İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/488 E. 2025/96 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/488
Karar No
2025/96
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2021/488 Esas KARAR NO : 2025/96

... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 04/11/2013 KARAR TARİHİ : 06/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 06/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan .... ile petrol dağıtım şirketi olan diğer davalı ...Ş. arasında istasyonlu bayilik anlaşması yapıldığını, anlaşmaya göre bayinin arazisi üzerine dağıtım şirketinin belirlediği tip projeye göre yine dağıtım şirketinin anlaşmalı yüklenici firmalarına bayi tarafından yaptırılması zorunlu olan ve yapım bedelinin bayiinin, bayilik hizmet bedelinden kesilmek suretiyle dağıtım şirketi tarafından yüklenici firmaya ödendiği bir anlaşma olduğunu, bayilik anlaşmasından sonra davacı yüklenici firma ile davalı .... tarafından yazı ekinde bulunan sözleşme içeriğine itirazda bulunmayarak önce şifahi işe başlanmasını talep ettiğini ve akabinde 02/07/2009 tarihli yazıyı davacı firmaya göndererek sözleşmenin tarafı olduğunu teyit ettiğini, inşaata başlamak için davalı ... tarafından hakedişin ödenmesi istemi üzerine ... tarafından davacı firmanın hesabına 22/12/2009 tarihinde 135.255,00 TL hakedişi ödemesi yapıldığını, %30'luk hakediş ödemesinin davalı ... tarafından yapılmadığını, hakedişin ödenmemesi üzerine davacı tarafından 22/02/2010 tarihli dilekçe verilerek işin %85 tamamlandığını ancak %35 kısım hakedişin ödendiğini, % 50 hakedişin ödenmediğini, ödenmemesi halinde işe zorunlu olarak ara verileceğinin bildirildiğini, ... tarafından şifahi olarak davacıya Mart 2010 ayı sonlarında ödeme yapılacağının bildirildiğini, yapılan imalatların ... nin anlaşmalı denetim firması tarafından kontrol edilip ... ye bildirilmesine rağmen ödeme yapılmayınca her iki davalıya 26/05/2010 tarihli ihtarname keşide edilip hakediş miktarı olan 374.650,00 TL nin ödenmesinin talep edildiğini, ihtarnameden sonra ... yetkililerince şifahi olarak davacı bayi ile sözleşmenin fesh edildiğinin beyan edildiğini, davacı firma tarafından imalatlarının tespitinin yaptırıldığını, mahkemece yaptırılan bilirkişi tespitine göre imalatların % 85 tamamlandığı ve parasal değerinin 374.650,00 TL olduğunun sabit olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL alacağının 27/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilsen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 17/10/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını 374.650,00 TL'ye ıslah etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar şirket arasında davalıyı borç altına sokan herhangi bir ticari sözleşme olmadığı gibi, davalının "borca katılmasından" da söz edilemeyeceğini, davaya konu istemin dayanağının diğer davalı şirket ile davacı arasında yapılan 14/05/2009 tarihli inşaat sözleşmesi olduğunu, anılan sözleşmede davalının taraf olmadığını, sözleşmeye dayalı olarak davalıdan alacak talebinde bulunulamayacağını, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu yazıların ise davalı şirketi kurumsal ve ticari olarak bağlayıcı niteliğe haiz olmadığından borca katılma sözleşmesinin bulunmadığını, davalı tarafından yapılan ödemelerin diğer davalı şirket ile müvekkili davalı arasında yapılan 07/08/2008 tarihli protokol ve 22/08/2008 tarihli bayiilik sözleşmesi kapsamında diğer davalının talebi üzerine yapılan ödemeler olduğunu, ödemelerin taraflar arasındaki protokolün 6.1.3. maddesi gereğince diğer davalının iş programına göre hakettiği alacakları ve yazılı istemleri üzerine yerine getirildiğini, davacının yapımını üstlendiği ... istasyonunun inşa aşamalarına göre doğan alacaklarının sorumlusu ve yükümlüsünün davalı şirket olmayıp davalı ... .... Ltd Şti olduğunu, nitekim bu hususun yapılan protokolün 2.2. maddesinden de anlaşıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ... Tic. Ltd Şti'ye usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamış, yargılamaya katılınmamıştır. Davacı vekilinin 13/03/2024 tarihli dilekçesi ile davalı ... yönünden davasını atiye bırakmıştır. Dava, yüklenici davacı ile iş sahibi konumundaki diğer davalı ... ... Ltd. Şti arasında düzenlenen 14/05/2009 tarihli ''Anahtar Teslimi İstasyon Yapımı Sözleşmesi'' konulu eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının davalı iş sahibi ... ... Ltd. Şti ile her iki davalı arasındaki bayilik sözleşmesi ve düzenlenen protokol kapsamında davalı ... A.Ş'nin diğer davalının borcunu üstlendiği iddiasıyla her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizin 07/12/2017 tarihli ... Karar sayılı ilamı ile; ... yönünden taraf ehliyeti dava şartı yokluğundan HMK 114/1.d ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, diğer davalı ... ... Ltd. Şti. Yönünden davanın kabulü ile 374.650,00 TL'nin 18/06/2010 temerrüt tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, verilen kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine ...Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı ile davalılardan ... ... Ltd. Şti arasında inşaat yapımından kaynaklı olarak davacının dava tarihi itibariyle davalı ... ... Ltd. Şti'den ödenmeyen 374.650,00 TL imalat bedeli alacağı bulunduğu, davalı ... A.Ş'nin taraflar arasındaki 14/05/2009 tarihli eser sözleşmesinin tarafı olmadığı, davalı ... tarafından yapılan ödemelerin davalı ... ... Ltd. Şti'nin şirketleri nezdindeki alacağına mahsuben yapılmış olduğu, ... tarafından denetim firması aracılığıyla inşaat işinin denetlenmiş olmasının, işin protokole uygun olarak yapıldığının denetlenmesi amacının taşıdığı, her iki sözleşme hükümlerinden davalı ...nin borca katıldığı sonucunun çıkarılamayacağı gerekçeleriyle davalı ... A.Ş yönünden taraf ehliyeti yokluğundan dolayı davanın usulden reddine, diğer davalı yönünden ise kabulü ile 374.650,00 TL alacağın ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... ... Ltd. Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine dair karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurulmuştur. HMK'nın 33. maddesine göre hakim Türk Hukuku'nu re'sen uygular. Bu nedenle mahkemece tarafların gösterdiği hukuki sebep ile bağlı olmaksızın somut uyuşmazlığa uygun olan hukuki müessese ve ilgili kanun hükümleri belirlenerek uyuşmazlığın doğru hükümlere göre çözümlenmesi gerekir. Bu açık düzenleme karşısında tarafların, iddia ve savunmalarının dayanağı olarak farklı bir yasa kuralına dayanmış olmaları veya uyuşmazlığın hukuki sebebini oluşturan yasa kuralına dayanmamış olmaları tarafların lehine veya aleyhine sonuç doğurmaz ve bu konuda usuli kazanılmış hak doğduğundan da söz edilemez. Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince sözleşme ancak tarafları hakkında hüküm ifade eder ve sözleşmenin tarafı olmayanlar bu sözleşmeye dayanarak bir edimin ifasını isteyemezler. Genel kural bu olmakla birlikte hukukumuzda bu ilkeye getirilmiş istisnaları içeren kurallar da bulunmaktadır. Bunlardan birisi de 818 sayılı BK'nın 111. maddesinde düzenlenen başkası lehine şart hükümleridir. Buna göre sözleşmede, sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişi yararına bir şart taraflarca kararlaştırılabilir. Bu şart ile sözleşmenin tarafı, sözleşmeye taraf olmayan kişi yararına bir edimi yerine getirmeyi üstlenir. Üçüncü kişi veya üçüncü kişiye halef olanlar da, tarafların amacına veya örf ve âdete uygun düştüğü takdirde edimin ifasını isteyebilirler. Bu durumda, üçüncü kişi veya ona halef olanlar bu hakkı kullanmak istediklerini borçluya beyan ettiklerinden itibaren alacaklının borçluyu ibraya hakkı kalmaz. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davalı iş sahibi ile davalı ... A.Ş arasındaki sözleşme ile bu sözleşmenin eki olan 22/08/2008 tarihli ek protokolün 4.1.5 maddesi ile sözleşmedeki aynı madde kaldırılarak, bayinin, istasyonda yapılacak inşaat ve tadilatları, ...'nin tespit edeceği firmaya yaptıracağı, yapılacak inşaatın da yine ...'nin tespit edeceği denetici firma tarafından denetleneceğinin kabul ve taahhüt edildiği, bayinin, istasyon inşaatının yapım ve denetimi için ödenecek hak ediş bedellerinin, intifa ve bayilik hizmet bedellerinden mahsup edilerek ... tarafından yüklenici firmalara ödenmesine rıza gösterildiğine ilişkin düzenlemeye yer verilmekte olduğu anlaşıldığından, bu düzenleme BK'nın 111. maddede düzenlenen başkası lehine şart niteliğindedir. Bu şart üçüncü kişi yararına olduğu kadar sözleşmenin tarafları lehine sonuç doğuran niteliği de vardır. Çünkü bu şart sayesinde bayi konumunda olan yüklenici, iş sahibinin ödeme gücünden kaynaklanan itibarından yararlanarak daha çok alt yüklenici firma ile muhatap olabilecek ve oluşan hizmet arzındaki genişlikten sağladığı fayda ile davalı ...'nin seçeceği en uygun alt yüklenici ile sözleşme yapabilecektir. İş sahibi de; yüklenicinin yararlandığı hizmet arzındaki genişlik sonucu bulunacak taşeron ile, işin en iyi biçimde en uygun sürede tamamlanabilmesi ve böylece edimin gereği gibi ifası sonucundan yararlanacaktır. Sözleşmenin taraflarının bu şarttan yarar sağladıktan sonra, şartın üçüncü kişi lehine olan sonuçlarının yerine getirilmesinden kaçınılması hakkaniyete uygun olmadığı gibi anılan maddeye de açıkça aykırıdır. Sözleşmedeki bu şart ile davalı ...'nin yüklendiği edim yükümlülüğü nedeniyle, davacı tarafı olmadığı halde bu sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunabilir. Davalı iş sahibinin (davalı ... A.Ş'nin) kendisinden talepte bulunulduğu tarihte, diğer davalı ve bayisi olan ... ... Ltd. Şti'ye henüz ödememiş olduğu bayilik hizmet bedeli borcu var ise bu borcu, bayi olan davalı şirkete ödemeyerek öncelikle davacı taşerona hak ediş alacağı olarak ödemesi gerekir. Kendisine başvurulduğu tarihten sonra bayi olan diğer davalı ... ... Ltd. Şti'ye bayilik hizmet bedeli olarak ödeme yapmış ise bu ibra yasağına aykırı ve kötü ödeme olup, kötü ödemede bulunan sonucuna katlanmak zorundadır. Ancak davacı da taşeron olarak yaptığı işlerin varlığını ve alacağının miktarını ispatlamalıdır. ( ... Karar sayılı kararı ) Bu durumda mahkemece davacının, davalı ... A.Ş'ye müracaat tarihi itibariyle diğer davalı ... ... Ltd. Şti'nin davalı ... A.Ş'den ödenmeyen bayilik hizmet bedeli alacağı olup olmadığı, davacının hak ediş alacaklarına yönelik olarak ödeme yapılması konusunda davalı ...'ye yaptığı 06/01/2010 tarihi ile 16/02/2010 müracaat tarihleri itibariyle ve son olarak Ankara 47. Noterliği'nin 26/05/2010 tarihli ihtarnamesini keşide ettiği tarih itibariyle davalı ... ... Ltd. Şti'nin davalı ... A.Ş'den ödenmeyen bakiye bayilik hizmet bedeli alacağının bulunduğunun tespiti halinde, davalı ... A.Ş'nin bu borcu bayi olan davalı ... ... Ltd.Şti'ye ödemeyerek öncelikle davacı yüklenicinin hak ediş alacağına karşılık davacıya ödemesi gerektiğinden ve kendisine yapılan başvuru tarihlerinden sonra bayi olan diğer davalıya ödeme yapmış ise kötü ödeme yapmış olup sonucuna katlanmak zorunda kalacağından her iki davalı arasındaki sözleşmenin feshine dair mahkeme dosyasındaki yargılamanın sonucunun kesin hükme bağlanması da beklenerek bu dosyadaki belirlenen hukuki duruma göre davanın davalılardan talep edebileceği alacağının olup olmadığının tespiti konusunda işin uzmanı yeni bir bilirkişi kurulundan gerekirse rapor alınarak tarafların rapora itirazları halinde bu itirazlarını karşılayacak şekilde ek rapor alınmasından sonra davanın sonuçlandırılması gerekirken davalı ... A.Ş hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olması sebebiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu dairemizce haklı görülmüştür." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkememize gönderilmesine karar verilmiş, dava bu kez mahkememizin ... Esas sayısına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller celp edilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır. Mahkememizce 02/08/2021 tarihli tensip tutanağı düzenlenerek taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin tebliğine karar verildiği, davalı ... adına çıkartılan davetiyenin iade edilmesi üzerine ... terkin edildiğinin bildirildiği, bu durumda taraf teşkilinin sağlanabilmesi için davacı vekiline, davalı ...'nin ihyası için dava açmak üzere mahkememizin 21/01/2022 tarihli ara kararı ile yetki verildiği, davacı vekilince... Karar sayılı kararı ile ...'nin mahkememiz dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verildiği görülmüş, bu suretle yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 04/11/2023 tarihli rapor ile, davalının ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde, 2009-2010 ve 2011 dönemi ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, davalının ticari defterlerinin Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'na uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı, ... sayılı bozma kararının “DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE” başlığı altında belirtilen dönemlerine ilişkin davalı ...'nin ticari defter kayıtlarında incelendiği, buna göre, davacı EKD mühendislik Eyüp Kemal Dutlu'nun takip edildiği 159.00.0010 nolu hesapta en son 29.12.2009 tarihinde hareket olduğu, bu tarih sonrasında herhangi bir parasal hareket olmadığı, diğer davalı ... Akaryakıtın takip edildiği 120.00.01.0092 nolu hesapta en son 31.12.2009 tarihinde hareket olduğu bu tarih sonrasında herhangi bir parasal hareket olmadığı, davalı ...'nin diğer davalı ... Akaryakıttan kendi ticari defter kayıtlarına göre 31.12.2011 tarihi itibariyle 289.858,72 TL alacaklı olduğu, davalı ...'nin ticari defter kayıtlarında 31.12.2009 sonrasında taraflar adına yapılmış bir ödeme olmadığı rapor edilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2020/869 Esas 2021/662 Karar sayılı ilamı doğrultusunda davacının davalı ... AŞden talep edebileceği alacağının olup olmadığının tespiti için daha önceki bilirkişi raporları ile bilirkişi raporlarına itirazlar da değerlendirilmek suretiyle mahkememizce görevlendirilen borçlar hukuku alanında uzman bilirkişi, mali müşavir ve inşaat mühendisi bilirkişi heyetinden aldırılan 02/09/2024 tarihli rapor ile, davacı tarafından davalı ... ile aralarında akdedilen inşaat yapım sözleşmesi uyarınca, diğer davalı ... tarafından kendisine ödenmesi gerekip de ödenmemiş olan bakiye bedelin tahsilinin talep edildiği, davalı ... tarafından davacıya 127.000,00 TL ve 135.255,00 TL olmak üzere toplam 262.255,00 TL ödenmiş olduğu hususunda tartışma bulunmadığı, öncelikle davacının imalatı getirdiği seviye itibariyle bakiye alacağı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği, dosya kapsamında bulunan tespit raporu, davalı ...'nin müşavir firması olan Sine tarafından düzenlenmiş olan 19.04.2010 tarih 2010/006 nolu İmalat Raporunda verilmiş olan imalatlara ilişkin bilgiler birbirini teyit eder nitelikte olup her iki raporda da inşaatın fiziki gerçekleşme seviyesinin %85 olduğunun belirtildiği, davacı ile davalı ... arasında akdedilmiş olan sözleşmenin eki Yapı İşleri İcmali ile tespit raporu ve İmalat Raporunda belirtilen hususların karşılıklı değerlendirilmesi neticesinde, yapılmış olduğu belirtilen imalatlar ile gerçekleşme oranlarının uyumlu olduğu kar bu dava kapsamında düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda olduğu gibi anılan raporlarda belirtilen %85 fiziki gerçekleşme oranına itibar edilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği, davacı ile davalı ... arasında akdedilmiş olan sözleşmede davacı tarafından yapılacak işlerin toplam bedelinin KDV hariç 635.000,00 TL olduğunun kararlaştırıldığı, işin %85 oranında tamamlandığı kabul edildiğine göre tamamlanmış imalatların KDV dahil toplam bedelinin 636.905,00 TL, buna göre de davacının bakiye alacağının 374.650,00 TL olarak hesaplandığı, davalı ...Ş, 18.06.2010 tarihinde mütemerrit olduğundan, bu tarihten dava tarihi olan 04.11.2013'e kadar değişen oranlarda işleyen ticari temerrüt faiz tutarının ise 198.561,93 TL hesap edildiği rapor edilmiştir. ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere davalı ... ... Ltd. Şti.'nin, davalı ... A.Ş'den 06/01/2010 ve 16/02/2010 müracaat tarihleri itibariyle ödenmeyen bayilik hizmet bedeli alacağının bulunup bulunmadığı hususunda mahkememizce görevlendirilen borçlar hukuku alanında uzman bilirkişi, mali müşavir ve inşaat mühendisi bilirkişi heyetinden aldırılan 11/11/2024 tarihli ek rapor ile, ... karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, davalı ... ...Ltd. Şti.'nin davalı ... A.Ş'den 06.01.2010 ve 06.02.2010 müracaat tarihleri itibariyle ödenmeyen bayilik hizmet bedeli alacağının bulunmadığı rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamından; ... Karar sayılı ilamı ile davalı ... AŞ ile diğer davalı ... ... Ltd Şti arasındaki davada, asıl davanın konusu olan sözleşmenin ve protokolün feshinin haklı olduğunun belirtildiği ancak dava bedel iadesine ilişkin olduğundan asıl davanın reddine karar verildiği, ilamın 06.11.2019 tarihinde kesinleştiği, ... Karar sayılı ilamı ile davalı iş sahibi ile davalı ... A.Ş arasındaki sözleşme ile bu sözleşmenin eki olan 22/08/2008 tarihli ek protokolün 4.1.5 maddesi ile sözleşmedeki aynı madde kaldırılarak, bayinin, istasyonda yapılacak inşaat ve tadilatları,...'nin tespit edeceği firmaya yaptıracağı, yapılacak inşaatın da yine ...nin tespit edeceği denetici firma tarafından denetleneceğinin kabul ve taahhüt edildiği, bayinin, istasyon inşaatının yapım ve denetimi için ödenecek hak ediş bedellerinin, intifa ve bayilik hizmet bedellerinden mahsup edilerek ... tarafından yüklenici firmalara ödenmesine rıza gösterildiğine ilişkin düzenlemeye yer verilmekte olduğu anlaşıldığından, sözleşmedeki bu şart ile davalı ...'nin yüklendiği edim yükümlülüğü nedeniyle, davacı tarafı olmadığı halde bu sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunabileceği ancak bunun için davalı iş sahibinin (davalı ...'nin) kendisinden talepte bulunulduğu tarihte, diğer davalı ve bayisi olan ... henüz ödememiş olduğu bayilik hizmet bedeli borcu bulunması gerektiği, eğer borç var ise bu borcu, bayi olan davalı şirkete ödemeyerek öncelikle davacı taşerona hak ediş alacağı olarak ödemesi gerektiği işaret edilmiş olup, davacının, davalı ...'ye müracaat tarihi itibariyle diğer davalı ...den 06.01.2010 ve 06.02.2010 müracaat tarihleri itibariyle ödenmeyen bayilik hizmet bedeli alacağının bulunmadığı rapor edilmiş olmakla davacının davalı ... Anonim Şirketi'nden, üçüncü kişi (davacı) yararına sözleşme hükümleri gereğince talepte bulunamayacağı anlaşılmış olup, bu davalıya yöneltilen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan davacı vekilinin 13/03/2024 tarihli dilekçesi ile davalı ... yönünden davasını atiye bırakmış ve davasını yenilememiş olmakla bu davalıya yöneltilen davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ...'ne yöneltilen davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Davalı ... Anonim Şirketi'ne yöneltilen davanın REDDİNE, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın, peşin alınan 170,80 TL harç ve 6.227,35 TL ıslah harcından mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan 5.782,75 TL karar ve ilam harcının kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ...Ş. tarafından yapılan 773,20 TL posta ve tebligat gideri, 7.000 TL bilirkişi ücreti ve 5.616,80 TL Basın İlan Kurumu ücreti olmak üzere toplam 13.390 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...Ş.'ye verilmesine, 6-Davalı ...Ş. vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 59.944,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Ş.'ye verilmesine, 7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/02/2025

Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/488, K. 2025/96, T. 06.02.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-488-e-2025-96-k-5578afca19e3