İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/850 E. 2024/577 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/850
- Karar No
- 2024/577
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/850
KARAR NO : 2024/577
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 22/11/2021
KARAR TARİHİ : 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirketin % 25 payla şirketin ortağı olup kalan diğer %75 payın ise %5'inin ...'e, kalan %70'nin ise ...'e ait olduğu, şirket ortakları ... ve davalı ...'ün müştereken şirketi temsile yetkili oldukları, müvekkili şirketin ... İzmir adresinde içkili cafe bar işletmekte olup, davalı ...'ün 6102 sayılı TTK 640 ve devamı maddeleri uyarınca haklı sebeple ortaklıktan çıkarılmasının gerektiği, davalı ...'ün aynı zamanda hemen yakındaki ... Turizm Gıda İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı ve yetkili müdürü olup, öncelikle müvekkilinin şirketle haksız rekabet ettiği, şöyle ki davalının müvekkili şirkete karşı; rekabet yasağına uygun şekilde hareket etmemekte, gerçekleştirdiği eylemleri, şirket yapısı açısından zarar teşkil edecek işleyişinde aksamaya neden olacak ve karşılıklı güven problemi ortaya çıkartacak türde olup, diğer ortaklar ...ve ...'ün güveninden yararlanarak şirket mallarını kendisinin aktif şekilde çalışma gerçekleştirdiği ... Ltd. Şti'ye geçirdiği, halen müvekkili şirketin ticari kayıtlarından da görüleceği üzere bu şirketten 416.540,00 TL alacaklı olduğu, bu paranın tahsil edilmediği, davalının müvekkili şirketle haksız rekabet etmekte, müşterileri kendisinin diğer şirketi ... Şirketi'ne yönlendirdiği, ayrıca şirketin mallarını eksilttiği, örneğin toptancılardan gerek satın alınan gerekse promosyon olarak hibe edilen alkollü içecek vs. ... Ltd Şti'ye aktarmakta olup şirketin zarara uğramasına yol açtığı, davalının ortağı olduğu, müvekkili şirketin faaliyet konusu cafe bar işletmeciliği sektöründe, hemen 100 metre mesafedeki ... Ltd Şti adlı şirket bünyesinde gerçekleştirerek, rekabete aykırı hareket ettiği, şirket işlemlerine önem vermeyerek şirketin kötü duruma düşmesine neden olduğu, davalı müvekkili şirketin gerek kiralayan mal sahibine kira sözleşmesinden kaynaklanan borçlarını ödemediği gibi, şirket hakkında tahliye kararı alınmasına sebep olduğu, gerek vergi gerekse SGK'ya olan hiçbir borcu ödemediği, diğer ... Ltd Şti'ne haksız olarak sermaye aktardığı ve şirketi tamamen batırdığı, şirketin mevcut borçlarının diğer ortaklar ... ve ... tarafından nakit olarak ödendiği ve borçların tasfiye edilmeye çalışıldığı, davalının bu borçların ödenmesinde şirkete hiçbir katkısının olmadığı, pandemi sırasında şirkete ait iş yerinin uzunca bir süre kapalı kaldığı, tüm kira borçlarının diğer ortaklarca ödendiği, pandemi sonrası açılması için son 3-4 aydır yapılan tüm tadilat ve diğer demirbaş masraflarının davalı haricinde diğer ortakların kişisel çaba ve koydukları sermaye ile ödendiği ancak davalı ... Ltd Şti adlı iş yerinde müvekkili şirketle haksız rekabete devam ettiği, davalının eylemlerinin, ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelik, ortaklar arasında kendi kişisel ve diğer ortak olduğu, şirketlerin grupsal çıkarların ön plana çıkarmakta ve ortaklık amacının artık gerçekleşme olanağının bulunmadığı, davalının, müvekkili şirketin diğer ortak ... ile birlikte müşterek imza ile temsile yetkili olduğu halde davalının yapılan davete rağmen toplantılara katılmadığı ve karar alınmasını engellediği belirtilerek açıklanan nedenlerle müvekkili ... Turizm Gıda İnş san ve Tic Ltd Şti'de %25 ortaklığı bulunan davalı ...'ün haklı sebeple ortaklıktan çıkartılmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Cevap dilekçesi - karşı dava dilekçesinde özetle; dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, davacı yanın dava dilekçesinin talep sonucunda her ne kadar yalnızca davalı müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiş ise de ortaklıktan çıkarılmanın maddi bir sonucunun bulunacağı ve Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi halinde ayrılma payına da karar verilmesi gerektiğinin malum olduğu, davanın 6100 sayılı TTK madde 5/a gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği, davacı şirketin, davalı müvekkilinin %50 oranında paydaşı olduğu ve 23/09/2012 tarihinde paydaş olduğu dava dışı ... ... Ltd Şti'nin ortağı olması nedeniyle davacı şirketle haksız rekabet içerisinde bulunduğu iddiasının mesnetsiz olduğu, zira davalı müvekkilinin davacı yan şirkette 24/09/2013 tarihinde %50 ortak ve paydaş olarak davacı şirketin hissesini devraldığı dikkate alındığında davalı müvekkilinin henüz davacı şirkette paydaşlığı yokken dava dışı şirkette paydaş olduğu, davalı müvekkilinin paydaş olduğu adı geçen her iki şirketin de İzmir ili...nde birbirine oldukça yakın iş yerlerinde ayrı tüzel kişilikleri haiz bir şekilde faaliyet yürüttüğü, bu hususun maruf olduğu, davacı şirketin halihazırdaki hakim ortağının da bu hususu bilerek bu hususu bilerek davacı şirkette hisse alımı gerçekleştirdiği, bu çerçevede davacı şirket hisselerini davalı müvekkilinin eski ortağı ve akrabası olan ...'den iktisap ettiği, dolayısıyla davacı yanın evvelce faaliyette olan bir şirkette / işletmede paydaş olan davalı müvekkilinin davacı şirkette de paydaşlık durumnu bile bile ortak ve paydaş olduğu, taraflar arasında haksız rekabete dair sözleşmeyle kararlaştırılmış bir hükmün de olmadığı dikkate alındığında davacı yanın rekabet yasaağını ihlal ettiğine dair iddiayla ikame ettiği davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, davacının rekabet yasağına aykırı davranılmasından kaynaklı somut bir delil ortaya koyamadığı, davalının şirket hisselerinin %25'ine sahip olması nedeniyle bu oran üzerinden sorumluluğunun bulunduğu, davalı şirketin kendi işletme faaliyetleri ile kamu borcunu ifa etmesi, aksi durumda paydaşlardan bu yönde alınacak genel kurul kararı ile sermaye artırımı yapması ya da kamu borcunun paydaşlar tarafından itfasının istenmesi, aksi durumda ortaklık kararlarına uyulmadığından bahisle huzurdaki davanın ikame edilmesi gerekirken bunun davalıdan tahsilinin yerinde olmadığı, davalının toplantılara katılmayarak karar alınmasını engellediğine dair beyanların yerinde olmadığı, şirket paydaşlarından ... ve ...'ün davalıyı şirketten uzaklaştırarak şirketi kendilerinin yönettiği, bu hususta davacı şirkete İzmir .... Noterliği aracılığı ile ihtarnamenin çekildiği, müvekkilinin ortaklıktan çıkması halinde ise ayrılma payının gerçek değerinin tespitinin gerektiği belirtilerek asıl davanın reddinin talep edildiği, karşı dava yönünden ise davacının 2013 yılından bu yana şirkette sorumlu müdür ve ortak ise de son zamanlarda müvekkilinin şirketin işletme faaliyetlerine ve toplantılarına katılımın engellendiği, kendisinin uzak tutulduğu, ortaklardan ...tarafından şirkete ait işletmeyi 3. Kişilere müvekkilinin haberi ve bilgisi olmaksızın kiraya verildiğini, işletmenin ... ismi ile işletildiği, bu durumun 3. Şahıslardan öğrenildiği, davacı şirketçe müvekkiline kar payı ödenmediği, bilgi alamadığı, şirket bilançosunun da kendisine gösterilmediği, dolayısıyla ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiği, şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana geldiği, bu hususa ilişkin cevap dilekçesi ile belirtilen İzmir .... Noterliği'nin ihtarnamesinin keşide edildiği belirtilerek müvekkilinin ayrılma payının saptanması, ortaklığın devamı çekilmez hale geldiği için haklı çıkma nedenlerinin kabulü ile tespitinin ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin yasal faizi ile davalıdan tahsilinin talep edildiği görülmüştür.
Karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; karşı davanın soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, şirketin borca batık olduğu, davalının sermaye koyma borcunu ödemediği, karşı dosya davacısı ortağın şirket borçlarından yasal sorumluluğunun bulunduğu, şirket idaresine davacı tarafın bilerek ve isteyerek katılmadığı, özellikle şirketi borca batırarak ter ettiği, davacının ortak olduğu ve aynı iş kolunda faaliyet yürüten ve davalı şirketin 50 metre mesafesindeki yeni kurulan ... ..Ltd.Şti'nin karşısında davalının güçsüz bırakıldığı, davalı şirketin tüm demirbaşlarının üçüncü kişilerden kiralandığı, şirketin tadilata girdiği ve bu tadilatın diğer ortak ...tarafından üstlenildiği, yine şirketin maliye, SGK ve belediyeye olan borçlarının da adı geçen ortak tarafından ödendiğinin belirtildiği ve karşı davanın reddinin savunulduğu görülmüştür.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğünün yazı cevabı, İzmir ... ATM'ne ait ... D. İş sayılı dosyasının Uyap örneği, SMMM bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 07/08/2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve 17/11/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporu, makine mühendisi bilirkişisi ... ve gıda yüksek mühendisi bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 17/04/2024 havale tarihli bilirkişi raporu ile tanık beyanları dosyamız arasındadır.
Mahkememizin 24/05/2022 tarihli duruşmasında davacı - karşı dosya davalısı tanığı ... beyanında aynen; "Yaklaşık 3 yıl önce davacı şirkette garson olarak işe başladım. Daha sonra şirketi idare ile yetkili olan ... ve ... beni mesul müdür olarak görevlendirdiler halen bu şekilde davacı şirkette çalışıyorum. Ben işe başladığım zaman esasen herhangi bir problem yoktu ancak sonraki süreçte şirketin aleyhine şirketi hacizler gelmesi nedeni ile ortaklar arasında problemler baş göstermeye başladı. Dükkanın kira borçları da vardı. Ben esasen ismi belirttiğim şahıslar arasında bu borçlar dışında herhangi bir husumete denk gelmedim. Şirkete bu şekilde aleyhe borçlar çıkmasından ve şirketin adresinden tahliyesine karar verilmesinden sonra ...'ü bir daha görmedim. Şirketin bu şekildeki problemleri ile ... ilgilendi. Borçlarla alakalı alacaklılarla kendisi görüştü. ...'ün ... olarak bildiğim şirkette davacı ... şirketinde ortak iken adını belirttiğim Cafe de de ortak olduğunu biliyorum. Genellikle benim çalıştığım şirkette ... bulunudrdu. Ancak ara sıra ... isimli iş yerine de gidip gelirdi. Az önce söylediğim gibi borçların ortaya çıkmasından sonra çalıştığı şirketi tamamen bıraktı ve ... isimli iş yerine geçti halen de orada çalıştığını biliyorum. Söz konusu ... olarak belirttiğim yer alkollü bir mekandır. Benim çalıştığım ... şirketi de alkollü bir mekan işletmektedir. Mekanlar arasında yaklaşık 4-5 dükkan mesafe vardır bu iki mekanda aynı iş kolunda faaliyet yürütmektedirler. Bu hususa tanık olmadım. İşletme ... Turizm adı altında faaliyet göstermektedir. ...'ın neresi olduğunu bilmiyorum. Tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizin 24/11/2022 tarihli duruşmasında davacı - karşı davalı tanığı ... beyanında aynen; "Ben ... ile ...'ü tanırım. Bunlar ... ... turizm şirketinin ortaklarıydılar ve ... isimli işletmeyi işletiyorlardır. Bende buraya gidip geliyordum. Önceleri taraflar arasında bir anlaşmazlık yoktu. ... hesabı tutmaktaydı. ... bu şirketin % 75'lik hissesini satın alması sırasında ... şirket borcunun azını söylediklerini daha sonradan daha fazla borcun ortaya çıkması sebebi ile aralarının bozulduğunu biliyorum. Bunun üzerine ...muhasebeciyi çağırarak stok durumunu sorduğunda stokta olan bir takım ürünlerin ...'ın ortak olduğu başka bir ... isimli iş yerine kaydırıldığını yani gönderildiğini öğrendiğini biliyorum. Bunun üzerine ... ...'ı aradığını ve ancak ulaşamadığını biliyorum hatta bende ...'ı aradım. ... şirketin hiçbir işlerine dahil olmadı. kafeye gelip gitmedi. Ben en son kendisine ulaştığımda gelmeyeceğini beyan etti. Bende tarafların aralarından bu şekilde ayrılmış oldum. Şirkete icra geldiğini biliyorum hatta ben oradayken de de icra işlemleri yapıldı. Sandalyelerin gelişine şahit oldum. Şirket borçlarını ...ödemiştir. Dosya arasında bulunan ve 29/07/2019 tarihli protokol başlıklı belgedeki şahit sıfatı ile atmış olduğum imza bana aittir. Ben söz konusu belge içeriğine de şahidim. Tarafların anlaşmaları bu protokolde belirtildiği gibidir. Benim ... kafe isimli iş yerinin üstünde o zaman işletmem vardı. ... isimli şirkete dair bilgim burayı ... işlettiği ve işletmesini az önce de söylediğim gibi ... üzerinden yürütmektedir. dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizin 24/05/2022 tarihli duruşmasında davacı şirket müdürü olduğu anlaşılan ... beyanında aynen "Ben şu anda müdürü olduğum ... Turizm Ltd. Şti. İsimli iş yerini ...'den % 75 hissesini satın aldım. Satın aldıktan bir müddet sonra şirketin borçlarının olduğunu öğrendim. Aynı zamanda şirketin bulunduğu adresten tahliyesine yönelik kararı da öğrendim . Bunun üzerinde alacaklılarla ben görüştüm. Gerek bir miktar ödeme yaparak gerekse gönüllerini hoş ederek borçları ödemeye çalıştım. Gelinen süreçte işlettiğimiz işletmenin unvanını kötü şekilde anılması ve müşteri gelmemesi sebebi ile ti,caret sicilinde değişiklik yapılmaksızın ve aynı zamanda kendim başka bir yerde palet işi ile uğraştığımdan işlettiğimiz işletmenin ismini ... olarak değiştirdim ve sadece buna dair tabela astım. Devamında önce ...'ü bu hususları konuşmak üzere çağırdım. Kendisinin cevap vermemesi üzerine Noter'den ihtarname çektim ve toplantı yapalım dedim fakat benimle iletişime geçmediği gibi toplantı yerinde de kendisi hazır olmadı. Devamında ben kendi dönemimde olmamasına rağmen 2012 yılından beri süre gelen belediye, SGK ve vergi borçlarının bir kısmını yapılandırdım. Halen de ödemeye devam ediyorum. Onun haricinde bir kısım borçları da ödemeye devam ediyorum. İşletmeye yaklaşık 1.000.000,00 TL civarında masraf yaparak restore ettim. Hali hazırda işletme faaliyettedir. Bütün bunları ben kendim yaptım. Buna dair kayıtların dosyada olması lazım. Gelinen süreçte mağduriyetimin artık giderilmesini talep ediyorum" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce davacı ve dava dışı ... ... Ltd Şti ticari defter ve kayıtlarının Mahkememizce kurulan 16/02/2023 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği incelenmesi için tevdi üzerine SMMM bilirkişisi ... tarafından hazırlanmakla birlikte taraflara tebliğ edildiği anlaşılan 07/08/2023 havale tarihli raporda özetle; "Gerek davacının gerekse dava dışı şirketin kuruluş ve faaliyet yapısının incelendiği, dava dışı şirketin incelemeye sunulan 2019 yılı kayıtlarının açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, 20/08/2019 tarihinde başlayan şekilde davacı tarafından dava dışı ... ... Ltd Şti'ne kesilen faturalar olduğu ancak cari hesaba dayanak faturalar sunulmadığından inceleme yapılamadığı, faturalaşmanın 30/11/2019 tarihine kadar devam ettiği ve dava dışı şirketin davacıya 416.540,00 TL borcunun olduğu, alt hesap mizanlarının kuruluştan itibaren inceleme için sunulmadığı belirtilerek diğer hususlarda inceleme yapılamadığı" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmakla birlikte daha sonra aynı bilirkişiye dosyanın yeniden tevdisi ile birlikte yerinde inceleme yetkisi de verilmek suretiyle bilirkişi tarafından hazırlanan 17/11/2023 tarihli ek raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür. Söz konusu ek raporun incelenmesinde; "dava dışı şirketin ticari defter ve belgelerine ilişkin yapılan incelemesi neticesinde ... ... Ltd Şti'nin davacıya 2017 yılından 2018 yılına devir 244.400,05 TL borcunun olduğu, davacının dava dışı şirkete 2 adet olmak üzere 82.600,00 TL tutarında fatura düzenlendiği ve 31/11/2018 tarihinde mutabakat açıklaması ile borcun ödendiği yönünde kayıt bulunduğu anlaşılmakla borcun sıfırlandığının tespit edildiği, davacı yanın kayıtlarının ise raporda belirtilen nedenlerden kaynaklı incelemeye sunulmaması sebebiyle incelemesinin yapılamadığı" şeklinde kanaat belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizce karşı dava dosyası yönünden davacı yanın çıkma payının en son güncel aktif pasif değerler üzerinden tespit edilebilmesi için mahallinde makine ve gıda mühendisi bilirkişi marifeti ile yapılan keşif neticesi sunulan 17/04/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "keşif esnasında cafede bulunmakla birlikte icra sonrası kalan malzemelerin adetleri ve 2. El piyasa rayiç değerlerinin 70.000,00 TL, gıda mühendisi yönünden ise işletmede üretim yapılmadığı, yiyecek ve içecek olarak gıda maddesinin bulunmadığı" şeklinde kanaat belirtildiği görülmüştür. Söz konusu rapora karşı davalı - karşı davacı vekilince beyan ve itiraz dilekçesinin sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde asıl dosya davacısı-karşı dosya davalısı şirketin İzmir Ticaret sicil müdürlüğü nezdinde merkez/... sicil numarası ile kayıtlı olduğu, şirketin 27/08/2009 tarihinde tescil edildiği, şirket ortaklarının 25/100 pay ile ..., 5/100 pay ile ... ve 70/100 pay ile ... olduğu ve şirketin ... ve ... tarafından müştereken temsile yetkili oldukları, dava dışı ....Ltd. Şti'nin İzmir Ticaret sicil müdürlüğü nezdinde merkez/... sicil numarası ile kayıtlı olduğu, şirketin 26/09/2012 tarihinde tescil edildiği, şirket ortaklarının eşit paylar ile ... ve ... olduğu ve şirketin ... ve ... tarafından müştereken temsile yetkili oldukları, ... tarafından ... Turizm .... Ltd. Şti aleyhine İzmir .... Noterliğinin 23/11/2021 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiği ve istemin tebliğden itibaren 7 gün içerisinde ikmalinin talep edildiği, konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın;
- asıl dava dosyası yönünden; ...'ün haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması yönünde davacı nezdinde koşulların oluşup oluşmadığı, davalı ...'ın az yukarıda bahsedilen .....Ltd. Şti'deki ortaklığının davalı nezdinde haksız rakebet oluşturup oluşturmadığı, oluşturduğunun anlaşılması halinde bunun davacı yan açısından haklı sebep teşkil edip etmeyeceği, davalı ...'ın eylemlerinin davacı şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, uğrattığının anlaşılması halinde davacı yan açısından haklı sebep teşkil edip etmeyeceği, davalının davacı şirkete karşı yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, getirmediğinin anlaşılması halinde bunların neler olduğu ve bunun davacı yan açısından haklı sebep teşkil edip etmeyeceği hususlarında yapılacak inceleme neticesi davalının haklı sebeple şirket ortaklığından çıkarılıp çıkarılmayacağı hususlarına yönelik dava olduğu,
- karşı dava dosyası yönünden; davacı ...'ün şirket toplantılarına ve işletme faaliyetlerine katılımın engellenip engellenmediği, diğer ortakların davacıyı şirket işlerinden uzak tutup tutmadıkları, ortaklardan ... davalı şirkete ait işletmeyi 3. Kişilere davacının onayı olmaksızın kiraya verip vermediği, davalı işletmesinin ... adıyla işletilip işletilmediği ve işletildiğinin anlaşılması halinde bu duruma davacının onayının bulunup bulunmadığı, davacıya kar payı ödenip ödenmediği, şirket işleri hakkında bilgi alıp alamadığı, bilançonun kendisine gösterilip gösterilmediği, ortaklar arasında güven ilişkisinin sarsılıp sarsılmadığı, bütün bunların davacı açısından şirket ortaklığının devamını çekilmez hale getirebilir bir durum olup olmadığı, şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana gelip gelmediği, davacı yan açısından 6102 sayılı TTK'nın 638/2 uyarınca şartın gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında yapılacak inceleme neticesi davacının haklılığına karar verilir ise davacının çıkma payının ne miktarda olduğunun tespiti ile davacının davalıdan çakma payından kaynaklı alacaklı olup olmadığının belirlenmesi ile tahsiline yönelik dava olduğu anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı şirketin 04/09/2019 tarihinde dava dışı ... 67 pay ve ... 33 pay olmak üzere kurulduğu, 14/02/2012 tarihinde ... tüm hisselerinin tamamını dava dışı ...'na devrettiği, devamında 29/04/2013 tarihinde ...'in hisselerinin tamamının ...'a devredildiği, 01/10/2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinden anlaşılacağı üzere ... hisselerinin tamamının ...'e devredildiği ve 07/12/2015 tarihli gazeteden anlaşılacağı üzere ...'in 50 adet hissesinin ...'e devredildiği, 18/01/2016 tarihli gazeteye göre ...'ın 25 adet hissesinin...'a, 29/04/2016 tarihli gazeteye göre ... 25 hissesinin ...'e ve 08/08/2019 tarihli gazeteye göre ise ... 70 hissesinin ...'a ve 5 hissesinin ... devredildiği anlaşılmakla birlikte son durumda davacının %25 payının davalı ...'e, %70 payının ...'e ve %5 payının ise ...'e ait olduğu ve ... ve ... müdür sıfatıyla müşterek imza ile şirketi temsile yetkili olduğu, dava dışı ... ... Ltd Şti'nin ise son durumda ... ve ... isimli şahısların %50'şer ortak olarak pay sahibi oldukları tespit edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 621.maddesinde bir kısım önemli genel kurul kararlarının, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabileceği belirtilmiştir. Bu hallerden birisi de; maddenin "h" bendinde sayılan "bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması" halidir. Bu düzenlemeye göre gerek ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı gerekse haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılması için mahkemeye başvurulması konusunda genel kurulca karar alınabilmesi için, genel kurulda temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması gerekir. Yani oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun toplantıda hazır bulunması ve kararın da bu toplantıda temsil edilen oyların en az üçte ikisi ile alınması gerekir. Bu kapsamda asıl dava yönünden; her ne kadar yukarıdaki gerekçeler ile davacı şirket tarafından davalı yanın ortaklıktan çıkması yönünde talepte bulunulmuş ise de davalının davacı şirket ortaklığından çıkartılması konusunda 6102 sayılı yasanın 621 maddesi gereği alınmış bir genel kurul kararı sunulmamakla birlikte böyle bir kararın alınmadığının davacı vekili tarafından da bildirildiği göz önüne alındığında çıkarma talebine ilişkin genel kurul kararı dava açılması için ön koşul olup, bu koşul yerine getirilmediğinden, TTK nın 621. maddesindeki hususun dava şartı niteliğindeki düzenleme olduğu göz önüne alındığında asıl davanın 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereği usulden reddine (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD nin 2017/109 esas, 2017/124 karar sayılı kararıda aynı doğrultudadır.) karar vermek gerekmiş, karşı dava yönünden yapılan inceleme neticesinde ise her ne kadar karşı davacı ... tarafından yukarıda belirtilen gerekçeler ile ... ... Ltd Şti aleyhine işbu dava açılmış ise de az yukarıda belirtilen ticaret sicil gazetesinde ilanları yapılan genel kurul toplantılarına davacı ...'ın katıldığı, ...'nın ortaklık yapısının son durumda oluştuğu şekilde ... tarafından bilindiği gibi ...'ın aynı zamanda aynı konuda faaliyet gösteren dava dışı ... .. Ltd Şti'nin ortağı olduğu ve davacı şirket ve dava dışı şirketlerin işlettiği şirketlerin birbirlerine çok yakın olduğu, ...'ın çıkma hakkının ve bu kapsamda çıkma payının hesabının yapılabilmesi için ön şart olarak ... lehine 6102 sayılı yasanın 638. maddesine göre ...'ın çıkma isteminin haklı sebep oluşturması gerektiği, yukarıda belirtilen tanık ifadeleri göz önüne alındığında ...'ın davacı şirketin iş ve işlemlerini takip etmediği, şirketten bilgi almak konusunda aksi iddia edilmekle birlikte yasal hakkını kullanmadığı, ortakların hisse devri yönündeki genel kurul toplantılarına katılan ...'ın kâr payı ödenmesine yönelik karar alınamadığı ve bu nedenle ödenemediği yönündeki savunmasının yerinde görülmediği, ortaklar arası güven ilişkisi sona erse bile bu ilişkinin devamının davacı açısından çekilmez hal almasının davacıdan kaynaklanmaması gerektiği dolayısıyla yine tanık beyanları kapsamında davacı ...'ın davalı ... ... Ltd Şti'nin iş ve işlemleri ile ilgilenmedi gibi keşif zamanında da herhangi bir faaliyetin olmadığı anlaşılan davacı şirketin idaresinin %5 paylı ... (fiili olarak %75'i kullandığı anlaşılan) devir ettiği ancak devre yönelik herhangi bir yükümlülüğü üstlenmediği dolayısıyla ... nezdinde haklı sebebin oluştuğuna kanaat getirilemediği böylece lehine haklı sebep koşulları oluşmadan bir ortağın şirketten çıkma (karşı dava dilekçesinde belirtildiği gibi ortakların artık bir arada olamaması sebeplerine yönelik) hakkını kullanmasının yerinde görülemeyeceği anlaşılarak karşı davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Asıl davanın dava şartı noksanlığından USULDEN REDDİNE, karşı davanın ise ESASTAN REDDİNE,
2- Karar tarihi itibariyle;
- asıl dava dosyası yönünden alınması gerekli 427,60 TL harçtan evvelce alınan 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 368,30 TL harcın DAVACI .....LTD. ŞTİ'DEN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
- karşı dava yönünden alınması gerekli 427,60 TL harçtan evvelce alınan 171,00 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 256,60 TL harcın DAVACI ...'DEN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3- Asıl ve karşı dava yönünden olmak üzere; gerek asıl dosya davacısı gerekse de karşı davacı tarafından yatırılan başvuru harcı ile yukarıda mahsubuna karar verilen harç ile gider avansından kullanılan kısmın ASIL DOSYA DAVACISI/KARŞI DOSYA DAVACISI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
- Yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesine göre talep edenlere İADESİNE,
4- Asıl dosya davalısı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVACI ....LTD.ŞTİ'DEN ALINARAK DAVALI ...'E VERİLMESİNE,
5- Karşı dosya davalısı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACI ...'DEN ALINARAK ....LTD.ŞTİ'NE VERİLMESİNE,
6- Dair davacı - karşı davalı vekilinin ve davalı - karşı davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.17/07/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı