İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1015 E. 2022/666 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1015
- Karar No
- 2022/666
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/1015 Esas - 2022/666 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/1015 Esas KARAR NO : 2022/666 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 24/12/2021 KARAR TARİHİ : 24/06/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin, müvekkili bankanın .../Adana şubesi ile dava dışı .... Ltd. Şti arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesine istinaden ... numaralı Taksitli Ticari Kredinin kullandırıldığını, anılan kredi sözleşmesini ...'nun müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, ancak borcun ödenmemesi üzerine adana 3. Noterliğinin 23/07/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamenin keşide edildiğini, ancak söz konusu borcun yine ödenmemesi üzerine Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve %20'den aşağı olmamak üzeri icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: davacı banka tarafından açılmış olan davayı kabul etmediklerini, davalının aynı zamanda yetkilisi olduğu ... Ltd.Şti nin bazı borçlarına kefil olduğu,bazılarına ise kefil olmadığı, davacı tarafından davalının kefaletine dair icra dosyasına ve mahkeme dosyasına bir belge de sunulmadığı, kefil olmuş olsa dahi öncelikle asıl borçlu hakkında gerekli icrai işlemler yapılması ve bakiye bir borç kaldığında davalıya bildirilmesi gerektiği, iflas etmiş olan asıl borçlu hakkında açılmış olan iflas davasının beklenmesi gerektiği, bu nedenle açılan davanın öncelikle reddine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... A.Ş. olduğu, borçluların ..., ... ve ... olduğu, takip tarihinde toplam alacak miktarının 211.237,66 TL olduğu, davalı tarafından yapılan itiraz neticesinde takibin durduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile;
TAKİP HESAPLANAN TALEPLE SINIRLI TEMERRÜT FAİZİ ASIL ALACAK 167.842,76 167.842,76 167.842,76 66 İŞLEMİŞ FAİZ 41.328,48 42.464,22 41.328,48
BSMV 2.066,42 2.123,21 2.066,42
TOPLAM 211.237,66 212.430,19
211.237,66
Yukarıdaki tabloda belirtildiği üzere; davacı bankanın davalı ...'dan talep edebileceği hesaplanan borç miktarının taleple bağlı kalınarak 211.237,66 TL olduğu kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan ve genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 7155 Sayılı yasanın 20. md. ile 6102 sy. TTK'na eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davacı banka ile dava dışı .... Tic. Ltd. Şti. arasında 05/06/2017 tarihli 10.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalanmış, davalı ise kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Davalının kefaleti TBK.nın 583.maddesindeki şekil şartlarını taşınmaktadır. TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli 6455 S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. Davalı şirket ortağı olup, kefaleti geçerli olup, kendisini bağlamaktadır. TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir. Kredi borcunun ödenmesi aksatıldığı için hesap 23/07/2019 tarihinde kat edilerek Adana 3. Noterliği'nden 23/07/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek borcun derhal ödenmesi istenmiştir. Davalı kefile gönderilen ihtarname 25/07/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.) Kredi sözleşmesinin 10.5 maddesinde; ... Bankanın BHC şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında temerrüt faizi uygulanacağı belirtilmiştir. Bu oran kayıtlardan %66 olarak tespit edilmiştir. Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) takip talebinde takibe kadar akdi faiz istendiği belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davacı ile dava dışı .... Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan ve davalının kefil olarak katıldığı genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin ödenmediği, hesabın kat edilerek davalılara gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, kefaletin geçerli olduğu, kendisini bağladığı, davalı kefilin ise 26/07/2019 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı borçlu yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalının toplam 211.237,66 TLden sorumlu olduğu anlaşıldığından, davanın bu miktarlar üzerinden kabulüne bu nedenle takibin aynen devamına, kredi alacaklarının kabul edilen kısmının likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere, Açılan davanın KABULÜ İLE, Davalının Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takipteki şartlarla aynen devamına, Hükmolunan alacağın %20'si olan 42.247,53 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihi itibariyle alınması gereken 14.429,65 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 2.551,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.878,42 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Davacı vekili tarafından yatırılan toplam 2.551,23 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 23.236,64 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili tarafından sarf edilen toplam 905,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, İlişkin davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı. Katip ... ✍e-imzalı
Hakim ... ✍e-imzalı