İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/152 E. 2025/387 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/152
Karar No
2025/387
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/152 Esas KARAR NO : 2025/387 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/03/2021 KARAR TARİHİ : 24/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.11.2011 tarihinde, müvekkil...’nın içerisinde yolcu olarak bulunduğu, sürücü...sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç ile Bor İlçesi istikametinden gelerek Aksaray-Adana yolu kavşağına girdiği esnada Ulukışla istikametinden Aksaray istikametine seyir halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç ile çarpışmaları neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını, trafik kazasına kusuruyla sebebiyet veren... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle... Sigorta Poliçesi uyarınca davalı... Sigorta A.Ş.'nin teminatı altında olduğunu, müvekkilinin trafik kazası sonucu uğramış olduğu manevi zararların tazmininden davalı sigorta şirketinin teminat limiti ile sorumlu olduğunu, müvekkilinin özellikle kafatası kemiğindeki ve alın kemiğindeki çökme kırıkları başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar, ezilme ve yaralanmalar meydana geldiğini, kazadan sonra Bor Devlet Hastanesi kaldırılan ve tedavisine ....i Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde devam edilen müvekkilinin, yatarak tedavi gördüğünü ve çeşitli cerrahi operasyonlar geçirdiğini, trafik kazası neticesindeki yaralanmaları nedeniyle müvekkilinin hem fiziken hem de manen telafisi güç ve imkânsız acı, elem ve üzüntüler yaşadığını, dava konusu trafik kazası nedeniyle Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yapıldığını beyanla davanın kabulü ile başkaca sorumlulara karşı başvuru, dava ve her türlü yasal haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin manevi zararların tazmini amacıyla 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...igorta A.Ş.'den teminat limiti ile sorumlu olmak üzere tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olayın yaralanmalı bir trafik kazası olduğunu, yaralanmalı trafik kazalarında "taksirle yaralama" suçundan dolayı ceza zamanaşımının 8 yıl olarak uygulanmakta olduğunu, kazadan 9 yıl 3 ay 20 gün sonra açılmış olan davada davaya konu talebin zamanaşımına uğradığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ... plakalı aracın müvekkil şirkete, 12/03/2011–2012 tarihleri arasında geçerli olmak üzere... numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere poliçeden dolayı sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde manevi ve ZMSS'yi aşan kısım yönünden maddi tazminata ilişkin olarak azami 30.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı beyan edilmiş ise de, davacı yolcu konumunda olduğundan emniyet kemerinin takılı olup olmadığı ve bu sebeple de müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun da araştırılmasını talep ettiklerini, kusur durumunun tespitine yönelik Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını, Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...E. sayılı dosyasının celbini, davacının manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, manevi tazminatın belirlenmesinde kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, TMK’da yer alan hakkaniyet ilkesinin esas alınması gerektiğini, davacıların yaralanmaları nedeniyle tazminat talep edebilmeleri için öncelikle kaza sırasında sekel mahiyette arızalarının bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, davacının kazadan sonraki genel adli muayene raporları ile tam teşekküllü bir devlet hastanesi veya üniversite hastanesinden son durum raporu alınarak Adli Tıp Kurumu’na sevkinin beyanla davanın öncelikle zamanaşımından ve neticeten esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Kaza tespit tutanağı 2-Davalı sigorta şirketi nezdindeki hasar dosyası Davalı sigorta şirketi tarafından... numaralı Maksimum Kasko Sigorta poliçesi ile açılan ... nolu hasar dosyası kapsamı Mahkememize sunulmuş, hasar dosyası kapsamında davacıya herhangi bir ödemenin yapılmadığı bildirilmiştir. 3-Hastane kayıtları Davacının dava konusu kaza nedeniyle tedavisine ilişkin kayıtlar, film ve grafiler, epikriz raporları Niğde ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesinden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. 4- Türkiye Noterler Birliği kayıtları Davaya konu trafik kazasına karışan...plaka sayılı araçların kaza tarihi olan 10.11.2011 tarihi itibariyle trafik tescil kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmıştır. 5-Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığının ...Sr. sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın incelemesinde; 10.11.2011 tarihinde müşteki şüpheli...sevk ve idaresinde bulunan... plaka sayılı araç ile müşteki şüpheli ... sevk ve idaresinde bulunan... plaka sayılı araçların karıştıkları trafik kazasında araçlarında yolcu konumunda bulunan mağdurlar...ı ve ... ile müştekiler...ın yaralanmaları nedeniyle meydana gelen yaralamalı trafik kazasına ilişkin taksirle yaralanmaya neden olma suçuna ilişkin yürütülen soruşturma olduğu, Yürütülen soruşturma kapsamında savcılık tarafından yapılan inceleme sonucu olayda bilinçli taksir halinin bulunduğuna dair herhangi bir delilin dosyaya yansımadığı, şikayete bağlı bulunan suçta müşteki şüphelilerin ve mağdurların anneleri olan müştekilerin şikayetçi olmadıkları anlaşıldığından 05.03.2012 tarihli karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. 6-Kusur ve Maluliyet raporları i) Kusur raporu Mahkememizce dosya taraflarının kusur oranlarının tespiti hususlarında Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 24.11.2021 tarihli raporda; Sürücü ... sevk ve idaresindeki...plakalı otomobili ile Bor ilçesi istikametinden geldiği kavşak girişinde DUR levhasının bulunduğu olay mahalli kavşağa geldiğinde durması, geçiş için güvenli bir ortam oluştuğundan emin olduğunda kavşağa giriş yapması gerekirken, bu kurala riayet etmeyip, solundan gelen araçların hız ve mesafesini dikkate almadan, dikkatsiz ve hatalı biçimde kavşağa girmesiyle, aracının sol arka lastik kısımlarına solundan gelen ve ilk geçiş hakkını vermediği otomobilin ön kısımlarıyla çarpması sonucu meydana gelen olayda, %75 oranında asli kusurlu olduğu, Sürücü...n sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile seyri sırasında geldiği olay mahalli kavşağa daha tedbirli ve kontrollü şekilde hız azaltarak yaklaşması gerekirken buna riayet etmeyip, seyir hızıyla tedbirsizce girdiği kavşakta, sağındaki yoldan kavşağa giren sürücü ...evk ve idaresindeki... plakalı otomobilin sol arka lastik kesimine sol şerit üzerinde çarpması sonucu meydana gelen olayda, %25 oranında tali kusurlu olduğu, rapor edilmiştir. ii)Maluliyet Raporları a)Mahkememizce, 10/11/2011 tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğe göre maluliyet oranının tespiti, davacının maluliyet oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebileceği, tedavinin ne zaman sona erdiği, yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığı, hususlarında davacının sevki ile Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından aldırılan 07.03.2022 tarihli raporda; Davacının 10.11.2011 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan Meslekte Kazanma Gücündeki Azalma Oranının Yargıtay'ın bu konudaki son kararları göz önünde" bulundurularak, “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri göz önünde bulundurularak değerlendirildiğinde meslekte kazanma gücündeki azalma oranının şahsın olay tarihindeki yaşına ve bugünkü yaşına göre % 19 olarak hesaplandığı, tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) ay olarak kabulünün uygun olacağı, Adli Tıp Anabilim Dalında 23.12.2021 tarihinde şahsın babasından alınan anamnezinde; yaklaşık 4-5 yıl önce son kontrollerine gittikleri, çocuğun tedavisinin bittiğini, kafatası kemiğinin zaman içerisinde gelişeceğinin söylendiğinin beyan edildiği, bu nedenle çocuğun tedavisinin bittiğinin anlaşıldığı, ayrıca olayın üzerinden yaklaşık 10 sene gibi bir zaman geçmesi nedeniyle de şahsın mevcut bulgularla maluliyet oranının belirlenebileceği kanaatine varıldığı, rapor edilmiştir. b)Davacının maluliyet oranının hangi tarihte kesinleştiğinin, tedavinin ne zaman sona erdiğinin, yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığının, sadece dosyadaki tüm tıbbi tedavi belgelerine göre net olarak tespitinin yapılması hususunda Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından aldırılan 28.06.2022 tarihli ek raporda; Dosyada yer alan tıbbi evraka göre davacının en son Beyin ve Sinir Cerrahisi kontrolünün 22.11.2011 tarihinde olduğu ve başındaki yara için 30.11.2011 tarihinde yara pansumanı yapıldığını gösterir tıbbi evrak olsa da davaya konu olayda yaralanan...nın olay tarihinde 2,5 yaşında olması nedeniyle babasından alınan öyküde yaklaşık 5 yıl öncesine kadar takip ve tedavi sürecinin devam ettiğinin belirtildiği ancak mahkeme dosyasında 30.11.2011 tarihi sonrasına ait herhangi bir takip ve tedavi evrakına rastlanmadığı, davaya konu olay neticesinde meydana gelen kafatasındaki çökme kırığı nedeniyle ortalama fizyolojik iyileşme süresinin tıbben 6 (altı) ay olarak kabul edildiği, ancak tedavinin ne zaman sona erdiği ve iyileşmenin hangi tarihte tamamlandığı hususlarının şahsın takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından değerlendirilmesinin daha uygun olacağı kök raporda belirtildiği üzere olayın üzerinden yaklaşık 10 sene gibi bir zaman geçtiği göz önünde bulundurulduğunda muayene tarihinde şahısta saptanan mevcut bulguların kalıcılık kazandığının mütalaa edilerek maluliyet oranı hesaplandığı, dolayısıyla davacıda davaya konu olaya bağlı olarak gelişen kafatası kemiğinde çökme kırığına bağlı kraniektomi operasyonu sonrası 5,5 cm2 olarak ölçülen kafatasındaki defekt alanı nedeniyle Meslekte Kazanma Gücündeki Azalma Oranının şahsın olay tarihindeki yaşma ve rapor tarihindeki yaşına göre %19 olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varıldığı, rapor edilmiştir. c)Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada bulunan davacıya ait tüm tedavi evrakları ve Mahkememizce aldırılan sağlık kurulu raporları da değerlendirilmek suretiyle davacının davaya konu kaza nedeniyle maluliyet oranının hangi tarihte kesinleştiğinin, tedavinin ne zaman sona erdiğinin, yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığının tespiti hususlarında İstanbul ATK... İhtisas Kurulundan aldırılan 06.10.2023 tarihli raporda; Kurulun 05/12/2022 tarih ... karar numaralı müzekkeresi ile dosya konusu tüm tıbbi evrak (olay tarihli ve takiplerine dair) ve radyolojik incelemelerinin, yeni çekilecek kemik pencere BT ve kranial MR incelemelerinin DİCOM formatında teminen gönderilmesi ve tüm tıbbi belgeleri ile birlikte Kurula muayeneye gönderilmesi istendiği ancak istenen tıbbi belgelerin gönderilen dosyada mevcut olmadığı, ve kişinin muayeneye başvurmadığı, tıbbi belgelerin temini ardından kuruldan tekrar randevu alınarak kişinin muayeneye gönderilmesi halinde yeniden değerlendirileceği cihetiyle, Mevcut belgelere göre; davac...nın 10/11/2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: E cetveline göre % 19.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, mevcut tıbbi belgelerde yeni gelişen bir durumdan bahsedilmediği, rapor edilmiştir. d)Mahkememizce rapor aldırılmak üzere dosyanın tevdi edildiği Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalında yapılan muayenesinde davacı velisi tarafından davacının tedavisinin 4-5 yıl önceye kadar devam ettiği bildirildiğinden davacı vekiline davacıya ait tüm tedavi evraklarının (kaza akabinde davacının kaldırıldığı Bor Devlet Hastanesi ile Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki 2011 yılındaki tedavi evrakı dosyada mevcut olmakla bunun dışındaki 4-5 yıl öncesine kadar devam ettiği beyan edilen tedavileri hakkında) celp edilebileceği sağlık kurum ve kuruluşlarını Mahkememize bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından bildirilen ilgili sağlık kurum ve kuruluşlarına yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınarak, davacının tedavi sürecinin ne zamana kadar devam ettiği ve hangi tarihte bittiği, zararın (maluliyetin) ne zaman öğrenildiği ya da öğrenilmesi gerektiği hususlarında Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalından 2. Ek rapor aldırılmıştır. Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 06.02.2025 tarihli 2. Ek raporda özetle; Davacının 10.11.2011 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan Meslekte Kazanma Gücündeki Azalma oranının Yargıtay'ın bu konudaki son kararları göz önünde" bulundurularak, “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri göz önünde bulundurularak değerlendirildiğinde; Meslekte Kazanma Gücündeki Azalma Oranı şahsın olay tarihindeki yaşına ve bugünkü yaşına göre % 19 olarak hesaplandığı, tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) ay olarak kabulünün uygun olacağı, Mahkeme dosyasında yer alan tıbbi evraka göre şahsın en son Beyin ve Sinir Cerrahisi kontrolünün 22.11.2011 tarihinde olduğu ve başındaki yara için 30.11.2011 tarihinde yara pansumanı yapıldığını gösterir tıbbi evrak yer aldığı, davaya konu olayda yaralanan...'nın olay tarihinde 2,5 yaşında olması nedeniyle babasından 27.11.2024 tarihinde alman öyküde yaklaşık 7 yıl öncesine kadar takip ve tedavi sürecinin devam ettiğinin belirtildiği, ancak mahkeme dosyasında 30.11.2011 tarihi sonrasına ait herhangi bir takip ve tedavi evrakına rastlanmadığı, dosyaya gelen belgelerde de 30.11.2011 tarihi sonrasına ait bir evrak bulunamadığı, Dolayısıyla mevcut tıbbi belgeler ve adli tıbbi genel kabuller çerçevesinde; olay neticesinde meydana gelen kafatasındaki çökme kırığı nedeni ile davacı ...ın tedavi sürecinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar devam ettiğinin kabulünün uygun olacağının değerlendirildiği, davacının tedavi sürecinin bu süre sonunda bittiğinin kabulünün tıbben uygun olacağı, davacıda davaya konu olan trafik kazasında meydana gelen ve maluliyet oranına sebep olan kafatasındaki açıklığın 10.11.2011 tarihli operasyon itibariyle sabit olduğu rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TBK md. 56 gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık,... plaka sayılı araç ile... plaka sayılı araçlar arasında 10/11/2011 tarihinde meydana gelen kazada kusur oranı, davacı...nın kaza neticesinde maluliyetinin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı, davacı...'nın manevi tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı, davalı sigortanın poliçe kapsamında manevi tazminattan sorumlu olup olmadığı, davanın zamanaşımının dolup dolmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu trafik kazasının 10.11.2011 günü saat 15:15 sıralarında sürücü...sevk ve idaresindeki... plakalı otomobili ile Bor ilçesi istikametinden gelerek Aksaray - Adana yolu kavşağına girdiğinde aracının sol arka lastik kısımlarına seyrine göre solundan Ulukışla istikametinden Aksaray istikametine seyir halinde olan sürücü...'ın idaresindeki ... plakalı otomobilinin ön kısımları ile çarpmasıyla meydana geldiği, meydana gelen kazada...plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunan davacı...nın yaralandığı anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı vekili, trafik kazasına karışan...laka sayılı karşı aracın 10.11.2011 kaza tarihi itibariyle... nolu Kasko Sigorta Poliçesi uyarınca davalı... Sigorta A.Ş.'nin teminatı altında olduğundan bahisle davacının davaya konu trafik kazasında yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararların tazminini talep etmiştir. Dava konusu kaza 10.11.2011 tarihinde meydana gelmiş olup, davacı vekili tarafından dava 01.03.2021 tarihinde açılmış, 12.02.2021-22.02.2021 tarihleri arasında arabuluculuk süreci işletilmiştir. Davalı tarafça zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. 2918 sayılı KTK m. 109'un ilk iki fıkrası; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." şeklindedir. Buna göre, KTK m.109/2, 6098 sayılı TBK m.72/1, c.2 ile aynı yönde bir hüküm içermektedir. Anılan maddeye göre; tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. 2918 sayılı KTK m. 109/2 gereğince ve 5237 sayılı TCK m. 66'ya göre, bir kazada bir ölü dahi olsa zamanaşımı süresi 15 yıl, bir veya birden fazla yaralı varsa 8 yıl, aynı kazada hem ölü hem de yararlı varsa ölenler ve yaralananlar bakımından zamanaşımı süresi 15 yıldır. Eldeki davaya konu kazanın yaralamalı trafik kazası olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkememizce, davacının davaya konu kaza nedeniyle tedavi gördüğü tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında mevcut tedavi evrakları, kayıt ve belgeleri ilgili kurumlardan celp edilerek dosya arasına alınmış, davacının tedavi sürecinin ne zamana kadar devam ettiği ve hangi tarihte bittiği, zararın (maluliyetin) ne zaman öğrenildiği ya da öğrenilmesi gerektiği hususlarında Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından ve İstanbul ATK...İhtisas Dairesinden aldırılan maluliyet raporları ve dosyada toplanan delillerden, davacının 10.11.2011 tarihli trafik kazasına bağlı olarak tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 ay olarak kabul edilebileceği, davacının dosyamız arasına getirtilen tıbbi evraka göre en son beyin ve sinir cerrahisi kontrolünün 22.11.2011 tarihinde olduğu ve başındaki yara için 30.11.2011 tarihinde yara pansumanı yapıldığını gösterir tıbbi evrakın bulunduğu, davacı tarafça tedavinin daha sonraki tarihlerde de devam ettiği iddia edilmiş ise de aşamalarda verşken kesin sürelere rağmen iddia edilen tedavilere ilişkin herhangi bir tedavi evrakı sunulmamıştır. Mevcut dosya durumuna göre, mahkememizce alınan adli tıp raporları kapsamında, davacının 30.11.2011 tarihi sonrasına ait herhangi bir takip ve tedavi evrakının bulunmadığı, dolayısıyla mevcut tıbbi belgeler ve adli tıbbi genel kabuller çerçevesinde olay neticesinde meydana gelen kafatasındaki çökme kırığı nedeni ile davac...ın tedavi sürecinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar devam ettiğinin kabulünün uygun olacağı, davacının tedavi sürecinin bu süre sonunda bittiğinin kabulünün tıbben uygun olacağı, davacıda davaya konu olan trafik kazasında meydana gelen ve maluliyet oranına sebep olan kafatasındaki açıklığın 10.11.2011 tarihli operasyon itibariyle sabit olduğu tespit edildiğinden ve davacı tarafça raporlara itiraz ile rapor kapsamındaki tespitlerin aksi iddia edilmiş ise de iddiaların ispatına elverişli delil de sunulmadığından alınan raporlara itibar edilmiştir. Davaya konu kazanın 10.11.2011 tarihinde meydana geldiği, alınan adli tıp raporlarına göre davacının iyileşme süresinin 6 ay olduğu, buna göre iyileşme süresinin tamamlandığı tespit edilen ve zararın öğrenildiği tarihin 10.05.2012 olacağı, bu tarihten itibaren hesaplanan 8 yıllık zamanaşımı süresinin 10.05.2020 tarihinde dolduğu, buna göre eldeki davanın zamanaşımı dolduktan sonra açıldığı, TBK.'nun 154. maddesinde belirtilen zamanaşımının kesilmesini gerektiren bir durumun da mevcut olmadığı anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN ZAMANAŞIMI SEBEBİYLE REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL red harcının başlangıçta alınan 102,47-TL harçtan mahsubu ile bakiye 512,93-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince Ankara Arabuluculuk Bürosunun...başvuru nolu dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince dava değeri üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 24/04/2025

Katip ... E imza ¸

Hakim ... eimza

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/152, K. 2025/387, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-152-e-2025-387-k-38937b663839