İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/399 E. 2024/859 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/399
Karar No
2024/859
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/399 Esas KARAR NO : 2024/859 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/07/2023 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 28.01.2023 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde olan ... plakalı motosikleti ile dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile yola dikkatsiz bir şekilde çıkması sonucu ... plakalı motosikletin sağ yan kısmına çarpması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in 04.05.2023 Tarihli Kusur Mütaalası raporunda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/1-d Maddesi ve aynı kanunun 52. Maddesinde düzenlenen 52/1-a ve 52/1-b kurallarını ihlal ettiği ve kusurlu olduğunun tespit edildiğini, dava konusu kaza sebebiyle yaralanan müvekkili ... Hastanesinde tedavi gördüğünü ve vücudunda "tibia proksimal kırığı-opere’'' meydana geldiğini, lazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı araç, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı olduğunu, müvekkilinin maddi zararın karşılanması için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ödeme yapılması için gerekli tüm evraklar kuruma teslim edildiğini, davalı sigorta şirketine 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna başvurulacağı başvuru dilekçesinde ihtaren bildirildiğini ancak davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, dava şartı olan arabuluculuk oturumunda anlaşma sağlanamadığını iddia ederek; 16.800,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri ve 50,00 TL sürekli bakıcı gideri olmak üzere toplam 17.000,00 TL tazminatın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne başvuru tarihi olan 25/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça açılan belirsiz alacak davasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğundan, maluliyet oranı belli olmaksızın tazminat hesaplanmasının mümkün olmayacağını, davacının tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve geçici iş göremezlik taleplerinin sosyal güvenlik kurumuna yönlendirilmesini gerektiğini, davanın sgk başkanlığı'na ihbarını talep etmekle birlikte davacının kusur oranının tespit edilmesini gerektiğini savunarak; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Arabuluculuk son tutanağı, ... CBS'nin 2023/... soruşturma sayılı dosyası, ... ve ... plakalı araçların tüm sahiplik bilgileri ve araçların kullanım amaçlarını gösterir trafik tescil bilgileri, ... no'lu sigorta poliçesi, ... no'lu hasar dosyası, ... Hastanesi tarafından davacı hakkında düzenlenen tedavi evrakları, davacının SED araştırma raporu, SGK kayıtları, ATK ... İhtisas Dairesinin maluliyet raporu, ATK ... İhtisas Dairesinin kusur raporu, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya hesabına yapılan ödemelerin dekont, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/01/2023 tarihinde davacı sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklet ile sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsikletin çarpışması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini ve davacının yaralandığını, ... plakalı motorsikletin davalı sigorta şirketi tarafından ZMM sigorta poliçesi ile sigortalandığını ve sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, bu nedenle 16.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 50,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının başvuru tarihi olan 25/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararlarından dolayı sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 09/06/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi; zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olup, sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle de davanın TTK 4/1-a maddesi gereğince mutlak ticari dava olduğu bu nedenle Mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır. 28.01.2023 günü saat 19.00 sıralarında sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Caddesini takiben geldiği ... Sokak kavşağında motosikletin ön kısımları ile, karşı istikametten gelerek sola manevrayla ... Sokak'a yönelen davacı sürücü ...... idaresindeki ... plakalı motosikletin sağ yan kısımlarına çarpması sonucu dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir. ... CBS'nin 2023/... soruşturma numaralı dosyasının incelemesinde; müşteki şüpheli ... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan kaza tespit tutanağında müşteki şüpheliye herhangi bir kusur atfedilmemesi nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan ATK ... İhtisas Kurulunun 22/01/2024 tarihli kusur raporunda; sürücü ... idaresindeki motosiklet ile olay mahalli kavşak noktasına yaklaşırken seyri her an tedbir alabilecek şekilde kontrollü sürdürmesi, karşı yönden gelerek sola manevrayla istikamet şeridini kapatan araç nedeniyle etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek mevcut seyri sırasında karıştığı olayda alt düzeyde %10 oranında tali kusurlu olduğu, davacı sürücü ...... idaresindeki motosiklet ile olay mahalli kavşak noktasından sola manevrası öncesi düz seyirle yaklaşmakta olan araçlara ilk geçiş hakkını verip kavşak müşterek alanına katılımını uygun bir anda gerçekleştirmesi gerekirken bu hususa riayet etmeyerek düz seyirle yaklaşmakta olan araca rağmen sola manevrayla kavşak müşterek alanına katılması sonucu gerçekleşen olayda %90 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Düzenlenen ATK ... İhtisas raporunun kazanın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. ATK ... İhtisas Kurulunun 05/07/2024 tarihli maluliyet raporuna görekaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre davacının trafik kazası nedeniyle tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2021/... E. 2021/... K. Sayılı ilamına göre yerleşmiş uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde malûliyetin varlığı ve oranına ilişkin belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kazanın 28/01/2023 tarihinde meydana geldiği ve ATK 2. İhtisas Kurulunun 05/07/2024 tarihli maluliyet raporunun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kullanılarak düzenlendiği ve düzenlenen raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş olup bilirkişi heyetinin 30/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre, 2024 Asgari Ücret verisi doğrultusunda hesaplama yapıldığı, dava dışı SGK tarafından davacıya toplamda 19.195,90 TL Geçici İş Göremezlik ödemesi yapıldığı tespit edilmiş olup, yapılan ödemenin davalı tarafın kusuru oranında rücuya tabi kısmının davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından tenzil edildiği, Pasif Dönem hesabında Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücret ve Vergi İstisnası Hariç Asgari Ücret dikkate alınarak alternatifli hesaplama yapıldığı, davacı ...... 'nın hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 22.977,65 TL olduğu, Dava dışı SGK tarafından yapılan 19.195,90 TL ödemenin davalı tarafın kusuru oranında rücuya tabi kısmının tenzili sonrası bakiye Geçici İş Göremezlik zararının 21.058,06 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 1.200.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, davacı ...... 'ın hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının; pasif dönemde eski adıyla AGİ ‘ye karşılık gelen Vergi İstisnası Hariç Asgari Ücrete Göre 21.162,33 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 1.200.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, Pasif Dönemde eski adıyla AGİ ‘ye karşılık gelen Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücrete Göre 22.595,82 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 1.200.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın Yargıtay 17. HD' nin 2020/2598 E. 2021/34 K 14.01.2021 tarihli kararı ve T.C. Yargıtay 17. HD. 2019/3292 E. 2021/1848 K. 24.02.2021 tarihli doğrultusunda, TRH 2010 Yaşama Tablosu ve progresif rant yöntemi olarak adlandırılan hesaplama yöntemi dikkate alınarak düzenlendiği, bilirkişi raporunda sürekli iş göremezlik zararı yönünden pasif dönem açısından eski adıyla AGİ 'ye karşılık gelen vergi istisnası hariç olmak üzere hesaplama yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre zarar gören davacının asgari ücretin üzerinde bir gelir elde ettiğini ispatlayamadığı sürece geliri; bilinen geçmiş dönem için kaza tarihi ile tazminat hesap raporunun hazırlandığı tarih arasında geçen süre boyunca değişen asgari ücretler ile gelecek aktif dönem için tazminat hesap tarihinde geçerli asgari ücret, gelecek pasif dönem için ise AGİ (vergi istisnası / İadesi) dâhil edilmemiş asgari ücret olacağından; bu nedenle pasif dönem için vergi istisnası dahil edilmemiş asgari ücretin dikkate alınması gerektiği Mahkememizce kabul edilmiş olup sürekli iş göremezlik zararı yönünden bilirkişi raporunda hesap edilen 21.162,33 TL hükme esas alınmıştır. Düzenlenen aktüer bilirkişi raporu hükme ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır. Davacı vekili 13/11/2024 tarihli talep arttırım dilekçesi ile 16.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminat tutarını arttırarak 22.595,82 TL, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminat tutarını artırarak 21.058,06 TL olarak dava değerini belirli hale getirdiği, tamamlama harcını yatırdığı ve talep arttırım dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Temerrüt ve faiz yönünden ise; davaya konu edilen zarar doğurucu haksız fiil, trafik kazası şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak haksız fiil faili olan sürücünün eylemi sonucu oluşan zararla ilgili, araç işleteninin sorumluluğunu teminat altına alan trafik sigortacısının, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafın, davadan önce başvurusunun bulunmadığı durumda ise, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Davacının 25/04/2023 tarihinde davalı ... na başvuru yaptığı ve 8 iş günü sonrası 08/05/2023 tarihi olduğundan 08/05/2023 tarihinde temerrüde düştüğü ve trafik kazasına neden olan araçlar hususi araç olduğundan yasal faiz istenebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar yeni genel şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici iş göremezlik ve geçici ve sürekli bakıcı giderleri tazminatının sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı yasa ile değişik 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır. Bu durumda Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden ötürü sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından dolayı sorumluluğu devam etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 2022/2013 E. 2023/540 K. Sayılı ilamı) Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, 28.01.2023 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Caddesini takiben geldiği ... Sokak kavşağında motosikletin ön kısımları ile, karşı istikametten gelerek sola manevrayla ... Sokak'a yönelen davacı sürücü ...... idaresindeki ... plakalı motosikletin sağ yan kısımlarına çarpması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, kaza sonucunda davacı ......'ın yaralandığı, davalı sigorta şirketinin kaza tarihinde ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olduğu, davacının dava açmadan önce sigorta şirketine başvurduğu, Mahkememizce alınan ATK ... İhtisas Kurulunun 22/01/2024 tarihli kusur raporunda davacı ......'ın %90, sigortalı aracın sürücüsü ...'in %10 oranında kusurlu olduğu, düzenlenen ATK ... İhtisas raporunun kazanın oluşu ve dosya kapsamına uygun olduğu ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alındığı, Mahkememizce alınan ATK ... İhtisas Kurulu Dairesinin 05/07/2024 tarihli raporuna göre davacının tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, düzenlenen raporun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve kaza tarihinden sonraki tedavi evrakları esas alınarak düzenlendiği anlaşılmakla hükme esas alındığı, dosyanın aktüerya raporu alınmak üzere aktüer bilirkişisine tevdii edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli aktüer raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararının 21.162,33 TL, geçici iş göremezlik zararının dava dışı SGK tarafından yapılan ödemenin davalı tarafın kusuru oranında rücuya tabi kısmının tenzili sonrası 21.058,06 TL olarak hesaplandığı, yapılan maddi zarar hesabının dosya kapsamına uyumlu ve denetime elverişli olduğu hükme esas alındığı, ve maddi zarardan davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, davacı tarafından her ne kadar bakıcı gideri talep edilmişse de alınan ATK raporunda iyileşme süresi içinde bir başkasının yardımına gereksinim duymayacağının tespit edildiği, bu nedenle davalının bakıcı gideri tazminatından dolayı sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından dava sırasında 06/12/2024 tarihinde banka kanalı ile 22.500,00 TL ve 67.147,88 TL olmak üzere toplam 89.647,88 TL ödeme yapıldığı, davacının davalıdan ödeme tarihi itibariyle 21.162,33 TL sürekli iş göremezlik tazminatı+21.058,06 TL geçici iş göremezlik tazminatı+ 6.017,27 TL işlemiş faiz alacağı ( 08/05/2023 temerrüt tarihinden 06/12/2024 ödeme tarihine kadar 42.220,39 TL alacağa %9 yasal faiz oranında işlemiş olan faiz miktarı) + 451,80 TL harç (179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 92,00 TL tamamlama harcı)+ 30.000,00 TL vekalet ücreti+ 12.758,50 TL yargılama gideri (6125,00 TL ATK fatura ücretleri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.633,50 TL posta masrafı olmak üzere) toplam 91.447,96 TL alacağının bulunduğu, TBK'nın 100.maddesi uyarınca öncelikle faiz, harç, vekalet ücreti ve masraflardan mahsubunun gerektiği, davalı tarafından toplam 89.647,88 TL'nin mahsubu sonucunda davacının davalıdan 1.800,08 TL tazminat alacağının bulunduğu (91.447,96 TL-89.647,88 TL) anlaşılmakla; davacı tarafından davalı taraf aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile davalı tarafından 06/12/2024 tarihinde yapılan 89.647,88 TL ödemenin TBK 100 maddesi uyarınca asıl alacak ve ferilerine mahsubu sonucunda bakiye 1.800,08 TL maddi tazminatın 06/12/2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı taraf aleyhine açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile davalı tarafından 06/12/2024 tarihinde yapılan 89.647,88 TL ödemenin TBK 100 maddesi uyarınca asıl alacak ve ferilerine mahsubu sonucunda bakiye 1.800,08 TL maddi tazminatın 06/12/2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Davalı tarafça dava sırasında ödenen kısım yönünden dava konusuz kaldığından bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 2.884,07-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan 451,80 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.432,27-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin kabul red oranına göre 3.017,35-TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 102,65-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 5- Dava konusu asıl alacağın ferileri yönünden (işlemiş faiz, davacı tarafça ödenen harç, vekalet ücreti, yargılama gideri) davalı tarafından yapılan ödemeye öncelikle mahsup edildiğinden ve konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı tarafından yapılan 83,50 TL posta giderinden ibaret yargılama giderinin kabul red oranına göre 2,75 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.433,49-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı ,davalı ve ihbar olunan vekilin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 27/12/2024 Katip ... e-imzalı* Hakim ... e-imzalı*

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/399, K. 2024/859, T. 27.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-399-e-2024-859-k-b769615a24f0