İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/434 E. 2023/101 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/434
- Karar No
- 2023/101
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/434 Esas - 2023/101 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/434 Esas KARAR NO : 2023/101
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : 1- ... - VEKİLİ : ... DAVALI :2- ... İHBAR OLUNAN: ... VEKİLİ : ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/07/2020 KARAR TARİHİ : 12/04/2023 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; Araç maliki ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın 16.05.2019 tarihinde trafik kazasına karıştığı ve bu kaza sonucu davacı ...'in ağır şekilde yaralandığı. Kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunmadığı, Davacı, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu bu trafik kazası sebebiyle hayati tehlike geçirdiği, ağır ameliyatlara maruz kaldığı, kendi kişisel ihtiyaçlarını karşılayamamış ve başkaları tarafından bakılmak durumunda kaldığı, bu nedenlerle şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı ... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: Dosyaya öncelikle yetki itirazılarının bulunduğu. Davacı tarafın da dava dilekçesinde belirttiği üzere bahse konu kaza Hatay İli Payas ilçesinde gerçekleştiği. Ayrıca davalı ile davacı asilin de ikamet yeri Hatay İli Payas ilçesi olduğu. Bundan dolayı yetkisiz yerde açılan dosyanın yetkili olan Hatay ili Dörtyol ilçesine gönderilmesi gerektiği. Bahse konu trafik kazasında davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacının aracını park ettiği ve kazada yaralanan ... ve trafik olay tutanağında ismi geçmeyen başka bir şahıs aynı motosiklet ile davalı adına kayıtlı bulunan ... plaka sayılı araca arkadan çarptığı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, olay yerinde kazanın gerçekleşmesinden sonra davalının olayın şoku ile olay mahallinde bulunan bir dükkanda otururken olay yerinde polis memurlarınca tutulan '' Olay Tutanağı '' nda davalının olay yerinden firar ettiği tutanak altına alınmış olup bu durumun gerçeği yansıtmadığı, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile; öncelikle ..., kapsamına giren kazalarda zorunlu sigortaların sağladığı güvencelerden yoksun kalınması nedeniyle kişilerin uğrayacakları bedeni zararların karşılanması amacıyla kurulduğu. yapılan poliçe sorgulamasından da görüleceği üzere kaza tarihinde ... plakalı aracın satıştan önce ... Şirketi tarafından sigortalandığı, belirtilen madde gereği kazaya karışan ... Plakalı aracın kaza yaptığı tarih genel şartlara göre sigortalının sigortalığı 03.05.2019 tarihinde sona ermesine rağmen sigortanın sorumluluğu 18.05.2019 tarihine kadar olduğu. Bu nedenle işbu davada taleplerin sigorta şirketine yönlendirilmesi gerektiği. Buna göre eldeki davada davalı kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle açılan davanın reddi talep edilmiştir. İhbar olunan vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile; davaya konu kaza 16.05.2019 tarihinde meydana gelmiş olup kaza tarihinde ihbar olunan sigorta şirketince geçerli poliçesi bulunmadığı. Davaya konu kazaya karışan ... plakalı araç için ... numaralı poliçe 26.04.2019-2020 tarihlerini kapsayacak tanzim edildiği ancak kazaya karışan ... plakalı araç 03.05.2019 tarihinde satılmış olup ihbar olunan sigorta şirketi nezdinde kesilmiş olan poliçenin iptal edildiği. İşbu nedenle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 17/10/2021 tarihli kusur raporu ile; meydana gelen kazanın oluşumunda ...'nın asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, ...'in ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığı kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 28/09/2022 tarihli maluliyet raporu ile; meydana gelen kaza sebebiyle davacının tüm vücut engellilik oranının %2 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 1 aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 15/11/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; davacının davalıdan talep edebileceği bakiye tazminat alacağının bulunmadığı kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. 5684 sy. Sigortacılık Kanunu'nun 14. ve ... Yönetmeliği'nin 9. Maddeleri gereğince; zorunlu sigortalarla ilgili olarak, sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, Sigorta şirketinin ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için, Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, KTK uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde kişiye gelen bedensel zararlar için ...'na gidilebilecektir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Gerçek anlamda ödemeden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur. Başka bir anlatımla ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlık bulunmaması koşuldur. Ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlığın bulunduğu durumlarda yapılan ödeme makbuz niteliğinde kabul edilebilir. Bu durumda ödemenin yapıldığı tarih gözönünde tutularak davacının karşılanmayan zararının uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanması böylece hesaplanacak miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını denetlemek, açık oransızlığın bulunması durumunda maddi tazminata ilişkin ödemeyi "kısmi ifayı içeren makbuz" niteliğinde kabul etmek ve yapılan ödemenin ödeme tarihindeki gerçek zararı hangi oranda karşıladığını saptamak, son verilere göre hesaplanan tazminat miktarından, yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenecek karşılanmayan zarardan davalı tarafın ödeme yapılan tarihe göre zararı karşılandığı oranda indirim yapmak daha sonra kalan miktara hükmetmek gerekir. Açık oransızlığın bulunmadığının tespiti halinde maddi tazminat talebinin tümden reddine karar vermek gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2015/21-1323 E ve 2019/128 K.). Davacı, ibraname tarihinden itirabaren KTK 111. maddeye göre iki yıl içerisinde dava açmış, mahkemece gerekli incelemeler yapılarak, yazılı olduğu üzere karar verilmiş ise de, açıklanan madde hükmüne göre davacının açtığı bu davanın sonucunda tazminata karar verilebilmesi için davacıya ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplama ile davalı sigortanın yaptığı ödeme arasında oransızlık bulunması gerekir.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/15007 E-2018/8200 K.). Manevi tazminat yönünden; hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği, murisin, hak sahiplerinin ve davalıların kaza tarihindeki yaşı, geliri, sosyal ve ekonomik durumları, destek süreleri, kusur durumu, paranın satın alma gücü, kaza tarihi dikkate alınarak tazminat belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir (HGK 23/06/2004, 13/291-370). Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 16/05/2019 tarihinde davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ZMMS poliçesi bulunmayan ... plakalı araçla, araç sürücü ... olan ... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı, kusur bilirkişisince hazırlanan raporda ... plakalı araç sürücü olana davalı ...'nın %100 oranında asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, dosyanın adli tıp kurumuna gönderildiği, adli tıp kurumu raporunda davacıda engelllik oranının %2 ve iyileşme süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiği, itirazlar sonrası dosyanın İskenderun Devlet Hastanesinden alınan maluliyet raporu ile mevcut ATK raporu arasındaki çelişkinini giderilmesi için adli tıp ikinci üst kuruluna gönderilmesine yönelik ara karar kurulduğu, gerekli gider avansı yatırılmadığından davacının itirazlarından vazgeçmiş sayıldığı kabul edilerek, İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından kaza tarihine uygun yönetmelik hükümlerince düzenlenen 28/09/2022 tarihli maluliyet raporu hükme esas alınmış olup, aktüer bilirkişi tarafından sunulan raporda TRH 2010 yaşam tablosu ile prograsif rant yöntemi kullanılmak suretiyle yapılan hesaplama yöntemi ile tazminat hesaplanmış olup davalı ... tarafından dosyaya sunulan hasar dosyasında 30/01/2020 tarihinde 52.868,00-TL ödeme yapıldığının belirtildiği ve buna göre bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ile yapılan ödeme arasında açık bir orantısızlığın bulunmadığı, yapılan ödeme ile gerçek zararın %100'ü oranında karşılandığı, davacının karşılanmayan zararı bulunmadığı, davacıda meydana gelen yaralanmanın kazanın meydana gelmesindeki kusurun tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'dan alınarak davacıya ödenmesine şeklinde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere, -Davanın KISMEN KABULÜ İLE, -Davacının maddi tazminat talebinin REDDİNE, -10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Maddi tazminat talebi yönünden; Karar tarihi itibariyle alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcından peşin 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 125,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Manevi tazminat talebi yönünden; Karar tarihi itibariyle alınması gereken 683,10 TL nispi karar ve ilam harcınının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irad kaydına, Maddi Tazminat talebi yönünden; Davalı ... vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davalı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 100,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine, Manevi Tazminat talebi yönünden; Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 9.200,00 TL maktu vekalet ücreti takdiri ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili tarafından manevi tazminat talebi yönünden sarf edilen 3.135,34 TL yargılama giderinin davada haklılık oranına göre takdiren 522,55 TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Manevi tazminat talebi yönünden; Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.360-TL arabuluculuk ücretinin takdiren 113,33 TL'sinin davalı ...'dan alınarak hazineye irad kaydına, kalan 1.246,67 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, İlişkin davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı.
Katip ... ✍e-imzalı
Hakim ... ✍e-imzalı