İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/120 E. 2025/216 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/120
Karar No
2025/216
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/120 Esas KARAR NO: 2025/216 DAVA: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) DAVA TARİHİ: 27/06/2020 KARAR TARİHİ: 13/11/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ile davalı şirket arasında ------- yıllarında ticari işlerinin başlandığında davacı şirketin ünvanı ---- Olduğunu, ------ yılında davacı ile davalı arasında yetkili satıcılık sözleşmesi imzalandığını, davacı şirket davalı şirketin tek bayi olarak faaliyet gösterdiğini, 2011 yılında sözleşmenin yenilendiğini, ------- Esas sayılı dosyası ve davalının şikayeti neticesinde davacı ------ hakkında yine bu dosya ile birleştirilen ile birleştirilen------sayılı dosyası ile dava açıldığını, ----Ceza dosyasının kesinleştiğini, davalının haksız fiilleri yaptığının tescil edildiğini, davalının başından beri kötü niyetli davrandığını bu nedenle huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle taraflarla vekil arasında anlaşılan ücreti de ödemeye davalının mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacıların işletme oldukları şirket arasında ------- tarihleri arasında geçerli olan yetkili satıcılık sözleşmesi ile ticari alış veriş sağlandığını, söz konusu sözleşme tarihinin sona ermesine müteakip davacılar, müvekkil şirketten temin ettikleri ve ancak son kullanma tarihleri geçen ürünleri müvekkili tescilli markasına tecavüz ederek ve taklit kutu bastırarak son kullanma tarihi geçen ürünleri piyasaya sunduğunu, bu günkü karşılığı 2.000.000,00 TL gibi hayali ve afaki bir rakama tekabül ettiğini, iddia ettiği alacağının neye dayalı olarak müvekkil şirketten talep ettiklerini, hangi bilgi, belge veyahut hangi somut veriye göre müvekkil şirketin davacıya bir borcu olduğunu dahi ortaya koymadığını, davacıların tamamen haksız ve mesnetsiz olarak haksız kazanç elde etme gayesi ile sebep üreterek açtığını ve ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, fikri ve sınai haklara ilişkin haksız şikayetlerle Sulh Ceza Mahkemesinin arama ve el koyma kararı sonrasında oluşan zararın tazminine ilişkin maddi tazminat ve kişilik haklarının saldırıya uğradığından bahisle manevi tazminat davasıdır. Mahkememizde aldırılan --------tarihli bilirkişi raporunda; Kesin olarak sayıları tutmasa dahi 45 gramlık kırmızı sıvı conta ürünü bakımından 24.01.2012 tarihli arama el koyma tutanağındaki rakam ile heyetimizce yapılan incelemede çıkan rakam arasında çıkan 154 adet miktar farklılığının, tek tek ürün sayımın mümkün olmamasından kaynaklı doğal bir sapma olabileceği düşünülmektedir. Keza ürünlerin son kullanma tarihlerinin ------- tarihlerini içerdiği, dosyada celp edilen dosyalardaki bilirkişi raporlarında da bu 3 aylık son kullanma tarihine işaret edildiğinin görüldüğü, dolayısıyla 45 gramlık kırmızı sıvı conta ürünlerinin mahkemenin taraflarına verdiği görev kapsamında sorduğu soru uyarınca-------- tarihli arama el koyma kararı üzerine yapılan 24.01.2012 tarihli arama ve el koyma işleminde el konulan ürünler” olabileceği kanaatine nihai takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere varıldığını, 80 gramlık kırmızı sıvı conta ürünlerinin de kutu sayısının----- birbirini tuttuğu, yine içerisinden çıkan ürünün de incelememizde görüldüğü üzere son kullanma tarihinin ------- tarihi olduğu, dolayısıyla ------tarihli arama el koyma kararı üzerine yapılan -----tarihli arama ve el koyma tutanağında belirtilen ürünler ile bu son kullanma tarihinin ve sayının paralellik arz ettiği, incelememizde görülen ürünlerin el konulan ürünler ile aynı olabileceği kanaatine ulaşıldığını, 80 gramlık mavi kaplı beyaz sıvı conta ürünü bakımından ise üzerinde 33 adet yazan dikdörtgen kutunun bulunduğu, sayının tuttuğu, ancak içerisinden çıkan ürünlerden heyetimizce rastgele seçilen birkaçının incelenen son kullanma tarihinin,----- tarihli arama ve el koyma tutanağında belirtildiği gibi----- kullanma tarihi taşımadığı, bunun yerine ---- tarihini taşıdığı görülmektedir. Dolayısıyla -----tarihinde yapılan incelemede tüm ürünlerin son kullanma tarihlerinin incelenip incelenmediğine dair tutanakta bir bilgi bulunmamaktadır. Dolayısıyla sayının paralellik arz ettiği, son kullanma tarihlerinin ise farklılık arz ettiği, bu hususta ürünlerin aynı olup olmadığı konusunda kesin bir sonuca varılamayacağı kanaatine ulaşıldığını, davaya konu ürünlerin kimyasal olarak bozulup bozulmadığına dair incelemenin teknik ve kimyasal bir laboratuvar analizi gerektirmesi nedeniyle söz konusu incelemenin heyetimizce yapılamadığı, ancak teknik yeterliliği sayın Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere oldukça sınırlı biçimde ürünün uygulamasının yapıldığı ve halen yapışkanlık ve uygulandığı yerde sızdırmazlık özelliğini gösterdiği, bununla birlikte ürünlerin ----- tarihli son kullanma tarihlerini taşıdıkları, söz konusu tarihlerin üzerinden 10 yıldan fazla bir süre geçmiş olması ve davalının bu şekilde ürünlerin kullanılmasına ve satışına izin vermeyeceğinin de açık olması karşısında davacının söz konusu ürünleri yeniden piyasaya sürmesinin ve muhtemel alıcıların da satın almasının beklenemeyeceği şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan ------ tarihli raporda; Açıklanan nedenlerle ve hukuki takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, işbu Ek raporumuzda, Kök Taporumuzda varılan kanaatlerimizi değiştirmeye gerekçe olabilecek nitelikte bir husus olmadığı, Davacının tespite gerek olmadığı vs. iddialarının takdir ve değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Bir ürünün ambalajının taklit suretiyle kötüleştirilerek değiştirilmesi yahut ambalaj üzerindeki -----değiştirilmesi kötüleştirme sayılarak, - o marka ambalaj sınıflarında tescilli olmasa dahi- marka hakkı ihlali kapsamında değerlendirilmekle birlikte, dosya kapsamında davacının ---- ileri aldığına yahut taklit kutu ürettiğine dair kesin delillere varılamadığı, dosyadaki tüm veriler, ------ Sayılı dosyasında kesinleşen mahkeme kararı ve bilirkişi raporları da incelenmiş olup, davacının taklit ambalaj üretimine yahut ambalajlar üzerinde son kullanma tarihlerini değiştirdiğine yahut değiştirmediğine dair yukarıda açıklanan gerekçelerle kesin deliller bulunmadığı, Anılan kesinleşmiş ceza mahkemesi kararının hukuken yorumu ve değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu netice ve kanaatlerine tüm hukuki takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere varılmıştır.Mahkememizde aldırılan ----- tarihli bilirkişi raporunda özetle; Ek raporumuzda Kök raporumuzda varılan kanaatlerimizi değiştirmeye gerekçe olabilecek nitelikte bir husus olmadığı,------- Ayrıntılı bilgiler yukarıdaki tabloya yansıtılmıştır. Toplamda 39.263 Adet ve Tutarı 43.020,56.TL Raf kulanım süresi dolduğundan dolayı satılamaz durumdaki malların maliyet kayıt tutarı 43.020,56.TL olduğuna dair rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava davalı tarafından meydana getirildiği iddia edilen haksız el koyma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminatın tahsiline ilişkin olup, davacı ------davalı şirket arasında uzun yıllar ticari ilişki mevcut olup aralarında tek satıcılık sözleşmesi imzalandığı, daha sonra davalının------ değişik iş sayılı dosyası ile davalı ------ aleyhine ihtiyati tedbir kararını aldığı fakat bu kararı ------hariç olmak üzere bu şirketin müşterilerine uyguladığı dava dışı ----- bu tedbir kapsamında adresinde bir kısım mallara el konulduğu, yine -------soruşturma numaralı dosyasından yapılan talep ile ------- değişik iş sayılı dosyası ile davacı şirketin ------- adresinde el koyma işlemi yapılıp işlem neticesinde ----- gram beyaz ürüne el konulup yediemin olarak dava dışı ----- yediemin olarak bırakıldığı, ------- esas sayılı dosyası ile marka hakkına tecavüz suçlaması ile dava açıldığı, davada beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği,------değişik iş sayılı dosyası ile el konulan ürünlerin zayi olması sebebiyle davacı şirketin maddi zarara uğradığı, yine davacı ... hakkında açılan ceza dosyasında------Esas sayılı dosyası ile beraat kararı verildiği, davacı davalı tarafından davacı şirketin müşterilerine sattığı ürünlere tedbiren el konulmak suretiyle ürünlerin zayi olduğu gibi davacı------ davacı şirketin müdürü olduğu, bu ihtiyati tedbir ile açılan davalar nedeniyle itibarının zedelendiği, bu nedenle davacının haksız davalar ve haksız el konulan ürün nedeniyle maddi manevi tazminat davacı--------da haksız dava ve tedbirler nedeniyle uğradığı manevi zararlara karşı manevi tazminat talep edildiği, davalı tarafından uygulanan tedbirlerin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davanın reddini talep ettiği, dosyamızda aldırılan 30/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda el konulan numuneler incelenmiş el konulan ürünler üzerinden 10 yıl geçmiş olması sebebiyle ürünlerin kullanılamayacağı belirtildiği, itiraz üzerine ve heyete mali müşavir eklenmek suretiyle aldırılan --------- tarihli bilirkişi raporunda el konulan ürünlerin taklit olduğuna dair kesin delillere varılamadığı, aynı heyetten aldırılan 29/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda ise el konulan ve zayi olduğu iddia edilen ürünlerin tutarının 43.020,56 TL olarak hesaplandığı, buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalı şirketin -------- esas unsurlu çok sayıda markanın yapıştırıcı ve benzeri emtialarda tescilli sahibi olduğu, davalı şirket ile davacı şirket arasında----------tarihleri arasını kapsayacak şekilde yetkili satıcılık sözleşmesi düzenlendiği sözleşmenin sona ermesinden sonra davalı şirketin iddiasına göre ------ şirketinin son kullanma tarihi geçen ürünleri ambalajlarını değiştirerek piyasaya sürdüğü ve bu nedenle ihtiyati tedbir kararları aldırılıp suç duyurusunda bulunulduğu, ihtiyati tedbire ilişkin olarak ---- Değişik İş sayılı dosyası ile dava dışı ürünlerin ------ işyerinde ele geçirilen numune ürün olarak kabul edildiği, daha sonra davaya konu------- soruşturma numarası kapsamında el konulup yediemin olarak bırakılan ürünlerin davacı----- sanık olarak yargılandığı ----------- esas sayılı dosyası ile birleştirilen------- esas sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporunda ürünlerin ambalajları arasında farklılıklar olduğu fakat davalının ambalaj bakımından tescilli markasının olmadığı, yine ------Ceza Mahkemesinin tarafları farklı fakat dava konuları aynı olan davalının katılan olduğu dava dışı ---- yine uyuşmazlığa esas dava dışı ------ satın almış olduğu ürünler sebebiyle açılan ceza davasında da beraat kararı verildiği, ürünlerin orjinal olup sadece ambalajların farklı olduğu hususuna yer verildiği, bütün bu kararlar incelendiğinde tarflar arasındaki uyuşmazlığın ceza mahkemesi kararında da belirtildiği üzere hukuki itilaf olduğu davalı şirket tarafından dava dışı Yoldaş Kimya şirketi ve onun müşterilerine yönelik olarak ----- değişik iş sayılı dosyası ile ve Yine -------- değişik iş sayılı dosyası ile tedbir kararları aldırdığı fakat tedbir kararlarına rağmen uyuşmazlığın esası yönünden herhangi bir hukuk davası açmadığı bu nedenle ihtiyati tedbire konu taklit olduğu iddia edilen ürünler bakımından aldırılan yukarıda bahsedilen değişik iş sayılı dosyalarının yasal süresi içerisinde davası açılmadığından kendiliğinden kalkmış sayıldığı bu sebeple hukuki savunma olarak dinlenemeyeceği ceza davası bakımından ise davacı------ Ceza dosyasından beraat ettiği, beraat dosyasının kesinleştiği, bu yönüyle bakıldığında davacı şirketin el konulan ürünlerinin hukuki dayanağının kalmadığı yine bu ürünlere ilişkin olarak şirket müdürü------ ceza mahkemelerinde uzun süre sanık olarak yargılandığı, yaklaşık 10 11 yıllık bu süreç içerisinde mahkemelere gidip gelmek zorunda kalması yine şirketlerin benzer ticari alanlarda faaliyet göstermesi sebebiyle itibarlarının zedelenme ihtimali hususu da dikkate alındığında davacı----------hem ticari itibarının hemde uzun yıllar mahkemelerde sanık olarak yargılanması sebebiyle kişilik haklarının zedelendiği, bu nedenle manevi tazminat talebinde haklı olduğu, aldırılan -------- tutanakları, yaptırılan mali incelemeler olay tarihi, birlikte değerlendirildiğinde takdiren 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar vermek gerektiği, davacı şirket yönünden ise davacı şirketin yetkili bayi sözleşmesi kapsamında 3. Kişilere ve dava konumuz ile ilgili olarak ----- satmış olduğu ürünlerin taklit olduğu iddiası ile dava dışı ----- sattığı ürünlere el konulduğu, şirket yetkilileri hakkında dava açıldığı, yine şirketin başkaca dava dışı şirketlere sattığı ürünler yönünden de ihtiyati tedbir kararı aldırılarak el konulduğu, davacı şirketin uzun yıllardır dava konusu ile ilgili olarak ticari faaliyette bulunduğu, açılan davalar nedeniyle müşterileri ve rakipleri bakımından ticari anlamda itibar kaybettiği, yapılan tedbirlerinde sonuç itibariyle hukuken yasal zeminlerinin kalmaması sebebiyle davacı şirket yönünden manevi zarar oluştuğu bu nedenle takdiren dosya kapsamına göre el konulan ürünlerin niteliği, hesaplanan bedelleri, olay tarihi dikkate alındığında 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınmasına karar vermek gerektiği, maddi tazminat talebi yönünden ise davaya konu ------- Değişik İş sayılı dosyası ile el konulan ürünlerin üzerinden yaklaşık 20 yıl geçmiş olması sebebiyle kullanamayacak olması verilen tedbir kararının hukuki dayanağının kalmaması davacı şirket yetkililerinin beraat etmesi dikkate alındığında el koymanın haksız olduğu, bu nedenle zayi olan bu ürünler yönünden tazminat talep edilebileceği fakat el konulan ürünlerin dava dışı -------- işyerinde ve o şirkete ait ürünler üzerinde uygulandığı, dosya kapsamına göre bu ürünlerin davacı şirketçe satıldığı anlaşılmış ise de ürünlerin zilliyetliği ve mülkiyetinin dava dışı -------- ait olması sebebiyle davacı şirketin bu ürünler nedeniyle maddi tazminat talebi bakımından aktif husumetinin olmadığı anlaşıldığından bu talep yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş talep edilen vekalet ücretinin ise HMK 329. Maddesine göre kötüniyetli veya hiçbir hakkı olmadığı halde dava açılması halinde bu davaya maruz kalan tarafın vekili ile aralarında kararlaştırdığı vekalet ücretinin ödenebileceği belirtilmiş dosya kapsamı incelendiğinde ceza dosyası tutanaklarında el konulan ürünlerin taklit olup olmadığı hususunun net olarak saptanamadığı, bu nedenle davalı şirketin kötüniyetli olarak veya kasıtlı olarak şikayette bulunduğu veya ihtiyati tedbir kararı aldırdığından bahsedilemeyeceği, bu nedenle HMK 329. Maddesi koşulları oluşmadığından bu talep yönünden de talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HÜKÜM:Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile --------- Değişik iş sayılı dosyası ile el konulan ürünlerin zayi olduğunun tespiti ve bu ürünler nedeniyle talep edilen maddi tazminat talebinin husumet yokluğu nedeniyle reddine, Davacı şirketin manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 10.000,00 TL maddi tazminatın ---------- tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı -------- yönünden manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 15.000,00 TL manevi tazminatın 24/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Talep edilen Avukatlık Sözleşmesi kapsamındaki vekalet ücreti talebinin reddine, 1-Alınması gereken 1.707,75 TL harçtan alınan 1.041,73 TL peşin harç ve 717,61 tamamlama harcının mahsubu ile fazladan alınan 51.59 TL harcın davacılara iadesine, davacılar tarafından yapılan 1707.75 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 2-Davacı tarafından yapılan toplam 7.831,50 TL yargılama giderinin 2.610,50 TL sinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 3-Manevi tazminat yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 10.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, 4-Reddedilen manevi tazminat yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 10.000,00 TL ücreti vekaletin davacı şirketten alınarak davalı şirkete ödenmesine, 5-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 15.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacı --------ödenmesine, 6-Reddedilen manevi tazminat yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 15.000,00 TL ücreti vekaletin davacı -------alınarak davalı şirkete ödenmesine, 7-Husumet yönünden reddedilen maddi tazminat yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 43.020,56 TL ücreti vekaletin davacı şirketten alınarak davalıya ödenmesine, 8-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/120, K. 2025/216, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-120-e-2025-216-k-aeef7cbd090e