İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/220 E. 2024/537 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/220
- Karar No
- 2024/537
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/220 Esas
KARAR NO : 2024/537
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2021
KARAR TARİHİ : 01/07/2024
Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacının ... bank ... Şubesi nezdindeki ... hesabına havaleli, ... seri numaralı, 17/09/2019 keşide tarihli, 70.000,00 TL bedelli çekin ibraz süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmediğini, ibraz süresi geçtikten sonra 14/08/2020 tarihinde ibraz edildiğini ve Biga İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, ödeme emrinin T.K. 21/2 maddesi uyarınca tebliği nedeniyle davacının itiraz veya şikayet hakkını kullanamadığını ve takibin kesinleştiğini, çek suretinden görüleceği üzere ... Bankası tarafından takas odasına ibraz edildiğini, ancak ... Bankası tarafından ibraz süresi içerisinde “karşılıksız” işlemi yapılmadan çekin lehtara iade edildiğini, ibraz süresi içerisinde çekin bankaya ibraz edildiğinin yazılmadığını, bu nedenle takip dayanağı çekin kambiyo senedi niteliğini kaybettiğini ve adi belge niteliğinde olduğunu, ... Bankası'nın kendi sorumluluğunu ortadan kaldırmak için 14/08/2020 tarihinde çek ikinci kez ibraz edildiğinde karşılıksız işlemi yapıldığını, yasada belirlenen şekil şartlarına uyulmadığını, taraflar arasında herhangi bir hukuki ve ticari ilişki bulunmadığını, çek nedeniyle davacının sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığını beyan ederek davanın kabulü ile Biga İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, takibe konu 17/09/2019 keşide tarihli ve 70.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini, davalı aleyhine alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalının ikametgahının Çan/Çanakkale olduğunu, icra takibinin Biga İcra Müdürlüğünde başlatılığını, yetkili mahkemenin Biga Mahkemesi olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, icra takibine konu çekin arka yüzünde çekin 17.09.2019 tarihinde ibraz edildiğinin belirtildiğini, banka yetkililerinin imzasının yanında davalının da imzasının bulunduğunu, Yargıtay uygulamasına göre çekin arkasına karşılıksız ibaresinin yazıldığının kabul edildiğini, kısmi ödeme yapıldığını, davacının ödeme yaptığı çekle ilgili borçlu olmadığı iddiasının kötüniyetin kanıtı olduğunu, davalının dava konusu çeki ...'ndaki alacağına karşılık aldığını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, aksi kanaate davanın esastan reddine karar verilmesini, davacı aleyhine İİK'nın 72/3. maddesi gereğince tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Ön inceleme duruşmasında yetki itirazının yasal süresinde yapılmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce deliller toplanmış, ... Bankası ve ...Bankası'ndan çeke istinaden yapılan ödemelere ilişkin belgeler ve Biga İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Geçerli bir ibraz olmadığı iddiası yönünden;
TTK'nın 796. maddesine göre, çekin yasal süre içinde muhatap bankaya ibrazı zorunlu olup, ibraz edilmemesi halinde alacaklı aynı Kanunun 808. maddesi gereğince çek borçlularına karşı müracaat hakkını kaybeder. Süresinde bankaya ibraz edilmeyen çek, adi havale niteliği taşıdığından borç ikrarını içermez.
TTK'nın 808/1-c maddesine göre zamanında ibraz edilm...olan çekin ödenmem...olduğu ve ödememe hali bir takas odasının çek zamanında teslim edildiği halde ödenmediğini tespit eden tarihli bir beyanıyla sabit bulunduğu takdirde hamil çek borçlularına karşı başvurma haklarını kullanabilir.
Dava konusu takip dosyasına konu çekin 17.09.2019 keşide tarihine göre aynı gün takas sisteminde bankaya ibraz edildiği, ibraz tarihinde hesapta çek karşılığı bulunmadığından çek bedelinin ödenmediği çekteki ibraz şerhinden anlaşılmaktadır. Ayrıca, çekteki muhatap banka şubesinin 14.08.2020 tarihli yazısında çekin ibraz tarihinde hesapta çek karşılığının bulunmadığı belirtilmiştir.
Takas odasının çekin zamanında ibraz edildiği şerhi ibraz tarihinden sonraki tarihli olmakla birlikte TTK'nın 808/1-c maddesinde "tarihli bir beyanıyla" şeklinde aranılan şart ibraz tarihine ilişkin beyan olup, "ibraz süresi içerisinde" şeklinde muğlak bir ifadeden kaçınılması aranmıştır. Kanun maddesinde takas odasının/muhatap bankanın ibraz süresi içerisinde bir beyanıyla şeklinde bir şart öngörülmemiştir.
Dava konusu takip dosyasına konu 17.09.2019 keşide tarihine göre aynı gün çekin takas sisteminde ibraz edildiği çekteki ibraz şerhinden anlaşılmakta olup, sonraki tarihli bu açıklama geçerli bir ibraz olup, yetkili hamil olan davalıya müracaat hakkı verdiğinden davacının aksi yöndeki iddiası yerinde görülmemiştir.
Çek konu böyle bir borcun olmadığı iddiası yönünden;
Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiş, kuralın istisnaları HMK'nın 293. maddesinde belirtilmiştir.
Davacı tarafından senet üzerindeki imza inkar edilmemiş, taraflar arasında herhangi bir hukuki veya ticari ilişki olmadığı, çeke konu böyle bir borcun olmadığı iddia edilm...olup, çek kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiğinden davacı tarafça, çek lehtarı davalıya çek bedeli kadar borçlanmasını gerektirecek herhangi bir hukuki veya ticari iş ve işlem olmadığı iddiasının ileri sürülmesi mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş, ihtiyati tedbir kararı teminat yatırılmadığı için ortadan kalktığından ve davacının kötüniyeti ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davanın REDDİNE,
Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
Alınması gereken 427,60 TL ilam harcının peşin alınan 1.481,07 TL harçtan mahsubu ile 1.053,47 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/07/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı