İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/46 E. 2024/230 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2021/46
- Karar No
- 2024/230
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO:2021/46 Esas KARAR NO:2024/230 DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ: 02/03/2016 KARAR TARİHİ: 01/10/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacının ------ kurulduğunu, ---------sektöründe hizmet sunduğunu, ---- numaraları ile ----- nezdinde tescil ettirdiğini, davalının ---- reklam verdiğini ve--------yazıldığında ,öncelikli olarak kendi internet sitesinin üst sıralarda çıkmasını sağladığını, bu durumun davacı aleyhine haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, hükmün ilanına , 10.000 TL maddi 10.000 TL manevi olmak üzere şimdilik toplam 20.000 TL tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte harç masraf ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalının ------- yılından bu yana taşımacılık sektöründe var olduğunu, ----- ismi ile özgün markasını geliştirmeye başladığını , ---- itibaren de ev eşyası nakli ve profesyonel depolama hizmetleri vermeye başladığını, ----------sınıfta davalı adına tescilli olup, bu sınıfın eşyaların depolanması işini de kapsadığını, davacının bir faaliyet alanı olan ------------- işini tarif eden teknik terimleri bir kısım şekiller ile birlikte marka olarak tescil ettirdiğini, bu tescilin kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu sektörde faaliyet gösteren diğer girişimcilerin yaptıkları işleri tarif ederken muhakkak ki depo, depolama gibi kavramları kullanmak zorundu bulunduğunu, hiç bir surette davacının marka hakkını ihlal eder şekilde tanıtım çalışması yapılmadığını, davacının iddia ettiği şekilde reklam başlığı, reklam metni, sekme, ekran görüntüsünde çıkmıyor olmasına rağmen ----- sekme metinlerinde açıklama metinlerinde ve reklam linklerinde ------ kesinlikle bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Davacı tarafın, davalı tarafın --------- arama motorunda reklamlarında anahtar kelime olarak kullandığı ve müvekkilinin markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiği, haksız rekabette bulunduğunu iddia ettiği, markaya tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi,maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılamada; Dosyamız sektör, bilgisayar uzmanı ve marka vekilinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup bilirkişiler raporlarında; "Davalının geçmişe ait olan ve güncel internet sayfalarının incelenmesinde; ----- -------- bağlantılarında ------- ibarelerinin kullanmadığı, ---- ibarelerini kullandığını, Davalının internet sitesinin -------------- kelimeleri üzerine kurduğunu, arama moturunun da ---- kelimelerini belirgenleştirdiğini,---- ibarelerinin 556 sayılı KHK md. 7/1-d kapsamında ticaret hayatında herkes tarafından ve bilhassa depolama nakliyat taşımacılık, lojistik sektörlerinde faaliyet gösterenlerce kullanılan sözcükler olduğunu,-------- faaliyet gösteren bir firma olan davalının internet sitesinde ------------ ibarelerini kullanmasının davacının tescilli ------ markalarına tecavüz teşkil etmediğine " dair görüşlerini tanzim ederek rapor düzenlemişlerdir.Ticaret sicil kayıtlarından davacı ve davalının depolama ve nakliyat sektöründe faaliyet gösterdiği, davacının --------- için tescilli olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi heyeti kök raporunda; teknik inceleme sonucunda davalının geçmişe ait internet sitesi incelemesinde, ------------- bağlantılarında ----- ibarelerini kullandığının tespit edildiğini beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Davacı vekili 07.06.2017 tarihli dilekçesi ile bilirkişi kök raporuna itiraz ederek davacı ve davalının --------------- reklam verilip verilmediğinin yeniden incelenmesini talep ettiği anlaşılmakla, ek rapor alınması için dosya bilirkişiye tevdii edilmiş, bilişim uzmanı bilirkişinin tarafların-------- bilgilerinin kendisine iletilmesini talep etmesi üzerine taraf vekillerinden hesap bilgileri istenmiş, düzenlenen -------- tarihli raporda; tarafların kendisine ---- şifrelerini gizli olduğundan bahisle vermediklerini, ---- dökümlerinin ve arşiv kayıtlarının incelenmesinde; davalının -------aralığındaki ----- ibaresinin yer almadığı, ---- ibareleri için reklam kampanyası verilmediği,----- reklam verildiği beyan edilmiştir. Mahkememizin kararının ----------sayılı ilamıyla kaldırılması sonrasında alınan bilirkişi raporlarında; --------- yılından dava tarihine kadar olan dönem için arşiv kayıtları da incelenmek suretiyle davacıya ait markanın ---------- anahtar kelime olarak kullanılıp kullanılmadığı hususunda marka uzmanı ve bilişim uzmanından oluşan bilirkişi heyet raporunda özetle; davalı firma yetkilileri ----- olduğu, söz konusu hesap numaralarının; ----- olduğunu belirtmişlerdir. --------- kadar yapılan aramada davacı firmaya ait ----- tespit edilmiştir. ---------- dava tarihi ----tarihine kadar yapılan aramada davacı firmaya ait ----- tespit edilmiştir. ---- hesabında dava tarihi ---- tarihine kadar yapılan aramada davacı firmaya ait ----- markasının yer almadığı ----- tespit edilmiştir. Davalıya ait ----- hesapları üzerinde dava tarihi ------ öncesinde geçmişe dönük yapılan değişiklikler sorgulanmak istendiğinde sistem üzerinde yalnızca son 2 yıla ait değişikliklerin görüntülenebileceğine dair uyarı alınmış olup, -------tarihi öncesi yapılan değişikliklerin sistem kısıtlamasından dolayı tespiti yapılamadığına dair görüş bildirilmiştir. Taraf iddia ve savunmaları ile sunulan deliller değerlendirilerek davacı tarafın maddi tazminat talepleri yönünden muhasip bilirkişiden oluşan bilirkişi raporunda özetle; davaya konu ----- konulu ibresinin davalı ----tarafından ibraz edilen faturaların tamamında herhangi ---- konulu bir satış faturası tespit edilmediğinden, maddi tazminat hesabi yapılamadığına dair görüş bildirmiş, daha sonra alınan hesap raporunda, ihlalin olduğu iddia edilen dönemdeki net kazancın belirlendiğine dair ek rapor aldırılmış olup davacı lehine 176.339,36 TL maddi tazminat hesabı yapıldığına dair görüş bildirmiştir.
GEREKÇE:Dava;markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.Davacı taraf -------Ticaret ünvanı ile kurulduğunu, depolama ve kurye sektöründe hizmet sunduğunu, ------ nezdinde tescil ettirdiğini, davalının ----ibaresini kullanarak------ reklam verdiğini ---------yazıldığında ,öncelikli olarak kendi internet sitesinin üst sıralarda çıkmasını sağladığını, bu durumun davacı aleyhine haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek tecavüzün giderilmesini ve tecavüz dolayısıyla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkememizce kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılamada; ---------kampanyasını----------- kelimeleri üzerine kurduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bu ibarelerin 556 sayılı KHK 7/1-d kapsamında ticaret hayatında herkes tarafından ve bilhassa depolama---------- sektörlerinde faaliyet gösterenlerce kullanılan sözcükler olduğu, bu alanlarda faaliyet gösteren davalının------ ibarelerini internet sitesinde, ----------- olarak kullanmasının ise davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği kanaatine varılarak" davanın reddine karar verilmiş, verilen bu karar,------sayılı ilamıyla"...davalının ------ kampanyasını --------- kelimeleri üzerine kurduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bu ibarelerin 556 sayılı KHK 7/1-d kapsamında ticaret hayatında herkes tarafından ve bilhassa depolama-nakliyat-taşımacılık-lojistik sektörlerinde faaliyet gösterenlerce kullanılan sözcükler olduğu, bu alanlarda faaliyet gösteren davalının ------ ibarelerini internet sitesinde,--------olarak kullanmasının ise davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği kanaatine varılarak, davanın reddine.." şeklinde karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından İstinaf edilmekle; --------- Karar sayılı ilamıyla "...bu nedenle eldeki davada ispat yükü de düşünülerek davalının bilgisayar sistemi üzerinde inceleme yapılarak veya dava dışı reklam firmasına yazı yazılarak sonuca gidilmesi gerekmekte olmakla, davacı yanın buna ilişkin istinaf başvurusu yerindedir. Davacının diğer istinaf nedeni olan birden fazla ücreti vekalete hükmedilmiş olması hakkında ise; her istem sonucu ayrı ayrı harca ve ücreti vekalete tabi olmakla mahkemenin uygulamasında verdiği karar nazara alındığında bir hatabulunmamaktadır..." denilerek bozulmuştur." gerekçesi ile kaldırılmakla Mahkememizin yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. 556 SAYILI KHK 61 maddesi gereğince Aşağıda sayılan fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 9 uncu maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde bulundurmak. d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. Markalar hakkında KHK nın 61.maddesinin 9.maddeye yaptığı yollama nedeniyleMarka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibi, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep edebilir: a) Markanın tescil kapsamına giren aynı mal ve/veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak --------ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması. Eylemleri markaya tecavüz teşkil eder.556 sayılı KHK'nın 6. Maddesine göre, Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, mahkemeden, aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması, b) Tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazmini, düzenlemesi mevcuttur. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemin davalının davacı adına tescilli marka olan -------- ibaresini --------- hesabında ve reklamlarında anahtar kelime olarak kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasındadır. 4721 Sayılı TMK'nın 6. Maddesinde ve HMK'nın 190. Maddesinde düzenlenen ispat kuralı gereği haksız eylemin varlığının ispat yükü lehine haklar çıkaran tarafa aittir. Bu durum kanuni düzenleme--------------- kararları ile sabittir. Dava konusu somut olayda davacı taraf davalı tarafın --------- ibaresini anahtar kelime olarak kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu iddia ve beyan etmiştir. Kural olarak davalı tarafın bu kullanımlarının davacı tarafça ispat edilmesi gerekir. Ancak -------- ispat külfeti açısından aydınlatıcı görülen içtihadında ------somut olayda internet arama motorunda davacının markası arandığında davalının web sitesinin gözükmesi karşısında, davalının hangi sözcükleri anahtar sözcük olarak satın alındığını ispat yükünün bulunmasına ve satın alınan anahtar sözcükler arasında davacı adına tescilli ------ satın almadığını ispat edememiş olmasına göre...." denilerek davacının delil olarak sunduğu arama motoru ekran görüntüsü üzerine anahtar kelimeyi satın almadığını ispat külfetini davalı yana yüklediği gerekçesi ile Mahkememiz kararını kaldırmıştır. Kaldırma kararı ve ------- ilamı dikkate alınarak ispat yükünün davalı tarafta olduğu dikkate alınarak davalı dijital kayıtları ve reklam faturası üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, davalı şirket tarafından düzenlenen fatura görsellerinde ve içeriklerinde ----- kelimesine yer almadığı, fatura açıklama kısımlarında ‘------ açıklamaların yer aldığı görüldüğü, bu haliyle davalı tarafın ---- ibaresini anahtar kelime olarak kullanmadığını ispat ettiği, her ne kadar bilirkişi raporunda davalıya ait ------ üzerinde dava tarihi 01.03.2016 öncesinde geçmişe dönük yapılan değişiklikler sorgulanmak istendiğinde sistem üzerinde yalnızca son 2 yıla ait değişikliklerin görüntülenebileceğine dair uyarı alınmış olup, 01.03.2016 tarihi öncesi yapılan değişikliklerin sistem kısıtlamasından dolayı tespit edilemediği açıklanmış ve sistemde değişiklik yapılabileceği belirtilmiş ise de tespit edilen ekran görüntülerinin davalı tarafın defter ve kayıtları ile de böyle bir reklam anlaşmasının bulunmadığına dair tespit birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafın salt pratik depo ibaresini anahtar kelime olarak kullanmadığının sabit olduğu kabul edilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 31,40 TL harcın davacıdan tahsiline, 3-Davalı yararına "marka hakkına tecavüz davası yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 4-Davalı yararına "haksız rekabetin tespiti yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 5-Davalı yararına "maddi tazminat talepleri yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 10.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 5-Davalı yararına "manevi tazminat talepleri yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 10.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmayan gider avanslarından karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgililere iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı ve vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2024