İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/107 E. 2022/1158 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/107
- Karar No
- 2022/1158
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/107 Esas - 2022/1158 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/107 Esas KARAR NO : 2022/1158
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI :... VEKİLLERİ : Av. .. Av. .. DAVALI : .. VEKİLİ : Av. .. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03.02.2021 KARAR TARİHİ : 28.12.2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :... Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirketin davalı şirkete uzun yıllardır görüntüleme hizmeti sağladığını, müvekkili şirketin ekte sunulan mutabakattan da anlaşılacağı üzere davalıya farklı tarihlerde görüntüleme hizmet bedeline istinaden faturalar kestiğini, davalıya hizmet verilmeye başlandığından bu yana müvekkili şirketçe kesilen faturaların ödemeleri kısım kısım da olsa bir kaç ay içerisinde ödenmek suretiyle bugüne gelindiğini, ancak 2020 yılına ait olan neredeyse tüm faturaların davalı şirkete gönderilmiş ise de her hangi bir ödeme yapılamadığını, bunun üzerine Adana İcra 3. Müdürlüğüne ait... esas sayılı dosyası ile 20.01.2020 tarih ve 3.848,71-TL, 11.02.2020 tarih, 2.246,39-TL, 27.06.2020 tarih, 13.120,41-TL, 17.08.2020 tarih, 4.686,38-TL, 26.09.2020 tarih, 6.577,20-TL, 07.12.2020 tarih, 10.591,10-TL'lik faturalara istinaden 40.695,10-TL bakiye alacak için icra takibine geçildiğini, müvekkilinin alacağının temini için borçlu tarafından icra takibine itiraz ederken ödemeye ilişkin hiç bir belge sunmaması ve taraflar arasındaki alacak - borç ilişkini inkar etmemesi iş bu icra takibi başlatıldıktan sonra davalı adına kesilen yeni faturaların var olması ve bu takibine itiraz edilmesi nedeniyle yeni faturalara ilişkin ödemenin de yapılmayacağı kanısına vardıklarını ve borçlunun bir çok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak teminat karşılığında davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, haksız icra takibi nedeniyle takibin %20'sinden aşağı olmamak üzere tamamı üzerinden tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Adana 3. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasında davalı borçlu aleyhine ödenmeyen faturalardan dolayı 40.695,10 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçilmiş. süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. Takibin dayanağı olan faturalar gösterilmiştir. Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.
Taraflara ait ticari defter ve belgeler incelenmiş, kayıtlı oldukları vergi dairelerinden BA-BS formları getirtilmiş ve diğer deliller toplanmıştır. Mali Müşavir bilirkişi ... ait 07.03.2021 tarihli kök raporunda; 6762 Sayılı ETTK.66 (6102 Sayılı YTTK. 64 md) ve 213 Sayıl Yergi Usul Kanunu'nda belirtilen igili maddelere ve 6100 Sayılı HMK'nın 222 m. Göre; davacının 2020 dönemi ilk ayı olan Ocak-2020 dönemi e-defter beratlarını (Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir) elektronik ortamda kanuni süresi içerisinde göndermemiş olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davacının 2020 Dönemi son ayı olanı Aralık-2020 dönemi e-defter beratlarını (Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir) elektronik ortamda kanuni süresi içerisinde göndermiş olduğundan davacının bu yıla ait kanuni defterlerini kendi lehinde detil olarak kullanılabilmesine olanak bulunmaktadır. Davalının 2020 Döneml ilk ayı olan Ocak-2020 dönemi e-defter beratlarını (Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir) elektronik ortamda kanuni süresi içerisinde göndermiş olduğundan ve 2020 Dönemi son ayı olan Aralık-2020 dönemi e-defter beratlarını (Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir) elektronik ortamda kanuni süresi içerisinde göndermiş olduğundan davalmın bu yıla ait kanımi defterlerini kendi lehinde delil olarak kullanılabilmesine olanak bulunmaktadır. Davacı firma tarafından düzenenen icra takip komusu 41.070,19-TL tutarındaki fatura dahil olmak üzere davalı tarafından ödenen banka ödemelerinin tamamının tarafların defter kayıtlarında yer aldığı ve kayıtlara yansıtıldığı görülmektedir. Bu nedenle; davalı tarafa kesilen faturalar ile karşılığında alınan ödeme tutarlarının tarafların kanuni defter kayıtlarında yer aldığından taraflar arasında temel ticari ilişkiyi kabul edilmesi gerektiği, davalının, dava konusu oanı 41.070,19-TL tutarındaki faturaya TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kendisine gönderien faturaya sekiz gün içinde itiraz olunmadığı ve dava konusu olan faturaları kanuni defterlerine ticari kazancından düşmek üzere mal alışı olarak kayıtlarına aldığı, davacıya 31.03.2021 tarihi itibari ile 11.965.9871, tutarında borç bakiyesinin olduğu, belgesiz yapılan hatalı işlemler sonrasında gerçek borcunun 33.838,94-TL tutarında olması gerektiği, davacının defter kayıtlarına göre davalıdan 31.03.2021 tarihi itibariyle 38.590,89-TL tutarında alacak bakiyesinin olduğu gözükmekle birlikte belgesiz yapılan hatalı işlemler sonrasında gerçek alacağının 33.790,89-TL tutarında olması gerektiği ve bu tutarı davalı şirketten talep edebileceği yönünde rapor sunulmuştur.
Mali Müşavir bilirkişi ... ait 02.12.2022 tarihli ek raporunda; dava dosyasında mevcut 15.03.2022 tarihli bilirkişi raporuna ek olmak üzere; Davalı ve davacının elektronik defter mükellefi olmaları nedeniyle 6762 Sayılı ETTK.66 (6102 Sayılı YTTK. 64 md) ve 213 Sayıı Vergi Usul Kanunu'nda belirtilen igili maddelere ve 6100 Sayılı HMK'nın 222 md. göre; davacının 2020 dönemi ilk ayı olan Ocak-2020 dönemi e-defter beratlarını (Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir) elektronik ortamda kanuni süresi içerisinde göndermemiş olduğu anlaşılmıştır. Davacının 2020 Dönemi son ayı olan Aralık-2020 dönemi e-defter beratlarını (Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir) elektronik ortamda kanuni süresi içerisinde göndermiş olduğundan davacının bu yıla ait kanuni defterlerini kendi lehinde delil olarak kullanılabilmesine olanak bulunmaktadır. Davalının 2020 Dönemi ilk ayı olan Ocak-2020 dönemi e-defter beratlarını (Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir) elektronik ortamda kanuni süresi içerisinde göndermiş olduğundan ve 2020 Dönemi son ayı olan Aralık-2020 dönemi e-defter beratlarını (Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir) elektronik ortamda kanuni süresi içerisinde göndermiş olduğundan davalının bu yıla ait kanuni defterlerini kendi lehinde delil olarak kullanılabilmesine olanak bulunmaktadır. Davalı ve davacının takip tarihi olan 31.12.2020 itibari ile borç/alacak durumlarının aşağıdaki şekilde olduğu, davalı tarafın defter kayıtlarına göre davacıya 18.070,19TL tutarında borç bakiyesinin devam ettiği, davacı tarafın defter kayıtlarına göre davalıdan 5.655,50-TL tutarında Alacak bakiyesinin devam ettiği, davacının defter kayıtlarına gore davalının hesaplarını 120 01.0054-.... (...) (Bakiye 5655 ,50TL) ve 120 01.0046- ... (Bakiye 31.039,60-TL) açıklamalı hesaplarında takip ettiği, davacının davalıya kestiği üç adet faturanın ve bazı ödemelerin bu hesapta takip edildiği, 120.01.0046 -... hesabının borç bakiyesinin 31.039,60-TL tutarında olduğu, bu cari hesaba kaydedilen işlemler sonucu oluşan bakiyenin davacı- davalı tarafın ticari ilişkisine ait işlemlere ait olduğunun kabulunun sayın mahkemenizin takdirinde olduğu, Takdir sonucu her iki cari hesap bakiyesinin kabul edilmesi durumundasise davacının-davalıdan takip tarihi olan 31.12.2020 tarihi itibari ile toplamda 36.695,10-TL tutarında alacak bakiyesinin oluştuğu yönünde rapor sunulmuştur. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. ( 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.(Yargıtay 23 HD 2015/2467 E 2015/7975 K ve 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. İBK ) İtirazın iptali davası; takip talebine itiraz edilen alacaklı tarafından itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde borçluya karşı açtığı bir eda davasıdır. Ancak normal bir eda-alacak davasından farklı olarak icra takibi içerisinde açılır ve takip hukukuna özgü bir takım sonuçlar doğurur. İİK 67 maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davanın, İİK.'nun 67.maddesi gereğince açılmış faturadan kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine Adana 3.İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiği, takibin dayanağının 40.695,10 TL bedelli faturalardan kaynaklandığı, başlatılan söz konusu takibe davalı borçlunun borca itiraz etmesiyle takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve bu ilişkiden kaynaklı borcun tespiti için taraf defterlerinin mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ayrıca tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden BA-BS formlarının istenildiği, davacı ve davalının defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi ek ve kök raporunda davacı ve davalının 2020 ilk ayı olan Ocak 2020 dönemi ve 2020 son ayı olan Aralık 2020 döne e-defter beratlarını elektronik ortamda kanuni süresi içerisinde gönderdiğini, davacı tarafından düzenlenen icra takip konusu 41.070,19-TL tutarındaki fatura dahil olmak üzere davalı tarafından ödenen banka ödemelerinin tamamının tarafların defter kayıtlarında yer aldığı ve kayıtlara yansıtıldığı, davalının dava konusu 41.070,19-TL tutarındaki faturaya TTK'nın 23.maddesinin 2.fıkrası uyarınca kendisine gönderilen faturaya sekiz gün içerisinde itiraz olunmadığı ve dava konusu olan faturaları kanuni defterlerine ticari kazancından düşmek üzere mal alışı olarak kayıtlarına aldığı, davalı tarafın defter kayıtlarına göre davacıya 31.03.2021 tarihi itibariyle 18.070,00-TL tutarında borç bakiyesinin bulunduğu, davacı tarafın defter kayıtlarına göre davalıdan 5.655,50-TL tutarında alacak bakiyesinin devam ettiği, davacının defter kayıtlarına gore davalının hesaplarını 120 01.0054-.... (...) (Bakiye 5655 ,50TL) ve 120 01.0046- ... (Bakiye 31.039,60-TL) açıklamalı hesaplarında takip ettiği, davacının davalıya kestiği üç adet faturanın ve bazı ödemelerin bu hesapta takip edildiği, 120.01.0046 -... hesabının borç bakiyesinin 31.039,60-TL tutarında olduğu, bu cari hesaba kaydedilen işlemler sonucu oluşan bakiyenin davacı- davalı tarafın ticari ilişkisine ait işlemlere ait olduğunun tespit edildiği, bilirkişi kök ve ek raporunun denetime elverişli olduğu oluşa ve usule uygun olduğu gözetilerek hükme esas alındığı, faturaya konu malların teslimine ilişkin ispat yükünün davacı da ödemeye ilişkin ispat yükünün ise davalı da bulunduğu, davalı tarafından vergi dairesine ilgili faturanın bildirildiği, davalının icra dairesine yapmış olduğu 11.01.2021 tarihli borca itiraz dilekçesinde, sözleşmeye veya teslime itiraz olmadığı sadece muacceliyet itirazında bulunulduğu, cevap dilekçesinin de benzer mahiyette olduğu, bu bakımdan davalının malları teslim almadığını ve faturayı bilmediğini iddia edemeyeceği gözetilerek yukarıda açıklanan nedenlerle hizmet ilişkisinin varlığının ve bu hizmetin davalı tarafa verildiğinin sabit olduğu aksinin davalı tarafından ispat edilemediği, davacı ve davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacının davalıdan 36.695,10 TL asıl alacağının bulunduğu ve takip talebinde reeskont faiz talep edildiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, alacağın faturaya dayalı likit alacak olduğu gözetilerek %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kısmen kabulü ile; 1-Davalının Adana 3. İcra Dairesine ait... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 36.695,10-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, icra dairesine yapılan ödemelerin infaz sırasında dikkate alınmasına, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Hüküm altına alınan alacağın %20 oranında olmak üzere 7.339,02-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 2.506,65-TL den peşin alınan 491,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.015,15-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-AAÜT gereğince hesaplanan 3.999,99-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Davacının yapmış olduğu 934,50-TL yargılama giderinden kabul ve red oranları göz önünde bulundurularak 842,65-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geri kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafından yatırılan 491,50-TL peşin harç ve 59,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 550,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Arabuluculuk Bürosu tarafından Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 10-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ), Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/12/2022
Katip ... e- imzalıdır
Hakim... e- imzalıdır