İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/644 E. 2023/508 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/644
Karar No
2023/508
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2021/644 Esas - 2023/508 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/644 Esas KARAR NO : 2023/508 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2021 KARAR TARİHİ : 22/09/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/10/2023 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı firma ile akdedilen bayilik sözleşmesi ve ek protokolle davalı firmanın ... Suyu'nun sözleşmede belirtilen ürünlerin ..., Pursaklar bölgesindeki tek satıcılığını üstlendiğini, protokolde eski (... markalı) ürünlerinin satışını yaptığı müşterilerine davalıya ait ... markalı ürünlerin satılacağı, davacının satış sebebiyle sattığı ürünlerin %10'u oranında bedelsiz ürün kazanacağının kararlaştırıldığını, davacının eski ürünlerin satışını terkederek davalıya ait ürünlerin satışının gerçekleştirilmeye başlandığını, davalı firmada yaşanan yönetimsel değişiklikler sonrasında beş yıllık sözleşme süresinin ikinci yılı tamamlanmışken 03/03/2021 tarihinde davalı firma yetkili tarafından, davacı firma yetkilisine yeni üst yönetimin 01/01/2021 tarihi öncesine ait tüm sözleşmelerin feshedildiğinin bildirildiğini, davalı firma tarafından davacıya ait bayiliğin başka bir bayiye ... ) verilerek, davacı ile ilişkisinin tam olarak sonlandırıldığını, davacının bedelsiz ürün hakkı bulunmasına rağmen davalının bölge satıcısını değiştirmesi sonrasında yeni bölge satıcısı tarafından davacıdan bedelsiz ürünlerle ilgili alacak talebinde bulunulduğunu, davacı aleyhinde açılan icra takibine itiraz üzerine ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/566 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının açıldığını, davacının eski ürünlerin satışını bıraktığı için artık eski ürünlerin satışını kaybettiğini belirterek 10.000,00 TL menfi zarar ve 10.000,00 TL müspet zarar karşılığı olmak üzere toplam 20.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 04/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, yazılı bir bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmeye bağlı bir ek protokol de bulunmadığını, davalı şirketin imzalamadığı bir sözleşme nedeniyle davacının uğradığı zarardan sorumlu tutulacak olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının davalı şirketin ... Pursaklar bölgesinde tek satıcılığınını üstlendiğini, davalının ürünlerinin bayiliğini yapmakta iken aynı depoda Mila Su markalı ürünlerin de stokların satıldığının tespit edildiğini, bu sebeple bayilik ilişkisinin haklı nedenlerle sonlandırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi rapor ve ek raporları, tarafların ticari defter ve belgeleri, irsaliye ve faturalar, cari hesap hareketleri, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, müspet ve menfi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekilinin taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunduğunu ileri sürerek, davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğinden bahisle uğradıkları müspet ve menfi zararların tazmini istemi ile bu davayı açtığı görülmektedir. Tarafların göstermiş olduğu deliller toplanarak Mahkememizce bilirkişi incelemesine başvurulmuş, talimat ile davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak alınan 07/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda taraflarca imzalanmış geçerli bir sözleşmenin olmadığı, yine taraflar arasında bir kısmı imzasız fatura ve sevk irsaliyelerinin olduğu, iki şirket arasındaki hesap bakiyesinin sıfır (0) olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce aldırılan 18/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda ise davacı tarafın dosyaya sunduğu sevk irsaliyelerine göre ticari malların sevkiyatında...Grup Su Ve Meşrubat Gıda Taşıma Oto San ve Tic Ltd Şti tarafından ... Bilg. Elektrik Turz.Tel.İnş. ve Tic. Ltd. Şti adına sevk irsaliyesi düzenlendiği, düzenlenen bir kısım belgelerin üzerine “İş bu mallar ...Ana Meşrubat AŞ adına ve namına teslim edilmiştir” kaşesinin basıldığı, bir kısım sevk irsaliyelerinde “İş bu mallar ...Ana Meşrubat AŞ adına ve namına teslim edilmiştir” kaşesinin bulunmadığı, sevk irsaliyelerinde teslim eden ve teslim alan kısımlarında isim olmayıp sadece imza olduğu, daha önceki bilirkişi raporunda taraflar arasında sözleşme olmadığının tespit edildiği, ... Su Ve Müşrubat Gıda Taşıma Oto San ve Tic Ltd Şti tarafından ... Bilg. Elektrik Turz. Tel. İnş. ve Tic.Ltd. Şti adına düzenlenen sevk irsaliyelerinin ...tarafından ... Bilg. Elektirik Turz. Tel. İnş. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından e-fatura olarak ... Bilg. Elektrik Turz. Tel. İnş. ve Tic. Ltd. Şti adına faturalandırıldığı, bu faturalandırmanın ticari ilişki kaynaklı mı yoksa bayilik sözleşmesine karşılık olarak mı kesildiğinin anlaşılmasının tespitinin bayilik sözleşmesi olmadığından dolayı bu yönde bir inceleme yapılamadığı, şu anki mevcut durumda kanaatinin ticari ilişki olduğu yönünde olduğu, davalı taraf avukatlarının dosyaya sundukları cevap dilekçesinde taraflar arasında ticari ilişki olduğunun kabul edildiği, davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu...Grup Su Ve Müşrubat Gıda Taşıma Oto San ve Tic Ltd Şti sevk irsaliyelerinin, davalı ve davacı tarafın arasındaki ticarete ilişkinin bayilik sözleşmesi karşılığında oluşan bağ sebebiyle yapıldığını gösteren bir ibarenin yer almadığı, sorumluluk ve taraf sıfatlarının tespiti açısından bayilik sözleşmesinin dosyaya kazandırılması gerektiği, sözleşmenin mevcut olmaması halinde hüküm kurmaya elverişli bir raporun tazmin edilip edilmeyeceği şeklinde görüş bildirilmiştir. Yine mahkememizce alınan 15/08/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise davacı şirketin davalı şirketi 320.01.200 hesap kodu ile takip ettiği, bu hesabın 2019 yılında 12.187,59 TL, 2020 yılında 1.233,09 TL alacak bakiyesi verdiği, 2021 yılında ise bakiyesinin sıfır (0) olduğu belirtilmiştir. TBK'nun 112/1. maddesi gereğince borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm ile "müspet zarar" düzenlenmiş olup uygulamada müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarar olarak tanımlanmaktadır. Müspet zararın oluşabilmesi için taraflar arasında akdedilmiş geçerli bir sözleşmenin bulunması gerekir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı şirketin dosyaya sunmuş olduğu sözleşmede davalı şirketin imzası bulunmamaktadır ve davalı şirket tarafından sözleşmenin varlığı ve geçerliliği kabul edilmemiştir. Bilirkişi raporları ve dosya kapsamından taraflar arasında cari bir ticari ilişkinin olduğu anlaşılmakta ise de taraflar arasında akdedilmiş geçerli bir sözleşme bulunmadığından, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden, başka bir anlatımla dava konusu olayda bayilik sözleşmesine aykırı hareket edildiğinden söz edilemez. Bu nedenle davacının müspet zararın tazmini talebinin reddine karar verilmiştir. Menfi zarar ise kaynağını TBK'nun 125. maddesinden almakta olup, uygulamada uyulacağı veya yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi veya yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarar olarak tanımlanmaktadır. Menfi zarar, sözleşmenin yerine getirilmesi güvenine dayalı olarak kaçırılmış fırsatlara göre hesaplanmaktadır. Müspet zararın aksine, menfi zararın, başka bir ifade ile davacının sözleşmenin hüküm ifade edeceği yönünde kendisinde uyandırılan güvenin ihmal edilmiş olduğunu ispat etme yükümlülüğü kendisine ait bulunmaktadır. Yukarıda açıklandığı gibi taraflar arasında geçerli bir bayilik sözleşmesi olmadığı gibi, dosyadaki delillere göre tarafların yeni bir sözleşme kurulacağına dair inançları da yoktur. Bu durumda davacı ne şekilde menfi zarara uğradığını ispat edemediğinden, yukarıda da açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85 TL maktu harcın 341,55 TL peşin harçtan düşümü ile artan 71,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 20.000,00 TL üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2023

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/644, K. 2023/508, T. 22.09.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-644-e-2023-508-k-3f829392ab9a