İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/339 E. 2021/463 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/339
Karar No
2021/463
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/339 Esas KARAR NO : 2021/463 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/06/2021 KARAR TARİHİ : 02/07/2021

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde sürücüsü olan ... olan ... plakalı araç ile aynı istikamette seyir halinde olan sürücüsü ... olan ... plakalı aracın çarpışması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı aracın müvekkil ... adına tescilli olup kaza günü aracı kullanan kişinin ödünç verdiği müvekkilin arkadaşı ... olduğunu, müvekkilinin ... plakalı aracı arkadaşı ... ...'nin araca ihtiyacı olması sebebiyle kullanmak için emaneten verdiğini, kaza sebebiyle müvekkili ...'in aracında hasar oluştuğunu, söz konusu aracın, ... Şirketi nezdinde (...) kasko poliçe ile kasko sigortalandığını, poliçenin başlangıç tarihi ... olup bitiş tarihi ise ... olduğunu, kazaya ilişkin müvekkil tarafından ... Şirketine bildirim yapıldığını, yapılan bildirim sonucunda araçta ortaya çıkan hasar bedelinin tespit edilmesi için eksper incelemesi yapıldığını, eksper tarafından müvekkile ait araç söktürülmeden detaylı bir inceleme yapılmadan dış görünüm itibariyle tespit yapıldığını, bu eksik tespit doğrultusunda Eksper raporu tanzim edilerek dosyanın kapatıldığını, ancak sigorta şirketi tarafından olay yeri terk edildiği için ödeme yapılmadığını, ... Şirketine ... tarihinde başvuru yapıldığını, yapılan başvurunun ... tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından 15 iş günü içerisinde başvuruya cevap verilmediğini, Zorunlu Arabulculuk Yoluna başvuru yapıldığını, yapılan görüşmelerin anlaşmaya varılamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...- TL hasar kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde bu kanunun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsayacağının belirtildiği, aynı kanunun 3. Maddesinde; tüketicinin, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işleminin ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade ettiği, aynı yasanın 73. Maddesinde de tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında bir hukuki işlemin olması gerekir. Dava dilekçesine ekli evraklardan anlaşılacağı üzere somut olayda; davacıya ait ... plakalı hususi nitelikteki aracın davalı sigorta şirketi tarafından ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığı, ... tarihinde ... üzerinden ... caddesi istikametine seyir halinde, sürücüsü ... olan ... plakalı araç ile aynı istikamette seyir halinde olan sürücüsü ... olan ... plakalı aracın çarpışması sonucunda trafik kazası meydana geldiği, davacının hasar talebi için davalı sigorta şirketine başvurduğu, sigorta şirketinin hasar bedelinin tespit edilmesi için eksper incelemesi yaptırdığı, ancak olay yeri terk edildiği için ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacının tacir olmayıp dava konusu aracın da ticari nitelikte olmaması karşısında davacı ile davalı sigorta şirketi arasındaki ilişki, 6502 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi kapsamında tüketici işleminden kaynaklanmaktadır. 6502 sayılı Kanunda görev ve yetkiye ilişkin hükümlerin niteliğine ve zaman bakımından uygulamasına ilişkin hükümlere de yer verilmiş, Yasa'nın 83/2. maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi 6502 Sayılı TKHK'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilerek, maddenin özel hüküm niteliğinde olduğu vurgulanmış ve 6502 Sayılı TKHK'nın geçici 1. maddesinde, yasanın yürürlüğü sonrası açılacak davalarda usul kurallarının derhal uygulanması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır. Belirtilen düzenlemeler karşısında, sigorta sözleşmelerinin Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş olması, davanın mutlak ticari dava olduğunun kabulü ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bu itibarla, tüketici konumunda olan davacı tarafından açılan iş bu davada, davaya bakmaya tüketici mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmiştir. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı.02/07/2021

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/339, K. 2021/463, T. 02.07.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-339-e-2021-463-k-74f8f1c7e069