İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/905 E. 2022/767 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/905
Karar No
2022/767
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/905 Esas - 2022/767 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/905 KARAR NO : 2022/767

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...

DAVACI : ... A.Ş- .... VEKİLİ : ... - ... DAVALILAR : 1- ... - ... 2- ... A.Ş- ... VEKİLİ : ... - ...

DAVA : Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan (İtrazın İptali) DAVA TARİHİ : 19/11/2021 KARAR TARİHİ : 20/09/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı asıl borçlu .... A.Ş ile müvekkili banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'nin bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek Mersin 2. Noterliği'nden 29/03/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek davalı borçluların Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, Mersin mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, takip konusu borcun genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığını, hazine garantili KGF destekli bir kredi olduğunu, bu kredilerin takibinin özel usullere tabi tutulduğunu, Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir borç bulunmadığını, KGF destekli kredinin ise muaccel olmadığını, kredi borcunun öncelikle ...ndan talep etmesi gerektiğini, yapılandırma teklifinde bulunulmadan icra takibi başlatılamayacağını, davalı ...'nin kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığını, inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan ve genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 7155 Sayılı yasanın 20. md. ile 6102 sy. TTK'na eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davacı banka ile davalı asıl borçlu .... Ltd. Şti arasında 16/11/2018 tarihli 3.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış, davalı ... bu sözleşmeye kefil olarak katılmıştır. Kefalet limiti 3.000.000,00 TL'dir. Davalı ...'nin kefaleti TBK.nın 583.maddesi şekil şartlarını taşınmaktadır. TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli 6455 S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. Davalı ..., şirket ortağı olduğundan, eş rızası gerekmemektedir. Kefaleti geçerli olup, kendisini bağlamaktadır. Genel Kredi Sözleşmesi gereğince davalı şirkete Taksitli Ticari Krediler kullandırılmıştır. ... numaralı taksitli ticari kredi ile ... numaralı taksitli ticari kredilerin ödenmemesi üzerine hesaplar 28/03/2021 tarihinde kat edilerek Mersin 2. Noterliği'nden 29/03/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiş, borcun 3 gün içinde ödenmesi istenmiştir. İhtarname davalılara 30/03/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, davalılar 05/04/2021 tarihinde temerrüte düşmüşlerdir. Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. Sayılı dosyasında alacaklı davacı, borçlu davalılar hakkında 07/04/2021 tarihinde 225.555,93 TL 1110968 nolu kredinin asıl alacağı, 376.442,96 TL ... nolu kredinin asıl alacağı, 3.566,88 TL temerrüt faizi, 5.939,47 TL temerrüt faizi, 178,34 TL BSMV, 296,97 TL BSMV olmak üzere toplam 611.980,55 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. Takip talebinde %52.56 oranında temerrüt faizi istenmiştir. TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir. TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.) Genel Kredi Sözleşmesi'nin 10/5.maddesinde; temerrüt halinde, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankanın BCH şeklinde çalışan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının iki katı gecikme faizi uygulanacağı belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzeri temerrüt faizi oranı %52.56 olarak tespit edilmiştir. Davacı vekilinin 16/09/2022 tarihli dilekçesinin ekinde emsal kredilere uygulanan faiz oranları ibraz edilmiş ve talep edilen temerrüt faiz oranının sözleşmeye uygun olduğu belirlenmiştir. Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi Serkan Yılmaz Kandır'ın ibraz ettiği raporda özetle; her iki davalının da 05/04/2020 tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilerek temerrüt tarihine kadar akdi faiz üzerinden hesaplama yapılarak belirlenen akdi faiz ile BSMV tutarları ana paraya ilave edilip kapitalize edildikten sonra temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi hesaplanmış, ... nolu taksitli ticari krediden dolayı takip tarihi itibariyle 374.706,07 TL asıl alacak, 1.094,14 TL işlemiş temerrüt faizi, 54.71 TL BSMV, ... nolu taksitli ticari krediden dolayı 227.939,10 TL asıl alacak, 665,58 TL işlemiş faiz ile 33,28 TL BSMV olmak üzere toplam 604.492,89 TL borç bulunduğunu ve hükme esas olmak üzere davalıların bu miktarlardan sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ancak taleple bağlı kalınması gerektiği için ... nolu kredinin asıl alacağı 225.555,93 TL olarak istendiği için bu nokta dışında rapor toplanan delillere dosya kapsamına ve yöntemine uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Buna göre taleple bağlı kalındığında; ... nolu taksitli ticari krediden dolayı takip tarihi itibariyle 374.706,07 TL asıl alacak, 1.094,14 TL işlemiş temerrüt faizi, 54.71 TL BSMV, ... nolu taksitli ticari krediden dolayı 225.555,93 TL asıl alacak, 665,58 TL işlemiş faiz ile 33,28 TL BSMV olmak üzere sonuçta davalılar ; 600.262,00 TL asıl alacak, 1.759,72 TL faiz, 87,99 TL BSMV olmak üzere toplam 602.109,71 TL'den sorumlu tutulmuştur. 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun geçici 20 nci maddesine dayanılarak hazırlanan ve 15/7/ 2009 tarihli 27289 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 2009/15197 sayılı "Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanacak Hazine Desteğine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Bakanlar Kurulu Karar'ın, Temerrüt, tazmin ve diğer hususlar başlıklı 4/d maddesinde; ... A.Ş.'nin, temerrüt halinde krediyi (maddede belirtilen şekilde) kefaleti oranında tazmin edeceği, tazminin ön koşulunun, yararlanıcının temerrüde düştüğü kredinin donuk alacağa dönüşmesi için gereken 90 günlük sürenin geçmiş olması ve kredi verenin kanuni takibe başlamış olmasının gerekeceği, kurumun, kefaleti ile kullandırılacak krediler için kredi verenlerin alacakları teminatlara kefaleti oranında ortak olacağı, temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemlerin kredi verenler tarafından yürütüleceği ve kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde edecekleri tahsilatin tazmin edilen kefalet oranında kuruma aktarılacağı belirtilmiştir. Bu karada sonraki tarihlerde yapılan değişikliklerde 4/d maddesindeki bu düzenlemeler korunmuştur. Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanacak Hazine Desteğine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Karar”ın yürürlüğe konulmasına ilişkin 2015/7331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (28 Şubat 2015 tarih, 29281 sayılı Resmi Gazete) ile 2009/15197 sayılı karar yürürlükten kaldırılmış, 6. maddesi ile, temerrüt durumunda benzer düzenlemelere yer verilmiştir. Bu kararda yapılan değişikliklerde 6. madde muhafaza edilmiştir. 22 Kasım 2016 tarih, 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile, 2015/7331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı yürürlükten kaldırılmış, 6. Maddesi ile; temerrüt ve tazmin konusunda benzer düzenleme getirmiştir. 11 Ekim 2018 tarih, 30562 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2018/162 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile; 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 6. Maddesine eklenen fıkra ile; kredi veren kuruluşun tazmin talebinde bulunmadan önce, yapılandırma imkanı tanıması şartı getirilmiştir. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; ... A.Ş. tarafından yapılan kefalet ödemesi bulunması halinde, kredi veren bankanın icra takibine devam ederek tahsil ettiği bedelden tazmin edilen kefalet miktarını ... A.Ş.'ye aktaracaktır. Kurum, kredi verenin aldığı teminatlara kefaleti oranında ortak olup, teminatların paraya çevrilmesini de kredi veren sağlayacaktır. 162 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile getirilen, yapılandırma imkanı tanınması şartı ise, yalnızca kredi verenin, kurumdan tazmin isteyebilmesinin ön koşuludur. Muaccel bir kredi borcu için bankanın takip başlatmasına engel değildir. Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde, krediler risklerine göre gruplandırılmış, ödemesi 30 günden az geciken krediler 1. grup, 30 ile 90 gün arasında gecikenler 2. grup, 90 ile 180 gün arasında gecikenler 3. grup, 180 gün ile 1 yıl arasında gecikenler 4. grup, 1 yıldan fazla gecikenler 5. grup olarak nitelendirilmiştir. (maddede başka kriterler de bulunmaktadır.) BDDK'nın 17/03/2020 tarihli 8948 sayılı kararı ile; 4. ve 5. maddeler kapsamında kredilerin donuk alacak sınıflandırılması için öngörülen 90 gün gecikme süresinin, bu kurul kararı tarihi itibariyle birinci ve ikinci grupta izlenen krediler için 31.12.2020 tarihine kadar 180 gün olarak uygulanmasına karar verilmiştir. Yönetmeliğin 5. md.de ise; 3,4 ve 5. grupta sınıflandırılan krediler donuk alacak olarak tanımlanmıştır. Bu yönetmeliğin amacı 1. maddesinde belirtildiği üzere; bankaların kredilerinin niteliklerine göre sınıflandırılması ve bunlar için ayrılacak karşılıklara ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Takip şartı olarak getirilmiş bir düzenleme değildir. Kaldı ki, somut olayda ödenmeyen ilk taksit tarihi ile hesap kat ve icra takip tarihleri arasındaki süre 180 günden fazladır. Alacak muacceldir. Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davacı ile davalı .... Ltd. Şti arasında imzalanan ve davalı ...'nin kefil olarak katıldığı genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan taksitli ticari kredilerin ödenmediği, hesabın kat edilerek gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, kefaletin geçerli olduğu, davalı ...'ği bağladığı, davalıların takip tarihi itibariyle 600.262,00 TL asıl alacak, 1.759,72 TL faiz, 87,99 TL BSMV olmak üzere toplam 602.109,71 TL den sorumlu oldukları anlaşıldığından, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, kredi alacaklarının kabul edilen kısmının likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davalıların Adana 6. İcra Dairesinin 2021/... E. Sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın; -... nolu krediden dolayı 374.706,07 TL asıl alacak, 1.094,14 TL işlemiş faiz, 54,71 BSMV, -... nolu krediden dolayı 225.555,93 TL asıl alacak, 665,58 TL işlemiş faiz, 33,28 BSMV, Olmak üzere toplam 600.262,00 asıl alacak, 1.759,72 TL işlemiş faiz ve 87,99 TL BSMV olmak üzere toplam 602.109,71 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %52,56 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, Hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında olmak üzere 120.421,94 TL inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 41.130,00-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 7.391,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 33.738,80-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irad kaydına, Davacının peşin olarak ödediği 7.391,20 TL harcın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 84.232,07-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre davanın red edilen kısmı üzerinden hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 1.323,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.302,00 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına, 5-T.C. Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL Arabuluculuk Ücretinin 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davalılardan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/09/2022

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/905, K. 2022/767, T. 20.09.2022, www.arakarar.com/karar/adana-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-905-e-2022-767-k-52bf3890675c