İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/18 E. 2021/415 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/18
Karar No
2021/415
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/18 Esas KARAR NO : 2021/415

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/01/2020 KARAR TARİHİ : 17/06/2021

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin ... tarihinde ... ili ... ilçesinde sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı aracın ... üzerinde kendisine çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası sonucu bedensel zarara uğradığını, iş bu kaza neticesinde 51 gün geçici iş göremezlik raporu aldığını, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... Soruşturma nolu dosyası ile taksirle yaralama yönünden davalı ... hakkında tahkikat yürütülmüş ve müvekkilinin şikayetçi olmaması üzerine kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildiğini, kaza tespit tutanağında ise ...'ın tam kusurlu bulunduğunu, kazada müvekkilinin maddi ve manevi zararlara uğradığını bu sebeplerle davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren Reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen ... TL tahsiline, şimdilik ... tarihinden itibaren reeskont faizi ile haksız fiil nedeniyle davalı ...'dan ... TL manevi tazminatın tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı sigorta şirketi mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davaya konu aracın müvekkili şirkete ... - ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS ile sigortalandığını, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluğunda olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığından müvekkili sigorta şirketinin de sorumluluğu bulunmadığını, kusur ve maluliyet oranının tespiti için dosyada Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, aleyhlerinde hüküm kurulmaması halinde, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, müvekkilinin, ... tarihinde karışmış olduğu trafik kazası ile ilgili Antalya CBS .../... Soruşturma sayılı dosyada ... tarihli ve .../... sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına kararı verildiğini, kazanın meydana gelmesinden ve soruşturma dosyasının kapanmasının üzerinden 8 yıl geçmesinden sonra davanın açılmasının iyiniyetli olmadığını, bir kişinin zarara kendi kusuru ile sebebiyet vermesi halinde zarara o kişinin kendisinin katlanması gerektiği, genel hukuk ilkelerinden olduğunu, kaldı ki hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, davacının kazada kusurlu olduğu gözetilerek tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, davacının trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığını ve varsa oranının belirlenmesi gerektiğini, bu amaçla davacının Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi’ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümlerine sevkine karar verilmesini, maluliyet oranının özürlülük ölçütüne göre belirlenmesi gerektiğini, ayrıca, maluliyetin tazminat gerektirip gerektirmediği konusu da açıklığa kavuşturulması gerektiğini, bir tazminat ödemesinin söz konusu olabilmesi için; maluliyet oranının yanında, davacının çalışabilecek durumda olup olmadığı, mesleği, maluliyet sebebi ile mesleğini yerine getirip getiremediği konularının tespit edilmesi gerektiğini, davacı, maluliyetine rağmen maluliyet halinden etkilenmiyorsa, kazanç kaybına uğramadan hayatını sürdürebiliyorsa, maluliyet tazminatına hükmedilmemeli ya da somut durum tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, bu sebeplerle; fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, davacının haksız ve hukuksuz tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosya tarafların kusur oranlarının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli raporda, Sürücü ...’ın % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, Yaya ...’nın kusursuz olduğu kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. Dosya davacının maluliyet oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli raporda, ... ve ... kızı, ... doğumlu ...’nın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceğini ... ve ... kızı, ... doğumlu ...’nın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceğini bildirir rapor sunulmuştur. Dosya aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkemeye sunmuş olduğu ... tarihli raporda, Davacının iyileşme süresinin 3 ay olduğu, kazadan önceki gelirinin asgari ücretin 1,2393 katı olduğu, kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu kabul edilerek yapılan hesaplama neticesinde; SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik bedelleri mahsup edildikten sonra, bakiye geçici iş göremezlik zararının ... TL olarak hesaplandığı; Davacının sürekli maluliyet oranı bulunmadığından, sürekli iş göremezlik zararı hesaplanmadığı; Tarafların diğer tüm iddia ve savunmalarının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu yönünde kanaatini bildirir rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, TBK 49 vd. Maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen işleten-sürücü ve ZMMS aleyhine açılan maddi tazminat ile sigorta şirketi dışındaki işleten - sürücü aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir. Yukarda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu , öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 6098 sayılı TBK 54.maddesinde de bedensel zararlar "bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1-Tedavi giderleri, 2-Kazanç Kaybı, 3-Çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar, 4-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiştir. Somut olay yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar ile kusurlu araç sürücüsünün fiili arasında illiyet bağı bulunması nedeniyle davalı sürücü-araç işletenin ve sigorta şirketinin davacıya karşı sorumlu olduğu kanaatine mahkememizce varılmıştır. Mahkememizin bu kabulü doğrultusunda; hüküm kurmaya ve denetime elverişli oluşa ve yasaya uygun , kusur , maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları sonucu davacının kaza nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğramadığı geçici iş göremezliğe uğradığı, uğradığı geçici iş göremezlik zararı ... TL olarak bulunmuş ve bu miktar üzerinden davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat davası yönünden değerlendirme: TBK 56. Maddede Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir, düzenlemesi öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Yukarıdaki kanun maddesi, emsal içtihat ve açıklamalarda belirtilen ilkeler çerçevesinde davacı lehine takdiren ... TL manevi tazminata karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde maddi tazminat davasının ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2-Maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, ... TL tazminatın davalı sigorta şirketinden dava tarihinden, davalı gerçek kişiden kaza tarihinden (...) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile, ... TL manevi tazminatın davalı gerçek kişiden kaza tarihinden (...) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken ... TL den peşin alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Maddi tazminat davası yönünden yapılan ilk yargılama gideri, posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücretinden ibaret toplam ... TL nin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan ... TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Maddi tazminat davası yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Maddi tazminat davası yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı gerçek kişi ve sigorta şirketine verilmesine, 8-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 9-Manevi tazminat davası yönünden, davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan ... TL nin davalı gerçek kişiden alınarak davacıya verilmesine, 10-Manevi tazminat davası yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalı gerçek kişiden alınarak, davacıya verilmesine, 11-Manevi tazminat davası yönünden, davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan ... TL nin davacıdan alınarak davalı gerçek kişiye verilmesine, 12-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2021

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/18, K. 2021/415, T. 17.06.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-18-e-2021-415-k-2abb626fc05b