İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/837 E. 2022/1068 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/837
- Karar No
- 2022/1068
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/801 Esas - 2022/1016 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/801 Esas KARAR NO : 2022/1016 HAKİM :.. KATİP :... DAVACI : ... .. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/12/2020 KARAR TARİHİ : 06/12/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil ile davalı/borçlu arasında abonelik ilişkisinin olmadığını, kullanıcılar dava dışı görevli tedarik şirketi ... Elektrik Perakende Satış A.Ş ile perakende satış sözleşmesi imzalandığını, bu nedenle müvekkil şirkette abonelik sözleşmesi bulunmadığını, birlikte davalı/borçlu ile müvekkil şirket arasındaki ilişki tüketici mahkemesinin görev alanına girmediğini, davalı/borçlu ... numaralı tesisat kullanıcısı olduğunu, davalı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. Maddesine aykırı şekilde kaçak elektrik enerjisi kullandığını, 13.10.2017 tarihli tutanakta perakende satış sözleşmesi olmadan davalı tarafından tüketim yapıldığının tespit edildiği, bu tutanaklarda tespit edilen endeks bahse konu yönetmeliğin amir hükümlerine uygun şekilde taahhuk ettirildiğini, davalının iş bu bedeli ödememesi sonucu alacak tutarının Adana 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takibe konulduğunu, davalı/borçlu tarafından 01.10.2018 tarihinde takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı adına kullanmış olduğu tesisat kapsamında tutulan tutanak tarihleri; 04.06.2016, 29.07.2016, 27.07.2018, 02.02.2018, 14.06.2017, 08.05.2017, 14.09.2017, 03.10.2018, 05.09.2018, 31.03.2017, 14.02.2017, 13.06.2018, 13.10.2017 olduğunu, bahse konu takibe esas tutanak tarihinin 13.10.2017 olduğunu, borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı tarafça 22/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsiz olduğunu, davada görevli mahkemenin asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı ile arasında bir abonelik sözleşmesi bulunmadığını, söz konusu sayacın bulunduğu yere son bir kaç yıldır hiç uğramışlığının olmadığını, söz konusu sayacın önceki sahibinin annesi olduğunu, bu sayaç annesinin üzerinde iken aboneliğin iptal edildiğini, usul ve yasaya aykırı olarak söz konusu sayacın kendi üzerine yazıldığını, ancak söz konusu sayacı üzerine almak gibi bir iradesinin bulunmadığını, tarafınca kaçak elektrik kullanılmadığını, kaçak elektrik kullandığını iddia eden ve buna ilişkin aleyhine icra takibi başlatan dava tarafın kaçak elektrik kullanan kişinin kendisi olduğunu ispatlaması gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA USULÜ : 15/03/2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü gereğince , mahkememizde açılan 15.487,56 TL'lik dava için basit yargılama usulü uygulanmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Taraflar arasındaki ihtilafın; usulsüz elektrik kullanımı iddiasıyla başlatılan Adana 9. İcra Müdürlüğü ... sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır. Adana 9. İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 06.03.2018 tarihinde ilamsız takipte bulunduğu görülmüştür. Takip talebinde; 14.557,66 TL asıl alacak, 788,05 TL geçmiş dönem gecikme faizi ile 141,85 TL KDV, gecikme faizine takip tarihinden itibaren % 16,80 oranında faiz uygulanarak tahsili talep edildiği, davalı vekilinin işbu icra takibine itiraz ettiği, takibin itirazen durdurulduğu anlaşılmıştır. Davaya konusu ... numaralı tesisat kapsamında tutulan 04/06/2016 tarihli tutunakta tarımsal, 29/07/2016 tarihli tutunakta tarımsal sulama, 27/07/2018 tarihli tutunakta tarımsal, 02/02/2018 tarihli tutanakta tarımsal suluma, 14/06/2017 tarihli tutunakta tarımsal, 08/05/2017 tarihli tutanakta tarımsal, 14/09/2017 tarihli tutanakta tarımsal, 03/10/2018 tarihli tutanakta tarımsal sulama, 05/09/2018 tarihli tutanakta tarımsal, 31/03/2017 tarihli tutanakta tarımsal sulama, 14/02/2017 tarihli tutanakta tarımsal, 13/06/2018 tarihli tutanakta tarımsal sulama, 13/10/2017 tarihli tutanakta tarımsal olarak geçtiği, dosyamız davalısının çiftçi kayıt sisteminde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda; davacı davalının abonelik sözleşmesi olmadığını belirtmektedir. Davalı da abonelik sözleşmesi olmadığını kabullenmektedir. Buna göre, taraflar arasında bir abonelik sözleşmesi olmadığı tartışmasızdır. Davacı davalının kaçak elektrik kullandığı kullandığını iddia ederken davalı kaçak elektrik kullanmadığını belirtmiştir. Hukuki sorun, davalı ile davacı arasında bir sözleşme olmadığı halde elektrik kullanıp kullanmadığı ve elektrik kullanılmış ise bu durumda davalının sorumluğunun hukuki dayanağının ne olduğu konusundadır. Van Bölge Adliye Mahkemesi 01/02/2021 gün ve ... E-... Karar sayılı ilamı ile benzer nitelikte görülen bir davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine yönelen itirazı haksız bulmuş sonuçta davaya Asliye Hukuk Mahkemesi bakmaya devam etmiştir. Davacının beyanlarına göre, davalının eylemi haksız fiil niteliğindedir. Davalının tacir olmadığı, isnad edilen eylemin haksız fiil niteliğinde olduğu, taraflar arasında hukuku bir ilişki olmadığı, bu yönde davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, ilgili kaçak tutanaklarında tarımsal sulama olduğu, davacının alacak davalarında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : 1-Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE, 2-Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3- HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderleri ve arabuluculuk ücretinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4- İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına; Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır