İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/57 E. 2021/79 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/57
Karar No
2021/79
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/57 Esas KARAR NO : 2021/79

DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ : 01/02/2021 ARA KARAR TARİHİ : 04/02/2021

Davacılar ..., ... tarafından davalı ... aleyhine açılan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) ilişkin dava dosyası incelende; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dilekçesinde özetle; davacıların dava konusu ...' nin kuruluşundan itibaren 1/4 er oranında ortakları bulunduklarını, dilekçe ekinde sundukları ... tarih ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi' nden de anlaşılacağı üzere Antalya ... Noterliği' nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı kuruluş evrakı ile kurulduğunu ve bu kuruluşta müdür olarak diğer ortak ...'nun seçildiğini, daha sonra kurucu ortaklardan ...'in Antalya ... Noterliği' nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile hisselerini yönetici ortak ...' ya devrederek ortaklıktan çıktığını, akabinde de ...'nun hisselerini Antalya ... Noterliği' nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile ...' e devrederek şirket ortaklığından ve şirket müdürlüğünden ayrıldığını, bu tarihten sonra şirket yöneticisi olarak yeni ortak ...'in atandığını ve tescil edildiğini, tespite konu şirketin ...' nın en işlek bölgesinde yer alan ...' nin içerisinde bulunan ... isimli işletmenin sahibi olup, kurulduğu günden bugüne kadar ... ... ve ... ... işlettiğini, davacıların ikisinin de ... olup kendilerinin işleri gereği aktif olarak şirketi ve işletmeyi yönetecek vakitleri olmadığından kendisi de eski bir meslektaşları olan eski ortak ve müdür ...' ya güvenerek ve onun yönlendirmeleri ile bu şirkete sermaye koymak suretiyle yatırım amaçlı olarak ortak olduklarını, ilk başlarda herşey yolunda gitmekte iken ilerleyen zamanlarda davacıların ortağı bulundukları şirket ile ilgili olarak bilgi alamamaya başladıklarını ve akabinde de durumun kötü olduğunu öğrendiklerini, bu dönemde yönetici ortak pozisyonundaki ...'nun şirkete yeni sermaye girmesi ve durumun düzeltilebilmesi için hisse devri yapması gerektiği yönünde davacıları ikna ettiğini ve hisselerini şimdiki ortak ve müdür ...' e devrederek ortaklıktan ve müdürlükten ayrıldığını, bu hisse devri ve müdür değişikliğinden sonra da davacılar açısından durumun değişmediğini, şirketin daha kötü duruma düştüğünü, davacıların şirkete haciz geldiğini ve spor aletlerinin bir kısmının haczedilerek muhafaza altına alındığını, bankalardan kullanılan kredilerin ödenmediğini ve kiraların ödenmemesinden dolayı da kiralayana verilmiş olan teminat mektubunun da nakde çevrildiğini sonradan öğrendiklerini, şirket müdürü olarak yetkili bulunanlarında şahsi ve ortağı ve yöneticisi bulundukları diğer şirketlerin borçlarına karşılık şirkete ait çekleri kullandıklarını, işletmede kullanılan POS cihazlarının ortağı bulundukları şirkete değil başka bir şirkete ait olduğunu ve işletmede yapılan tahsilatların bu diğer şirket hesabına aktarıldığını tespit ettiklerini, TTK madde 219 "görevin yerine getirilmesinde basiretsizlik ağır ihmal veya yönetimde iktidar iktidarsızlık gibi haller haklı sebep sayılır." hükmünü içermektedir Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 22.09.2003 tarih 2003/2194 Esas ve 2003/8154 Karar sayılı ilamında da "şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşme imkanının kalmaması, ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borçu ödemekte temerrüdü" gibi hususları haklı neden saydığını beyanla öncelikle Tensiple birlikte müvekkillerin hissedarı bulundukları ....' nin ticari defterleri, uyap üzerinden aleyhine açılmış dava ve icra takipleri, vergi ve sgk kayıtları ve banka kayıtlarının incelenerek şirketin halihazırda mevcut alacak ve borçlarının, iyi yönetilip yönetilmediğinin ehil bilirkişi vasıtasıyla tespitine, alınacak olan rapora göre tedbiren dava sonuçlanıncaya kadar şirket yönetiminin ehil bir üçüncü kişi tarafından kullanılması için kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE ; Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle azli ile şirketi temsil ve idare yetkisinin kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı tarafça şirket müdürünün şirkette pay sahibi olduğu, ancak şirket müdürü olarak şirketi zarara soktuğu gerekçesiyle şirket müdürlüğünden azli ile şirketi temsil ve idare yetkisinin kaldırılması talep edilmiştir. Şirket müdürünün haklı sebeple şirket müdürlüğünden azline ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; TTK. 630. maddesinde; "Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. (3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. (4) Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır." düzenlemesi mevcuttur. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 02/06/2015 tarih, 2015/5240 Esas, 2015/7522 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava, limited şirket müdürünün azli davası olup, davada husumetin azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik davanın husumet yönünden reddi gerekirse de, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddi kararı sonucu itibariyle doğru bulunduğundan..." şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda verilen kanun maddesi ve açıklamalar doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Dava şartları, karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesinde düzenlenmiş olup, husumet dava şartı olarak öngörülmüştür. Bu husus bir dava şartı olup, HMK 115 hükmü gereği, istinaf safhası da dahil, yargılamanın her aşamasında ve re’sen nazara alınmalıdır.Dava konusu somut olayda, Limited Şirket ortağı olan şirket müdürünün azli istemiyle davacı ortaklar tarafından Limited Şirket aleyhine dava açıldığı, şirket müdürünün azli istemli açılan davada husumetin şirket müdürüne yönetilmesi gerektiği, şirket aleyhine açılan dava yönünden pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının pasif husumet dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı kendini vekil ile temsil etmediğinden vekalet ücretine takdirine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacı tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/02/2021

Başkan ... ¸E- İmzalı

Üye ... ¸E- İmzalı

Üye ... ¸E- İmzalı

Katip ... ¸E- İmzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/57, K. 2021/79, T. 08.02.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-57-e-2021-79-k-5696319d0543