İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/776 E. 2025/315 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/776
- Karar No
- 2025/315
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2020/776 Esas KARAR NO : 2025/315 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/12/2020 KARAR TARİHİ : 27/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 26.08.2020 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile 1107. Sokak'tan Evka-1 İstikametine seyir halinde iken No:19 önüne geldiği esnada aracın ön kısımlarıyla, yine aynı istikamette duraklama yapmakta olan sürücü ... sevk ve idaresindeki...plaka sayılı aracın arka kasa kısmında asılı olan yaya ...'e çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası sonucunda yaya konumunda bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, ikame ettikleri davanın belirsiz alacak davası olup, davanın gerçek değeri belirli olduğunda eksik harç taraflarınca ikmal edileceğini kaza sonucunda müvekkilinin ... Demirsoy Hastanesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gördüğünü, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise tali kusurlu bulunduğunu, ... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... plaka sayılı aracın davalı... Sigorta A.Ş. nezdinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi olduğunu müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalı sigorta şirketlerinden tazmininin talep olunduğunu, bu nedenle... plaka sayılı araç sigortacısı... Sigorta yönünden 01/10/2020 tarihinde hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu 16/11/2020 tarihinde gerçekleştirilen toplantı neticesinde... Sigorta A.Ş. ile görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını ve anlaşma sağlanamadığını, ... plaka sayılı araç sigortacısı... Sigorta A.Ş. yönünden ise 01/10/2020 tarihinde hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, 13/11/2020 tarihinde gerçekleştirilen toplantı neticesinde ... Sigorta A.Ş. ile görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını ve anlaşma sağlanamadığını, tüm bu sebeplerle yazılı başvuru şartını ve arabuluculuk dava şartını yerine getiren davacı müvekkili adına işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra; arz ve izah edilen nedenler ve mahkemece resen nazara alınacak hususlarla: fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili için 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA : Davalı ... Sigorta vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu trafik kazasının, 26.08.2020 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile sürücü ... sevk ve idaresinde müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı... plakalı aracın çarpışması sonucunda İzmir ilinin Buca ilçesinde meydana geldiğini, bu kazada davacı taraf... plakalı araçta yolcu konumunda olduğunu ... plakalı aracın, ... poliçe numarasıyla 28.05.2020/2021 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete yapmış olduğu başvuruda eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan ktk madde 97 uyarınca işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu tarafın bizzat davacı olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin poliçe kapsamında hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, cevap dilekçelerinde açıklanan sebeplere binaen; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine aksi halde bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmesine karar verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesine, masraf ve vekalet ücretlerinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA : Davalı... Sigorta vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kaza sırasında sigortalısı aracın işletilme halinde olmadığını, sigortalısı... plakalı aracın park halinde olduğunu, bu hususun Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve davacının dedesi ...'ın beyanları ile de sabit olduğunu, işbu kazanın meydana geldiği esnada sigortalı aracın park halinde olduğunu, işletilme halinde olmadığını, başvuru konusu kaza sırasında sigortalı aracın işletilme halinde olmadığını, dava konusu kaza ile sigortalısı araç sürücüsüne izafe edilen KTK’nın 62. Maddesi ihlali arasında illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenle aleyhlerine haksız olarak açılan davanın reddi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin taleplerinin tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri taleplerinin trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminatı dışı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, 6111 sayılı yasa uyarınca müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın tedavi gideri taleplerinin müvekkili şirket açısından reddi gerektiğini, davacı tarafın sigortalılarının kusurunun ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın zararını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca sigortalılarının kaza sebebiyle kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusuru bulunduğundan tazminat hesabından indirim yapılması gerekmekte iken bu yöndeki itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, davacının, seyahate elverişli olmayan kamyonet kasasında yolculuk yaparak zarara uğramasına kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, bu nedenle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, açıklanan çalıştığımız sebeplerle; aleyhlerine haksız olarak açılan davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : 1-.Dava, trafik kazasından kaynaklanan Sürekli İş Göremezlik, Geçici İş Göremezlik talebine ilişkin tazminat talebine ilişkin HMK 107 uyarınca açılmış Belirsiz Alacak Davasıdır. 2- Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir. Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır. 3- Karayolları Trafik Kanunu'nun "14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanunun 5 md. ile değişik "Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı" başlıklı 97. maddesi; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü öngörmekte olup, dava dilekçesi ekinde yer alan başvuru dilekçelerinden gerek... Sigorta AŞ'ye gerekse de ... Sigorta AŞ'ye davacı tarafça davalı sigorta şirketlerine başvuru yapıldığı ve böylelikle dava şartı olan Yazılı Başvuru şartının da sağlandığı görülmüştür. 4- Dosya kapsamından kazanın İzmir ili Buca ilçesinde, 26.08.2020 tarihinde, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile yaya ...'in dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin kasasına çıkmaya yeltendiği esnada gerçekleşmiş olduğu ve yaya ...'in kaza sonucu yaralandığı anlaşılmaktadır. 5- Davalı ... Sigorta AŞ, ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısı olup; diğer davalı... Sigorta AŞ ise ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısıdır. Her iki sigorta poliçesi de celp olunarak dosyaya kazandırılmıştır. 6- Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3 maddesinde: "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. 7- Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 8- Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. 9- Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." 10- Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları; -Fiil, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 11- Mahkememizce davacının zararı olup olmadığı ve varsa miktarı ile davalının sorumluluğunun sınırının tespiti için ÖNCELİKLE KUSUR İNCELEMESİ YAPILMIŞTIR. Mahkememizce aldırılan 11/10/2021 tarihli Trafik Bilirkişi Raporunda özetle; Dava konusu kazanın oluşumunda: - Davalı ... Sigorta poliçeli araç sürücüsü ...’ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna %75 oranında kusuru ile etken olduğu, - Davalı... Sigorta poliçeli araç sürücüsü ...’ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 60. maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna %25 oranında kusuru ile etken olduğu, - Davacı yaya ...’in kusursuz olduğu hususunda görüş ve kanaat bildirilmiştir. 12- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, Kaza Tarihi; - 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, - 11.10.2008 - 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, - 01.09.2013 - 01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, - 01.06.2015 - 20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, - 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, 18 yaşından küçükler için ise Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davacıların Maluliyet Durumlarının tespiti için ilgili kurumlardan kaza tarihinde yürürlükte olan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde maluliyet raporları aldırılmıştır. Mahkememizce aldırılan 30/06/2022 tarihli Ege Tıp Fakültesi Maluliyet Raporunda özetle; "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak değerlendirildiğinde şahsın kazaya bağlı bulguları nedeniyle özel gereksinimi olmadığı anlaşılmakta ve yönetmelikte bir oran karşılığı bulunmamaktadır. ...Fizyolojik iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 2 ay olarak kabulünün uygun olacağı ..." görüş ve kanaati belirtilmiştir. Mahkememizce aldırılan 22/03/2024 tarihli ATK Maluliyet Raporunda özetle; "Mevcut belgelere göre; 1....doğumlu, ...’in 26/08/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre yapılan değerlendirmede; Travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği dolayısıyla aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Küçüğün Tüm Vücut Engellilik Oranının % 0 olduğu, 2.Söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi Yoktur, 3.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, 4.Başka birisinin geçici ve sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. 13- 22/03/2024 tarihli Maluliyet Raporlarına dayanılarak Aktüerya Raporu aldırılmıştır. Mahkememizce aldırılan 16/12/2024 tarihli Aktüerya Bilirkişi Raporunda özetle; "1-Davacının 1.472,79 TL geçici iş göremezlik zararı hesaplandığı 2-Kusur durumlarına göre; davalı ... Sigorta AŞ nin 1.104,59-TL davalı... Sigorta AŞ nin 368,20 TL ile zarardan sorumlu olabilecekleri.." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. 14- Mahkememizce yapılan değerlendirmede; 11.10.2021 tarihli Trafik Bilirkişisi Raporu ile ceza soruşturmasında İzmir CBS'nin ... Srş. No'lu dosyasında aldırılmış olan 20.11.2020 tarihli Kusur Raporunun paralel içerikte olduğu, ...'ın asli % 75, ...'ın tali % 25 kusurlu olduğu, yaya ...'in ise kusursuz olduğu anlaşılmaktadır. ...'in maluliyetine ilişkin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulundan ve İstanbul ATK ... İhtisas Kurulu'ndan ayrı ayrı rapor aldırılmış, her iki raporda da Küçüğün Tüm Vücut Engellilik Oranının % 0 olduğu, özel gereksinimi olmadığı yönünde kanaat belirtildiği; ancak İyileşme (iş göremezlik) süresinin Ege Tıp Fakültesi Raporunda kaza tarihinden itibaren 2 ay olarak belirtilmişken, ATK Raporunda 3 haftaya kadar uzayabileceği yönünde kanaat belirtildiği görülmüştür. Netice olarak; davacı ...'in kaza nedeniyle özel gereksiniminin bulunmadığı anlaşılmakla sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yerleşik Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi 18 yaşından küçük olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceği gözetilerek davacının geçici iş göremezlik talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay... Hukuk Dairesi ... K.: "18 yaşından küçük olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatı hükmedilemez. Davacı kaza tarihinde 14 yaşında olup kaza tarihindeki yaşı itibariyle kazanç getiren herhangi bir işte çalışmamaktadır. Bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden bu zararın oluştuğunun kabulü doğru değildir." Yargıtay..Hukuk Dairesi ... K.: "18 yaşından küçük olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatı hükmedilemez. Davacı kaza tarihinde 17 yaşında olup kaza tarihindeki yaşı itibariyle kazanç getiren herhangi bir işte çalıştığına dair dosyaya sunulmuş bir delil bulunmamaktadır. Bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden geçici iş göremezlik zararının oluştuğunun kabulü doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir." Yargıtay... Hukuk Dairesi...K.: "Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının kaza tarihinde 6 yaşında olduğu, başvuru sahibinin kaza sonucu yaralanması sebebiyle öğrenimine devam edememesi, öğrenim hayatında sene kaybetmesi veya akranlarına göre hayata geç atılması gibi somut durumların varlığının kanıtlanamaması gerekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin ıslah doğrultusunda kabulüne ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince geçici iş göremezlik tazminatının efor kaybı olarak yaşla bağlantılı olmadan bu tazminatın ZMSS kapsamında talep edilebileceği gerekçesiyle davacının bu hususa ilişkin itirazı kabul edilerek davacı için 2.356,67 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiştir." Yargıtay... Hukuk Dairesi... K.: "Dairemiz uygulamaları gereği cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik zararı talep edenlerin kaza tarihinde 18 yaşından küçük olanların geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyecekleri yönündedir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davaya konu edilen geçici iş göremezlik zararının, davacının kaza tarihi itibariyle 18 yaşından büyük olduğu dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." Yargıtay... Hukuk Dairesi ... K.: "18 yaşından küçük olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatı hükmedilemez. Davacı kaza tarihinde 16 yaşında olup kaza tarihindeki yaşı itibariyle kazanç getiren herhangi bir işte çalıştığına dair dosya kapsamında bir bilgi ya da belge bulunmamaktadır. Bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden bu zararın oluştuğunun kabulü doğru değildir." HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan, peşin alınan 54,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 561,00-TL'nin, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL'den mahsubu ile bakiye 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı ... Sigorta vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 27/03/2025
Katip... e-imza
Hakim ... E imza