İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/23 E. 2023/425 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/23
- Karar No
- 2023/425
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/23 Esas KARAR NO : 2023/425 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/01/2020 KARAR TARİHİ : 16/05/2023 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 26.06.2017 tarihi saat 20.45 sularında davacı ...'nin sevk ve idaresindeki... plakalı motorsiklet ile çarpışması neticesinde maddi hasar ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı ...'nin ağır bir şekilde yaralandığını ve motorunun da kullanılamaz hale geldiğini, davacı ...'nin yolcusu olan diğer davacı ...'da yaralandığını, davacıların kaza sonrası Dikili Devlet Hastanesi Acil Servisine kaldırıldığını, davacıların Bergama Faruk İlker Devlet Hastanesi'ne sevk edilmiş daha sonra davacı ... Yeşilyurt Araştırma Hastanesinde tedavilerine devam edildiğini, davacı ...'nin yaralanması nedeniyle uzun süre fizik tedavi de görülmüştür, davacı ...'ın da kafasında iki adet kesi ile sol kol dirseğinde kırık meydana geldiğini, davacıların kaza nedeniyle uğradıkları kazanç kayıplarının ve alışma ve iş gücü kaybının giderilmesi tazminat hukuku gereği olduğunu, davacıların kazanç kayıpları ile çalışma ve iş gücü kaybının da alınan doktor raporları ışığında ileriye dönük zarar ziyanının da uzman bilirkişiler aracılığıyla hesaplanması ve davalılardan tahsili gerektiğini, özellikle ... gitar dersi vermek suretiyle müzik öğretmenliği yaparken meydana gelen kaza sebebiyle yaşadığı kafa travması gitar çalması ve müzik eğitmenliği yapması yeteneğini ortadan kaldırdığını, daha da kötüsü müvekkilinin konuşmasında tutukluk yaşamasına sebebiyet verdiğini, tüm bu yaşananlar müvekkilinin psikolojisini de ağır surette etkilediğini, müvekkilinin hem yeteneğini hem de mesleğini kaybettiğini, davacıların iyileşme sürecinde tedavi ve doktor kontrolleri için yapmış oldukları ulaşım giderleri hem davacıları hem de ailelerini maddi olarak zor durumda bıraktığını, refakat, tedavi ve ulaşım giderlerinin de yasa gereği maddi tazminat kalemleri içerisinde olması nedeniyle hesaplanması ve tazmini talep ettiğini, kaza nedeniyle davacı ...'nin kullanımı için 28.06.2016 tarihinde babası tarafından hediye olarak satın alınan... plakalı araç ise hasar gördüğünü, müvekkili tamiri için yaptığı başvuru neticesinde araç bedelinden çok daha fazla tamirat masrafı çıkması nedeniyle araç 20.02.2016 tarihinde hurdaya çıkarıldığını, motorlu taşıtlara gelen zamlardan sonra davacı müvekkili kendisine yeni bir araç da alamadığını, araç nedeniyle meydana gelen maddi zararın da karşılanması talepleri olduğunu, meydana gelen kazaya ilişkin kolluk tarafından tutulan tutanaklarda ...'nin tam kusurlu olduğu bildirilmiş ise de mevcut raporlara yapılan itirazlar neticesinde Dikili Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... hazırlık numaralı soruşturma dosyası kapsamında dosya Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş 07.01.2019 tarihli Rapor ile müvekkili ...'nin asli kusurlu, davalı ...'ın ise tali kusurlu olduğu bildirildiğini, davacı müvekkili ve yolcu olan davacı ...'ın kaza sonrası bilinç kaybı yaşamaları kaza tutanaklarının davalı ...'ın objektiflikten uzak beyanları ile tutulmasına sebebiyet verdiğini, ... her ne kadar kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olarak görülmekte ise de kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan ...'nın olduğunu, müvekkilinin geliş-gidiş olan ana yolu üzerinde bulunduğu tali yoldan çıkmak suretiyle geçmesi için yolu kontrol etmesi gerektiğini ancak yolun sağında bulunan sarmaşıkların yolu kapatması nedeniyle yolu görmek adına motorunu yolu görecek kadar süren davacı ... ile kendi şeridini kullanmayan ve yolun solundan hızlı bir şekilde otomobili süren ...'ın ne yazık ki çarpışması kaçınılmaz hale geldiğini, olay esnasında görgü tanıklarının olmaması da davacı müvekkilinin asli kusurlu olduğuna dair tutulan tutanaklara itirazlarımızın dikkate alınmamasına sebebiyet verdiğini, netice itibariyle mevcut raporlarda dahi Tali de olsa davalı ...'ın kusurlu olduğunu, tüm tazminat taleplerinin de bu çerçevede davalı ...'ın kusuru oranında ve kapsamında karşılanması gerektiğini, Dikili Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Hazırlık numaralı soruşturma dosyası Dikili ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyası kapsamında kamu davasına dönüşmüş olup, taraflar karşılıklı olarak şikayetlerinden vazgeçmiş ise de dosyanın halen derdest olduğunu, davacılar maddi tazminat kalemlerinin davalı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi kapsamında giderilmesi amacıyla dava ön şartını da gerçekleştirmek üzere talepte bulunduğunu, sigorta şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığını, dava şartı olan arabuluculuk sebebiyle Arabuluculuk Bürosuna başvuran davacı müvekkili davalılar ile anlaşma sağlayamadığını, maddi tazminat tutarlarının hesaplanması; davacıların iyileşme sürecinin devam etmekte olması, tarafların kusur durumlarının araştırılması, adli tıp raporları ile bilirkişi incelemelerinin sonuçlarına bağlı olduğundan ve ancak bir yargılama sonucunda kesin olarak saptanabileceğinden fazlası oluşacak maddi zarara ilişkin talep, dava ve ıslah haklarını saklı tuttuklarını, dava sonuçlanana kadar müvekkillerinin ekonomik açıdan daha da zor durumda kalmaması ve zaruri ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için davalılar tarafından müvekkiline maddi tazminat kapsamında takdir edecekleri çerçevede geçici ödeme yapılmasını da talep ettiklerini, davalılar tarafından müvekkiline, maddi tazminat kapsamında ve ileride Maddi Tazminattan mahsup edilmek üzere geçici ödeme yapılmasına karar verilmesini, davacı ...'nin uğradığı zararlar yönünden fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00-TL kazanç kayıpları geçici iş görmezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş görmezlik kalıcı sakatlık nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar , 1.000,00-TL Tedavi Giderleri ile 1.000,00-TL... plakalı müvekkiline ait aracın kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle oluşan zararın toplam 5.000,00-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini karar ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılara dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür. DELİLLER: Hastane tedavi evrakları, SGK kayıtları, hasar dosyası, ... Eylül Üni. Has.nin Adli Bilirkişi Kurulu Raporu, bilirkişi raporu, delil olarak değerlendirilmiştir. Dikili... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat doğrultusunda ... sayılı dosyasından alınan 15/06/2021 tarihli rapora göre; "..., ...plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'NİN: 1) Karayolları Trafik Kanunu Madde 57/1-a: "Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkân vermek zorundadırlar" 2) Karayolları Trafik Kanunu Madde 57/1-c: “Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise; 1. Motorsuz araç sürücüleri motorlu araçlara, 2. Motorlu araçlardan soldaki sağdan gelen araca, Geçiş hakkını vermek zorundadırlar. ” 3) Karayolları Trafik Kanunu Madde 84/1-H: "Araç sürücüleri trafik kazalarında; kavşaklarda geçiş önceliğine uymama hallerinde ASLİ KUSURLU sayılırlar" HÜKÜMLERİNİ İHLAL ETTİĞİ, KAZANIN OL UŞUMUNDA ASLİ VE %75 (YÜZDE YETMİŞBEŞ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU, B- ... plakalı otomobil sürücüsü ...'IN: 1) Karayolları Trafik Kanunu Madde 52/1-a: "Sürücüler kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar"HÜKMÜNÜ İHLAL ETTİĞİ VE KAZANIN OLUŞUMUNDA TALİ VE %25 (YÜZDE YİRMİBEŞ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU... " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 10/09/2021 tarihli adli sağlık kurulu raporuna göre; "...Bu bulgulara dayanılarak 04.10.2000 doğumlu ...”ın 26.06.2017 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, istem yazınızda belirtilen “Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” (Resmi Gazete, Mart 2013 tarihli 28603 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; Sonuç olarak; şahsın 26.06.2017 tarihindeki olay nedeniyle oluşan fiziksel yaralanmalarına bağlı kalıcı fonksiyon kaybı ve ilgili yönetmeliğe göre engellilik oranına neden olabilecek kalıcı bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla engellilik oranının %0 (yüzdesifir) olduğu mütalaasına varılmıştır. Yumuşak doku travması tanısı nedeniyle tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) hafta olarak kabulünün uygun olacağı, ancak kişiden kişiye farklılık gösterebileceğinden kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile de belirlenebileceği mütalaasına varılmıştır. Mevcut evraktaki yumuşak doku travması tanısı ve 1 gün acil serviste takip edildiği göz önünde bulundurulduğunda şahsın dava konusu kaza sonucu yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 1 (bir) gün olarak kabulünün uygun olacağı kanaatine varılmıştır. 10.09.2021 tarihli ... sayılı raporumuzun 4. maddesinde şahsın psikiyatrik şikayetlerine yönelik rapor aldırılması halinde tekrar değerlendirileceği belirtilmiş olup tarafınızca EÜTF Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan 23.06.2022 tarihli... Esas sayılı yazı ile söz konusu raporun edilmesinin istendiği anlaşılmıştır. EÜTF Hastane Bilgi Sistemimizdeki hasta kayıtları incelendiğinde şahsın 06.07.2022 ve 11.08.2022 tarihlerinde EÜTF Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'na başvurularının olduğu görülmüş olup, takip ve tedavi sürecinin tamamlanması sonrasında düzenlenecek raporun Anabilim Dalımıza gönderilmesi halinde, varsa şahsın olaya bağlı psikiyatrik arızası da göz önünde bulunarak tekrar değerlendirme yapılabilecektir...." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 30/03/2023 tarihli rapora göre; "...26.06.2017 tarihinde yaralanan ...'ın yukarıda izah ettiğimiz üzere geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının bulunmadığı, -Sürekli maluliyetten kaynaklı zararının bulunmadığı, -Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 59,25 TL olduğu, -SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderinin 200,00 TL olduğu, -Fizik tedavi uygulamasından kaynaklı giderinin 1.293,75 TL olduğu, -Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 750,00 TL olabileceği, Davacının toplam maddi tazminat alacağının ise 2.303,00 TL'ye tekabül ettiği, davalı tarafın 9625 oranında kusur ile zararın 575,75 TL'sinden sorumlu olacağı kanaatiyle, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi zararın giderilmesi talepli tazminat davasıdır. 2-Dava dilekçesinde davacının davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı... Sigorta A.Ş.'nin KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalısı olan ... plaka sayılı araç ile tefrik edilen dosya davacısı ...'nin sürücüsü olup davacının da yolcu olarak bulunduğu... plaka sayılı motosiklet arasında 26.06.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralandığını, dava konusu kazanın ...'ın asli kusuruyla meydana geldiğini, davacının olay nedeniyle maddi zarara uğradığını ileri sürerek geçici iş gücü kaybı zararı, sürekli iş gücü kaybı zararı, tedavi, refakat, bakıcı, ulaşım, fizik tedavi ve diğer harcamalarından dolayı oluşan maddi zararın tazminini talep etmiştir. 3-Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. 4-Yargılama sırasında davacı ...'nin talepleri yönünden sulh nedeniyle feragat edilmiş olup, bu davacının talepleri tefrik edilerek farklı bir esasa kaydedilmiş, yargılamaya ...'ın davası yönünden devam olunmuştur. 5-Mahkememizce yapılan ön incelemede dava öncesinde davalı sigorta şirketi nezdinde 27/05/2019 tarihinde hasar dosyası açıldığı, 8 iş günü sonrasında 07/06/2019 tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, dava şartı arabuluculuk kapsamında dava öncesinde anlaşamama son tutanağının dosyaya sunulduğu, davanın görülmesi için ön şartların yerine getirildiği görülmüştür. 6-Mahkememizce ceza yargılaması dosyası, davacının görmüş olduğu tedavilere ilişkin hastane kayıtları, tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırma raporları, hasar dosyası ve poliçe delil olarak değerlendirilmiştir. 7-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. 8-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 9-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. 10-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." 11-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 12-Mahkememizce kusur değerlendirmesi hususunda kazanın gerçekleştiği mahalde keşif icrası suretiyle adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 15/06/2021 tarihli adli trafik bilirkişi raporunda dava konusu kazanın oluşmasında davacının seyahat ettiği motosiklet araç sürücüsü ...'nin asli ve %75 oranında, davalı araç sürücüsü ...'ın tali ve %25 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davacı taraf vekilince itirazlar ileri sürülmüş ise de, kaza sonrası kolluk kuvvetlerince düzenlenen kaza tespit tutanağında ve ceza soruşturması sırasında alınan 11/12/2017 tarihli kusur raporunda motosiklet sürücüsü ...'nin kural ihlalinin belirtildiği, davalı araç sürücüsü ...'a kusur izafe edilmemiş olduğu, mahkememize sunulan bilirkişi raporunda ise davalı ...'a %25 oranında kusur izafe edildiği, davalı taraflara raporun tebliğ edilmesine rağmen rapora karşı itirazda bulunulmamış olması nedeniyle bu kusur oranı yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, daha önce alınan raporlar ile dosyamına sunulan rapor arasında çelişki meydana gelmiş ise de çelişkinin davalılar aleyhinde oluştuğu ancak davalılarca rapora karşı itirazda bulunulmadığından çelişkinin giderilmesinde tarafların hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek davalı araç sürücüsü ...'ın tali ve %25 kusurlu olarak kazanın gerçekleştiği kabul edilmiştir. 13-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda kaza tarihi 26/06/2017 olup davacının maluliyetine ilişkin değerlendirmelerin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Davacının maluliyetinin tespiti yönünden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyete sevk edilmiş, dosyaya sunulan 10/09/2021 tarihli maluliyet raporunda davacının sürekli iş gücü kaybının bulunmadığı(%0), geçici iş gücü kaybı süresinin 3 hafta olduğu, 1 gün süreyle bakıcı yardımına ihtiyaç duyacağı yönünde görüş bildirilmiş, ayrıca psikiyatrik rahatsızlıkları yönünden rapor düzenlenmesi halinde ayrıca değerlendirme yapılacağı belirtilmiştir. Mahkememizce davacı psikiyatrik yönden maluliyet derecesini etkileyen bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığı yönünden rapor düzenlenmek üzere ilgili bölüme sevk edilmiş ise de davacının rapor düzenlenmesi için gereken muayene ve takiplere katılmadığı görülmüş, davacı vekilinin 10.01.2023 tarihli celsede alınan beyanında psikiyatrik sıkıntı yaşamadığı beyan edildiğinden mevcut maluliyet durumuna göre değerlendirme yapılmıştır. Davacı kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak rapor düzenlenmesi için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyete sevk edilmiş, dosyaya sunulan 19/09/2022 tarihli maluliyet raporunda davacının sürekli iş gücü kaybının bulunmadığı(%0), geçici iş gücü kaybı süresinin 3 hafta olduğu, 1 gün süreyle bakıcı yardımına ihtiyaç duyacağı yönünde görüş bildirilmiş, ayrıca psikiyatrik rahatsızlıkları yönünden rapor düzenlenmesi halinde ayrıca değerlendirme yapılacağı belirtilmiştir. Rapora karşı taraflarca itirazlar ileri sürülmüş olup, itirazlarda yeniden rapor alınmasını gerektirir bir eksiklik veya hata gösterilmediği, itirazlara binaen yeniden rapor alınması veya farklı bir kurumdan rapor alınması için somut bir itiraz nedeninin bildirilmesi gerektiği, ancak görülmekte olan dosyada hatalı bir uygulama veya eksikliğin itiraz nedeni olarak gösterilmediği dikkate alınarak yeniden maluliyet raporu alınmamış, dosyaya sunulan 19/09/2022 tarihli maluliyet raporu hükme esas alınmıştır. 14-Maluliyet durumunun tespiti sonrasında dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 30/03/2023 tarihli aktüerya raporunda davacının sürekli ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağı bulunmadığı, bakım gideri zararından dolayı 59,25-TL, SGK sorumluluğunda olmayan tedavi gideri zararının 200,00-TL, fizik tedavi uygulamasından kaynaklanan giderinin 1.293,75-TL, tedaviyle ilgili ulaşım gideri zararının 750,00-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekilllerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı itirazlar ileri sürülmüştür. Rapora karşı davalı taraf vekillerince itirazlar ileri sürülmüş ise de raporun yerleşik yargısal içtihatlar dikkate alınarak düzenlendiği, eksik veya hatalı bir uygulama bulunmadığı, kaza tarihine göre belirlenen zarar kalemlerinin makul düzeyde dikkate alınarak yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Davacının sürekli iş gücü kaybı yönünden maluliyetinin bulunmadığı anlaşılmış, geçici iş gücü kaybı yönünden ise yerleşik Yargıtay uygulamasına göre kaza tarihinde 18 yaşını ikmal etmemiş olan davacının kazanç getirici bir işte çalıştığını ispat etmedikçe geçici iş gücü kaybı zararının oluşmayacağının belirtildiği, her ne kadar akranlarına göre yaşanan maluliyetten dolayı daha fazla çaba harcamak zorunda kalacak olması nedeniyle bir tazminat talep edilebilecek ise de bu tazminatın "efor tazminatı" olarak talep edilebileceği, geçici iş gücü kaybı zararına yönelik talebin yalnızca geçici olarak iş gücünün kaybedilmesinden kaynaklanan zararların tazminine yönelik olduğu ve iki istemin farklılığı nedeniyle birbirlerine ikame olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek geçici iş gücü kaybı ve sürekli iş gücü kaybı taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacının bakım, tedavi, FTR, Ulaşım giderleri yönünden alınan bilirkişi raporunda bunların SGK kapsamında kalmadığı yönünde görüş bildirildiği, belgeli tedavi giderlerinden SGK sorumlu ise de belgeye bağlanamayan bir kısım tedavi gideri ve harcamaların davalıların sorumluluğunda olduğu gözetilerek bilirkişi raporu ile tespit edilen miktarlar yönünden davalı ...'ın %25 kusuruna isabet eden %25 oran dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, fazlasına dair kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Müterafik kusur indirimi uygulanması gerekip gerekmediği yönünden yapılan değerlendirmede, Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin 20/09/2022 tarih, ... Karar sayılı ilamında, "Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı TBK 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. İtiraz hakem heyetince, davacının dizlik takmaması nedeniyle % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı ve itirazın kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle itiraz başvuru ücretinin % 50’sinin davacıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. Koruyucu ekipman olarak dizlik, Karayolları Trafik Yönetmeliğinde düzenlenmediğinden müterafik kusur indirimi yapılmaması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre; müterafik kusur indirimi yapılması doğru görülmediğinden itiraz başvuru ücretinin % 50’sinden davacının sorumlu tutulması da doğru değildir." Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı, 15/02/2023 tarihli ilamında da benzer şekilde değerlendirme yapılarak müterafik kusur uygulanması gerektiği yönündeki temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir. Her ne kadar Yargıtay 17.Hukuk Dairesi ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin eski tarihli uygulamasında motosiklet kullanıcılarının korucuyu elbise veya dizlik kullanmaması nedeniyle maluliyetin oluştuğu bölgeler de dikkate alınarak müterafık kusur indirimi uygulanması gerektiği yönünde kararlar bulunmakta ise de, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin mahkememiz kararı tarihi itibariyle yukarıda bir kısmı alıntılanan en güncel uygulamasında önceki tarihli bu uygulamanın terk edildiği, Karayolları Trafik Kanunu'nda ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde düzenlenmeyen koruyucu tertibatın kullanılmamasından dolayı müterafik kusur indirimi uygulanamayacağı yönünde görüş değiştirildiği görülmüş olup, mahkememizce yapılan değerlendirmede de, müterafik kusur indirimi uygulanabilmesi için zarar görenin yasa veya yönetmelik hükümlerine göre kullanılması gereken bir araç veya gereci kullanmaması ve bunun zararın artmasına neden olması gerektiği, bu haliyle yasal olarak zorunluluk bulunmayan dizlik veya koruyucu elbise kullanımı gerçekleştirilmemesinin müterafik kusur indirimi sebebi olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin güncel uygulaması doğrultusunda müterafik kusur indirimi uygulanmamıştır. 16-Davacı tarafça tazminat miktarlarına yasal faiz uygulanması edilmiş olup veren aracın hususi nitelikte olduğu gözetilerek tazminatlara yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Davalı araç sürücüsünün haksız fiil tarihi itibariyle sorumlu olduğu gözetilerek haksız fiil tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise yazılı başvuru tarihini izleyen 8. Günün sonunda temerrüt oluşacağı gözetilerek 07/06/2019 tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 14,81-TL bakım gideri, 50,00-TL SGK sorumluluğunda olmayan tedavi gideri, 323,44-TL fizik tedavi gideri, 187,50-TL ulaşım giderinden kaynalanan maddi tazminat olmak üzere toplam 575,75-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalı ... yönünden haksız fiil tarihi 26/06/2017, davalı... Sigorta A.Ş. Yönünden 07/06/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemlerin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90-TL harçtan peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 125,75-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 575,75-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/3.maddesi uyarınca davalı sigorta şirketi yararına takdir edilen 575,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı sigorta şirketine verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40-TL. harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL başvuru harcı ile 209,00-TL posta ve tebligat ücreti, 1.650,00-TL bilirkişi ücreti, 419,90-TL keşif harcı, 100,00-TL keşif araç ücreti toplamı 2.433,30-TL yargılama gideri ile 485,00-TL Adli Muayene ücreti olmak üzere toplam 2.918,30-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre hesaplanan 336,04-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı... Sigorta A.Ş. Tarafından sarf edilen 19,00-TL posta ücretinden ibaret yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 16,81-TL'sinin davacıdan alınarak davalı... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, fazlasına dair kısmın işbu davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 9-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından sarf edilen 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından yazılan harç tahsil müzekkeresi ile tahsilde tekerrür oluşmamak üzere, davanın ret ve kabul oranına göre 151,99-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.168,01-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2023
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır