İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/146 E. 2025/756 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/146
- Karar No
- 2025/756
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/146 Esas KARAR NO : 2025/756
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/02/2021 KARAR TARİHİ : 13/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını (bono), kambiyo senedinde alacaklı (lehtar) ... Şti., borçlusunun ... Tic. Ltd. Şti. alacak miktarının 518.000,00 TL keşide tarihinin 31/10/2018 vade tarihinin 01/12/2018 olduğunu, senette tahrifat yapıldığını, daha önce lehtar kısmının davacı ... Ltd. Şti. iken üstünün daksil ile kapatılarak davalı .... Şti. İsminin yazıldığını, düzeltmede keşidecinin paraf veya imzasının bulunmadığı için düzeltmenin geçersiz olduğunu, önceki halinde ise hem keşideci hem de lehtarın aynı kişi olması nedeniyle yargıtay içtihatları gereği bono vasfının olamayacağını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL için menfi tespit davasının kabulü ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ayrıca senetle ilgili ... 4. İcra Hukuk Mahkemesinde ...Esaslı dosyada davanın açıldığını ve de senet bedelinin davalıya ödenmesi için (icra veznesine yatacak paranın davalıya ödenmemesi) ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; senede dayalı menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağını, davacının senetteki imzaya itirazı ve tahrifat yapıldığı iddiasıyla ... 4. İHM ...Esas sayılı dosyada dava açtığını, davanın reddine karar verildiğini, davacı şirket yetkilileri ... ve ... hakkında ... C. Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu, daha sora benzer bir soruşturma dosyası ile ... C. Başsavcılığı ...soruşturmasında birleştirildiğini, daha sonrada .. 41. Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada davanın açıldığını, duruşmada ...isimli sanığın davacı şirket yetkilisi olduğunu, bononun kendisi tarafından düzenlenip verildiğini, imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiğini, ... 4. İHM dosyasının reddedilip İstanbul BAM tarafından istinafın reddine kararı verildiğini, aynı mahiyette işbu davanın açıldığını, davacı şirket tarafından davalı şirkete 11/06/2018 tarihinde teyit yazısı gönderilmiş olup, işbu yazıda .... Ltd. Şti. firmasına gönderdiğimiz 60.000 Euro karşılığında 2 nolu senet düzenlenmiş olup ...yetkilisinden ... tarafından imzalanan senede istinaden her ay 10.000 Euro ... tarafından ödenecektir. ...şeklinde ibare bulunduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, senedin davacı şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığının ikrar edildiğini, davanın reddini ve %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Bonoya dayalı menfi tespit davasında kısmi dava açılamayacağından davacı eksik harcı tamamlamıştır. Davanın konusu davacının ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu senedin borçlusu olmadığının tespiti davasıdır. Davacı taraf senedin tahrifatına dayalı ve lehtar ile keşidecinin aynı kişi olması nedeniyle bono vasfın bulunmadığını iddia ederek dava açmıştır. Aynı davayı ... 4. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada da açmış olup mahkeme davayı reddetmiş istinaf dilekçesi süresinde yapılmadığından BAM istinaf talebini reddetmiş Yargıtay 12. H.D. aynı gerekçeyle temyiz talebini reddetmiştir. Bu karar kesinleşmiştir. İcra Hukuk Mahkemesinde açılan dava tahrifata dayalı ve imzanın davacıya ait olmadığına ilişkin kambiyo senetleri icra takibine itiraz davası olup bu dosyada alınan grafoloji raporunda imzanın ...'a ait olmadığı gibi lehtar üzerinde tahrifat yapıldığı tespiti yapılmıştır. İcra Hukuk Mahkemesinde imzaya itiraz ve takibin iptali istenirken, mahkememiz dosyasında ise borçlu olunmadığına ilişkin menfi tespit davası açılmıştır. Davanın sebepleri ve konusu farklı olup derdestlik durumu olmadığı gibi zamanaşamını kesen nedenler göz önüne alındığında zamanaşamı itirazı da yerinde değildir. Yargıtay içtihatları uyarınca tahrifat yapılan dava konusu senedin ilk halinde keşideci ve lehtar aynı kişi olması nedeniyle bono vasfını taşımıyor ise de İcra Hukuk Mahkemesi kararı süreside istinaf edilmeyip karar kesinleştiğinden ve de takibin iptali ancak İcra Hukuk Mahkemesinde istenebileceğinden Mahkememizde takibin iptali talep edilemez. Bu konuda icra hukuk mahkemesi görevli olup acılan davada yanlış da olsa verilen karar kesinleştiğinden mahkememizde bu konuda (takibin iptali) karar verilemez. Zaten bu konuda 07/10/2021 tarihli celse 3 nolu ara karar ile davacıya talebini açıklaması için süre verilmiş davacı da bunun üzerine tarihsiz dilekçesi ile davasının takibe konu bonodan dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespiti davası olduğunu açıklamıştır. Davacı önce 4. İcra Hukuk Mahkemesinde tahrifata dayalı ve imza itirazlı takibin iptali davası açmış, dava reddedilmiştir. Bu kararın hatalı olduğu değerlendirilse bile (lehtar ve keşideci aynı kişide birleştiğinde bono vasfı olmayacağından) davacı taraf süresinde istinaf etmeyerek icra hukuk mahkemesi kararı kesinleştiğinden artık bu konuda mahkememiz bono vasfının olmadığı şeklindeki itiraz yönünden değerlendirme yapamayacaktır. İmzaya itiraz yönünden ise her ne kadar imzanın davacı şirket yetkilisi ...'a ait olmadığı tespiti yapılmış ise de imzanın davacı şirketin diğer yetkilisi ...'a ait olduğu bizzat bu kişinin ikrarı ile tespit olunmuştur. Dava konusu senet dışında tarafların ticari defterleri üzerinden bilirkişi raporu alınmıştır. 1605/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Yukarıda incelenen dosya , ödeme makbuzları ve davalı kayıtları uyarınca, Sayın Mahkemece verilen görevlendirmede belirtilen ; A- Sayın Mahkemece birleşen dava dosyası yönünden ,bu davaya esas olan ... 33 icra müdürlüğünün ...E.sayılı icra dosyasında dayanılan cari hesap ve belge içeriklerindeki muhasebesel verilerin birleşen dosyadaki tarafların 2018,2019,2020,2021 yılı ticari defter ve kayıtlarında ne şekilde gözüktüğü ,birleşen dosya davacı vekiline 30.03.2022 tarihli dilekçe ekinde sunmuş olduğu ödeme makbuzlarının açık hesaba istinaden devam eden ilişkiye yönelik etkisinin olup olmadığı, dayanılan hesap ekstresindeki ödeme ve faturaların taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarında ne şekilde gözüktüğü ,tarafların lehine veya aleyhine muhasebesel verinin mevcut olup olmadığı, hususlarında ; İncelemeye sunulan davalı defterlerinde birleşen davaya konu ... 33 icra müdürlüğünün ... E.sayılı icra dosyasında alacak dayanağı olarak bildirilen ticari ilişkinin ... tarafından Mar firmasına tanzim edilen faturalar ile süregelen bir ilişki mevcut olduğu, karşılığında ... tarafından ödemeler yapıldığı ve makbuzların da sunulduğu, 11.06.2018 tarihine gelindiğinde Mar firması tarafından ... firmasına 60.000 Euro karşılığı 319.338 TL'lik ödeme yapıldığı, akabinde Haziran, temmuz, ağustos aylarında ... firması tarafından faturalar tanzim edildiği ve ... tarafından kayıtlara alındığı, aynı zamanda ... firmasının ödemelerinin devam ettiği, belirtilen kayıtlar kapsamında Mar firmasının yapmış olduğu ödemelerden kaynaklı 31.10.2018 tarih itibariyle 581.202,80 TL alacaklı kaldığı ve 29 TL'lik kayıt sonrası 581.173,80 TL olarak nihai ... firmasının alacaklı kaldığı husuşları tespit edilmiştir, devam eden 2019,2020,2021 yıllarında yeni bir kayıt olmadığı ,ticari ilişkinin devam etmediği, alacağın şüpheli alacak hesabında takip edildiği hususları belirlenmiştir. ... tarafından yukarıda belirtilen sebep ile ticari defter sunulmamış olması sebebiyle kayıtlarındaki durum ile ilgili karşılaştırma yapılamamıştır. Birleşen davaya konu takip tarih itibariyle ... firmasının kayıtları uyarınca 581.173,80 TL ... firmasından alacaklı olduğu mevcuttur. B- Birleşen dosya davalısı yetkilisi tarafından düzenlendiği ağır ceza mahkemesinde ikrar olunan 581.000 TL bedelli bononun açık hesaba dayalı borç ve alacak kalemleri ile uyumlu olup olmadığı, ne şekilde uyumlu olduğu, birleşen dosya davacısının takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talep etmesine esas muhasebesel veri ve kayıt olup olmadığı, buna göre birleşen dava dosyasında takip tarihi itibariyle birleşen dosya davacısının iddia olunan açık hesap ilişkisi çerçevesinde birleşen dosya davalısından alacaklı olup olmadığı, hangi tutarda alacaklı olduğu hususlarının hesaplanması ve muhasebesel olarak tespiti görevi uyarınca ; 581.000 TL bedelli bononun açık hesaba dayalı olarak tespit edilen 581.173,80 TL ... firmasının borcu ile uyumlu bir tutar olduğu, 31.10.2018 düzenleme tarihi itibariyle kayıtlara alındığı, ödenmemesi üzerine şüpheli alacak hesaplarına aktarıldığı hususları belirlenmiştir. 24.06.2021 tarihinde ... 33.İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı birleşen davaya konu İcra Takip tarihi itibariyle takibe konu 581.000 TL ... firmasının alacaklı olduğu mevcuttur. Faiz Hususunda, 24.06.2021 tarihinde ... 33.İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı birleşen davaya konu İcra takibinde takip öncesi 236.069,06 TL işlemiş faizin belirtilen “cari hesap” borç sebebi kapsamında dayanakları ile muhasebesel veri ve kayıt olmadığı 14.12.2018 tarihinde ... 3.İcra ... E. İcra dosyasına konu 581.000 TL'lik bono takibi mevcut ise de, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla talepte bulunulduğu örülmüştür. Takdir Sayın Mahkemeye aittir. Birleşen davaya konu dosyanın davacısı ... tarafından sunulan kayıtlar kapsamında, süregelen ticari ilişkide davalı ...firmasından 2018 yılı en son takip öncesi gerçekleşen ticari ilişki neticesinde 581.173,80 TL alacaklı kaldığı, söz konusu alacağın cari hesap ilişkisinden kaynaklı olduğu ve aynı zamanda 581.000 TL'lik bono alındığı, dolayısıyla ... firmasının 581.173,80 TL'lik cari hesap alacağı sebebiyle aynı zamanda bono verildiği, birleşen davaya konu takibin de tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapıldığı, birleşen davada davalı ... tarafından ticari defterlerin belirtilen sebeple sunulmadığı ve diğer hususlardaki incelemelerimi nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile sunarım." denilmiştir. Yine alınan ek raporda; " ... 33 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasında dayanılan cari hesap ve belge içeriklerindeki muhasebesel verilerin birleşen dosyadaki tarafların 2018- 2019-2020-2021 yılı ticari defter ve kayıtlarında ne şekilde gözüktüğü, 31.10.2018 tarihinde ...kayıtlarında mevcut 581.000 TL senet alınış kaydının ...firmasının sunulan hesabında mevcut oolmadığı, (yine karşılıksız kaydının da ...Şirketi kayıtlarında olmadığı) ... tarafından ... firmasına Kasım 2018 ve Aralık 2018 tarihinde tanzim ettiği 6 adet toplam 628.175,03 TL tutarındaki faturaların ... kayıtlarında olmadığı belirlenmiştir. Bu kapsamda 31.12.2018 tarihi itibariyle ... kayıtları uyarınca 581.173,80 TL ... firması borcu alduğu,...şirketi kayıtlarında ise 104.619,23 TL ... borcu olduğu mevcuttur. Birleşen dosya davacı vekiline 30.03.2022 tarihli dilekçe ekinde sunmuş olduğu ödeme makbuzlarının açık hesaba istinaden devam eden ilişkiye yönelik etkisinin olup olmadığı, dayanılan hesap ekstresindeki Ödeme ve faturaların taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarında ne şekilde gözüktüğü, tarafların lehine veya aleyhine muhasebesel verinin mevcut olup olmadığı, Sayın Mahkemece verilen ara karar kapsamında 30.03.2022 tarihli dilekçe ekinde mevcut ... tarafından 2018 yılında yapılan ödemelere ilişkin banka dekontları incelendiğinde, ... firmasının 2018 yılı içerisinde yapmış olduğu TL havalelerin her iki taraf kayıtlarında ...'ın alacağı olarak mevcut olduğu, 60.000 Euro bedelli ... ödemesinin de ... firmasında 318.876 TL ve ... kayıtlarında 319.338 TL (552 TL fark ile ) kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Birleşen dosya davalısı yetkilisi tarafından düzenlendiği Ağır Ceza Mahkemesinde ikrar yolundan 581.900 TL bedelli bononun açık hesaba dayalı borç ve alacak kalemleri ile uyumlu olup olmadığı, ne şekilde uyumlu olduğu, 31.10,2018 senet düzenleme tarihi itibariyle ... firmasının kayıtlarında 581.202,80 TL ... borcu mevcut olduğu, ... firmasının kayıtlarında 31.10.2018 tarihli fatura bedeli olan 195.608,79 PL*' lik fatura Ol.11.2018 tarihinde kayıtlanmış olup, bu faturada 31.16.2018 tarihi itibariyle değerlendirildiğinde 57.647,00 TL ... firmasının kayıtlarında kur değerlemesi mevcut iken ... firmasının kayıtlarında kur değerlemesi bulunmadığından 57.647 TL fark ile 523.555,80 TL ... firmasının alacaklı olduğu hesaben hesaplanmıştır. Ancak yukarıda da belirtildiği şeklinde 31.10.2018 tarihinden sonra ... firmasının Kasım 2018 Aralık 2018 dönemlerinde tanzim ettiği toplam yukarıdaki 6 adet fatura tutarı 628.,.175,03 TL sebebiyle 31.12.2018 tarihi itibariyle ... firmasına borçlu olmadığı, ... firması kayıtlarında borç yokken ... kayıtlarında bu faturaların olmaması sebebiyle 581.173,80 TL ... borcu mevcut olduğu ihtilafın 31.10.2018 tarihinden sonraki ... firmasının tanzim ettiği faturalara ilişkin olduğu iş bu ek incelemede yukarıdaki tespit edilenler kapsamında görülmüştür. Birleşen dosya davacısının takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talep etmesine esas muhasebesel veri ve kayıt olup olmadığı, buna göre birleşen dava dosyasında takip tarihi itibariyle birleşen dosya davacısının iddia olunan açık hesap ilişkisi çerçevesinde birleşen dosya davaliısından alacaklı olup olmadığı, hangi tutar da alacaklı olduğu hususlarının hesaplanması ve muhasebesel olarak tespiti için kök raporda incelenemeyen ... Lzd.Şti'nin defterlerinin incelenmesi ile birleşen dosyaya ilişkin tamamlayıcı nitelikte ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Birleşen dosyasının 24.06.2021 takip tarihi itibariyle işlemiş faiz 236.069,06 TL talep edilmiştir. 01.12.2018 tarihli ası! alacak cari hesap olarak açıklanan borcun sebebine göre cari hesaba ilişkin salt değerlendirme yapıldığında davacının cari hesabın herhangi bir ihtarname ş taraflar arasında muacelliyet tarihinin belirlenebileceği muhasebesel yazılı bir anlaşma bulunmamaktadır. Dava dilekçesi içeriğinde 91.11.2018 ödeme tarihli 581.000 TL bedelli senet verildiği ve diğer açıklamalar ile takipteki açıklamanın takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 1.12.2018 tarihinden itibaren faiz işletilebileceği yönünde Sayın Mahkemece bir değerlendirme yapılma ihtimaline binaen faiz talep edildiği şekilde 01.12.2018 tarihinden itibaren takip tarihine kadar aşağıdaki şekilde hesaplanan 248.886,87 TL faiz hesabı arz edilmiştir. 236.069,06 TL talep edilmiştir Tutar Tem. Baş Takip Aralığı Gün Oran Faiz 581.000,00 01/12/2018 31/12/2019 395 19,50% 122.606,92
01/01/2020 21/12/2020 369 13,75% 79.887,50
01/01/2021 24/06/2021 174 16,75% 46.392,45
Takip Tarihi
248.886,87 Birleşen İtirazın İptaline konu tutarda takip tarihinde alacak olup olmadığı hususunda takip alacaklısı ... kayıtları uyarınca 581.173,80 TL ... firması borcu olduğu, Ek rapora konu incelenilen ... şirketi kayıtlarında işe 104,619,23 TL ... borcu olduğu, farklılık arz eden hususun 31.10.2018 tarihinden sonra ... firması kayıtlarındaki faturalardan kaynaklı olduğu, söz konusu faturalar ile ilgili yapılan tespitlere göre nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı, belirlenmiştir. İş bu inceleme ve tespitlerimi nihai takdiri Sayın Mahkemeye alt olmak üzere saygı ile sunarım." denilmiştir. Bilirkişi raporu ve ek raporunda yazıldığı gibi davalının alacağı ile senet miktarı tamamen uyumludur. Dolayısıyla davacının açtığı davada 581.000,00 TL'lik asıl alacak yönünden menfi tespit davası haksızdır. İcra dosyasında alınan Ticaret Sicili kayıtlarına göre senetteki imzayı atan ...'ın davacı şirketin münferiden müdür olarak davacı şirketin yetkili temsilcisi olduğu, ceza davası ve soruşturmasında ve dosyaya yansıyan diğer belgelerde dava konusu senetteki imzanın kendisine ait olduğunu ikrar ettiği anlaşıldığından ayrıca grafoloji raporu alınmaya ihtiyaç görülmemiştir. ... 3. İcra Dairesinin ... tarihli cevabi yazısında 19/04/2021 tarihli tedbir kararının infaz edildiği anlaşıldığından reddedilen dava yönünden İİK 72-4 maddesi gereğince davalı alacaklı lehine %20 inkar tazminatına hükmedilmiştir. Davacı şirketin yetkilisi ...'ın senetteki imzanın kendisine ait olduğuna ilişkin ceza soruşturmasındaki beyanları ve ikrarı göz önüne alındığında ceza yargılamasının neticesinin beklenmesine gerek olmadığı anlaşılmıştır. Davacı davanın açıklanması dilekçesinde sadece bono yönünden menfi tespit davası açtığını beyan ettiğinden işlemiş faiz ve komisyon yönünden herhangi bir karar verilmemiştir. HÜKÜM:Yukarıda yazılı nedenlerle; 1-Davacının ... 3. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki asıl alacak konusu yapılan 581.000 TL'lik bonodan dolayı açılan menfi tespit davasının REDDİNE, 2-İİK 72-4 maddesi gereğince %20 oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının daha önce yatırılan 170,78 TL peşin harç+8.675,37 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 8.846,15 TL harçtan mahsubu ile 8.230,75 harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden AAÜT gereğince 82.880,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 7-Karar kesinleştiğinde bakiye avansın yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere Hakim ...'ın muhalefet şerhi ile oy çokluğu ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.13/11/2025
Başkan ...
Üye ... (m) Üye ...
Katip ...
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı vekili tarafından sunulan 21/10/2021 tarihli talep açıklama dilekçesinde istemin "takibe konu bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti" şeklinde açıklandığı, davacının vakıa olarak takibe konu bononun lehtar kısmında yapılan tahrifata / sahtelik hukuksal sebebine dayandığı, 6102 s. TTK 776/1-e. maddesi hükmü uyarınca bonoda "kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adının" yer alması gerektiği, başka bir anlatımla lehtarın bonoda bulunması gereken zorunlu unsurlardan olduğu, aksi takdirde düzenlenen senedin TTK m. 777/1. uyarınca bono olarak kabulünün mümkün olmadığı, Öte yandan, davacı, tahrifat vakıası kapsamında senedin düzenleyeni ile lehtarının aynı kişi olduğunu, yapılan tahrifat ile senet lehtarının davalı olarak değiştirildiği, tahrifatın ispatlanması halinde önceki - düzeltme öncesi - duruma geri dönüleceğinden, bu halde senedin düzenleyeni ile alacaklısının (lehtarının) aynı kişi olacağını, Bu takdirde, bonoda düzenleyen ile lehtarın aynı kişi olması mümkün olmadığından senedin kambiyo vasfının bulunmadığı ve kambiyo senetlerine mahsus takibe de konu edilemeyeceği, Sayın çoğunluğun görüşünün aksine - ihalenin feshi ve istihkak davaları dışında İcra Mahkemesince verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği, bu nedenle eldeki menfi tespit davasında; dava konusu senet bakımından tahrifat vakıasına yönelik olarak inceleme ve araştırma yapılması ile bilirkişi raporu alınması gerektiği, bu nedenle eksik tahkikat ve inceleme ile maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyen icra mahkemesi kararı ile yetinilerek sonuca varılamayacağı - hüküm verilemeyeceği, hasılı davacının tahrifat iddiasının araştırılması, incelenmesi ve bilirkişi raporu alınması, yapılacak araştırma sonucunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilememiştir.
Hakim ...