İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/753 E. 2022/942 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/753
Karar No
2022/942
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2021/753 KARAR NO : 2022/942

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - (T.C....) ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - (TC....) ... VEKİLİ : Av. ... - ..

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2021 KARAR TARİHİ : 21/10/2022 YAZIM TARİHİ : ..

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının ... Tekel Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin %50 'şer oranında şirket ortağı olduklarını, 11/02/2021 tarihinde dava dışı şirket adına ... Bankası Sarıçam şubesinden kredi çekmek üzere banka kredi sözleşmesi yapıldığını, söz konusu krediyi müvekkilinin ve davalının müteselsil kefil olduklarını, ... tarafından müvekkili ve davalı hakkında Adana 8. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin hesaplarına takip dosyası kapsamında bloke konulduğunu, bloke sonucunda müvekkilinin mağdur olduğunu, takibe konu borcun müvekkili tarafından 09/11/2021 tarihinde alacaklıya ödendiğini, ayrıca takip dosyasının kapatılması için ilgili icra dairesi hesabına müvekkili tarafından ödendiğini, müteselsil olarak birlikte borçlu olan kimselerin borcun tamamından sorumlu olduğunu, müteselsil borçlulardan herhangi biri tarafından borcun tamamının ödenmesi üzerine borçluların iç ilişkisi gündeme geldiğini ve birbirlerine rücu etme hakları doğduğunu, müvekkilinin rücu hakkına istinaden davalıya Adana 7. Noterliği tarafından ihtarname gönderildiğini, ancak bir sonuç alınamadığını, bunun üzerine Adana Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bankadan alınan kredinin şirket tarafından nerede ve nasıl kullanıldığının tespit edilmesi gerektiğini, alınan kredinin şirket için kullanılması gerektiğini, ancak şirket kredi hesabında bulunan bu paranın şirket için kullanılmadığını, şirketin kredi hesabında bulunması gereken paranın davacının sahibi olduğu bir başka firmaya aktarıldığını, şirket yetkilisinin ... olduğunu, şirkete ilişkin harcamaların ... tarafından yapılması gerektiğini, ancak banka kredi hesabının kimin talimatı veya vekaleti ile kullanıldığının ve bu paranın ne şekilde kullanıldığının ortaya çıkacağını, davacının gerekli araştırma ve tespit yapılmadan borcu ödemiş olmasının hukuken doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. ... ile dava dışı ... arasında 11/02/2019 tarihinde 200.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış, davalılar bu sözleşmeye kefil olarak katılmışlardır.

Davalıların kefaleti TBK.nın 583.maddesi şekil şartlarını taşınmaktadır. TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak .. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. Davalılar, şirket ortağı olduğundan, eş rızası gerekmemektedir. Kefaletleri geçerli olup, kendilerini bağlamaktadır. Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasında; dava dışı ... tarafından borçlular ... Tekel Ürün., ... ve ... aleyhine 02/10/2020 tarihinde, GKS borcundan dolayı toplam 145.888,92 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmıştır.

Adana Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında; davacı tarafından borçlu davalı hakkında 15/06/2021 tarihinde GKS istinaden yapılan ödemenin rücuen tahsiline ilişkin toplam 54.711,22 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalının itirazı üzerine takip durmuştur. Bankacı bilirkişi... 03/06/2022 tarihli raporunda; dava dışı banka ile dava dışı borçlu ... Tekel Ürün. arasında imzalanan kredi çerçeve sözleşmesine istinaden, müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan ... ve ...'ın kullandırılan kredilerden faiz ve ferilerinden kefaleten sorumlu olduğunu, Adana 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu edilen borcun takip tarihi itibariyle hesaplandığında 85.776,54 TL asıl alacak, 9.652,43 TL işlemiş faiz, 482,62 TL BSMV olmak üzere 95.911,59 TL olduğunu, dava dışı bankanın tahsil tarihi itibari ile alacağının, 95.911,60 TL asıl alacak, 5.618,82 TL işlemiş faiz, 280,94 TL BSMV olmak üzere toplam 101.811,36 TL olduğunu belirtmiştir.

Rapora yapılan itiraz üzerine hazırlanan 19/07/2022 tarihli ek raporda; davacı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla dava dışı banka ile dava dışı borçlu sıfatıyla ... 'na kullandırdığı kredi alacağının tahsil tarihi itibari ile ödenmesi gereken tutarın 120.484,22 TL olduğunu, fakat dava dışı bankanın sadece anapara üzerinden alacağını 109.368,51 TL ödediğini, kefillerin kefalet altına alınan borçtan sorumlu olduğunu belirtmiştir. Rapor toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. 818 sayılı BK’nın 488. maddesi (6098 sayılı TBK’nun 587. maddesi) “Birden çok kişi, aynı borca birlikte kefil oldukları takdirde, her biri kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için de kefile kefil gibi sorumlu olur. Borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına giren kefillerden her biri, borcun tamamından sorumlu olur. Ancak, bir kefil, kendisiyle birlikte daha önce veya aynı zamanda müteselsilen yükümlü bulunan ve Türkiye’de takip edilebilen bütün kefillere karşı takibe girişilmiş olmadıkça, kendi payından fazlasını ödemekten kaçınabilir. Bir kefil, bu hakkı, diğer kefillerin kendi paylarını ödemiş veya ayni güvence sağlamış olmaları durumunda da kullanabilir. Aksine anlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borcu ödeyen kefil, kendi paylarını daha önce ödememiş olmaları ölçüsünde, diğer kefillere karşı rücu hakkına sahiptir. ’’şeklindedir. Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; Dava genel kredi sözleşmesinde müşterek müteselsil kefil olan davacının kefalet nedeniyle alacaklı dava dışı bankaya ödemiş olduğu miktarın yine bu kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil olan davalıdan tahsiline yönelik başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali istemine ilişkin olduğu, davacı ile davalının dava dışı ... Tekel Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. İsimli şirkete %50 'şer oranında şirket ortağı oldukları, 11/02/2021 tarihinde dava dışı şirket adına ... Bankası Sarıçam şubesinden kredi çekmek üzere banka kredi sözleşmesi yapıldığı, söz konusu kredi sözleşmesine davacı ve davalının müteselsil kefil oldukları, kefaletlerinin TBK.nın 583.maddesi şekil şartlarını taşıdığı ve kefaletlerinin geçerli olduğu, her na kadar davalı tarafından çekilen kredinin kim tarafından çekildiği ve ne amaçla kullanıldığının tespit edilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de bu durumun yargılamaya bir katkısının bulunmadığı zira dava dışı şirketin asıl borçlu olduğu ve tarafların kefil olduğu GKS'den kaynaklı olarak, kefaletlerinin geçerli olduğu, oluşan borçtan kefil sayısınca sorumlu oldukları, dava dışı banka tarafından başlatılan icra takibi sonucunda davacının dava dışı bankaya 109.368,51 TL ödediği, ödenen miktardan diğer müteselsil kefil davalının sorumlu olduğu tutarın tahsili için takip başlatıldığı, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, itirazın iptali için 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu davanın açıldığı, 818 sayılı BK’nın 488. maddesi (6098 sayılı TBK’nun 587. maddesi) gereğince borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına giren kefillerden her birinin , borcun tamamından sorumluğu olduğu, borcu ödeyen kefilin , kendi paylarını daha önce ödememiş olmaları ölçüsünde, diğer kefillere karşı rücu hakkına sahip olduğu, tüm bu hususlar gözetilerek dava dışı üçüncü kişi olan Bankasının takibe konu kredi sözleşmesi nedeniyle asıl alacak miktarının ne olduğu, davacının asıl alacaktan fazla ödeme yapıp yapmadığı hususu da nazara alınarak takip alacağına konu GKS 'deki kefil sayısına göre davacının ödediği miktarın kefil sayısına bölünmek suretiyle davalının davacıya kendi payına düşen ödemekle yükümlü olduğu borç miktarının bulunup bulunmadığı, var ise bu miktarın ne olduğunun hesaplanması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği düzenlenen 19/07/2022 tarihli raporda dava dışı bankanın tahsil tarihi itibariyle 101.811,36 TL alacağının olduğu, bu alacağın takip masrafları toplamı ile 120.484,22 TL olduğu davacıdan 109.368,51 TL tahsil edildiğinin tespit edildiği, bilirkişi raporu usule ve denetime uygun bulunarak hükme esas alındığı, buna göre davacı ve davalının müteselsil kefil olduğu sözleşmeden kaynaklı olarak dava dışı bankaya toplam 120.484,22 TL müteselsil borçlu oldukları, borç miktarından yarı yarıya sorumlu oldukları (60.242,11) ancak davacı tarafından dava dışı bankaya 109.368,51 TL ödeme yapıldığı, davacının sorumlu olduğu miktardan (109.368,51-60.242,11) 49.126,40 TL asıl alacak olarak fazla ödeme yaptığı anlaşılmakla davacının davalıdan 49.126,40 TL asıl alacak, 26,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 49.153,37 TL alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile alacağın likit olduğu gözetilerek bu miktar üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.( Yargıtay 2020/5099 E. 2021/4421 K. Sayılı ilamı)

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne; Davalının Adana Genel İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 49.126,40 TL asıl alacak, 26,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 49.153,37 TL üzerinden iptali ile takibin takipteki şartlarla aynen devamına, Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında olan 9.830,67 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 3.357,66 TL'den peşin ödenen 934,34 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.423,32 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye irad kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu 1.444,01 TL yargılama giderinden kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 1.297,32TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına, 4-Davacının peşin olarak ödediği 934,34TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-A.A.Ü.T. Gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 5.557,85 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1320 TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince ve davanın kabul-red oranı gözetilerek 1.185,90 TL'sinin davalıdan, kalan 134,10 TL 'sinin davacıdan 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2022

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/753, K. 2022/942, T. 21.10.2022, www.arakarar.com/karar/adana-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-753-e-2022-942-k-d9b5714ad372