İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/130 E. 2022/1050 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/130
Karar No
2022/1050
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/130 Esas - 2022/1050 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/130 KARAR NO : 2022/1050

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : ... - ...

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) DAVA TARİHİ : 18/02/2022 KARAR TARİHİ : 23/11/2022 YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememizde görülen Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın ... şubesi ile asıl borçlu ... arasında ... Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden dava dışı asıl borçlu ...'ne müvekkili banka tarafından kredi kullandırıldığını, sözleşmeyi davalının müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kullandırılan kredinin ödemelerinin aksatılması üzerine ihtarname gönderildiğini, borcun yine ödenmemesi neticesinde davalı borçlu aleyhine Adana 13.İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ikamet adresinin ... olması nedeniyle hakkında başlatılacak takip için ... İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin borcun muaccel hale gelmeden önce şirketteki hissesini devrettiğini, şirket borçlarından dolayı müştereken veya müteselsilen herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ... davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davacı bankanın ... şubesi ile dava dışı ... arasında 02/11/2005 tarihinde 15.000,00 TL limitli ... Sözleşmesi imzalanmış, davalı ... bu sözleşmeye kefil olarak katılmıştır. ... noterliği tarafından gönderilen 22/06/2020 tarihli ihtarname ile borcun 223.154,68TL' ye ulaştığı, borcun 3 gün içerisinde ödenmesi bildirilmiştir. Hesap 19/06/2020 tarihinde kat edilerek .... Noterliği'nden 22/06/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiş, borcun 3 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Davalı ...'a gönderilen ihtarname muhatap adresi değişmiş/ yeni adres bulunamadığından bahisle 27/06/2020 tarihinde iade edilmiştir. İİK’nın 68/b maddesindeki; "... Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." hükmü kredi borçlusu yönünden uygulanmakla beraber kefiller için uygulanamaz. Bu nedenle davalı kefilin takip tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilmiştir. TTK’nın 7/1. maddesi uyarınca kefile taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Temerrüte düşürülmeyen borçlu kefil temerrüt faizinden sorumlu tutulamaz.(Yargıtay 11. HD 2020/3334 E. 2020/4631 K. , 2020/5347 E. 2021/6932 K. , 19 HD 2017/2399 E. 2019/746 K. ) bu durumda davalı yönünden takip tarihine kadar akdi faiz uygulanması gerekmektedir. TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir. TTK 8/1 maddesine göre; ... işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ... işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ... işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ... işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ... işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.) Genel Kredi Sözleşmesi'nin 71.maddesinde; temerrüt halinde, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankanın ... şeklinde çalışan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının iki katı gecikme faizi uygulanacağı belirtilmiştir. Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) Adana 13. İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında; davacı tarafından borçlu-davalı aleyhine 09/08/2020 tarihinde, ... borcundan dolayı toplam 53.341,11TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. ... tarafından sunulan GKS sureti ile Adana 13.İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasının dosyamız arasına alındığı görülmüştür. Bankacı bilirkişi ... 17/10/2022 tarihli raporunda; kurulumu 15.000 TL limit üzerinden 02/11/2005 tarihinde yapılan artırımlar ile limiti 87.000 TL 'na yükseltilmiş olan dava dışı asıl borçlu ve davacı banka arasında akdedilen ... Sözleşmesini müteselsil sıfatıyla imzalayan davalı ...'ın dava konusu kredilerin borcundan kaynaklı olarak 87.000 TL anaparaya kadar ve ilaveten faiz ve ferilerinden kefaleten sorumlu olduğunu, davacı bankanın davalıdan Adana 13. İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına konu edilen borcun takip tarihi itibariyle hesaplandığında; 17.478,44 TL asıl alacak, 363,68 TL işlemiş faiz, 18,18 TL BSMV ve 616,11 TL masraf olmak üzere 18.476,41 TL talep edebileceğini, dava tarihi itibari ile hesaplandığında; 17.478,44 TL asıl alacak, 1.385,16 TL takip masrafı, 5.565,34 TL işlemiş faiz, 278,29 TL BSMV ve 616,11 TL noter masrafı olmak üzere toplam 25.323,34 TL talep edebileceğini belirtmiştir. Rapor toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davacı ile dava dışı ... arasında imzalanan ve davalı ...'ın kefil olarak katıldığı genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin ödenmediği, hesabın kat edilerek gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, kefaletlerin geçerli olduğu, her ne kadar davalı tarafça şirket hisselerini devrettiği ve bundan kaynaklı olarak davacıya borcunun bulunmadığı iddia edilmiş ise de, dosya kapsamında davalının kefaletten döndüğüne ilişkin davacıya hitaben düzenlenmiş bir ihtarnamenin bulunmadığı, kaldı ki şirket hisselerinin devrinin tek başına kefaleti sona erdiren sebeplerden olmadığı tek taraflı irade beyanı ile kefaletten dönülemeyeceği karşı tarafın açıkça kabul beyanı bulunmadıkça, davalının tek taraflı beyanının hukuki sonuç doğurmayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde kefaletin davalıyı bağladığı, davalının takip tarihi itibariyle 17.478,44 TL asıl alacak, 363,68 TL işlemiş faiz, 18,18TL BSMV, 616,11 TL noter masrafı olmak üzere toplam 18.476,41 TL den sorumlu olduğu anlaşıldığından, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, kredi alacaklarının kabul edilen kısmının likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne; Davalının Adana 13. İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin ... nolu ... kredili mevduat hesabı için 17.478,44 TL asıl alacak, 363,68 TL işlemiş faiz, 18,18 TL BSMV, 616,11 TL noter masrafı olmak üzere toplam 18.476,41 TL üzerinden ve bu alacağa takip tarihinden itibaren %18,60 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında olan 3.695,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 1.262,12 TL'den peşin ödenen 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.181,42 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye irad kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu 1.102,70 TL yargılama giderinden kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 1.069,077 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına, 4-Davacının peşin olarak ödediği 80,70TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-A.A.Ü.T. Gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 581,09TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya ödenmesine, 6-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1320 TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince ve davanın kabul-red oranı gözetilerek 1.279,75 TL'sinin davalıdan, kalan 40,25TL 'sinin davacıdan 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/11/2022

Katip ... E-İMZA

Hakim ... E-İMZA

Atıf: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/130, K. 2022/1050, T. 23.11.2022, www.arakarar.com/karar/adana-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-130-e-2022-1050-k-99574db897e5