İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/1431 E. 2022/1486 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1431
- Karar No
- 2022/1486
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/393 Esas - 2024/985 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/393 KARAR NO : 2024/985 BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 24/07/2019 KARAR TARİHİ: 27/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı ortağın bugüne kadarki tutum ve davranışları sonucunda ortaklığın temelinden sarsıldığını, ortağın davranışları sadakat yükümlüğüne aykırı olup, şirket faaliyetlerini sekteye uğratacak nitelikte olduğunu, Davalı ortağın, şirketin üçüncü kişiler ve bankalar nezdindeki itibar ve algısını olumsuz etkileyecek davranışlar sergilediğini, bu eylemler sonucunda şirketin maddi kayıplar yaşadığını ve yaşamaya devam ettiğini, Davalı ortak tarafından müvekkili şirkete ve şirketin diğer ortaklarına karşı gereksiz yere davalar açılarak şirket faaliyetlerinin sekteye uğratılmaya ve şirket ile ortakları manevi olarak yıpratılmaya çalışıldığını, şirketin faaliyetlerini olumsuz etkileyecek düzeyde şiddetli geçimsizlik yaratması sebebiyle davalı ortağın ortaklıktan çıkarılması gerektiğini, Davalı ortağın, müvekkili şirketin bilgisi ve izni olmadan, şirket içerisindeki ofis adresini oğlunun kurucusu olduğu başka bir şirketin merkez adresi olarak gösterdiğini, bu durum sebebiyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, Davalı ortağın şirkete karşı olan sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek, ortaklıktan doğan haklarını şirketin zararına, üçüncü kişilerin yararına olacak şekilde kullandığını, Davalının bugüne kadar birçok kez diğer ortaklara karşı hakaret ve tehdit içerikli davranışlarda bulunduğunu, şirket çalışanlarına karşı psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, şirket içerisinde huzursuzluk çıkardığını, son olarak davadışı ortak ..., davalı ortak tarafından şirket adresinde darp edilerek, şiddet ve tehdide maruz bırakıldığını, gelinen bu noktada artık diğer ortaklar ile uyum ve barış içerisinde çalışması, e-imza e-imza e-imza e-imza şirketi yönetmesi beklenemeyen davalı ortağın ortalıktan çıkarılmasına karar verilmesi gerektiğini, Davalı ortağın diğer ortaklara ve çocuklarına birçok kez hakaret ettiğini, ortakları ve çocuklarını öldürmekle tehdit ettiğini, davalı ortağın şirket personeline de kötü davrandığını ve şiddet uyguladığını, Son olarak 04.05.2019 tarihinde şirket adresinde dava dışı ortaklardan ...'a önce davalının oğlu ... tarafından fiziksel saldırıda bulunulduğunu, ardından davalı ortağın da bu saldırıya katıldığını ve ...'ı ağır şekilde darp ettiklerini, Davalı ortağın şirkete zarar veren tutum ve davranışları karşısında şirket menfaatinin korunması ve daha fazla zarara uğramaması için davalı ortağın ortaklıktan doğan haklarının dondurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davalı ortağın ortaklıktan çıkarılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davalının, yalnızca şirketleri birlikte kurdukların kardeşlerinin ve özellikle müdürler kurulu başkanı ...'ın şirket üzerinden edinilen kazançları, birikimleri şirkete aktarmayarak kendisi veya çocuklarının hesabına aktarmış olması nedeniyle yaşadığı hayal kırıklığı ve üzüntü neticesi, şirketin ve dolayısıyla kendisinin de daha fazla zarar görmemesi için yasaların tanığı haklarını kullandığını, Davacı yanın dava dilekçelerinde açıkça kasıtlı olarak yanıltıcı bilgiler verdiğini ve haksız davalarını haklı kılacak gerekçeler yaratmaya çalıştığını, hiçbir yazılı delil ve belgeye dayanmayan ithamlarda bulunduğunu, Davalı tarafından bankalara çekilen ihtarların tamamının cevap dilekçesinin ekinde olduğunu, bu ihtarnamelerin tamamının T.B.K. Kefilin Kefaletten Rücu hakkı kapsamında gönderilmiş olup davacının iddia ettiği gibi şirketleri kötüleyici hiçbir ifade içermediğini, Davalının, davacının iddia ettiği gibi ortaklar arasındaki güveni sarsmadığını, gerçekleri ortaya çıkardığını, davalı diğer ortakların yolsuz işlemlerini fark ettiği ve engellemek istediği için ortaklıktan çıkarılmak istendiğini, Davacı şirketin halihazırda kullanmakta olduğu taşınmazın mülkiyetinin davalıya ait olduğunu, üstelik davacının bu taşınmazda haksız işgalci konumunda olduğunu ve buna ilişkin davanın Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı devam eden ve davacının “gereksiz olarak nitelendirdiği” davalardan biri olduğunu, benzer şekilde ...'ın oğlu ... da davacı şirket içerisindeki bir ofis adresini, kendi ortağı olduğu ... Tic. Ltd. Şirketinin merkez adresi olarak göstermesinin de müvekkili şirketi zarara uğrattığı anlamına geldiğini, Davacının gereksiz olarak nitelendirdiği davaların özellikle davalının asıl tüm bu hukuksuz ve haksız muamelelere maruz kalmasına neden olan, davacı şirketin müdürler kurulu başkanı ... hakkında açmış olduğu haklı davalar olduğunu, Şirketleri fiilen yöneten müdürler kurulu başkanı ...'ın yıllarca davalıyı şirketlerin zor ayakta durduğu fikrine inandırarak kar payı dağıtmadığını, zaten şirketin kazancı olan paraları kayıt dışı göstererek sanki kendisi şirkete borç veriyormuş gibi gösterdiğini, tüm kardeşlerin kendisine gebe kalmasına neden olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalının ... Tic Ltd. Şti. şirket ortaklığından çıkarılma istemine ilişkindir. Taraflar arasında uyuşmazlık, davalının davacı şirket ortaklığından çıkarılması için haklı sebebin gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise kar payı alacağının miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. 6102 Sayılı TTK'nun çıkarılma başlıklı 640/3. maddesinde, şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması halinin saklı olduğu, aynı yasanın genel kurulun yetkileri başlıklı 616/(1)-h. maddesinde bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması hususunun genel kurulun devredilmez yetkileri arasında sayıldığı, yine aynı yasanın önemli kararlar başlıklı 621/(1)-h. Maddesinde ise bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye e-imza e-imza e-imza e-imza başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması için de genel kurul kararıyla temsil edilen oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabileceği düzenlenmiştir. Asıl davada davalının haklı sebeple davalı limited şirket ortaklığından çıkarılması için davacı limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce, şirket genel kurulunda TTK'nun 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınması dava şartıdır. İşbu davada dava şartı olan nitelikli çoğunluk tarafından alınan ortaklıktan çıkarmaya ilişkin 23/06/2019 tarihli genel kurul kararı bulunmakta olup anılan dava şartı gerçekleşmiştir. Davacının işbu davada davalı ortağın şirket ortaklığından çıkarılması için haklı sebep olarak ileri sürdüğü husus, taraflar arasındaki işletmeye yönelik anlaşmazlıklar , aile arasında Cumhuriyet Savcılığına da yansıyan şikayetler ve başkaca güven sarsıcı davranışlar olarak görülmektedir. Bu durumda davacı taraf haklı sebeplerin varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Ortaklıktan çıkarılmada haklı sebep kavramına ilişkin hakimin her somut olayda haklı sebep bulunup bulunmadığını durumun özelliğine göre ortaklığın yapısını gözeterek takdir edeceği bir gerçektir. Örneğin ...’na göre haklı sebep; hukuki ilişkinin sürdürülmesini çekilmez hale getiren ve bozucu yenilik doğuran bir bildirim veya dava ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek ve değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur (Ankara BAM 21.HD.nin 26.10.2023 Tarih ve 2021/1431 E.,2022/1486 K.sayılı ve benzer diğer kararlarında belirtildiği gibi). Limited şirket, anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe de sahiptir. Bu anlamda ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi sebepler de haklı sebep olarak ileri sürülebilir. Ortağın şirketten çıkarılması, haklı bir sebebin var olmasına bağlıdır. Haklı sebeplerin neler olabileceğine ilişkin olarak kanunda herhangi bir düzenleme yer almamakla beraber, doktrin ve yargı kararları çerçevesinde haklı sebepler, somut durumun özelliğine göre değişebilecek olmakla beraber, şu şekilde sayılabilir: Ortağın davranışlarının şirketin menfaatlerine zarar vermesi ve/veya şirketi zarara uğratması, Ortağın bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağına aykırı işlem ve eylemler gerçekleştirmesi, Bir ortağın, uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi, Şirketin diğer ortaklarına karşı haksız fiil ika edilmesi. Bu kapsamda, şayet ortağın kendi şahsında veya davranışında ortaya çıkan sebepler, ortaklık amacına ulaşılmasını olanaksız kılıyor veya önemli ölçüde amaca ulaşılmasını engelliyor ya da ortağın şahsı veya davranışı onun ortaklıkta kalmasını diğer ortaklar bakımından katlanılamaz gösteriyorsa, bu durumlarda ortağın çıkarılması için haklı sebebin varlığı kabul edilebilir. Dosya kapsamında taraflar arasında Mahkememi nezdinde birçok dava olması , bu davalarda ileri sürülen iddiaların güven ilişkisinin kalmadığını gösterdiği , Mahkememizce dinlenen hem davacı hem de davalı tanıklarının bu güven ilişkisinin edelendiğini bildirdikleri görülmektedir. Bu durumda Mahkememizce vicdanen güven ilişkisinin bittiği ve davalının eylemleriyle buna sebebiyet verdiği kanaati oluştuğundan davalının haklı nedeneli şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiştir (Yargıtay 11.HD.nin 23.10.2019 Tarih ve 2018/4814 E.,2019/6658 K.sayılı ve benzer diğer kararlarında belirtildiği gibi). Mahkememizce yapılan bu vicdani kanaat sonrası Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarında da belirtildiği üzere TTK'nın 641.maddesi gereğince davalı yanın e-imza e-imza e-imza e-imza çıkarılmadan kaynaklı çıkma payının karar tarihine yakın değerinin tespiti ile tespit edilen bu değerin davalı yana ödenmesi gerekmektedir. Mahkememizce bu doğrultuda içerisinde marka değerleme uzmanının da olduğu bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve kar payı hesaplanmıştır. Hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda itirazlar da karşılanmış yargılamanın geldiği aşama ve son değerlemenin yapıldığı tarih ile karar tarihi arasında geçen amanın uzun olmaması ve olağanüstü ekonomik koşullarda değişiklik olmaması dikkate alınarak kar payına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davalı ...ın davacı şirketten haklı nedenlerle çıkarılmasına, kendisine çıkma payı olarak 101.230.352,63 TL ödenmesine, 2-a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, b)Davacı tarafından yatırılan 44,40TL peşin harç ve 44,40TL başvuru harcı olmak üzere toplam 88,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 19.250,00TL bilirkişi ücreti, 332,25,00TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 19.582,25TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Karardan sonraki yargılama giderinin davacının gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacıya iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin, davalı asilin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/09/2024 Başkan Üye Üye Katip e-imza e-imza e-imza e-imza