İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/265 E. 2024/217 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/265
Karar No
2024/217
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/265 Esas KARAR NO : 2024/217

DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü, Unvan Terkini DAVA TARİHİ : 05/10/2022 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/11/2024

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı tarafın müvekkiline ait ticaret unvanı ve markalarını haksız yere tescil ettirdiğini, bununla kalmayarak müvekkili aleyhine fuar esnasında delil tespiti yaptırdığını, davalının Bakırköy ...... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyasında talep ettiği ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesi üzerine Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yaptıkları şikayet kapsamında müvekkilinin, fuar alanında iken arama ve el koyma kararı aldırarak müvekkili şirketin tabela ve ürünlerinin üzerinin örtülmesini sağladığını, davalının, müvekkilinin ticari faaliyetini takip ettiğini ve müvekkilinin hangi marka ile Türkiye'ye giriş yapacağını takip ettiğini, davalı tarafın tescillerinin müvekkilinin marka tescillerine yanaşma eylemi gösterdiğini, bu nedenlerle , davalı adına tescilli ...... ve ...... tescil nolu markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve Davalı şirket ticaret unvanından "......" ibaresinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Müvekkili olan firmanın dava konusu marka hakkını, dönemin marka sahibi ...... Co.Ltd. şirketinin izni ve bilgisi dahilinde tescil ettirdiğini, müvekkil olan firmanın kendisine ait ....... isimli markayı dava dilekçesinde ismi geçen ...... Co.Ltd. İsimli firma nezdinde kullandığını ve işbu firmanın kapanması sonrasında ticari faaliyetlerine kendi şirketi üzerinden devam edeceği ve işbu markayı ülkemizde tescil ettireceğini dönemin marka sahibine bildirdiğini, ve marka sahibinin bu konuda onayını aldığını, ..... Co.Ltd. Şti'nin '......' isimli markanın müvekkili olan ...... tarafından tescil edilmesinden önce yine müvekkili olan ...... ve firması dışında '......' markası ile ülkemizde hiçbir pazarlama ve satışı olmadığını, dava konusu marka ve makineleri ülkemizde tanıtan, ayrıca bu markaya ayırt edicilik özelliği kazandıran iş sahibinin müvekkili olan ..... olduğunu, dava dilekçesinde fotoğrafı delil olarak kullanılmış olan fabrikaların şu anda mevcut yerlerinde bulunmadığını, sonuç olarak bu şekilde müvekkili olan firma nezdinde markadan vazgeçildiği ve markanın artık kullanılmayacağı yönünde bir intiba bırakıldığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü ile unvan terkini taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ...... tescil numaralı markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Aynı kanunun 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. 6102 Sayılı TTK'nın 50. Maddesi ile, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkının sadece sahibine ait olduğu ve yine aynı kanunun 52. Maddesi ile, ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebileceği belirtilmiştir. Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 30/10/2023 tarihli raporda sonuç olarak; Davalı yana ait dava konusu markaların SMK 6/1, 6/2, 6/3, 6/9 hükümleri kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığını, SMK 6/6 hükmü çerçevesinde davalı yan adına tescilli dava konusu markalardan ..... tescil numaralı “......” ibareli marka, www......com uzantılı alan adının esas unsuru olan “......” ibaresini bulunduruyor olması ve ilgili internet sitesinin kullanıma başlamasının ardından 7 yıl sonra tescil edilmiş olması sebebiyle iltibasa yol açtığı ancak www...... com uzantılı alan adının sahiplik bilgilerine ulaşılamaması sebebiyle davalı yana ait ...... tescil numaralı “......” ibareli marka bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğundan bahsedilemeyeceğini, www......com uzantılı alan adının davacı yana ait olduğunun tespiti halinde davalı yana ait ..... tescil numaralı “...... ” ibareli marka bakımından hükümsüzlük şartlarının oluştuğundan bahsedilebileceğini, davalı yana ait ticaret unvanının terkini koşullarının oluşmadığını, dosyada yer alan “.....” evrakın heyetlerince incelenememiş olduğunu bildirmiştir. Bilirkişi raporunda bahsi geçen evrakların tercümesi yaptırılarak dosya ek rapor düzenlenmek üzere önceki heyete tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 01/03/2024 tarihli ek raporda sonuç olarak; dava konusu markaların SMK 6/1 ve 6/3 hükümleri kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığını, tercüme edilerek sunulan evrakların incelenmesinin ardından kök rapordan ayrı olarak; ...... tescil numaralı “...... ” ibareli marka ile davacı yanın hak sahibi olduğu "........" unsurlu markanın yüksek benzerliği çerçevesinde ilgili markanın SMK 6/2 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğunun değerlendirilebileceğini, ancak davalı yana ait ...... tescil numaralı “......” ibareli marka ile davacı yanın devir aldığı markaların görsel, işitsel, fonetik ve anlamsal açılardan benzememesi nedeni ile SMK 6/2 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilemeyeceğini, tercüme edilerek sunulan evrakların incelenmesinin ardından kök rapordan ayrı olarak; Davacı tarafından sunulan tercüme edilmiş bir web sitesi görüntüsünde futex-machine alan adı için kabul edilen tarih olarak 2020.02.10 tarihi, organize eden birim olarak ...... .... Co., Ltd. unvanlı firmanın yazdığının görülmesi, taraflarınca kök Raporda yaptığımız inceleme sonucu ..... sorgusunun yapılmasını akabinde www.....com uzantılı alan adının 8 Ağustos 2014 yılından itibaren tescilli olduğunu, alan adının sahiplik bilgilerinin gizlenerek kayıt edilmesi nedeniyle alan adı sahiplik bilgilerine ulaşılamadığı ancak www......com uzantılı alan adı içerik sağlayıcısının davacı yan olduğu tespit edilmesi, bu gerekçeler ile davacı tarafından sunulan belge ile www......com uzantılı alan adının davacı yana ait olduğu mahkemece takdir edilirse davalı yana ait ..... tescil numaralı “.....” ibareli markanın SMK 6/6 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceğini, yine ilgili site ile ilgili bu yönde kabulün gerçekleşmesi halinde davalı yana ait ..... tescil numaralı “........” ibareli markanın SMK 6/9 hükmü kapsamında da hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği ve davalı yana ait ticaret unvanının terkini koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceğini, tercüme edilerek sunulan evrakların incelenmesinin ardından kök rapordan ayrı olarak; ...... tescil numaralı “......” unsurlu markanın SMK 6/9 kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceğini bildirmiştir. Davacı tarafça delil olarak dayanılan faturaların orijinal ve Türkçe tercümesinin birer sureti eklenerek ..... Kiralama A.Ş.'ne yazı yazılarak, faturaların tetkiki ile ticari defterlerine işlenip işlenmediği, bu faturaların hangi marka ürünlere ilişkin olduğunun bildirilerek, mümkünse bu ithalatlara dair evraklardan birer suretlerden çıkarılarak gönderilmesi istenilmiş olup, gelen yazı cevabı ardından dosya tekrardan bilirkişi heyetine ek rapor düzenlemek üzere tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 22/08/2024 tarihli ek raporda sonuç olarak; yapılan incelemeler neticesinde 1. Ek raporlarında arz edilen görüşlerinin devam ettiklerini bildirmiştir. Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, taraf iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporu ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin Çin Halk Cumhuriyeti menşeli olup, davalı marka tescil başvurusundan önce yüksek değere sahip 15 adet "........" markasını taşıyan ürünü dava dışı ...... Kiralama A.Ş. aracılığı ile Türkiye'ye ihracatını gerçekleştirdiği, davalı tarafın dosyada örneklerine yer verilen tanıtım evraklarında Çinli makine üreticisi ........ Holding'e bağlı "........" markalarının Türkiye mümessilliğini yapmaktayız şeklinde tanıtımda bulunup ayrıca Türkiye pazarında yaklaşık beş yıldır çalışmakta olduğunu belirttiği, bu haliyle "........" ibaresinin hak sahibinin davacı taraf olduğu ve bu durumun davalı tarafça bilindiği halde ...... tescil nolu markanın adına tescil edildiği, bu durumda SMK 6/2 maddesi kapsamında bu marka yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, yine davacı tarafın uzun zamandan beri "........ machıne" ibaresini alan adı olarak 2014 yılından beri kullanması ve bu haliyle SMK 6/6 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, özellikle davalının marka başvuru tarihinden üç yıl önce "........" markalı ürünler Türkiye ithal edilmiş olup, aynı sektörde faaliyet gösteren aynı ürünü ticari faaliyetlerine konu ettiren davalının markadan haberdar olduğu, ayrıca daha önceki sosyal medya içeriklerinden de markanın Çin menşeli firmanın Türkiye distribütörü olarak kendilerini tanıttığı ve buna rağmen markaları kendi adına tescil ettirip, sonrasında da bunları davacıya ve ithalatçılarına karşı kullanmak için faaliyetlerde bulunması karşısında tescilinin şantaj amaçlı kötü niyetli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak hükümsüzlük talebinin her iki marka yönünden de kabulü gerekmiştir. Davacının unvan terkini talebi yönünden yapılan değerlendirmede; ayrıntıları bilirkişi raporunda belirtildiği üzere www...... com alan adının 08/08/2014 tarihinden beri davacı tarafça kullanıldığı, davalı tarafın da bu durumu bildiği, daha önce davalı şirketin ticaret unvanı ..... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi iken, 2 Mart 2020 tarihli ticaret sicil gazetesi ile ilan olunan unvan değişikliği ile "........ Makine Mümessili Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" unvanını aldığı, dolayısıyla davalının eyleminin TTK 52 maddesi anlamında ticari dürüstlüğe aykırı olarak tescil edildiği sonuç ve kanaatine varılarak bu talep yönünden de davanın kabulü gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ...... tescil nolu markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, 2-Davalı şirket ticaret unvanından "........" ibaresinin terkinine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL ilam harcından, 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile, 346,90 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen hükümsüzlük davası yönünden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen unvan terkini davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 161,40 TL harç gideri, 351,00 TL tebligat - tezkere masrafı ve 10.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.012,40 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 8-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2024 Katip ....... ✍e-imzalıdır Hakim ...... ✍e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/265, K. 2024/217, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2022-265-e-2024-217-k-b2e164f6cafd