İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/498 E. 2021/474 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/498
Karar No
2021/474
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2020/498 KARAR NO : 2021/474 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2020 KARAR TARİHİ : 07/07/2021

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından müvekkilinin kullanmış olduğu kredilerden dosya masrafları tahsil ettiği halde toplam ....-TL "Dönemsel Hizmet Komisyonu" adı altında birçok bankanın uygulamadığı kesintinin tahsil edildiğini, bu kesinti iadesi için Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, bankanın haksız itirazda bulunduğunu belirterek ...-TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda Ticari Avans Faizi ile iadesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevabında; davacının tacir olduğunu, ücretlerin kanun ve hukuka uygun olarak tahsil edildiğini belirterek davanın reddine ve davacının % 20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; bankacılık işlemlerinden kaynaklanan kesintinin iade edilmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile ... tarihinde ....-TL asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ....-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında bankacılık işlemleri nedeniyle bir ticari ilişkinin ve sözleşmelerin varlığı, yapılan kesintilerin miktarları tartışma konusu değildir. Çözümlenmesi gereken sorun, davalının bankacılık işlemleri nedeniyle verdiği hizmetten dolayı yaptığı kesintilerin, uygulamaya, yasaya ve hakkaniyete uygun olup olmadığı, haksız ise davacının alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Her ne kadar dava dilekçesinde dava değeri ....-TL olarak belirtilmesine rağmen sonuç ve istem kısmında ....-TL’lık "Dönemsel Hizmet Komisyonu" adı altında kesilen bedellerin haksız olduğu ileri sürülerek istirdatı istenmekte ise de dava dilekçesinde icra takibine dayanıldığı, dava türü olarak itirazın iptali davasının belirtildiği gözlendiğinden, sonuç ve istem kısmında maddi hata olduğu, davanın itirazın iptali davası olduğu, icra inkar tazminatı talep edilmediği kabul edilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede dava ve takip konusu kesintilerin ... tarihinde ....-TL (Dönemsel Hizmet Komisyonu + ....-TL BSMV) ile ... tarihinde ....-TL (Dönemsel Hizmet Komisyonu + ....-TL BSMV) yapılan toplam ....-TL kesintilerden ibarettir. Bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere, davalı bankanın ... tarihli cevabi yazısında "Dönemsel Ücret Komisyonları" ile ilgili olarak; "ilgili masraf müşterinin genel limitine istinaden alınmıştır (kmh+Kredi kartı)” şeklindeki açıklamasının, alınan ücretin Rotatif bir kredi veya DBS türü (Doğrudan Tahsilat Sistemi) ile ilgili olmadığı, "Genel Limitine istinaden" gibi genel bir gerekçeye bağlanarak "KMH ve Kredi Kartı" işlemleri kaynaklı olduğunun belirtildiği, genel bankacılık uygulamalarına da, TTK’nun 22. Maddesi’nde anılan “iş ve hizmet” tanımına da bu durumun uygun olmadığı, herhangi bir mevzuat hükmü veya bankacılık teamülüne uygun düşmediği, bilirkişi tarafından diğer banka uygulamaları ile karşılaştırma yapıldığında böyle bir uygulamayla karşılaşılmadığı, sadece "Rotatif Krediler" ve "DBS türü (Doğrudan Tahsilat Sistemi)" için diğer bankalarca da uygulandığı üzere "Dönemsel Hizmet Komisyonu alabileceği, ancak; davacının belirtilen türdeki işlemlerine rastlanılmadığı, bu nedenle yapılan kesintilerin haksız olduğu belirtilmiş, mahkememizce de bu rapora itiraz etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınmıştır. Bilirkişi tarafından hesap yapılırken, kesintiler üzerinden hesaplanan BSMV ve kesinti tarihlerinden itibaren işletilen avans faizi de eklenerek davacının alacak miktarının ....-TL olduğunu bildirmiştir. Bilirkişi raporuna bu yönden iştirak edilmemiştir. Zira Dönemsel Hizmet Komisyonu adı altında yapılan haksız kesinti miktarı olan (....-TL + ....-TL=) ....-TL üzerinden hesaplanan toplam (....-TL + ....-TL=) ....-TL BSMV (Gider Vergisi) devlete yani hazineye aktarılan bir bedeldir. Bu bir vergidir ve davalı bankanın kasasına gitmemektedir. Bu miktar da ayrıca talep ediliyorsa İdare (Vergi) Mahkemelerinde dava açılmalıdır. Devlete ait bir verginin davalı banka tarafından iadesini sağlamak hakkaniyet ve hukukun ilkeleri ile bağdaşmayacaktır. Bu nedenle yapılan hesaplamadan bu miktarlar çıkarılmıştır. Yine bilirkişi raporunda kesinti tarihinden itibaren faiz hesabı yapılmış ve bu faizin istenebileceği yönünde görüş bildirilmiş ise de bu görüşe de iştirak edilmemiştir. Zira Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.03.2020 tarih ve 2017/13-602 E. 2020/283 K.sayılı kararında da işaret edildiği üzere, davalı bankanın takip öncesi temerrüde düşürüldüğüne dair bir ihtarname veya belge sunulmamıştır. O halde davalı bankanın takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü zorunludur. Açıklanan nedenlerle davalı bankanın yapmış olduğu haksız kesinti miktarının ....-TL olduğu kabul edilerek, bu miktar üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin ....-TL asıl alacak (işlemiş faizler çıkartılmak suretiyle) üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, Alınması gerekli ....-TL harçtan, peşin olarak alınan ....-TL harcın mahsubu ile kalan ...TL harcın DAVALIDAN ALINMASINA, Davacı tarafça yapılan dava ilk masrafı ....-TL, tebligat gideri ....-TL, bilirkişi ücreti ....-TL olmak üzere toplam ....-TL yargılama giderlerinin davada kabul ve reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ....-TL'nin ve mahkememizde peşin olarak alınan harç gideri ....-TL olmak üzere toplam ....-TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlasının davacı üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ....-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.07/07/2021

KATİP ... (E-imzalıdır)

HAKİM ... (E-imzalıdır)

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/498, K. 2021/474, T. 07.07.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-498-e-2021-474-k-1ce86959a6a6