/04/2009 tarihinde Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (... Esas) sayılı dosyasından 15.218,23 TL ve ... Esas (... Esas) sayılı dosyasından 35.774,59 TL takip çıkışı olmak üzere iki ayrı dosyadan icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin malvarlığına haciz uygulanması nedeniyle 25/03/2011 tarihinde davalı bankaya 12.989,84 TL anapara, 54,90 TL masraflar, 433,58 TL ve 21,68 TL temerrüt faizi ödemesi yaptığını, söz konusu icra takiplerinden kaynaklı asıl borca, faize, oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini davanın kabulü ile yapılan ödemelerin kabulü ve borçlu olmadıklarının tespit edilmesini, şayet mahkeme aksi kanaatte ise kefil sıfatıyla sorumlu olduğu azami miktar üzerinden bu ödemelerin takip talebi/ödeme emrinde uygulanan dönem faizleriyle birlikte mahsup edilmesini, davalı banka hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Bankası vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Öncelikle davacı tarafın davasının zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından süresinde dava açılmadığını, müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi ile Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalanmış ve Davacı ... da sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşmeye istinaden taksitli ticari kredi, gayrinakdi çek kerdileri, ticari kredi kartı ve bireysel kredi kartı kullanılmış ancak sözleşme yükümlülükleri ihlal edilerek borç ödenmediğini, ayrıca 13 yıl boyunca devam eden icra takibine karşı herhangi bir şekilde itiraz etmemiş olan, menfi tespit davasını 13 yıl aradan sonra açan davacının iyiniyetli olmadığı açıkça anlaşıldığını, davacının bu kadar uzun süre söz konusu icra dosyalarına ilişkin herhangi bir dava açmayıp 13 yıl aradan sonra dava açması hayatın olağan akışına da aykırılık teşkil ettiğini, alacağını uzun yıllar tahsil edemeyen müvekkili banka, ... numaralı tüketici kredisi ile alacağı 14.06.2012 tarihinde ... A.Ş.’ye, ... numaralı tüketici kredisi, ... numaralı taksitli ticari kredi, ... , ... ve ... numaralı gayrinakdi çek kredileri, ... ticari kredili mevduat hesabı ile ... numaralı bireysel kredi kartı ile alacağı için açılan T.C. Konya . İcra Dairesi ... , Konya . İcra Dairesi ... , Konya . İcra Dairesi ... , Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyaları İcra dosyası 01.12.2011 tarihinde ... A.Ş.’ye temlik ettiğni, işbu nedenle söz konusu haksız tarafın muhatabı müvekkili banka olmadığını beyanla; Davacı taraf süresinde dava açmamış ve müvekkili banka söz konusu alacaklarını temlik ettiğini, müvekkili banka söz konusu davanın muhatabı olmadığını, davacı imzalana sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ve borçların tamamından sorumlu olduğunu, sayın mahkememizce yapılacak yargılama ile usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Temlik eden ... Bankası ile dava dışı asıl borçlu ... arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi ile Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını ve davacı ... da sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davacı ... , dava konusu takiplere ilişkin borçlarını ödemediğini, ... müteselsil kefil olup borçların tamamından sorumlu olduğunu, ilgili dosyalar temlik sonucu taraflarınca takip edilmekle birlikte Konya . İcra Dairesi ... E. ve Konya . İcra ... E. sayılı dosyalar yenilenmiş olarak devam ettiğini, davacı tarafından dosyaya icra takip konusu olan alacakların ödendiğine dair belge sunulması gerektiğini, tanıkla ispatı mümkün olan bir husus olmadığını, davacı, dosyaya delil olarak herhangi bir somut delil sunmadığını aksine soyut bir takım iddialar ileri sürmekle yetindiğini, davacının soyut iddiaları için tanık dinletilmesine de muvafakatleri bulunmadığını, ayrıca 13 yıl boyunca devam eden icra takibine karşı herhangi bir şekilde itiraz etmemiş olan, menfi tespit davasını 13 yıl aradan sonra açan davacının iyiniyetli olmadığının açıkça anlaşıldığını, davacının bu kadar uzun süre söz konusu icra dosyalarına ilişkin herhangi bir dava açmayıp 13 yıl aradan sonra dava açması hayatın olağan akışına da aykırılık teşkil ettiğini beyanla; Usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.GÖNDERME KARARI VE GEREKÇESİ: Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2022 tarihli ... esas ve ... karar sayılı kararı ile "Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 gün ve 1232 sayılı kararı ile 15/12/2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere bakmak üzere, Konya'da . Asliye Ticaret Mahkemesi ihtisas mahkemesi olarak belirlendiğinden, dosyanın ilgili ihtisas mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş" gerekçesiyle mahkememize gönderilmiştir. 3.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER ile DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Bilirkişi ... 12.06.2023 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Toplamda ... ... numaralı tasfiye olunacak alacaklar hesabına 12.989.84 TL + 433.58 TL + 21.68 TL + 13.500.00 TL + 1.428.57 TL + 14.928.57 TL Tahsil edildiğiNİ, Bu anlamda davacı ... Bankaya Borcu yaptığı ödemeler nedeniyle: 20.000.00 TL Kefalet Limiti - 14.928.57 TL Bankaya yaptığı ödemeler = 5.071.43 TL olarak hesaplandığı kanaatine varılmıştır. Bilirkişi ... 28.09.2023 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Toplamda ... ... Numaralı tasfiye olunacak alacaklar hesabına 12.989.84 TL + 433.58 TL + 21.68 TL = 13.500.00 TL + 1.428.57 TL = 14.928.57 TL tahsil edildiği kanaatine varılmıştır. Bilirkişi ... 15.04.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Konya . İcra Dairesinin ... esas dosyasına ait hesaplamada 197.536,68 TL güncel borç miktarının olduğunu, Konya . İcra Dairesinin ... esas dosyasına ait hesaplamada 6.949,82 TL güncel borç miktarının olduğunu, Konya . İcra Dairesinin ... ESAS dosyasına ait hesaplamada 457.584,31 TL güncel borç miktarının olduğunu, Konya . İcra Dairesinin ... esas dosyasına ait hesaplamada 67.889,83 TL güncel borç miktarının olduğu kanaatine varılmıştır. Bilirkişi (... ... ... ) 21.02.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; 05.12.2007 tarihinde aynı sözleşmenin limitinin 20.000,00 TL daha artırılarak toplam limitinin 45.000,00 TL'ye çıkarıldığını, müşterek Borçlu Müteselsil kefil Sıfatıyla Genel Kredi sözleşmesine sonradan Kefil edilen Davacı ... 20.000,00 TL kefil sıfatıyla imzalarının alındığını, ... Bankası A.Ş. Tarafından 01.12.2011 tarih ... nolu Temlik Sözleşmesi ile 24.11.2011 tarihi itibariyle nakit alacaklarını tüm faizleri ve sair ferileri ve teminatları ile birlikte ... A.Ş.' ye temlik ettiğini, davacı ... Asıl Borçluya kefalet tarihi 05.12.2007 olup, ... nolu Taksitli Kredi Kredinin Banka tarafından kullandırım tarihide 05.12.2007 olduğunu, ... Nolu Taksitli Ticari Kredi, 05.12.2007 tarihinde 24 ay vadeli Aylık %1,75, yıllık %21,00 faiz oranından aylık eşit taksit 1.038,06 TL ödemeli toplam 20.000,00 TL Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığını, Kredi Geri Ödeme Planına kefil olarak "... imzasının alındığı görüldüğünü, kredi taksitleri ödenmediği için 18.02.2009 tarihinde takip hesaplarına aktarıldığı tespit edildiğini, borcun ödenmemesinden dolayı, Kulu Noterliği' nin 19.02.2009 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı Kat İhtarının düzenlendiğini, Kulu Noterliği' nin 19.02.2009 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı Kat İhtarı davacı Kefile tebliğ edilemediğinden Takip tarihinde Temerrüt gerçekleşeceğinden Temerrüt tarihi , Takip tarihi 24.04.2009 tarihi olacağını, Konya . İcra Dairesinin (... Eski) (... YENİ) Esas sayılı dosyası ile 24.04.2009 Tarihinde "İlamsız Takipte Ödeme Emri" ile takip başlatıldığını, davacı tarafından Asıl Borçlu ... Bankadaki takip hesabına 25.03.2011 tarihinde 13.500,00 TL, ödeme yaptığını beyan etmesine rağmen Davalı Banka tarafından dosyaya ibraz edilen 04.04.2022 tarihli banka extrasında 06.04.2011 tarihinde ... nolu hesaba kefil sıfatı ile ... teslimi olarak 1.428,57 TL ödeme yapıldığı şerhinin düşüldüğü tespit edilmişse de davacı tarafından ödeme beyanında bulunulmadığından hesaplamada esas alınmadığını, 24.04.2009 İcra takip tarihi itibariyle; Davalının, davacı ... 14.073,79 TL anapara, 533,63 TL Faiz, 26,68 TL BSMV olmak üzere toplam 14.634,10 TL alacağının olduğu hesap edildiğini, Konya . İcra Müdürlüğü (... ESKİ) ve (... YENİ) İcra Dosyası Takip Talebinde 15.218,23 TL tutarındaki toplam alacağa Takip Tarihinden itibaren (Yıllık %80,00) faiz oranı talep edildiğini, 2009 yılı Kredilere uygulanan azami kredi faiz oranı davalı tarafça dosyaya sunulmadığından temerrüt faiz oranı tespit edilemediğini, bankaca Temerrüt faizi, Borçlu Cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceği, taahhüt altına alındığını, Konya . İcra Müdürlüğü (... Eski) (... Yeni) Takip 05.12.2007 Tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden yapıldığını, davacı yönünden Konya . İcra Müdürlüğü ... nolu takip mükerrer olmayıp, bu dosya alacağı dava dışı ... ve önceki kefillerin temerrüte düşmesinden kaynaklı borç olduğunu, davacının borcu Konya . İcra Müdürlüğü (... ) (... ) nolu takipten kaynaklı olduğu diğerlendirildiğinde dosya borcunun bilirkişi heyetinin tespit ettiği temerrüt faizine göre dosya hesabının takip çıkış miktarı 14.634,10 TL'ye 18,10 İlk takip masrafı, 77.150,59 Dava tarihinde kadar işleyene faiz, 2.341,46 İcra vekalet ücreti, 665,85 Ödemeler haricen harcı, 79,20 İcra Masrafı, 3.857,53 İşleyen Faizin %5 BSMV'si, olmak üzere dava tarihi 10.05.2022 itibariyle 98.746,83 TL den ödemeler toplamı 13.500,00 TL düşüldüğünde 85.246,83 TL 10.05.2022 tarihi itibariyle borç olduğunu, davalı alacaklının talep ettiği,15218,23 TL takip çıkış miktarı üzerine 18,10 İlk takip masrafı, 146.953,50 Dava tarihinde kadar işleyene faiz, 2.434,92 İcra vekalet ücreti, 692,43 tahsil harcı, 79,20 İcra Masrafı, 7.347,68 İşleyen Faizin %5 BSMV'si, 172.744,05 TL'den ödemeler toplamı 13.500,00 TL düşüldüğünde 159.244,05 TL 10.05.2022 dava tarihi itibariyle borç olduğu kanaatine varılmıştır. Bilirkişi (... - ... - ... ) 26.05.2025 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Kök raporda kefil borçlu hakkında başlatılan takipten dolayı takip tarihi kefilin temerrüte düşmüş olduğu değerlendirilerek hesaplama yapılmışsa da kefilin temerrütünü düzenleyen Kanun maddelerine göre davacı borçlu ... alacağın kat ihtarı ve ödeme emrinin tebliğ edilmediğini, kefilin müracaatı ile temerrütün oluştuğunu, ödemenin yapıldığı 25.03.2011 tarih itibariyle bankaca hesaplanan kefaletten kaynaklı bakiye borcun ödendiğini, bu nedenle davacı kefil ... 20.000,00 TL’lik kefaletten dolayı temerrüdün oluştuğu 25.03.2011 tarihi itibariyle bakiye borcun (Bankaca hesaplanahrak) ödenmiş olması nedeniyle temerrüt tarihi itibariyle bakiye borcun olmayacağı kanaatine varılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında uyuşmazlık konusunun Bankacılık Sözleşmesine dayalı menfi tespit ve istirdat taleplerine ilişkin olduğu görülmüştür. Kredinin tanım olarak 5411 sayılı Bankacılık Kanununda (Ban. K) kanun koyucu tarafından bir belirlemesi yapılmamıştır. Bununla birlikte kredi sınırlarının çizilmesinde bankanın hangi işlemlerinin kredi sayılacağı hususu Ban. K madde 48 belirlenmiştir. Buna göre, krediler, bankalarca verilen nakdî krediler ile teminat mektupları, kontrgarantiler, kefaletler, aval, ciro, kabul gibi gayri nakdî krediler ve bu niteliği haiz taahhütler, satın alınan tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçları, tevdiatta bulunmak suretiyle ya da herhangi bir şekil ve surette verilen ödünçler, varlıkların vadeli satışından doğan alacaklar, vadesi geçmiş nakdî krediler, tahakkuk etmekle birlikte tahsil edilmemiş faizler, gayrinakdî kredilerin nakde tahvil olan bedelleri, ters repo işlemlerinden alacaklar, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer sözleşmeler nedeniyle üstlenilen riskler, ortaklık payları ve Kurulca kredi olarak kabul edilen işlemler izlendikleri hesaba bakılmaksızın bu kanun uygulamasında kredi sayılacağı şeklinde düzenlenmiştir. Kredinin birden çok çeşidi olmakla beraber uygulamada en çok kullanılan tür nakit ödeme yapılmak suretiyle verilen kredilerdir. Bu tür ise, nakdi kredi olarak tanımlanabilecektir. Bu itibarla kredi kartı hesabı suretiyle kullandırılan kredi, tüketici ya da ticari krediler nakdi krediye örnek olarak verilebilecektir. Nakdi kredinin alt türlerinden olan sabit vadeli para ödüncü kredisinde değinilecek olursa; banka parayı bir defada kredi alana verecek, kredi alan ise almış olduğu bu para ödüncünü tek defada veya taksitler halinde kararlaştırmış oldukları vadede geri ödeyecektir. Bu kredi sözleşmelerinde cari hesap şeklinde çalışmaz. Bu nedenle kredinin yenilenmesi, döner çalışması söz konusu değildir. Banka krediyi bir defada verir, kredi alan ödeme yapmakla belli limite kadar tekrar kredi çekme imkânı yoktur. Kredi belli bir limite kadar cari hesap şeklinde açılmamıştır. Bu sebeple kredi alanın ödemeler yaparak krediyi döner olarak kullanması mümkün değildir (... ... : Kredi ve Kredi İşlemlerinin Hukuki Açıdan Değerlendirilmesi, Pamukkale Journal of Eurasian Socioeconomic Studies 6/2 (Aralık2019), 45-46). Kredi Sözleşmesinin genel hükümler bağlamında hukuki niteliği; Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 386 ve devamında düzenlenmiştir. Kanuni tanım da dikkate alındığında, kanun koyucu tüketim ödüncüne ancak ya bir miktar para ya da tüketilebilen bir şeyin söz konusu olabileceği, ödünç verenin bu ödüncü devretmeyi yükümlendiği, ödünç alanın ise aynı nitelik ve miktardaki şeyi geri vermeyi taahhüt ettiği tam iki tarafa borç yükleyen, rızai sözleşme olarak tanımlamıştır. Sözleşmenin rızai niteliği sebebiyle; banka ve kredi talep edenin anlaşması halinde artık sözleşmenin kurulacağı yorumu yapılabilecektir. Bu nedenle ayrıca paranın devredilmesi şart değildir. Bu hususa ilişkin ihtilaf olması halinde ancak tarafların yükümlülükleri dairesinde bakmak ve değerlendirmek gereklidir (... ,s.47). Kanun koyucu, ticari olmayan tüketim sözleşmelerinde ancak kararlaştırılmış olması halinde faiz istenebileceğini belirlemişken, ticari işlerde ise, tarafların bu konuda herhangi bir anlaşması olmasa bile faiz talebinde bulunulabileceği şeklinde düzenleme yapmıştır. Kefalet Sözleşmesi irdelenecek olursa, ilgili sözleşme TBK madde 581 ve devamında düzenlenmiş olup, kefilin alacaklıya karşı borçlunun borçlarını ifa etmemesi halinde ödemeyi kişisel olarak üstlenmesi hali olarak tanımlanmıştır. Kefalet, halihazırdaki borç için yapılabileceği gibi gelecekte doğacak borç için de yapılabilecektir. Yine sözleşme, yazılı şekilde yapılması gerekli olup, kefilin sorumlu olacağı miktarın ve kefalet tarihinin yazılması da geçerlilik şartı olarak düzenlemiştir. Kefaletin türü bakımından ayırım ise, kefilin sözleşmeye müteselsil kefil olduğunu açıkça belirtmesi gerekli olup aksi halde adi kefalete ilişkin hükümlerin uygulanması gereklidir. Bunun önemi ise, adi kefalet halinde alacaklı, istisnai hükümler hariç öncelikle borçluya başvurmadan kefilin sorumluluğuna gidemeyecekken, müteselsil kefalette ise, alacaklı borçlu yerine kefile doğrudan takibe geçme imkanına sahip olacaktır. Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; davalı temlik eden banka ile dava dışı ... arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, davacının ise ilgili kredi sözleşmesi yönünden kefil sıfatına haiz olduğu, asıl borçlu sıfatına sahip olan ... borçlarını ifa etmemesi sebebiyle temlik eden banka tarafından icra takibine girişildiği, davacının da kefil olması sebebiyle aynı takipler yönünden borçlu olduğu, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, icra takipleri tarihleri dikkate alındığında dava dışı borçlunun borcunun devam ettiği, davacının da kefil sıfatına haiz olması sebebiyle borçlu konumda olduğu, borcun tamamen ifasına ilişkin herhangi bir ödemeye ilişkin belgenin de bulunmadığı beraber değerlendirildiğinde davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Başvuru harcı ödenmemiş olduğundan 615,40 TL başvuru harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Peşin harç ödenmemiş olduğundan 615,40 TL peşin harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalının yaptığı masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 7-Karardan sonra yapılacak masrafların davacı tarafa yüklenmesine 8-Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas (eski esas ... esas), ... esas ve ... ( ... eski esas) sayılı dosyalarının karar kesinleştiğinde mahkemesine iadesine, 10-Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas (... eski esas) sayılı dosyasının karar kesinleştiğinde mahkemesine iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025
Katip Hakim