İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/263 E. 2021/489 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/263
Karar No
2021/489
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/263 Esas KARAR NO : 2021/489

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 30/04/2021 KARAR TARİHİ : 15/06/2021

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'na ... sicil numarası ile kayıtlı ... Şti.'nin ... tarihinde sicilden resen terkin edildiğini, şirket ortaklar kurulunun ... tarihli toplantısında müvekkilinin karar tarihinden itibaren 10 yıl süreyle müdür seçilmesine karar verildiğini, resen sicilden terkin edilen şirketin ... plakalı aracının ... Trafik Denetleme Büro Amirliği tarafından ... Emniyet Müdürlüğü otoparkına çekildiğini, aracın 3 ayı aşkın bir süredir otoparkta olması nedeniyle gereksiz yere otopark ücreti birikmekte olduğunu, aracın sicilden terkin olması, davacının temsil ve ilzam yetkilerinin olmaması nedeniyle otoparktan alınamadığını, yaşanan bu mağduriyetler sebebiyle hukuki yarar oluştuğunu ve sadece aracın şirketin son yetkilisi olan davacıya teslim edilerek otoparktan çıkartılabilmesi için tedbir kararıyla birlikte yalnızca aracın terkin edilmiş bir şirkete ait görünmesi metninin bile tek başına ihya davasının açılmasını zorunlu kıldığını belirterek, ... Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ...'na ... sicil numarası ile kayıtlı ... Şti.'nin ... tarihinde sicile kayıt olduğunu, ... tarihinde tescili yapılan tadil metnine göre mevcut en son şirket ortaklarının ... hisseye karşılık ... TL, ... hisseye karşılık ... TL'den meydana geldiğini, 6103 sayılı kanunun 20.maddesi uyarınca asgari sermaye miktarına yükseltilmemesi nedeniyle ... tarihinde münfesih sayıldığını, münfesih olmalarına ve sayılmalarına rağmen TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca kendilerine yapılan ihtar ve ... tarihli ve ... sayılı ... Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından ... tarihinde ...den resen terkin edilerek kaydının silindiğinin tespit edildiğini, şirketin ihyasına ilişkin işbu davanın 5 yıllık dava açma süresi içerisinde açılmadığını, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da terkin işleminin usulüne uygun yapıldığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, şirketin ihyası istemine ilişkin davadır. ... ihyası istenilen şirketin ticaret sicil dosyası getirtilmiş, ihyası istenen şirketin "..." tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesi gereğince resen terkin edildiği görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/1-d. maddesi şöyledir; "Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/2. maddesi şöyledir; "Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesi şöyledir; "Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547. maddesi şöyledir; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2016 tarih 2016/5988E. 2016/5950K. sayılı kararında; "...Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ...'nce resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; geçici 7. maddenin 15. bendinin son cümlesinde "... kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü yer almaktadır. Somut olayda; ihyası istenilen şirketin ... tarihinde sicilden terkin edildiği, davanın yasada belirtilen beş yıllık süre içerisinde açıldığı, davacının terkin öncesinde ihyası istenilen şirketi temsile yetkili kişi olması nedeniyle davada taraf ehliyetinin bulunduğu hususları sabittir. Dosya kapsamında davacı delilleri arasında yer alan tapu kaydından dava dışı şirket adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ve ... parselde kaim ... metre kare yüz ölçümlü, ... apartman vasfında taşınmaz bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece; geçici 7. madde uyarınca öngörülen yasal işlemlerin yapıldığı ve geçici 7. maddenin 15. bendi uyarınca haklı sebep bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de, bu işlemlerin usulüne uygun yapılması durumunda dahi tasfiyesiz terkin edilen şirket adına kayıtlı taşınmaz nedeniyle 15. bendin son cümlesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan..." denilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesi uyarınca ticaret sicilden kaydı resen silinen şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Bu süre hak düşürücü süre olup, terkin işlemi sırasında derdest dava ve/veya icra takibi bulunmaması halinde aynı yasanın geçici 7/2. maddesinin uygulanması da mümkün değildir (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 30/11/2020 tarih 2020/1447E. 2020/1076K. sayılı kararı, aynı mahiyette Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 03/11/2020 tarih 2020/842E. 2020/1325K. sayılı kararı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2020 tarih 2020/3E. 2020/624K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı, terkin edilen şirket üzerine kayıtlı aracın otoparka çekildiği, araçla ilgili tasarrufta bulunulamadığı iddiasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/1-d. maddesi gereğince resen terkin edilen şirketin ihyası istemi ile dava açmış, dava dilekçesinde, davalı ticaret sicil müdürlüğünün işlemleri ile ilgili bir iddia ileri sürmemiştir. İhyası talep edilen şirket "..." tarihinde resen terkin edilmiş, dava ise "..." tarihinde açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesi uyarınca ticaret sicilden kaydı resen silinen şirketin alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Bu süre hak düşürücü süre olup, terkin işlemi sırasında derdest dava ve/veya icra takibi bulunmaması halinde aynı yasanın geçici 7/2. maddesinin uygulanması da mümkün değildir. Davacı 5 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Hak düşürücü süre nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/06/2021

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/263, K. 2021/489, T. 15.06.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-263-e-2021-489-k-d7d7df11a2c1