İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/655 E. 2022/39 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/655
Karar No
2022/39
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ....... Esas KARAR NO : ....... HAKİM : ....... KATİP :..... DAVACI :...... VEKİLİ : Av........ DAVALI : ....... VEKİLİ : Av. ....... DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 24/11/2022 KARAR TARİHİ : 10/01/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 01/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı .....i'nin %1 hissesine sahip olduğunu, davalı tarafından başlatılan icra dosyası nedeniyle müvekkiline 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, müvekkilinin 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine yasal sürede itiraz etmediğini, müvekkiline daha sonra 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiğini, müvekkilinin gönderilen haciz ihbarnameleriyle ilgisinin bulunmadığını, davalı tarafından başlatılan icra takibinin dava dışı .......'ne yönelik olarak başlatıldığını, müvekkilinin icra takibi başlatılan şirkete ödenmemiş sermeye borcunun bulunmadığını, şirketin de kendisinde hak ve alacağının bulunmadığını, bu nedenle müvekkilin Gaziantep İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyasında borçlu gözüken ......'ne borçlu bulunmadığının tespitine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul etmediklerini, 16/04/2018 tarihli ticaret sicil gazetesinde dava dışı şirketin 50.000,00 TL sermaye ile kurulduğunu, davacının da şirkette %1 oranında hissesinin bulunduğu, ticaret sicili gazetesinde nakden taahhüt edilen payların itibari ile değerlerini izleyen 24 ay içinde ödeneceğinin belirtildiğini, davacının limited şirketi kurucu ortaklarından olduğunu, ticaret sicil gazetesinde '' ortaklar, ....... taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinden öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler'' şeklinde olduğu, davacının şirketin borcu varsa sorumlu olacağını, borçluya karşı icra takibi başlatan alacaklının üçüncü kişilerdeki malvarlığını haczedebileceğini, davacının ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiklerini, davacının haksız surette kar edinip edinmediğinin tespitini talep ettiklerini, davacının kötü niyetli olarak davayı açtığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini ve davacının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderlerinin, vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE; Dava, davacının dava dışı ......'ye İİK md. 89 kapsamında borçlu olup olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır. Dosyanın ve icra dosyasının incelenmesinde, davacıya 3. Haciz ihbarnamesinin 21/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın ise 24/11/2022 tarihinde yani hak düşürücü süre içinde açıldığı görüldüğünden işin esasına girilmiştir. Mahkememizce gerek resen celbi gereken deliller gerekse de taraflarca bildirilen deliller celp edilerek yargılamaya başlanmıştır. Ticaret Sicili Müdürlüğünden dava dışı ......i.'nin yetkililerini ve ortaklarını gösterir belgeler ile işlem dosyası celp edilerek incelenmiştir. Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün ......esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosyanın incelenmesinde, alacaklısının dosyamızın davalısı, borçlusunun dava dışı ......olduğu, toplam 33.646,30 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacının üçüncü şahıs olarak dosyaya eklendiği, davacıya 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiği ve takibin kesinleştiği görülmüştür. Mahkememizce dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle aldırılan bilirkişi raporunda özetle; dava dışı anılan şirketin, dava dosyasına 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait yevmiye, envanter ve kebir defterlerini yerinde ibraz edildiği, bu yasal defterlerinin noter açılış tasdiklerini zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı gibi noter kapanış tasdiklerini de zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı, 2023 yılı yevmiye defterinin noter kapanış tasdikinin yasal süresinin 30.09.2023 tarihine kadar olduğundan henüz yaptırmadığını, dava dışı anılan şirketin 27.03.2018 tarihinde kurulduğu, sermayesinin beheri 500,00 TL değerinde 100 paya ayrılmış toplam 50.000,00 TL değerinde olduğu ve beheri 500,00 TL değerinde 1 adet paya karşılık gelen 500,00 TL sermayenin davac......'e ait olduğunu, böylece davacının anılan dava dışı şirkete %1 oranında ortak olduğunu, davacının anılan dava dışı şirkette olan %1 hisse oranına düşen 500,00 TL sermaye tutarının 125,00 TL kısmını 27.03.2018 tarihinde, diğer kalan 375,00 TL tutarını ise 01.12.2020 tarihinde nakit olarak ödediği ve davacının 01.12.2020 tarihi itibariyle ödenmemiş sermaye borcunun olmadığını, dava dışı anılan şirketin 131.02 ortaklardan alacaklar hesabına göre, davacının yukarıdaki tabloda verilen tarihlerde 31.12.2019 tarihine kadar dava dışı anılan şirkette 46.237,24 TL borcunun olduğu, bu 46.237,24 TL borcunu tabloda belirtilen tarihlerde ödediği ve 30.09.2022 tarihi itibariyle davacının dava dışı anılan şirkete borcunun kalmadığı kaydının olduğu, 1. Haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 11.06.2022 tarihi itibariyle davacının dava dışı şirkete 10.000,00 TL borçlu olduğunun gözüktüğü bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 89/3. maddesinde; "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir. " hükmü düzenlenmiştir. Öte yandan, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 24/02/2016 tarih, 2015/13904 Esas, 2016/2330 Karar sayılı kararında; "2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 89. maddesi açık hükmü gereği; kural olarak icra dairesi tarafından gönderilen haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmeyen ve menfi tespit davası açan üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Fakat davalı alacaklı tarafından davacı ile dava dışı borçlu şirket arasında hangi hukuki ilişki nedeniyle borcun doğduğuna ilişkin dava dosyasına açıklamada bulunulmamış bu yönde herhangi bir delil ve belge dosyaya ibraz edilmemiştir. Davalı tarafından dava dosyasına borcun kaynağının ileri sürülmesi gerekir. Olumsuz durumun ispatı mümkün olmadığından davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. " Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 23/01/2013 tarih, 2012/15204 Esas, 2013/1182 Karar sayılı kararında; "... davacı takip borçlusuna borcu bulunmadığını belirtmiş, davalı tarafından verilen cevapta, davacı ile borçlu arasında borcu doğuran bir hukuki ilişkiden söz edilmemiş, sadece davacının borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Şu durumda takip borçlusunun davacıdan alacaklı olduğunu belirten borç doğuran bir ilişkinin davalı (alacaklı) tarafından ileri sürülmesi gerekir. Böyle bir ilişkiye dayanmadan soyut olarak borçlunun davacıdan alacaklı olduğu ileri sürülemez ve bu ilişkinin neye dayalı olduğu açıklanmadan davacıdan borçlu olmadığını ispat etmesi beklenemez. Somut olayda takip alacaklısı olan davalı, soyut alacak iddiasının dayanağını somut olarak göstermemiştir. Dosyada alacağın varlığına ilişkin bilgi ve belge bulunmamaktadır. Davacı üçüncü kişi iddiasını ispat ederken ileri sürdüğü vakıaların aydınlatılması için davalı alacaklının doğruluk ödevine (HMK m.29) uygun hareket ederek takip borçlusunun üçüncü kişiden neden alacaklı olduğunu açıklaması gerekir." denilmiştir. (Bknz. Gaziantep BAM 11.HD. 11.01.2022 tarih, 2020/655 E. - 2022/39 K. Sayılı ilamı vb.) Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, icra takip dosyası incelendiğinde icra takibinin dava dışı borçl.......i'ye karşı başlatıldığı, davacıya da üçüncü şahıs olarak 1. Haciz ihbarnamesinin 11/06/2022 tarihinde, 2. Haciz ihbarnamesinin 03/08/2022 tarihinde ve 3. Haciz ihbarnamesinin de 21/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. İcra takibi ise 10.05.2022 tarihinde başlatılmıştır. Bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere davacının dava dışı şirkete özellikle de 1. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarihte 10.000,00 TL borçlu olduğu, başkaca bir borcunun bulunmadığı, dolayısıyla da bu miktarı icra müdürlüğüne ödemesi gerektiği sabittir. Bu durumda da davacının icra dosyasına karşı sorumlu olduğu tutar 10.000,00 TL olup, bunun dışındaki tutardan dolayı sorumluluğu olmadığından, takibin 33.646,30 TL üzerinden açılmış olması karşısında, 10.000,00 TL'nin mahsubu ile 23.646,30 TL yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce davalının tüm iddiaları değerlendirilmiş, defterler incelenmiş, davacının sermaye borcunun, ek ödeme yükümlülüğünün ve haksız kar vb. borcunun olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca belirtmek gerekirse davacı, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde itiraz etmemiş ve İİK.'nın 89/3 maddesine göre üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesine neden olmuştur. Bu durumda davalı taraf dava açılmasına sebebiyet vermemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın açılmasında kusuru bulunmayan davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemiş (Bknz. Ankara BAM 23. HD. 2017/1495 E.- 2018/1698 K. Sayılı ilamı vb.) ve neticeten aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile; davacının dava dışı takip borçlusu ( Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2022/51820 esas sayılı dosyasında ) .......'ne 23.646,30 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, 2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan harç olan 484,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 57,10 TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacının yaptığı ve karşıladığı harç dahil toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Bakiye avansın yatırana iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça, okundu, usulen anlatıldı. 10/01/2024

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/655, K. 2022/39, T. 10.05.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-655-e-2022-39-k-0890ac2c4f8c