İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/1046 E. 2025/460 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1046
- Karar No
- 2025/460
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/1046 Esas KARAR NO:2025/460
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:29/12/2022 KARAR TARİHİ:20/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ...'nin hakim ortak (9450'den fazla hissesine sahip ortak) olduğu, kentin alt ve üstyapı ihtiyaçlarına kaliteli çözümler getirmek amacıyla kurulmuş özel hukuka tâbi ve bağımsız bütçeli bir kamu iştiraki olduğunu, ... tarafından açılan ihalelere katılan davacı şirketin, ihaleyi kazanması halinde ihale konusu işi parçalara bölerek alt yüklenicilere yaptırdığını, davacı şirket ile davalı arasında 4 Mart 2010 tarihli “İstanbul Geneli Ana Ulaşım Yollarında Kullanılmak Üzere Yol Beton Elemanı Alımı ve Yaya Alanları ile Trafik Sirkülasyon ve Geometrik Düzen leme Yapılması (UTK) İşi Kapsamında Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü 1. Bölge Ana Ulaşım Yollarında Yaya Alanları ile Trafik Sirkülasyon ve Geometrik Düzenleme Yapılması (UTK) Sözleşmesi” akdedildiğini, davacı şirket ile davalının işçileri arasında herhangi bir asıl-alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını, ancak taşeronda çalışmış işçilerin davacı şirkete asıl işveren sıfatı yönelterek ikame ettikleri davalar neticesinde davacı şirketin söz konusu işçilere, icra zoru altında yüklü miktarda ödemeler yapmak zorunda kaldığını, Bu doğrultuda davacı şirketin, icra zoru altında ödemiş olduğu bedelleri, personelin taşeronda çalıştığı süreyle sınırlı şekilde oranlayarak Taşerona rücu ettiğini, bu kapsamda Taşerona muhtelif tarihlerde muhtelif tarihli faturalar tanzim ve tebliğ ettiğini, Sözleşme'nin 29. maddesi "Yüklenicinin sözleşme konusu işte çalıştıracağı personelle ilgili sorumlulukları ve buna ilişkin şartlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uygulanır.” hükmünü haiz olduğunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 34/5. Maddesinde ise “Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup, bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur. Yüklenici, bunların ücretleri hakkında da aynen kendi elemanları gibi ve yukarıdaki fıkralarda belirtildiği şekilde işlem yapmak zorundadır.” hükmüne yer verildiğini, taraflar arasındaki Sözleşme ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi, söz konusu bedellerin ödenmesinin Taşeron'un sorumluluğunda olduğunu açıkça belirttiğini, davacı şirketin tüm çabalarına rağmen fatura bedellerinin ve cari hesap alacağının tahsil edilememesi karşısında icra takibi başlatma zorunluluğu hasıl olduğunu, ancak ne var ki davalı yan takibe haksız şekilde itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, davalının yapmış olduğu itiraz neticesinde tanzim edilen takibin durduğuna ilişkin tensip zaptının ise taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı şirketçe tanzim edilen faturaların içeriğinde hangi icra dairesinin hangi esas numaralı dosyası kapsamında ve hangi işçi için ödeme yapıldığının açıkça belirtildiğini, buna rağmen davalı yan herhangi bir sorumluluk üstlenmemekte, mahkeme kararlarına rağmen faturaların herhangi bir hukuki incelemeden geçirilmediğini iddia etmekte ve davacı şirketin hem mevzuattan hem de taraflar arasındaki sözleşmelerden doğan haklarını, haksız şekilde itiraz ederek gasp ettiğini, cari hesap ekstreleri, faturalar, fatura içerikleri, fatura içeriklerinde belirtilen icra dosyasına dayanak ilamlar incelendiğinde davalı yanın itirazlarında haksız ve kötü niyetli olduğunun görüleceğini, borçlunun açık mevzuat ve sözleşme hükümlerine rağmen, art niyetli bir şekilde borçlara ve icra takiplerine itiraz ederek borcundan kurtulmayı amaçladığını, bu nedenle huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takip devamına ve davalı aleyhine takip çıkışının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya tahmilini, talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davalı müvekkil firma nezdinde bir dönem sigortalı olan ... ve ...'ye mahkeme kararına istinaden yapmış olduğu ödemeleri asıl işveren - alt işveren ilişkisine istinaden davalıya rücu ederek icra takibine konu faturaları tek taraflı olarak düzenlediğini ve .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya ile takibe koyduğunu, takibe konu faturaların nasıl düzenlendiği ve hesaplama yöntemlerinin taraflarınca bilinmediğini, ayrıca davacı tarafın bir kısım alacaklar yönünden taraflarına rücu talep etme hakkı da bulunmadığını, aşağıda açıklayacakları nedenlerle icra takibine ve takip konusu faturalara itirazlarını sunduklarını ve davanın reddini talep ettiklerini, zamanaşımı İtirazları olduğunu, davacı tarafın alacak talebi (rücu talebi) zamanaşımına uğradığını, rücuen ödenmesi talep edilen işçilik alacaklarının da zamanaşımına uğradığını, söz konusu işçilerin 2010-2011 yılları arasında davalı firma nezdinde sigortalı gözükmekte olup aradan 10 yılı aşkın bir süre geçtiğini, işçiler tarafından taraflarına yöneltilmiş bir dava bulunmadığı gibi açılmış olan davaların da taraflarına ihbar edilmediğini, davacı ile Davalı Şirket Arasında Asıl işveren - Alt İşveren İlişkisi Mevcut Olduğunu, davacı kurumun asıl işveren konumunda olduğunu, davacı kurumun belirlediği usul ve esaslara göre işlerin yürü tülmekte olduğunu, işçilerin de esasen davacı kurumdan emir ve talimat alarak çalıştığını, ayrıca davacı kurumun asıl işveren sıfatı bulunmuyor olsa idi işçiler tarafından işçilik alacaklarının ödenmesi istemi ile açılan davalarda sorumluluğu söz konusu olmayacağını, aleyhine hüküm kurulmayacağını, işyeri Devri Kuralları Gereği Müvekkilin Sorumluluğunun 2 Yıl ile Sınırlı Olduğunu, davacı kurum ile davalı firma arasında ihale usulü ile hizmet alımı söz konusu olup, ihale süresinin bitiminde işçilerin değişen alt işverenler nezdinde çalışmaya devam ettiklerini, alt işveren işçilerinin yeni alt işveren yanında aynı şekilde çalışmayı sürdürmeleri halinde alt işverenler arasında işyeri devrinin kabulü gerektiğini, (Yargıtay 22.H.D. 2015/27553 E., 2015/30200 K. Sayılı kararı ) bu durumda devreden işverenin sorumluluğu 2 yıl ile sınırlı olduğunu, rücu talebine konu işçilerin davalı nezdinde çalışmasının son bulması ve yeni işverene devri üzerinden 2 yılı aşkın süre geçmiş olduğundan talep edilen alacaklar yönünden davalıya rücu edilemeyeceğini, asıl İşverenin Alt İşverenle Birlikte İşçilik Alacaklarından Yarı Oranında Sorumlu Olduğunu, TBK md. 167 "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar." Kanunun düzenlemesi kapsamında işverenlerin iç ilişkide eşit sorumluluğu bulunmakta olup, asıl işveren kendisine düşen sorumluluk miktarının üzerinde bir ödeme yapmışsa bu fazla ödeme miktarınca rücu talep edebileceğini, Taraflar arasında müteselsil sorumluluğu ortadan kaldıran ayrıca ve açıkça bir düzenleme bulunmadığını, bu nedenle davacı taraf ancak kendi hissesinden fazla olarak yapmış olduğu ödeme var ise o miktarda rücu talep edebileceğini, davacı tarafın ödediği bedelin tamamı üzerinden rücu talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflar Arasında Müteselsil Sorumluluğu Kaldıran, Tüm Sorumluluğun Alt İşverende Olacağına Dair Ayrıca ve Açıkça Bir Düzenleme Bulunmadığını, davacı ile davalı arasında 04.03.2010 tarihli 2009/... ihale kayıt numaralı sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin 29. Maddesinde "Yüklenicinin sözleşme konusu işte çalıştıracağı personelle ilgili sorumlulukları ve buna ilişkin şartlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uygulanır" düzenlemesi ile yapım işleri genel şartnamesine atıfta bulunulduğunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesinde ise asıl işveren ile alt işveren arasındaki müteselsil sorumluluğu ortadan kaldıran tüm yükümlülüğü alt işverene bırakan bir düzenlemenin yer almadığını, Feshe Bağlı Alacaklardan Asıl İşverenle Birlikte Son Alt İşverenin Sorumlu Olduğunu, Feshe bağlı alacakların; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre feshe bağlı alacaklardan asıl işverenle birlikte son alt işverenin sorumlu olduğunu, rücu talep edilen işçilerin değişen alt işverenler nezdinde çalışmaya devam ettiklerini, son alt işveren olmadıklarından feshe bağlı alacaklar yönünden taraflarına rücu edilemeyeceğini, rücu talep edilen işçilerin davalı nezdinde 1 yıldan az çalışmış olduğundan kıdem tazminatı ve yıllık izin hakkı doğmadığını, İcra Takiplerine İlişkin Masraf ve Vekalet Ücretinin Taraflarına Rücu Edilemeyeceğini davacı tarafın icra tehdidi altında ödemiş olduğu bedelleri rücu ettiğini beyan ettiğini, ancak işçilik alacaklarına ilişkin davaların davalıya ihbar edilmediği gibi kararların icrasına yönelik icra takipleri de taraflarına bildirilmediğini, davalı açısından temerrüt gerçekleşmediğini, bu nedenle icra takiplerine ilişkin olarak icra masraf ve vekalet ücretinin davalıya rücu edilemeyeceğini, takibe Konu Faturaların Ticari Defterlerinde Yer Almadığını, davacı tarafından tek taraflı düzenlenerek takibe konulan faturaların taraflarınca kabul edilmediğini, ticari defterlerinde de yer almadığını, İcra İnkar Tazminatı Talebinin Haksız ve Mesnetsiz Olduğunu, davaya konu faturaların davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlendiğini, fatura tutarlarının ne şekilde hesaplandığının taraflarınca bilinmediğini, zira fatura dayanağı mahkeme kararlarının taraflarına gönderilmediği gibi işçiler tarafından açılmış olan davaların da taraflarına ihbar edilmediğini, görüldüğü üzere ortada likit bir alacağın mevcut olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, haksız ve mesnetsiz olarak talep edilen icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, eser sözleşmesi kapsamında işveren - alt işveren ilişkisi uyarınca davacı tarafça dava dışı personele ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 12.829,97-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 16/07/2024 tarihli raporunda özetle; "Dava ve icra konusu edilen davacı asıl işveren şirket tarafından davalı alt işverene düzenlenen - 13.05.2022 tarih ve ... no.lu ve 5.352,08 TL bedelli faturanın gerekçesini oluşturan kesinleşen yargı kararlarında ...'nin davalı ... firmasında çalışmadığı, - 13.05.2022 tarih ve ... no.lu ve 7.371,22 TL bedelli faturanın gerekçesini oluşturan kesinleşen yargı kararlarında ...'un hangi alt işverenler nezdinde çalışıp çalışmadığı belirtilmeden n kurulduğu, ancak davacı ...'un Bam istinafa başvuru dilekçesinde; “....davacı davalı mevkinde bulunan her iki tüzel kişilikte de çalışmış değildir. Ancak müessese kayıtlarımızın tetkikinden davalının ...şahıs firmasında çalıştığı, bu firmanın ise şirketimizin alt yüklenicisi olduğu, şirketimiz kayıtlarında başkaca bir özlük ve dosyasının da bulunmadığı anlaşılmıştır.” demekte olduğu anılan beyanın BAM 2019/2999 Esasi 2021/2856 Karar no.lu 29.12.2021 tarihli kararda da yer aldığı, -Her iki faturanın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacıya ait ticari defterlere göre en az işbu iki fatura kadar davacının davalıdan alacaklı olduğu, -Her iki faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, icra ve dava tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, -Takip konusu 13.05.2022 tarih ve ... no.lu ve 5.352,08 TL bedelli faturanın .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada ... tarafından açılan işçilik alacağı talebe bağlı icra takibinin dayanağının .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına dayandırıldığı, ancak dava dışı işçi ...'nin davalı ... firmasında herhangi bir çalışmasının bulunmadığı sabit olduğundan davacı şirketin davalı şirketten 5.352,08 TL-bedelli fatura için talepte bulunamayacağı, -Takip konusu 13.05.2022 tarih ve ... no.lu ve 7.371,22 TL bedelli faturanın .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada ... tarafından açılan işçilik alacağı talebe bağlı icra takibinin dayanağının.... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına dayandırıldığı, ancak dava dışı işçi ...'un davalı ... firmasında herhangi bir çalışmasının bulunmadığı sabit olduğundan davacı şirketin davalı şirketten 7.371,22 TL bedelli fatura için talepte bulunamayacağı, -Netice itibari ile ve açıklanan gerekçeler ile dava ve icra konusu iki faturanın da davalıdan talep edilemeyeceğinin düşünüldüğü, ancak davacının dava ve icra konusu iki faturanın da davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceğine ilişkin nihai takdirin tamamen ve münhasıran Muhterem Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde görüş bildirildiği görüldü. Mahkememizce tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilerek ek rapor tanzimi hususunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişilerce sunulan ek raporda özetle; "Dava ve icra konusu edilen davacı asıl işveren şirket tarafından davalı alt işverene düzenlenen - 13.05.2022 tarih ve ... no.lu ve 5.352,08 TL bedelli faturanın gerekçesini oluşturan kesinleşen yargı kararlarında ...'nin davalı ... firmasında çalıştığına dair bir tespit yapılmadan davanın kesinleştiği, işçilik alacağı davasında muhatap olmadığı, - 13.05.2022 tarih ve ... no.lu ve 7.371,22 TL bedelli faturanın gerekçesini oluşturan kesinleşen yargı kararlarında ...'un hangi alt işverenler nezdinde çalışıp çalışmadığı belirtilmeden hüküm kurulduğu, ancak davacı ...'un Bam istinafa başvuru dilekçesinde; “....davacı davalı mevkinde bulunan her iki tüzel kişilikte de çalışmış değildir. Ancak müessese kayıtlarımızın tetkikinden davalının ...şahıs firmasında çalıştığı, bu firmanın ise şirketimizin alt yüklenicisi olduğu, şirketimiz kayıtlarında başkaca bir özlük ve dosyasının da bulunmadığı anlaşılmıştır.” demekte olduğu anılan beyanın BAM 2019/2999 Esasi 2021/2856 Karar no.lu 29.12.2021 tarihli kararda da yer aldığı, -Her iki faturanın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacıya ait ticari defterlere göre en az işbu iki fatura kadar davacının davalıdan alacaklı olduğu, -Her iki faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, icra ve dava tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, -Takip konusu 13.05.2022 tarih ve ... no.lu ve 5.352,08 TL bedelli faturanın .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada ... tarafından açılan işçilik alacağı talebe bağlı icra takibinin dayanağının .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına dayandırıldığı, ancak dava dışı işçi ...'nin davaya konu alacak talebine ait işçilik davasında ... firmasının muhatap olmadığı, ... A.Ş. firmasının istinaf talebinde buna ilişkin talep olmadığı, istinaf başvurusunun diğer talepler açısından da reddedildiği, - Takip konusu 13.05.2022 tarih ve ... no.lu ve 7.371,22 TL bedelli faturanın .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada ... tarafından açılan işçilik alacağı talebe bağlı icra tal dayanağının.... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına dayandırıldığı, ancak dava dışı işçi ...'un davaya konu alacak talebine ait işçilik davasında ... firmasının muhatap olmadığı, ... A.Ş. firmasının istinaf talebinde buna ilişkin talep olmadığı, istinaf başvurusunun diğer talepler açısından da reddedildiği, -Davacı vekili kök rapora itiraz dilekçesinde sadece yargı kararlarına göre tespit yapıldığını beyan ettiği kök rapor ile bu kez dosyaya sunulan SGK kayıtlarından her iki işçinin davalıda kısmen çalıştığının görüldüğü, ancak bu aşamada bu sürelerin dikkate alınmasının kesinleşen BAM kararları ile mümkün görülemeyeceği, kaldı ki sadece ... firması değil diğer her iki işçinin başka firmalar nezdinde de çalışmasının tespiti gerektiği, bunun da ancak yeni bir işçilik davası yargılaması olabileceği, her iki işçilik davasında gerek ilk derece mahkemesi gerekse istinaf döneminde ... tarafından fark edilmeyen ... firması ile ilgili çalışmaların daha sonra fark edilmesi ile heyetimizden yeni bir alacak davası gibi yargılama yapmasının beklenemeyeceği, “Netice itibari ile ve açıklanan gerekçeler ile dava ve icra konusu iki faturanın da davalıdan talep edilemeyeceğinin düşünüldüğü, ancak davacının dava ve icra konusu iki faturanın da davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceğine ilişkin nihai takdirin tamamen ve münhasıran Muhterem Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; takip konusu 13.05.2022 tarih ve ... no.lu ve 5.352,08 TL bedelli faturanın .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada dava dışı işçi ... tarafından açılan işçilik alacağı dosyası olan .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına dayandırıldığı, ancak dava dışı işçi ...'nin davalı ... firmasında herhangi bir çalışmasının bulunmadığı sabit olduğundan davacı şirketin davalı şirketten 5.352,08 TL-bedelli fatura için talepte bulunamayacağı, yine takip konusu olan 13.05.2022 tarih ve ... no.lu ve 7.371,22 TL bedelli faturanın rücuen tahsili için davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı, takibin dava dışı işçi ... tarafından açılan işçilik alacağı dosyası olan.... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına dayandırıldığı, ancak dava dışı işçi ...'un davaya konu alacak talebine ait işçilik davasında davalı ... firmasının muhatap olmadığı, davacı ... A.Ş. firmasının istinaf talebinde buna ilişkin talep olmadığı, istinaf başvurusunun diğer talepler açısından da reddedildiği, dolayısı ile davaya dayanak iş mahkemesi dosyasında davalı nezdinde bir çalışma tespiti ile hüküm kurulmadığı, SGK kayıtlarına göre dava dışı işçinin davalı nezdinde kısmen belli dönemlerde çalıştığı görülmekte ise de çalışmanın söz konusu eser sözleşmesi kapsamındaki işe ve döneme ait olup olmadığının da işbu yargılamanın konusu olamayacağı ancak iş mahkemesindeki işçilik alacağı yargılaması kapsamında bu yönden sorumluluk tespitine gidilebileceği kanaatine ulaşılmış olup, yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi kök ve ek raporundaki tespitlerin de bu yönde olduğu ve raporların denetime elverişli olduğu gözetilerek davacı tarafça ödenen işçilik alacağının rücuen tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemi ile açılan işbu davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından 154,96-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 460,44-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına 4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 12.829,97-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine 5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine, 6-1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/06/2025
Katip ...
Hakim ...