İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/1081 E. 2022/1280 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1081
- Karar No
- 2022/1280
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/275 Esas KARAR NO :2024/842 Karar DAVA:Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat) DAVA TARİHİ:26/04/2023 KARAR TARİHİ:25/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ... Bankası ... Şubesi tarafından 11.5.2017 tarihinde ... (...) kapsamında kredi kullandırıldığını, kredi karşılığında müvekkiline ait 6 nolu bağımsız bölüme ipotek konduğunu, müvekkilinin ... Bankasına olan borçlarınının % 80'ini 2019 yılına kadar aksaksız yaptığını ancak müvekkilinin ticari hayatının pandemi sebebi ile sekteye uğradığını ve bu süreçte müvekkilinin kredi borcuna ödeme yapamayarak mağdur olduğunu, müvekkili gibi başkaca bir çok kredi borçluları da ödeme güçlüğü çektiği için ... kapsamında kullandırılmış krediler için yeniden yapılandırma imkanı tanındığını, çıkan kanun uyarınca ana para üzerinden yapılandırma imkanı tanındığı, müvekkilinin de bundan istifade etmek için başvurduğunu ancak ... Bankası ... Şubesi görevlilerinin müvekkilini kanundan istifade ettirmediğini ve yüksek faizler çıkararak ödeme imkanını önlediklerini, taşınmazını satışa çıkararak banka adına satın aldıklarını, müvekkilinin muaccel olan bir borcu olmamasına rağmen bu işlemden zarara uğradığını, bankaya ve CİMER'e başvurularının sonuçsuz kaldığını, banka görevlilerinin yapılandırma kanuna uymayarak muaccel olmamış borç üzerinden işlem yaparak müvekkilinin 6 nolu dairesini icra yolu ile satışa çıkardıklarını ve ....icra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 07/05/2021 tarihinde ihale yapıldığını, ihale neticesinde müvekkiline ait ... nolu bağımsız bölümün ipotek alacaklısı ... A.Ş. 'ye satıldığını, Yapılandırma Kanunu uyarınca, müvekkiline ödeme imkanı tanımayan ve müvekkilinin borcu muaccel olmadığı halde haksız ve hukuksuz işlemlerle müvekkilinin taşınmazını satışa çıkararak satın alan ... Bankasının müvekkilinin uğradığı zarar ve ziyanların bilirkişi raporu ile nihai zararı belli olduğunda ek dava açmak-ıslah dilekçesi vermek üzere şimdilik 10.000,00-TL satış tarihinden ticari faizi ile davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davacı şirket arasında 21/02/2018 tarihli 1.250.000,00-TL ve 02/05/2017 tarihli 375.000,00-TL bedelli Kredi Çerçeve Sözleşmesine istinaden davacı borçluya kredi kullandırıldığını, davacı borçlunun kredi hesabının .... Noterliğinin 20/08/2019 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile kat edildiğini ve kredi borcunun ihtarnamenin tebliğini izleyen 1 gün içerisinde ödenmesi halinde bankaca kademeli cari ticari faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi, faizin BSMV vergisi, fonu vesair yasal ferileri ile birlikte müştereken ve müteselsilen ödenmesi, bu sürenin sonundan itibaren ise %57 oranında temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi, faizin gider vergisi ve yasal ferileri ile birlikte müştereken ve müteselsilen ödenmesinin ihtar edildiğini, verilen süre içerisinde borç ödenmediğinden muaccel hale geldiğini, ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunulmadığını, müvekkili bankanın alacağının tahsilini teminen .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ipotek limiti olan 900.000,00-TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattıklarını, borçlu vekilinin dava dilekçesinde belirttiği bankaya ödemeler yapıldığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, davacının müvekkili bankaya satış bedeli ve ipotek limitinin çok daha üstünde borcunun bulunduğunu, müvekkili bankanın zarara uğradığını, maddi tazminat davası şartlarının oluşmadığını, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi nedeniyle oluşan alacak talebine ilişkindir. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler incelenmiş, getirtilen kayıtlar incelenmiş, davaya konu taleplerin tespiti noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Bu bağlamda dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine katılmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış, ayrıca taraf iddia ve savunmaları, dosyaya celp olunan kayıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle konuda uzman bankacı bilirkişi eliyle inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Bankacı bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 26/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle de; "...dava konusu bilgi ve belgeler incelendiğinde davalı banka tarafından davacılara borcun ödenmesine ilişkin olarak .... Noterliğinin 20/08/2019 tarihinde borç ihtarı gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, kredinin ödemede gecikmeye girdiği, ödenmesi hususunda ihtarname gönderildiği, ihtarname sonrasında da borcun ödenmediği anlaşılan davaya konu kredilerin birinci sınıf ve ikinci sınıf canlı kredilerden olmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla davaya konu borcun temelinin pandemi öncesi bir tarihte gerçekleşmesi dolayısıyla tartışmanın pandemi ile bir bağlantısı olmadığı, temerrüt vaziyetinin kendi içerisinde farklı dinamikler dolayısı ile gerçekleştiği, daha önceden gerçekleşen bir borç için pandemi dönemi dolayısı ile ticaretin daralmasından kaynaklı hali hazırda faaliyetine devam eden kredileri henüz takip hesaplarına aktarılmamış canlı kredileri olan firmalara tanınan kredi vadelerin ötelenmesi/ yapılandırılması gibi imkanlardan faydalanmak istedikleri..." şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememizin 20/05/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile; dosyaya eklenen tüm evraklar ve huzurda sözlü ve öncesinde yazılı olarak sunulan tüm beyanlar dikkate alınarak ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi Bankacı ... tarafından tanzim edilerek Mahkememize sunulan 25/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "...T.C. .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile 10.03.2020 tarihinde takibe geçilen ve dayanağı T.C. .... Noterliğinin 20.08.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi olan ve ihtarnamede yer alan kredilere ilişkin takip tarihi itibariyle hesaplama yapılması gerektiği, mahkemenizce davalı bankaya davacıların bankada kullanmış olduğu kredi nedeni ile sözleşme ve tutanakların tüm sayfalarını içerir bir örneği ve ödeme tablosuyla bakiye kısma ilişkin hesap özetlerinin mahkemenize gönderilmesinin talep edildiği, davalı banka tarafından 15.04.2024 tarihinde cevap verildiği ancak bilgi ve belgelerin sunulmadığının görüldüğü, bu açıdan ihtarnamede yer alan tüm kredilerin taksitli krediler olduğu beyanından hareket ile; tüm kredilerin kredi kullandırım talimatları, ıslak imzalı ödeme planları, tüm kredilerin kredi taksitlerinin ödendiğini gösteren hesap hareketleri, ...’nin müzekkere cevabından bazı kredilerilere tazmin ödemesi yapıldığı beyan edildiğinden hareket ile tazmin tutarlarını gösteren hesap hareketleri ve dekontları, davalı banka ile ... arasında akdedilen kefalet protokolünün dava dosyasına sunulması sonrasında, takip tarihi itibariyle borcun olup olmadığı, varsa ... tazmini ile birlikte banka ile ...’nin garameten talep hakkının olup olmadığı, varsa ipoteğin nakde çevrilmesi sonrasında ...’ye yapılan ödeme dekontlarının dava dosyasına sunulması sonrasında değerlendirilebileceği..." şeklinde ek rapor bildirmiştir.Bilirkişiden alınan kök ve ek raporlardaki hukuki yorum ve nitelendirilmeler Mahkememize ait olmakla; bankacılık sektörüne ilişkin olarak yapılan tespit ve değerlendirmeler bakımından birbirini tamamlayıcı, ayrıntılı ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış ve hukuki yorum ve nitelendirmeleri mahkememize ait olmak üzere bankacılık sektörüne ilişkin olarak yapılan tespit ve değerlendirmeler ile yapılan hesaplamalar bakımından hükme esas alınmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Davacılar hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, takip nedeniyle davacıların itirazının olmadığı ve takibin kesinleştiği, bu nedenle ipotekli taşınmazın satışı işlemlerine başlanıldığı, taşınmaz hakkında kıymet takdirinin yapıldığı ve davacılara 21/11/2021 ve 23/11/2021 tarihlerinde tebliğ edildiği, kıymet takdirine itiraz edilmeden kesinleştiği, alacaklı sıfatıyla davalıya ihale edilen taşınmaz satışının 06/04/2021 tarihinde yapıldığı ve kesinleştiği, ihalenin alacağa mahsup edildiği, bakiye alacağın bulunduğu anlaşılmıştır. Bu halde; davacının pandemi nedeniyle kredilerini ödemede güçlüğe düşmesi ve Bankaya yapılan başvurularının kötü niyetle sonuçsuz bırakıldığına dair iddialarına, ipotek konusu kredinin 16/08/2019 tarihinde kat edildiği, davacılara ihtarnamenin 22/08/2019 tarihinde belirtilen adreslerinde tebliğ edildiği, Covid-19 salgını nedeniyle ülkemizde pandeminin 11/03/2020 tarihinde ilan edildiği, dava konusu takibin 10/03/2020 tarihinde başlatıldığı, bu halde salgın tedbirlerinden önce takibine başlanılan ve önceki döneme ait borç nedeniyle yapılan işlemlerde davalı Banka'ya yapılandırma ve süre uzatım işlemlerine ilişkin çıkartılan KHK'lara uygun davranılmadığı yönünde yüklenecek bir kusurun bulunmadığına kanaat edinilmiştir. Ayrıca davacıların pandemi dönemi öncesi Banka'nın takip hesaplarına aktarılan kredi borcu nedeniyle yapılan işlemlerde bir kusurunun bulunmadığı, davacının .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ile görülen satış ihalesinin feshi davasının süre yönünden reddedildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 2022/1081 E., 2022/1280 K. Ve 25/04/2022 tarih sayılı ilamı ile davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, hükmün ve 27/07/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Buna göre; davacının yapılan satış nedeniyle zarara uğradığına ve zararın miktarına dair dosyaya yansıyan somut ve inandırıcı delilin bulunmadığı, davacıların davalı Banka'dan kullanmış oldukları kredi nedeniyle borçlu olduklarına dair kat ihtarnamesine ve icra takibine itiraz edilmediği ve buna ilişkin hukuki yollara başvurulmadığı, icra takibinin gereği olarak yapılan ihalenin kesinleştiği, davacıların davalının kötü niyetini ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince, dava değeri üzerinden alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 341,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 86,05-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye GELİR YAZILMASINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre hesaplanan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya VERİLMESİNE, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk giderinin, davacılardan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 6-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, 7-HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı asil ile taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nun 341/1 vd.maddeleri uyarınca; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. . 25/11/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸