İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/376 E. 2020/531 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/376
- Karar No
- 2020/531
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/726 Esas KARAR NO : 2024/705 DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/07/2015 KARAR TARİHİ : 24/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.02.2013 tarihinde davalı sürücü ... ... ..., ... plakalı diğer davalı ... Konsolosluğuna ait araç ile seyir halinde iken, müvekkilim ... ...'ın yolcu konumunda olduğu ... plakalı motorsiklete çarpmış ve de kullanmakta olduğu alkolün de etkisi ile olay yerini terk etmiş ve de müvekkilinin ağır yaralanmasına neden olduğunu, iş bu kazada ... plakalı araç sürücüsü davalı sürücü tam ve asli derecede kusurlu olup; .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/... Esas sayılı dosyası ile halen daha yargılanmakta olup, hali hazırda yurtdışında ikamet ettiğini, Davacı müvekkilinin iş bu elem verici kaza sebebi ile ağır derecede malul kalmış, uzunca bir süre yoğun bakımda yaşam mücadelesi vermiş ve de uzun uğraş ve çaba sonucunda hayatta kalabilmiş ise de; fiziksel özür olarak ağır bir biçimde etkilendiğini, artık çocuk sahibi olamayacak hale geldiğini, Davalı sürücü; ... Başkonsolosunun eşi olup, hakimiyetinde olan ve de kazaya karışan ... plakalı araç da ... Başkonsolosluğuna ait olup, aracın işleteni konumunda olduğunu, Davacı müvekkilinden söz konusu ödemeye ilişkin davalı ... tarafından ibraname alınmış ise de söz konusu ibranamenin 2918 sayılı KTK' uyarınca geçersiz olduğu açık olmak ile birlikte iş bu bedel sadece kalıcı iş görmezliğe ilişkin olup; bakıcı gideri bakımından talepleri devam ettiğini, bu nedenle ... yönünden, yetersiz ödemeye ilişkin ibranamenin iptali ile ödenmeyen bakıcı gideri, tedavi gideri, yol giderlerinin ödenmesi gerektiğini, davacının zararının belirsiz alacak davası (HMK m.107) hükümlerine göre belirlenerek; Davacı müvekkili ... ...'ın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik; bakiye kalan 500,00-TL geçici ve de 500,00-TL kalıcı iş görmezlik tazminatının olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sürücü ve de davalı işletenden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkili ... ...'ın bakıma muhtaç kalması sebebi ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL bakıcı gider tazminatının davalı sürücü ve de davalı işleten açısından olay tarihinden itibaren davalı ... bakımından teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile başvuru tarihinden itibaren aksi halde dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davacı müvekkili ... ...'ın yapmış olduğu ve de SGK tarafından karşılanmayan tedavi, yol giderleri olmak üzere şimdilik 500,00-TL giderin davalı sürücü ve de davalı işleten açısından olay tarihinden itibaren davalı ... bakımından- teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile başvuru tarihinden itibaren aksi halde dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davacı müvekkili ... ...' ın yaşadığı elem ve ızdırabın giderilmesi için 50.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sürücü ve de davalı işletenden müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davacı müvekkili ... ...'ın yaşadığı elem ve ızdırabın giderilmesi için 20.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sürücü ve de davalı işletenden müştereken ve müteselsilen tahsili ile yargılama ücreti ile ücreti vekâletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurum, ... plakalı aracın sebebiyet verdiği 05.02.2013 tarihli trafik kazasından kaynaklı maluliyet teminat miktarının tamamı olan 250.000,00 TL yi 16.07.2014 tarihinde davacı tarafa ödeyerek kanundan doğan sorumluluğunu yerine getirdiğini, kaza tarihi itibariyle maluliyet sebebiyle sorumlu olduğu teminat limiti oları 250.000,00 TL nin tamamım davacı tarafa ödemiş olup, davacının kurumdan alabileceği herhangi bir tazminat kalmadığını, bu sebeple davacı taraf, müvekkilim kurumdan maluliyet teminatı dahilinde talep edebileceği herhangi bir sakatlık tazminatı bulunmadığını, davacı vekilinin talep etmiş olduğu bakıcı giderleri, tedavi ve yol giderlerini; şayet maluliyet teminatı içerisinde kabul etmesi halinde müvekkilinin davacı tarafa maluliyet teminatı içerisinde ödeyeceği herhangi bir tazminat kalmamış olması sebebiyle davanin reddi gerekmekte, müvekkili kurumun davacı tarafa karşı tedavi masrafları yönünden (tedavi teminatı acısından ) herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin karakola gittiğinde kazayı öğrendiğini, ifadesinde kaza anında alkollü olmadığını, hiçbir. şekilde alkol almadığını, herhangi bir kaza yapmadıklarını, bahsi geçen| motora çarpmadıklarını, çarpma sesi duymadıklarını belirttiğini, müvekkilinin alkollü olmadığını, varsayımlara dayalı tahmin yürütüldüğünü, müvekkilinin söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde tam kusurlu olmadığını, davacıların talep ettiği tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacıların iddialarını kabul etmemekle birlikte davanın reddi gerektiğini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713). Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17. H.D. 2016/10015 Esas 2019/4332 Karar sayılı emsal ilamı) Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır. Mahkemece yapılması gereken dava konusu trafik kazası nedeniyle yapılan tedavilere ilişkin tüm evraklar toplanarak, Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu almak, tarafların kusur oranları hususunda bilirkişi raporu almak ve tüm belgeler toplandıktan sonra aktüerya raporu almaktır. Maluliyete ilişkin alınacak raporların olay tarihlerine göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Aktüerya raporlarında ise; Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'nın 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli 2019/40 esas 2020/40 karar sayılı iptal kararı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar sayılı güncel ilamı doğrultusunda TRH-2010 yaşam tablosu ve prograsif rant formulüne göre hesap yapılması gerekmektedir. Dava konusu kaza nedeniyle davacıya dava tarihinden önce ödeme yapılması halinde ise; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/7759 Esas 2018/1350 Karar sayılı emsal ilamında da belirttiği üzere, 2918 sayılı KTK'nun 111.maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebileceği, Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu hususun ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının da yeterli olduğu gibi Yasada belirtilen 2 yıllık sürenin, hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce ödeme yapılması halinde, ödeme tarihi itibariyle davacıya yapılan ödemenin davacının kaza nedeniyle oluşan gerçek zararını karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için ödeme tarihi verileri (ödeme tarihindeki asgari ücret vs. gibi) dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılması, ödemenin yeterli bulunması halinde davacının bakiye zararı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez mahkemece karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme yapılarak), hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/845 Esas 2019/8638 Karar sayılı ilamı, 2016/15309 Esas 2019/7039 Karar sayılı ilamı, 2016/4084 Esas 2018/12503 Karar sayılı ilamı, 2015/11243 Esas 2018/5503 Karar sayılı emsal ilamları da bu doğrultudadır. Ortopedi Uzmanı, Ni,telikli Hesaplama Uzmanı ve Kusur Tespit Uzmanı bilirkişi heyetinin 22.03.2019 tarihli raporunda özetle; Davalı sürücü ... ... ...'in %80 (Yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, Davacı motosiklet sürücüsü ... ...'ın %20 (Yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, Davacı yolcu ... ...'ın olayın oluşumunda kusursuz olduğu kanaatine varıldığına, 05.02.2013 tarihinde ... tarafından davacıya yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibariyle hesaplanan zarar tutanımı altında kalmış olmasına göre, rapor tarihinde en son verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı ...'nın ödediği tazminat tutarının yasal faiz ölçüsünde "güncellenerek" indirilmesinden sonra, davacı ... ...'ın geçici ve sürekli işgöremezlik yönünden bakiye zararının: Davacı yolcu ... ... kusursuz bulunmuş olmakla, TBK.61 gereği sorumluların %100 kusuru üzerinden 984.094,32 TL. hesaplandığına, dava dilekçesinde, davalı ... yönünden bakiye geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talebi bulunmadığı gibi, ... tarafından ZMSS sakatlanma limitinin tamamının davacı tarafa ödenmiş olması nedeniyle, davalılardan ...nın yukarda hesaplanan bakiye zarardan sorumluluğu bulunmadığı sonucuna ulaşıldığına, Davacı ... ...'ın 13.358,71 TL SGK tarafından karşılanmayan bakıcı, tedavi vej ulaşım giderlerinin ... sağlık gideri tedavi teminat limiti dahilinde olduğunu belirtmiştir. Ortopedi Doktoru ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi heyetinin 20.10.2020 tarihli raporunda özetle; 05/02/2013 tarihinde meydana gelen olayda 05.02.2013 tarihinde ... tarafından davacıya yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibariyle hesaplanan zarar tutarının altında kalmış olmasına göre, rapor tarihindeki en son verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı ...’nın ödediği tazminat tutarının yasal faiz ölçüsünde “güncellenerek” indirilmesinden sonra, davacı ... ...’ın geçici ve sürekli işgöremezlik yönünden bakiye zararının, işbu ek rapor tarihinde en son bilinen asgari ücretler de gözetilerek : - Davacı yolcu ... ... kusursuz bulunmuş olmakla, TBK.61 gereği sorumluların ortaklaşa %100 kusuru üzerinden 1.100.156,79 TL.; davalı tarafın %80 kusuru üzerinden 801.941,87 TL. hesaplandığına, - Dava dilekçesinde, davalı ... yönünden bakiye geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talebi bulunmadığı gibi, ... tarafından ZMSS sakatlanma limitinin tamamının davacı tarafa ödenmiş olması nedeniyle, davalılardan ...nın yukarda hesaplanan bakiye zarardan sorumluluğu bulunmadığı sonucuna ulaşıldığına, Tıbbi Yönden; a)... ...’a yapılan tedavilerin ve giderleri kazada yaralanmaları ile ilgili ve uygun olduğu, b)Davacı ... ...’ın sağlık kurumlarına ödediği tetkik ve tedavi gideri yönünden; • Sağlık kurumlarına ödediği tetkik ve tedavi giderinin 63.224,73 TL olduğu, • 63.224,73 TL tetkik ve tedavi giderinin % 80’inin 50.579,78 TL olduğu, • Davalıların ... ...’ın sağlık kurumlarına ödediği tetkik ve tedavi giderlerinden sorumlu olup olmadıkları sorumlu iseler sorumluluk miktarlarının Mahkemenin takdirinde olduğu, • Davalılar, ... ...’ın sağlık kurumlarına ödediği tetkik ve tedavi giderinden sorumlu iseler 63.224,73 TL’nin tamamından mı yoksa %80’i olan 50.579,78 TL kısmından mı sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler sorumluluk miktarlarının Mahkemenin takdirinde olduğu, c)Davacı ... ...’ın bakıcı, evde pansuman, bakım için gerekli tıbbi malzemeler ve ilaç giderleri ve sağlık kurumlarına kontrollere gidiş-geliş esnasında ulaşım ve diğer sosyal giderleri yönünen; • 2.935,80 TL 3 ay bakıcı,5.000,00 TL evde pansuman, bakım için gerekli tıbbi malzemeler ve ilaç giderleri için ve 1.000,00 TL sağlık kurumlarına kontrollere gidiş-geliş esnasında ulaşım ve diğer sosyal giderleri için olmak üzere toplam 8.935,80TL bakıcı ve tedavi gideri olduğu, • 8.935,80TL bakıcı ve tedavi giderinin %80’inin 7.148,64 TL olduğu, • Davalıların ... ...’ın bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olup olmadıkları sorumlu iseler sorumluluk miktarlarının Mahkemenin takdirinde olduğu, • Davalılar ... ...’ın bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu iseler 8.935,80 TL’nin tamamından mı yoksa %80’i olan 7.148,64 TL kısmından mı sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler sorumluluk miktarları Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Ortopedi Doktoru-SUT/Tedavi Gideri Uzmanı bilirkişinin 10.03.2021 tarihli raporunda özetle; 05.02.2013 tarihinde meydana gelen kazada davacı ... ...’ın SGK’nın sorumlu olmadığı; 2.935,80 TL 3 ay bakıcı,5.000,00 TL evde pansuman, bakım için gerekli tıbbi malzemeler ve ilaç giderleri için ve 1.000,00 TL sağlık kurumlarına kontrollere gidiş-geliş esnasında ulaşım ve diğer sosyal giderleri için olmak üzere toplam 8.935,80TL bakıcı ve tedavi giderinin olduğu, Davacı yolcu ... ... kusursuz bulunmuş olmakla, TBK.61 gereği sorumluların ortaklaşa %100 kusuru üzerinden SGK’nın sorumlu olmadığı bakıcı ve tedavi giderinin 8.935,80 TL; davalı tarafın%80 kusuru üzerinden 7.184,64 TL hesaplandığı, davacının talep edebileceği SGK’nın sorumlu olmadığı bakıcı ve tedavi giderinden davalıların sorumlu olup olmadığı ve sorumlu iseler sorumluluk miktarlarının mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişinin 05.10.2021 tarihli 3.ek raporunda özetle; 1)05.02.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, ... tarafından davacıya 16.07.2014 yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibariyle TRH-2010 ve PMF-1931 tablolarına göre hesaplanan zarar tutarının altında kalmış olmasına göre, işbu rapor tarihindeki en son verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı ...’nın ödediği tazminat tutarının yasal faiz ölçüsünde “güncellenerek” indirilmesinden sonra, davacı ... ...’ın geçici ve sürekli işgöremezlik yönünden bakiye zararının, işbu ek rapor tarihinde en son bilinen asgari ücretler de gözetilerek : a) Birinci seçenekte (TRH-2010 tablosuna göre) : %100 kusura göre (TBK.61 gereği sorumluların ortaklaşa %100 kusuru üzerinden) : Geçici işgöremezlik yönünden : 62.138,08 TL. Sürekli işgöremezlik yönünden bakiye : 1.439.606,00 TL. Toplam : 1.501.744,08 TL. %80 kusura göre : Geçici işgöremezlik yönünden : 49.710,47 TL. Sürekli işgöremezlik yönünden bakiye : 1.069.186,17 TL. Toplam : 1.118.896,64 TL. b) İkinci seçenekte (PMF-1931 tablosuna göre) : %100 kusura göre (TBK.61 gereği sorumluların ortaklaşa %100 kusuru üzerinden) : Geçici işgöremezlik yönünden : 62.138,08 TL. Sürekli işgöremezlik yönünden bakiye : 1.249.014,40 TL. Toplam : 1.311.152,48 TL. %80 kusura göre : Geçici işgöremezlik yönünden : 49.710,47 TL. Sürekli işgöremezlik yönünden bakiye : 916.712,89 TL. Toplam : 966.423,36 TL. hesaplandığına, 2) Dava dilekçesinde, davalı ... yönünden bakiye geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talebi bulunmadığı gibi, ... tarafından ZMSS sakatlanma limitinin tamamının davacı tarafa ödenmiş olması nedeniyle, davalılardan ...nın yukarda hesaplanan bakiye zarardan sorumluluğu bulunmadığı sonucuna ulaşıldığına, 3)Tedavi giderleri konusu uzmanlık alanımın dışında olduğundan tarafımca değerlendirilmesi mümkün olmayıp, dosyada davacının bakıcı ve tedavi giderleri yönünden daha önce doktor bilirkişi Anday Tatar’dan rapor alındığının görüldüğü belirtilmiştir. Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişinin 24.04.2023 tarihli raporunda özetle; Yargıtay’ın son yıllardaki yerleşik kararlarına göre, TRH-2010 yaşam tablosundan yararlanılarak; 1) 05.02.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, ... tarafından davacıya 16.07.2014 yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibariyle hesaplanan zarar tutarının altında kalmış olmasına göre, işbu rapor tarihindeki en son verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı ...’nın ödediği tazminat tutarının yasal faiz ölçüsünde “güncellenerek” indirilmesinden sonra, davacı ... ...’ın geçici ve sürekli işgöremezlik yönünden bakiye zararının, işbu ek rapor tarihinde en son bilinen asgari ücretler de gözetilerek : %100 kusura göre (TBK.61 gereği sorumluların ortaklaşa %100 kusuru üzerinden) : Geçici işgöremezlik yönünden : 62.138,08 TL. Sürekli işgöremezlik yönünden bakiye : 4.224.610,04 TL. Toplam : 4.286.748,12 TL. %80 kusura göre : Geçici işgöremezlik yönünden : 49.710,46 TL. Sürekli işgöremezlik yönünden bakiye : 3.290.211,32 TL. Toplam : 3.339.921,78 TL. hesaplandığına, 2) Dava dilekçesinde, davalı ... yönünden bakiye geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talebi bulunmadığı gibi, ... tarafından ZMSS sakatlanma limitinin tamamının davacı tarafa ödenmiş olması nedeniyle, davalılardan ...nın yukarda hesaplanan bakiye zarardan sorumluluğu bulunmadığı sonucuna ulaşıldığına, 3) Tedavi giderleri konusu uzmanlık alanımın dışında olduğundan tarafımca değerlendirilmesi mümkün olmayıp, dosyada davacının bakıcı ve tedavi giderleri yönünden daha önce doktor bilirkişi Anday Tatar’dan rapor alındığının görüldüğünü belirtmiştir. Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişinin 05.05.2024 tarihli raporunda özetle; Yargıtay’ın son yıllardaki yerleşik kararlarına göre, TRH-2010 yaşam tablosundan yararlanılarak; 1) 05.02.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, ... tarafından davacıya 16.07.2014 yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibariyle hesaplanan zarar tutarının altında kalmış olmasına göre, işbu rapor tarihindeki en son verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı ...’nın ödediği tazminat tutarının yasal faiz ölçüsünde “güncellenerek” indirilmesinden sonra, davacı ... ...’ın geçici ve sürekli işgöremezlik yönünden bakiye zararının, işbu ek rapor tarihinde en son bilinen asgari ücretler de gözetilerek : %100 kusura göre (TBK.61 gereği sorumluların ortaklaşa %100 kusuru üzerinden) : Geçici işgöremezlik yönünden : 62.138,08 TL. Sürekli işgöremezlik yönünden bakiye : 8.000.523,38 TL. Toplam : 8.062.661,46 TL. %80 kusura göre : Geçici işgöremezlik yönünden : 49.710,46 TL. Sürekli işgöremezlik yönünden bakiye : 6.306.294,04 TL. Toplam : 6.356.004,50 TL. hesaplandığına, 2) Dava dilekçesinde, davalı ... yönünden bakiye geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talebi bulunmadığı gibi, ... tarafından ZMSS sakatlanma limitinin tamamının davacı tarafa ödenmiş olması nedeniyle, davalılardan ...nın yukarda hesaplanan bakiye zarardan sorumluluğu bulunmadığı sonucuna ulaşıldığını belirtmiştir. Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'nun 15.09.2017 tarihli raporunda özetle; Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp İhtisas Kurulunun 05.03.2014 tarih ve ... karar sayılı mütalaasına ek olarak gönderilen dosyanın incelenmesinde; bu kez geçici iş göremezlik süresi, kalıcı maluliyet oranı ve çocuk sahibi olup olamayacağı sorulduğunu, 05.02.2013 tarihinde araç dışı trafik kazası sonucu yaralandığı bildirilen ... kızı, 1972 doğumlu ... ... hakkında düzenlenmiş tıbbi belgelerden ve kişinin Kurulumuzda yapılan muayenesinden elde dilen bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde; kişide olaya bağlı üreme organlarıyla ilgili herhangi bir yaralanma tanımlanmadığı cihetle, dava konusu yaralanmaya bağlı çocuk yapma işlevinde bir kaybın meydana gelmemiş olduğu, sorulan diğer hususlarda Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp İhtisas Kurulundan görüş alınmasının uygun olduğu oy birliği ile ek mütalaa olunduğu belirtilmiştir. Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'nun 16/04/2018 tarihli raporunda özetle; ... kızı 1972 doğumlu ... ...’ın 05.02.2013 tarihinde maruz kalmış olduğu trafik kazasına bağlı sol brakial pleksus hasarı ve postkontüzyonel sendrom arızaları nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 (bir) kabul olunarak: Gr1 VII(19A......57) A %65 x 4/5 (sol taraf) = %52 Gr1 I(12a......30) A %34 Balthazard formulüne göre %68,32 E cetveline göre %69,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği oybirliği ile mütalaa olunmuştur. Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 09/12/2019 tarihli raporunda özetle; Kişinin iyileşme süreci içinde 3 (üç) ay başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği mütalaa olunmuştur. Davacı tarafından yapılan 1. Bedel arttırım; davacılar vekili 17/12/2021 tarihli dilekçesi ile talep sonucunu artırdığını bildirmiş, dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Buna göre; -500-TL olarak talepte bulunulan geçici iş görmezlik tazminatı 49.710,47- TL olarak hesaplanmış olduğundan; geçici iş görmezlik tazminat alacağının alınan hesaplama doğrultusunda 49.210,47-TL arttırılması ile; 49.710,47- TL geçici iş görmezlik alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte; davalı ... Devleti'ni Temsilen ... Başkonsoloslu' ğu ile davalı ... ... ...'den müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ ile; -500-TL olarak talepte bulunulan SÜREKLİ İŞ GÖRMEZLİK TAZMİNATI 1.069.186,17-TL olarak hesaplanmış olduğundan; sürekli iş görmezlik tazminat alacağının alınan hesaplama doğrultusunda 1.068.686,17-TL arttırılması ile 1.069.186,17-TL sürekli iş görmezlik alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte; davalı ... Devleti'ni Temsilen ... Başkonsoloslu' ğu ile davalı ... ... ...'den müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ ile, -1.000-TL olarak talepte bulunulan BAKICI GİDERİ 7.148,64-TL olarak hesaplanmış olduğundan; bakıcı gideri alacağının alınan hesaplama doğrultusunda 6.148,64-TL arttırılması ile 7.148,64-TL bakıcı gideri alacağının davalı ... Devleti'ni Temsilen ... Başkonsoloslu' ğu ile davalı ... ... ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte; davalı ... yönünden ise başvuru tarihinden aksi kanaat hasıl olması halinde dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ ile, -500-TL olarak talepte bulunulan TEDAVİ GİDERİ 50.579,78-TL olarak hesaplanmış olduğundan; tedavi gideri alacağının alınan hesaplama doğrultusunda 50.079,78-TL arttırılması ile 50.579,78-TL tedavi gideri alacağının davalı ... Devleti'ni Temsilen ... Başkonsoloslu' ğu ile davalı ... ... ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte; davalı ... yönünden ise başvuru tarihinden aksi kanaat hasıl olması halinde dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ ile, -Yine davacı ... ... açısından talep edilmiş olunan manevi tazminat miktarının davanın ikame tarihi olan 2015 yılı ekonomik koşulları gözetilerek talep edilmesi, müvekkilimizin yaşadığı ağır malululiyet ve de sürekli iş görmezlik oranının yüksek olması , maddi ve manevi bütünlüğünün kalıcı şekilde bozulması, çalışamaz hale gelmesi gözetilerek; 50.000-TL olarak talepte bulunulan manevi tazminatın tam olarak kabulü ile, kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte; davalı ... Devleti'ni Temsilen ... Başkonsoloslu' ğu ile davalı ... ... ...'den müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ ile, -Davacı eş ... ... açısından talep edilmiş olunan manevi tazminat miktarının davanın ikame tarihi olan 2015 yılı ekonomik koşulları gözetilerek talep edilmesi, davacı ... ...' ın halen daha yaşamakta olduğu ağır maluliyet nedeni ile, eşinin bakımını sürekli şekilde üstlenmesi, eşine sürekli bakmakla yükümlü olduğundan çalışma hayatının sekteye uğraması, eşinin maluliyeti sebebi ile uğradığı elem ve ızdırabın kalıcı hale gelmesi gözetilerek; 20.000-TL olarak talepte bulunulan manevi tazminatın tam olarak kabulü ile, kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte; davalı ... Devleti'ni Temsilen ... Başkonsoloslu' ğu ile davalı ... ... ...'den müşterek ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Davacı tarafından yapılan 2. Bedel arttırım; davacılar vekili 10.10.2024 tarihli dilekçesi ile talep sonucunu artırdığını bildirmiş, dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Buna göre; davacı 62.138,08-TL geçici iş göremezliğe ilişkin ve de 8.000.523,38-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ... ... ile ... Başkonsolosluğundan müşterek ve müteselsilen tahsili ile; Davacıya 2.935,80-TL bakıcı gideri ile 6.000,00-TL tedavi ve yol masrafına ilişkin maddi tazminatların davalı ... bakımından başvuru tarihi itibari ile, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile; Davacı ... ... açısından 50.000,00-TL ve de Davacı ... ... açısından 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ... ... ile ... Başkonsolosluğundan müşterek ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/... soruşturma nolu dosyasının incelenmesinde; bilinçli taksirle birden fazla kişiyi yaralama suçu kapsamında müştekiler ... ... ve ...'un şikayetçi olduğu, şüpheli ... ... ... yönünden yargılama yapılmasına karar verildiği, ... CBS 2013/... sayılı 20.02.2013 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davalı ...'nın kaza anında kanında 0,84 promil alkol bulunduğuna ilişkin rapor alındığı görülmüştür. ... no.lu hasar dosyasının incelenmesinde; davacı ... ...'ın maluliyetine ilişkin 250.000,00-TL tazminat ödemesi yapıldığı görülmüştür. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; 05/02/2013 tarihinde davalı ... hakimiyetindeki ... plakalı araç ile davacı ... ...'ın yolcusu olduğu ... plakalı motosikletin çarpışması neticesinde meydana gelen kaza nedeniyle davacı ... ...'ın geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... ve işleten sıfatıya ... Devletinden, bakıcı gideri ve tedavi giderinin davalılardan, manevi tazminatın ise davalı ... ve işleten sıfatıya ... Devletinden tazmininin talep edildiği, davacı ... ...'ın ise manevi tazminatın davalı ... ve işleten sıfatıya ... Devletinden tazmininin talep edildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacılar tarafından, ... plakalı aracın ... Başkonsolosluğuna ait olup işleteninin ... Devleti olduğu iddia edilmiş ise de ... İl Emniyet müdürlüğünün 02/06/2022 tarihli yazı cevabından da anlaşılacağı üzere ... plakalı aracın ... Başkonsolosluğunda görevli ... vatandaşı ... ... adına kayıtlı olduğu, ... Devleti'nin işleten sıfatına haiz olmasını gerektirir hiçbir delilin bulunmadığı, ... plakalı aracın ... ... adına kayıtlı olduğu, plakanın Türkiye’de görevlendirilen diplomatik temsilciler tarafından kullanılan, diplomatik dokunulmazlık ve belirli ayrıcalıklar sağlayan nitelikteki yeşil plaka olduğu, aracın yeşil plakalı olması nedeniyle ... devletinin sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığından davacılar tarafından davalı ... Devleti aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. 05/02/2013 tarihinde davalı ... hakimiyetindeki ... plakalı araç ile davacı ... ... hakimiyetindeki ... plakalı motosikletin çarpışması neticesinde trafik kazasının meydana geldiği, mahkememizce tarafların tüm delilleri toplandığı, Adli Tıp Kurumundan maluliyete ilişkin rapor alındığı, kaza tarihine göre yürürlükte olan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının tüm vücut engellilik oranının %69 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, belirlenen maluliyet oranına göre dosyanın kusur tespiti ve aktüerya hesabı yapılması amacıyla alanında uzman bilirkişilere tevdi edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davalı ...'nın %80 oranında kusurlu olduğu, davacı ... ...'in ise %20 oranında kusurlu olduğu, davacı ... ... ise yolcu konumunda olduğundan kusurunun bulunmadığı, buna göre davacı ...'in TBK 61. maddesi gereği zararını sorumlulardan müteselsilen talep edebileceği, karar tarihinde yürürlükte olan asgari ücrete göre düzenlenen 05/05/2024 tarihli aktüer hesabının yapıldığı bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak, davacının 10/10/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda, davacı ... ...'ın 62.138,08 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 8.000.523,38 TL sürekli iş göremezlik tazminatının haksız fiil tarihi olan 05/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ... ...’a verilmesine karar vermek gerekmiştir. Tedavi gideri ve bakıcı zararı yönünden; Trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesinin olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı kararlaştırılmıştır. Bu nedenle davacının dava konusu belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden Sosyal Güvenlik Kurumu, belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı sorumludur. Borçlar Kanunu 46. maddesi 1.fıkrasında, zarar görene, kapsamını belirtmeksizin “bütün masraflarını” isteme hakkı tanınmıştır. Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre, masraflar kavramının kapsamına, zarar görenin beden bütünlüğünü eski haline getirmeye, yani iyileşmeyi sağlamaya veya hastalık ya da sakatlığın artmasını önlemeye yönelik harcamak durumunda olduğu ve ilerde harcaması olası bütün masraflar girer. Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre, tedavi ve iyileşme için yapılan masrafların dışında, kişinin iyileşmesi için ilerde yapılması zorunlu tedaviler ve henüz yapılmayan ameliyat masrafları, yaşam boyu kullanılacak ilâçlar, protez ve benzeri aygıtlar için yapılacak masraflar “gerçekleşmiş zarar” olarak nitelenmekte, uzman bilirkişi aracılığıyla bütün bunların hesaplatılıp hüküm altına alınması öngörülmekte, harcama yapılmadan da tedavi gideri istenebileceği kabul edilmektedir (Yargıtay kapatılan 17. Hukuk Dairesinin 2020/376 E. ve 2020/531 K. sayılı kararı). Danıştay 10. Dairesinin 2010/6584 Esas sayılı dosyasından verdiği karar gereği, 05.11.2011 tarih ve 28106 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'de yer alan trafik kazası tedavi giderlerine yönelik Sağlık Uygulama Tebliği'ne ilişkin uygulamanın yürütmesi durdurulmuş olup, SGK'nın sorumlu olduğu tedavi giderlerinin belirlenmesinde SUT hükümlerinin uygulanması söz konusu olmayacaktır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/5486 Esas ve 2020/8961 Karar sayılı kararı). Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde bilindiği üzere davalılardan ...nın, trafik sigortası bulunmayan aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, davacıya yapılan 250.000 TL ödemenin KTK'nin 93. maddesine göre kişi başı ölüm ve sakatlanma tazminatı kapsamında yapıldığı ve ibra edildiği ancak kişi başı sağlık ve tedavi giderleri tazminatı için de sorumluluğu bulunduğu anlaşıldığından tedavi giderleri ve bakıcı zararından davalı ... sorumlu tutulmuştur. Mahkememizce aldırılan 10/03/2021 tarihli bakıcı gideri ve tedavi giderlerine ilişkin aldırılan bilirkişi ek raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, buna göre davacı ...'in 2.935,80 TL bakıcı gideri zararı ile 6.000,00 TL tedavi ve yol giderleri olmak üzere toplam 8.935,80 TL zararının bulunduğunun tespit edildiği, her ne kadar davacı tarafça 10/10/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile 2.935,80 TL bakıcı gideri zararı ile 6.000,00 TL tedavi ve yol giderleri talep edilmiş ise de daha önce davacı tarafça 17/12/2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile 7.148,64 TL bakıcı gideri zararı ile 50.079,78 TL tedavi ve yol giderleri talep edildiği, bedel arttırım dilekçesi ile talebin daraltılamayacağı anlaşıldığından reddedilen kısım yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmiş, davalı ... yönünden haksız fiil tarihi itibariyle temerrüt koşulları oluşmuş, davalı ... yönünden ise davacıya ödeme yapılmasına karar verildiği tarih olan 07/07/2015 tarihinde davalının temerrüt şartlarının oluştuğundan bu tarihlerden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatiyle tedavi giderleri ve bakıcı gideri yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı zamanaşımı iddiasında bulunmuşsa da davanın türünün belirsiz alacak davası olduğu, belirsiz alacak davası ile dava tarihi itibariyle zamanaşımının durduğu anlaşıldığından bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir. Manevi tazminat yönünden; Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370). Bunun yanında ağır yaralanma ve ölüm halinde zarar görenin yakınları tarafından da manevi tazminat talep edilebilecektir. Kazanının oluş şekli, kazanın oluşumunda tarafların kusur oranı, davacının kaza sonrası duyduğu acı, elem ve üzüntü, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, meydana gelen zarar ve kusur durumu, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde her ne kadar davacı ...'in ATK raporu ile de tespit edildiği üzere çocuk yapma işlevi ile davaya konu kaza arasında illiyet bağı bulunmasa dahi kazanın ağırlığı, kaza sonrası yaşadıkları nazara alınarak davacı ...'in manevi tazminat talebinde haklı olduğu, davacı ... ... yönünden ise eşinin kaza sonrasındaki durumu, olayın özelliği, kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında manevi tazminat talebinde haklı olduğu anlaşıldığından davacıların manevi tazminat davalarının davalı ... yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-... Devletini temsilen ... Başkonsolosluğu aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı pasif husumet nedeniyle usulden reddine, 2-Davacı ... ...’ın maddi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile 62.138,08 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 8.000.523,38 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 05/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ... ...’a verilmesine, -6.000,00 TL tedavi ve yol giderlerinin davalı ... yönünden 07/07/2015 tarihinden ve davalı ...'dan yönünden 05/02/2013 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, -2.935,80 TL bakıcı giderinin davalı ... yönünden 07/07/2015 tarihinden ve davalı ...'dan yönünden 05/02/2013 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 3-Davacı ... ...’ın MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN KABULÜ ile 50.000,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 05/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı ...’ın MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN KABULÜ ile 20.000,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 05/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-Maddi Tazminat talebi yönünden; a)Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 551.370,80-TL ilam harcından peşin alınan 247,63-TL peşin harç+4.010,23-TL tamamlama harcı(17.12.2021 tarihli)+27.987,61-TL tamamlama harcı (10.10.2024 tarihli) olmak üzere toplam 32.245,47-TL'nin mahsubu ile bakiye 519.125,33-TL ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına, b)Davacılar tarafından yatırılan 247,63-TL peşin harç+4.010,23-TL tamamlama harcı(17.12.2021 tarihli)+27.987,61-TL tamamlama harcı (10.10.2024 tarihli) ve 27,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 32.273,17-TL'nin davalıdan tahsili ile davacılar tarafına verilmesine, c)Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 646.147,92-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, d)Davalılardan ... ve ... kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılardan ... ve ... tarafına verilmesine, e)Davacı tarafından yapılan 6.937,35-TL yargılama giderinin davalı ...'dan tahsili ile davacılar tarafına verilmesine, f)Davalı ... tarafından yapılan 130,00-TL yargılama giderinin kabul ve re doranı nazara alınarak 129,22-TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile iş bu davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, g)Davalı ... tarafından yapılan 70,00-TL yargılama giderinin kabul ve re doranı nazara alınarak 69,58-TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile iş bu davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, ğ) 25.06.2018 tarihli ... numaralı 568,50-TL bedelli ATK faturası ve 09.01.2020 tarihli ... numaralı 562,00-TL bedelli ATK faturası bedellerinin dosyaya yatırılmadığı veya ATK'ya yatırıldığına ilişkin herhangi bir dekont vb sunulmadığı anlaşılmakla ilgili bedellerin davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına 6-Manevi Tazminat talebi yönünden; a)Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 4.781,70-TL ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına, b)Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”