İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1345 E. 2026/171 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1345
- Karar No
- 2026/171
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2026/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR:1- : 2- VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 3- VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2022 KARAR TARİHİ : 05/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'nın yönetimindeki ... plakalı otomobilin ... günü davacı ...'ın yaya geçidinden geçtiği sırada çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, bu olay nedeniyle sürücü ...'ya karşı taksirle yaralama suçundan ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/ Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, çarpmanın etkisiyle müvekkili ...'ın ağır yaralandığını ve 15-20 gün boyunca ... ... Hastanesinde tedavi edildiğini, bu kaza sonucunda yaşamının tehlikeye girdiğini, ayrıca müvekkilinin kalça ve belinde birden çok kemiğinde kırılma meydana geldiğini, davalı ... 'nın ışık ihlali yaparak yaya geçidinde müvekkiline çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, söz konusu aracın bu kazada kusurlu olduğunun ... Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiğini, iş bu raporda bilirkişinin de belirttiği üzere; aracın Karayolları Trafik Kanununun 47-b 47-d 52-b 52-a 57-d , 74 ve 145-e Maddelerine aykırı davranarak kusurlu olduğunun ortaya konulduğunu, kaza sonucunda aracın zorunlu sigorta şirketi olan dava dışı ... Sigorta ile arabuluculuk anlaşması yapıldığını, müvekkilinin zararı teminat limitlerini aşması nedeni ile sigorta şirketi maddi tazminat yönünden poliçe limiti olan 430.000 TL için ibra edildiğini, ancak işleten ve sürücüye karşı dava ve talep haklarının saklı tutulduğunu, davalı kasko şirketi olan ... Sigortanın ise poliçe limiti olan 100.000 TL maddi ve manevi zararlarının tazmini için başvurulmuşsa da davalı şirket ile herhangi bir anlaşma yapılmadığını, ... ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabililm Dalı Bakanlığı tarafından düzenlenen 17.06.2021 tarihli raporda müvekkili ... ...'un engel oranının %61 olduğunun tespit edildiğini, bu kaza nedeni ile müvekkilinin ciddi bir maluliyetinin oluşmuş olup maddi ve manevi zararlarının karşılanmadığını, müvekkilinin meydana gelen kaza sonucunda hem ağır yaralandığını hemde günlerce hastanede yatarak tedavi gördüğünü, bu olay nedeniyle müvekkilinin psikolojik sıkıntılar da yaşadığını, bazı geceler rüyalarında kaza anını görüp sıçrayarak uyandığını, müvekkilinin psikolojik tedavi gördüğü ve travma sonrası stres bozukluğu yaşadığı sunulan raporlarda da açıkça görüldüğünü, anılan verilere istinaden davacı müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının tazmini için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen davalılarla anlaşma gerçekleşmediğini, davalı ...'nın ise aracın işleteni olması nedeni ile maddi ve manevi zarardan sorumlu olması nedeni ile davalı olarak gösterildiğini, açıkladıkları nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ; belirsiz alacak olarak daha sonra artırılmak üzere davacı ... için şimdilik 100,00 TL maddi tazminat, 75.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.08.2021'den itibaren yasal faiziyle birlikte, davalı sigorta şirketi için poliçe limiti olan 100.000,00-TL'ye kadar olmak üzere davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin müvekkili sigorta şirketinin yerleşim yerinin ... olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği; ... ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğunu, bu bakımdan yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili ... ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, KTK 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine usulüne uygun olarak müracaat edilmediğini, işbu nedenle davanın HMK 114 maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından usulden reddi gerektiğini, aleyhe hususları kabul etmemek kaydıyla kaza tespit tutanağının resmi belge niteliğinde olduğunu, dava konu kazaya ilişkin tanzim edilen KTK'ya göre sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, bu sebeple ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin meydana gelen zarardan sorumluluğunun ancak sigortalının kusuru kadar olduğunu, bahse konu kazada ise kazaya ilişkin kusur oranlarının belirlendiğini ve sigortalı araç sürücüsü ...'nın kusursuz bulunduğunu, iş bu nedenle her halükarda davanın kusur yokluğundan reddi gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla davacı ile ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı arasında yapılan arabuluculuk anlaşması neticesinde tazminat bedelinin ödenmiş olup, huzurdaki taleplerin reddi gerektiğini, her halükarda ödeme tarihine göre hesaplama yapılması gerektiğini, davaya konu kaza sonucunda davacı ile ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı olan ... Sigorta ile arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varıldığını, işbu anlaşmaya göre davacının zararının asıl alacak 390.000,00-TL olmak üzere karşılandığını ve davacının bahsi geçen ödeme sonrası poliçe azami limit olan 430.000,00 TL üzerinden davacının ... Sigorta'yı ibra ettiğini, dolayısıyla davacının meydana gelen kaza sonucunda uğramış olduğunu iddia ettiği zararın tümüyle karşılanmış olup, ödenmesi gereken bakiye bir tazminatın mevcut olmadığını, taraflarınca hiçbir şekilde kabul edilmemekle birlikte; ödeme tarihinde eksik ve yetersiz bir ödeme yapıldı ise bu durumda bakiye tazminat bedeli olup olmadığı tespit edilirken ödeme tarihindeki verilerin esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçe ve teminat limitinden doğan sorumluluğun dava dilekçesinde bahsi geçen 07/08/2022 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 25/09/2020 - 25/09/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi durumunda toplam sorumlu olabileceği azami 100.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirketin manevi tazminattan söz konusu poliçede İMM teminat limitinin azami %25 kadar sorumluluğunun söz konusu olduğunu, itirazları baki kalmak kaydıyla davacının maluliyetinin tespiti için ATK tarafından muayene edilerek uygun yönetmelik çerçevesince rapor düzenlenmesi gerektiğini, davacının maluliyetinin 16.10.2020 tarihli kaza neticesinde oluştuğuna dair uygun yönetmelik gereğince alınmış maluliyet raporu bulunmadığını, işbu nedenle kazazedenin ATK tarafından muayene edilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında ve davaya konu kaza sonucu meydana gelen yaralanmanın maluliyet üzerindeki etkisinin belirtilmek suretiyle sürekli sakatlık kurul raporu alınmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatının, bakıcı ve tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, itirazları baki kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP; Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olayda davacı tarafın araçlara yeşil ışık yandığı sırada davacının hızlı olursam geçerim mantığıyla hareket etmesi, telefonla konuşurken dikkatsiz bir şekilde hareket etmiş olması ve yaya geçidinden değil de araçların geçtiği yoldan trafiğe hızla girdiği için müvekkilinin davacıyı göremediğini ve kazanın gerçekleşmiş olması nazara alınarak davacı tarafça müvekkilleri aleyhine açılan hukuki dayanaktan yoksun ispatlanamayan davanın işbu kazanın meydana gelmesinde davacı ...'ın ağır (asli) kusurunun bulunduğu, müvekkillerinin kusurunun olmaması (ya da tali kusurlu olması), müvekkillerinin ZMMS sigortacısı tarafından maddi tazminat ödemesi yapılmış olması, müvekkillerinin ayrıca kasko sigortasının bulunması, maddi-manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı, hak ve nesafet kuralları, sosyal ekonomik durumları nazara alınarak usul ve esastan reddi gerektiğini, öncelikle işbu davaya karşı husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden itirazları bulunduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan raporda ve taraflarınca alınan uzmanlık mütalaasında davacı ...'ın %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacının telefonla konuşurken trafik ışığının bulunduğu yaya geçidinden değil de araç yolundan kontrolsüz şekilde yolun karşısına geçmeye çalıştığını, hem ... Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan raporda hem de taraflarınca alınan kusura ilişkin uzmanlık mütalaasında; kazanın yayaya çarpma şeklinde meydana geldiği kaza bölgesinin "T" ışıklı kavşak olduğunun görüldüğünü, tutulan kaza raporunda da kaza oluşumunun yaya geçidine 12 metre mesafede meydana geldiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığına hazırlanan 04.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda da aynı şekilde yaya geçidine 12 metre mesafede meydana geldiğinin belirtildiğini, davacının aslında yaya geçidinden değil de trafik akışının yoğun olduğu bir yolda kontrolsüzce ve hızla karşıya geçmek için yola atladığının belirtildiğini, bu haliyle davacının kazanın oluşumunda daha ağır kusurunun bulunduğu nazara alınarak öncelikle davanın reddi, aksi kanaatte olunması halinde ise kusuru oranında hem maddi hem de manevi tazminat miktarlarından indirim yapılması gerektiğini, davacı ...'nun gündüz vakti meskun mahalde karşıdan karşıya geçişlerini var olan yaya geçitlerinden yapması ve ışık sistemine göre hareket etmesi gerektiğinden görüntülere bakıldığında ikinci araçtan sonra yolu kontrol etmeden araçlar arasına girmemesi gerektiğinden cadde üzerindeki araçların mesafelerine ve hızlarına dikkat etmesi durumunda önlem alacak ve kaza gerçekleşmeyecek iken bu hususların aksine davranıp yaya geçidini kullanmayıp karayoluna kontrolsüz girerek kazaya sebebiyet verdiğini, kaza bölgesinin ışıklı kavşak olduğu yayalara ve araçlara ışık sisteminin çalıştığını, bu bölgenin ışıksız şekilde değerlendirmesi yapılamayacağını, kazanın oluşunu gösteren görüntülerin net olmadığı bu bölgede araç hareketleri ve yayanın hareketleri dikkate alındığında yayanın yola kontrolsüz şekilde giriş yaptığı ,kaplama üzerinde yaya geçidi çizgilerinin olmadığı trafik ışıkları üzerinde mevcut yaya geçidi levhalarının olduğu, sürücünün yol üzerinde dikkatini üst safhaya çıkararak hareket etmediğinden davacının %75 kusurlu olduğunun vurgulandığını, müvekkilinin alınan ilk ifadesinde de samimi olarak; "... Spor Salonunu önünde bulunan trafik ışıkları benim yönüme yeşil yanmakta olduğu için ışıklardan durmadan yoluma devam ettim. " şeklinde beyanda bulunduğunu, yani araçlara yeşil ışık yandığı sırada davacının hızlı olursam geçerim mantığıyla telefonla konuşurken dikkatsiz bir şekilde hareket ettiğini ve yaya yolundan değil de araçların geçtiği yoldan trafiğe hızla girdiği için müvekkilinin davacıyı göremediğini ve kazanın gerçekleştiğini, bu sebeple asli kusurlu olanın davacı olup, öncelikle davanın reddi, aksi halde ise kusuru oranında talep edilen tazminatlardan indirim yapılması ve ZMMS Sigortacısının ödediği tazminat miktarı düşüldükten sonra bir miktar tazminata hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını veya daha az kusuru bulunduğunu, bu sebeple ZMMS sigortacısının yaptığı ödeme düşülerek maddi manevi tazminat taleplerinin reddine, aksi kanaatte olunması halinde ise tazminat miktarlarından kusurları oranında indirim yapılması gerektiği kanaatinde olduklarını, işbu raporda; "Görüntülere bakıldığında sola dönecek araçlar aracın geçişinden sonra hareket ettikleri görülmektedir.... plaka sayılı araç ışık ihlalini yapmış olsa sola dönecek olan bir araçla kaza yapma olasılığı yüksektir. Bu nedenle aracın ışık ihlali yaptığı net değildir ve yapmadığı kanaatine varılmıştır. Görüntülere bakıldığında Bilgi sahibi ... siyah kıyafetli olduğu ve yoldan önce geçiş yaptığı ve yürüyüş yönü itibari ile ışığı görme ihtimali sıfırdır.İfadesinde Ben arkadaşım ...'nun Birkaç adım önünde yürüyordum kimse telefonuna konuşmuyordu arkadaşım ...'da konuşmuyordu şeklindedir Görüntülere bakıldığında ifade gerçeği yansıtmamaktadır, ... yoldan geçiş yaptıktan sonra iki araç geçiş yapmış ve devamında ... ... yola giriş yapmış ve kaza meydana gelmiştir. " şeklinde belirtildiğini, dolayısıyla görüntüler izlendiğinde dahi davacının yola kontrolsüz şekilde telefonla konuşurken girdiği, arkadaşı ... geçtikten sonra iki aracın daha yoldan geçtiği ve davacının bu iki araçtan sonra yola girdiğinin görüleceğini, kusur raporlarından da anlaşılacağı üzere; müvekkilinin aracı ile yol üzerini takiben doğru istikamette ilerlediği yay geçidi olan bölgede dikkatini üst safhaya çıkararak hareket etmesi gerektiğinden daha az kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini, kazanın meydana gelmesinin ve kazanın bu denli ağır sonuçlanmasının asıl sebebinin ...'ın araçlara yeşil ışık yandığı sırada yaya geçidinden değil de araç yolundan telefonla konuşurken dikkatsiz ve hızlı bir şekilde yola girmesi olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline izafe edilecek kusuru kabul etmediklerini, kabul etmemekle birlikte müvekkiline bir kusur izafe edilecekse de ancak tali kusurlu olabileceğini, davacının kontrol muayeneleri olacağı ve iyileşme halen devam ettiği için maluliyet oranının kesin olmadığını, kati maluliyet raporu iyileşme tamamlandığında alınabileceğinden tazminat miktarının belirlenebilmesi için bu hususun beklenilmesi gerektiğini, davacı tarafın her ne kadar davacının maluliyet oranına ilişkin dosyaya bir rapor sunmuş ise de işbu raporun devlet hastanesi veya üniversite hastanelerinden alınmış bir rapor olduğunu, davacılar tarafından sunulan bu rapordaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, davacının iyileşmesi halen devam etmekte olup kati maluliyeti oranını bu aşamada belirleyebilmenin mümkün olmadığını, ancak iyileşme tamamlandığında maluliyetinin belli olacağını, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının kusuru göz önüne alındıgında ve yargıtay içtihatları dogrultusunda kesinlikle çok fazla olduğunu, arz ve izah ettikleri nedenler ve re'sen gözetilecek hususlar ışığında; işbu haksız davanın esastan reddine, aksi kanaatte olunması halinde davacının ağır kusuru ve ZMMS sigortacısı tarafından yapılan ödemeler nazara alınarak hükmedilecek maddi ve manevi tazminat miktarından ciddi oranda indirim yapılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER; Kaza tespit tutanağı, ... CBS'nin 2021/ Soruşturma sayılı dosyası, ... 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/ Esas sayılı dosyası, trafik tescil kayıtları, ... kayıtları, tedavi kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması, ... Sigorta A.Ş. ZMM poliçe ve hasar dosyası, ... Sigorta A.Ş. ... poliçe ve hasar dosyası, ... ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporu, kaza görüntüleri, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Daire Başkanlığı Trafik Şube Müdürlüğü yazı cevabı, keşif, tanık beyanı, bilirkişi raporu, ... raporu, ... Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporu, aktüerya bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; 07/08/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu kaza tespit tutanağında; "Sürücü ... sevk idaresindeki ... plakalı aracı ile ... Caddesi üzerinde ... istikametine seyir halinde iken ... sokak kavşağını geçtiği esnada aracının sol ön köşesi ile, kendisine göre sağdan sola karşıya geçmeye çalışan ... doğumlu ... ...’a çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanın oluşumunda yaya ... ... 2918 Sayılı K.T.K’nun 68/1-B (Yaya Geçidini Kullanmamak) maddesi kuralını ihlal ettiği sürücü beyanı, kaza yeri incelemesi neticesinde anlaşılmıştır.’’şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davacı tarafça bildirilen tanıkların keşif mahallinde beyanlarının alındığı görülmüştür. Mahkememizce, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, kusur durumunun tespitine yönelik rapor düzenlenmesine karar verilmiş, yapılan keşif sonrası bilirkişinin 04/09/2023 tarihli raporu dosyaya ibraz ettiği, raporda özetle; dava konusu trafik kazasının incelenmesi sonucunda; ... plaka sayılı otomobil sürücüsü davalı ...’nın: olay mahalli yol üzerindeki trafik ışık kontrollü kavşakta geçişini yaparken trafik ışıkları kendi seyir yönüne kırmızı hitaplı mı, yoksa yeşil hitaplı mı yandığı kesin olarak belirlenemediğinden % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğuna, davacı yaya ... ...’un olay mahalli trafik ışık kontrollü kavşakta, yaya geçidi üzerinden geçişini yaparken trafik ışıkları kendi yürüme yönüne kırmızı hitaplı mı, yoksa yeşil hitaplı mı yandığı kesin olarak belirlenemediğinden % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğuna dair rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizce, dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek, mahkememizce alınan rapor, soruşturma ve kovuşturma dosyasına sunulan raporlar ile Mahkememiz dosyasına sunulan uzman mütalaasına ilişkin raporların ve tarafların itirazları da değerlendirilerek kusur yönünden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda ... tarafından 26/08/2024 tarihli adli raporun düzenlendiği, raporda özetle; mevcut verilere göre; kaza sırasında, davalı sürücü ... yönetimindeki otomobile hitaben kırmızı ışık yanıyor olduğunun kabulü halinde; davalı sürücü ...’nın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın kusursuz olduğu, daza sırasında, davacı yaya ...'a hitaben kırmızı ışık yanıyor olduğunun kabulü halinde, davalı sürücü ...’nın kusursuz olduğu, davacı yaya ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. ...'nin 26/08/2024 tarihli adli raporunda, 07.06.2024 tarihli müzekkere yazısı ardından dosyaya sunulan trafik sinyalizasyon çalışma sisteminin ve krokinin siyah beyaz olduğu ve dolayısıyla renk durumlarının ve taşıt-yaya güzergahlarının anlaşılamadığı, müzekkere yazımızda açıklığa kavuşturulması gerektiği yönünde belirtilen bir çok teknik hususun da yeniden gönderilen dosya kapsamında yer almadığı görüldüğü belirtildiğinden, Mahkememizce bu konuda yeniden ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Daire Başkanlığı Trafik Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, yazı cevabı geldiğinde, dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilerek, celp edilen kayıtlar ile tarafların ...'nin raporuna karşı itirazları da değerlendirir kusur durumunun tespiti yönünden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda ... Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından 12/12/2024 tarihli raporun düzenlendiği, raporda özetle; raporda özetle; mevcut verilere göre; kaza sırasında, davalı sürücü ... yönetimindeki otomobile... hitaben kırmızı ışık yanıyor olduğunun kabulü halinde; davalı sürücü ...’nın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın kusursuz olduğu, daza sırasında, davacı yaya ...'a hitaben kırmızı ışık yanıyor olduğunun kabulü halinde, davalı sürücü ...’nın kusursuz olduğu, davacı yaya ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Mahkememizce, dava konusu trafik kazası nedeni ile davacının maluliyetinin tespiti amacıyla rapor düzenlenmesine karar verilmiş bu kapsamda, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından 20/09/2024 Karar sayılı raporun düzenlendiği, raporda özetle; davacının tüm vücut engellilik oranının %14 (yüzdeondört) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Mahkememizce, dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilerek Mahkememizce alınan adli rapor ile ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen adli rapor arasında maluliyet oranında çelişki bulunmakla çelişkiyi giderir yeninden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda ... tarafından 22/05/2025 Karar sayılı raporun düzenlendiği, raporda özetle; davacının tüm vücut engellilik oranının %14 (yüzdeondört) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Mahkememizce dosyanın aktüerya bilirkişiye tevdii ile; davacının talep edebileceği, maddi tazminat tutarının belirlenmesine yönelik rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda 04/09/205 tarihli raporun ve 11/01/2026 tarihli ek raporun düzenlendiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;07.08.2021 günü davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Caddesini takiben ... istikametine seyir halinde iken olay mahalli ışık kontrollü kavşağa geldiğinde aracın sol ön kısımları ile seyir istikametine göre yolun sağından soluna karşıdan karşıya geçiş yapan davacı yaya ... (...)'a çarpması sonucu meydana gelen kazada, dosya kapsamına göre, davacı yaya ve olayı gören tanık beyanları ile, olaya ilişkin kamera kayıtları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davaya konu kazanın trafik ışık kontrollü kavşak başındaki yaya geçidi üzerinde olduğu, tutanağı düzenleyen polisler tarafından trafik ışıklarının hangi tarafa kırmızı hitaplı yandığı ile ilgili hiç bir inceleme ve tespit yapılmadığı, kaza mahalli trafik ışık kontrollü kavşağın kontrolsüz kavşak olarak değerlendirildiği, yine tarafımdan keşif esnasında olay yerinde ve internet harita fotoğrafları üzerinde olay tarihi ve öncesine ait fotoğraflar üzerinde yapılan tespitlerde, kaza yerindeki azami hız limitinin 30 km/h olduğu, bu hususun tutanakta 50 km/h olarak yazıldığı, tutanağın bu haliyle maddi sayılamayacak birden fazla hata ve eksiklik barındırdığı tespit edilmekle Mahkememizce kaza tespit tutanak içeriği kusur tespitinde hükme esas alınmamış, ancak dosya kapsamı ve kamera görüntülerindeki somut veriler ışığında; kamera açısının olay yerindeki trafik ışıklarını çapraz açıdan görmesi ve aradaki mesafenin uzak olmasından dolayı kaza anında kavşaktaki trafik ışıkları davacı yayanın yürüme yönüne mi kırmızı hitaplı, davalı sürücünün seyir yönüne mi kırmızı hitaplı yanıyor olduğunu tespit etmek mümkün olmadığı, bu nedenle Mahkememizce dosya kapsamındaki delillerden kimin kırmızı ışıkta geçtiği kesin olarak belirlenemediğinden her iki tarafın da %50 kusurlu olduğu kabulü doğrultusunda karar verilmiştir. Meydana gelen kaza nedeniyle kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre alınan adli rapora göre davacının olayla illiyetli engel oranının %14 olduğu, iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği tespit edildiği, kusur durumu ve ... tarafından yapılan ödemenin tenzili sonucu yapılan hesaplamaya göre, davacının net zararının 266.777,24-TL olduğu, kaza sonucunda kazaya konu ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olan dava dışı ... Sigorta ile arabuluculuk anlaşması sonucu poliçe limiti olan 430.000 TL ödeme dikkate alındığında, davcının bakiye zararının bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkememizce maddi tazminat istemine yönelik davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizce manevi tazminat istemine ilişkin yapılan değerlendirmede ise, bilindiği üzere Borçlar Kanunu’nun 56.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Takdir edilecek manevi tazminatın tutarı her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dolayısıyla yukarıdaki açıklamalar ışığında, taraflar arasında meydana gelen davacının maluliyeti ile sonuçlanan kazada, tarafların kusur oranları, olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olay tarihindeki paranın alım gücü, davacıda oluşan acı ve elemin kısmende olsa giderilmesi amacıyla, davacı için 75.000,00-TL manevi tazminat takdir edilmiş, kazaya konu ... plakalı araç davalı sigorta şirketi nezdinde, 25/09/2020 - 25/09/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup, İMM teminat limitinin 100.000,00-TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin manevi tazminattan söz konusu poliçede İMM teminat limitinin azami %25 kadar (25.000,00-TL) sorumluluğunun söz konusu olduğu, davacı tarafça sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda, 27/07/2022 tarihli yazı cevabıyla olumsuz cevap verildiğinden TTK 1427 madde hükmü gereğince sigorta şirketi açısından temerrütün bu tarih itibariyle oluşacağı, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren oluşacağı anlaşılmakla, Mahkememizce, manevi tazminat istemine yönelik davanın kabulü ile, 75.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş. poliçe limiti itibariyle 25.000,00-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 27.07.2022 temerrüt tarihinden itibaren; diğer davalılar yönünden 07.08.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat istemine yönelik davanın REDDİNE, 2-Manevi tazminat istemine yönelik davanın KABULÜ ile, 75.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş. poliçe limiti itibariyle 25.000,00-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 27.07.2022 temerrüt tarihinden itibaren; diğer davalılar yönünden 07.08.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 5.123,25-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.282,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.840,72-TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş. 1.280,24-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 4-Manevi tazminat talebi yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş. 25.000,00-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Maddi tazminat talebi yönünden; davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE 6-Davacı tarafından yapılan 2.649,63-TL harç, 400,00-TL keşif araç gideri, 1.200,00-TL bilirkişi ücreti, 28.975,00-TL ATK fatura bedeli ve 3.128,00-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 36.352,63-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre, 36.304,22-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Sehven adli ödenekten karşılandığı anlaşılan 3.200,00-TL bilirkişi ücretine ilişkin yargılama giderinin kabul ret oranına göre, 3.195,73-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen; 4,27-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 8- 6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddeleri uyarınca 3.200,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 3.195,73-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen; 4,27-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 9-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı ve davalılar ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/02/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır