İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/861 E. 2021/436 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/861
- Karar No
- 2021/436
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/861 Esas KARAR NO : 2021/436
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/12/2015 KARAR TARİHİ : 29/06/2021
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle: Davalı ...’ ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon ile ... mahallesi ... sokak üzerinden gelip ... sokak kavşağında sola ... caddesi istikametine dönüş yapacağı sırada istikametine göre sağ tarafta yol kenarında park halinde bulunan aracın yanında ayakta duran müvekkiline kamyonun sağ yan tarafı ile çarpması sonucunda müvekkilinin otomobil ile kamyon kasası arasında kaldığını, olayda davalı ...’ ın tam kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın malikinin davalı ... olduğunu, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sonuç alamadıklarını, Antalya CBS’ nin .../... Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, soruşturma dosyasından alınan bilirkişi raporunda davalı ...’in tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kazadan sonra ... Hastanesi’ne sevk edildiğini, müvekkilinin ortopedi servislerinde ameliyatlarının gerçekleştiğini, tedavisinin halen devam ettiğini, tüm vücut daimi fonksiyon kaybının olduğunu, kalıcı maluliyetinin olduğunu, sakatlığı nedeniyle bakıcı hizmeti aldığını, faturalandırmadığını, SGK tarafından ödenmeyen zorunlu tedavi giderleri olduğunu, müvekkilinin evli ve 2 çocuk sahibi olduğunu, gıda şirketinde ... olarak görev yaptığını, aylık kazancının yaklaşık ... TL olduğunu, bu nedenlerle davalı ... ... kayıtlı bulunan ve kazanın yapıldığı ... plakalı araç üzerindeki trafik kayıtları üzerine ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı şerhi konulmasına, müvekkili için ... TL daimi tüm vücut fonksiyon kaybı nedeni ile müstakbel gelir kaybı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının ve bakıcı ve belgelendirilmeyen SGK tarafından ödenmeyen zorunlu tedavi giderlerinin olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili için ... TL manevi tazminatına olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'ten alınarak müvekkiline verilmesine, her iki talebin ... olarak değerlendirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. YANIT: Davalı ... ve ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: müvekkili ...’ ın olay ünü kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ile ... sokağı içeresinden ... caddesine giriş yaptığını, aracında bulunan yükü indirmek için ... girdiğini, polisler tarafından durdurularak karakola getirildiğini, müvekkilinin polis merkezinde davacıyı aracı ile sıkıştırdığını öğrendiğini, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, bilirkişi raporu ile belirlenen kusur tespitinin eksik ve hatalı değerlendirildiğini, kazaya ilişkin yeniden kusur tespitinin yapılması için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının kaza sırasında yolun sağ tarafından park halinde duran aracın içerisinde bulunan kişi ile konuşmak için sürücü tarafındaki sağ cam önünde ayakta durduğunu beyan ettiğini, davacının ayakta durduğunu beyan ettiği parak halindeki aracın sağ tarafından trafik akışı devam ettiğini, yapmış olduğu duraklama yayalar bakımından trafik kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, davacılar tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, bu nedenler haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirkete sadece dava dilekçesinin tebliğ edildiğini, eklerinin tebliğ edilmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusur ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, poliçede sürekli sakatlık hallerinin teminat altına alındığını, geçici iş göremezlik hallerinin teminat dışında olduğunu, ATK’ dan maluliyet raporunun alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile maluliyetten dolayı zararın hesaplanması gerektiğini, bakıcı gideri taleplerinin trafik poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, davacının kusur oranının ölçülmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirkete gerekli ve yeterli tüm belgeler ile birlikte yapılmış herhangi bir başvurusunun bulunmadığını, müvekkili şirketten Ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, bu nedenlerle kusur, maluliyet durumu ve tazminat miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını, maluliyet raporunun ATK ... İhtisas Dairesi’ nden alınmasına, tazminat raporunun hazineye kayıtlı aktüer aracılığı ile yapılmasını, dolaylı zararlara ilişkin davacının taleplerinin teminat dışında olması nedeniyle reddine, davacının müterafik kusurunun araştırılmasına, varsa tazminattan indirilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. Borçlar Kanunu Md. 47’ de ‘Hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle adalete muvafık bir tazminat verilmesine karar verebilir’ denilmiştir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunun bu hükme karşılık gelen 56. maddesi ise şöyledir:“Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağı gerçektir. Kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacaktır. Çekilen acı, üzüntü, korku, endişe, manevi zarar olarak açıkladığımız olguların başında gelmektedir. Mağdur kaza sonucu yaralanmışsa kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebilir. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2016 tarih 2016/2010E. 2016/4825K. Sayılı ilamı) Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. Mahkememizce dosya kusur oranının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, Ankara Adli Tıp Kurumu'nun ... tarihli raporunda özetle; sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu, davacı yaya ...'ın %25 kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür. Mahkememizce ceza dosyası ile Ankara Adli Tıp Kuruma raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla talimat yoluyla İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Öğretim Üyelerinden 3 kişilik heyet oluşturularak rapor alınmış, alınan ... tarihli raporda özetle; sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu, davacı yaya ...'ın %25 kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür. Dosya davacının trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; mevcut belgelere göre ... oğlu ... doğumlu ...’ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı asetabulum yaralanması 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay/kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Mahkememiz dosyası "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri uyarınca rapor düzenlenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiş, düzenlenen ... tarihli raporda özetle; Mevcut belgelere göre, ... oğlu ... doğumlu ...’ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflaması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında tümvücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin ... tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; ... tarihinde trafik kazası sonucu 3 hafta geçici iş gücü kaybı gelişen davacı ...'in Geçici iş gücü kaybından kaynaklanan ve SGK ödemelerini aşan maddi zararı ...(TL) olarak hesaplandığı, talebe konu edilen sürekli iş göremezlik zararının olmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Somut olayda yaralama trafik kazası nedeniyle davacı taraf maddi ve manevi tazminatı istemi ile dava açmıştır. ... günü saat ... sıralarında, sürücü ... yönetimindeki ... plakalı kamyon ile ... sokağı takiben gelip ... sokağı kavşağından sola, ... Caddesi istikametine dönüş yaptığı esnada, dönüş yaptığı yolun seyrine göre solunda park halinde bulunan ...’a ait ... plakalı otomobilin yanında, ayakta duran ve araç sürücüsü ile konuşmakta olan yaya ...'ı aracının arka dorsesi sol yan kesimiyle yol kenarında park halinde olan bu aracın sol yan kesimi arasına sıkıştırması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Ankara Adli Tıp Kurumu'nun ... tarihli raporuyla ve İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Öğretim Üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan rapor ile sabit olduğu üzere sürücünün kaza nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporlara göre Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Özürlülük Ölçütü, Sınıflaması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre davacının sürekli iş göremezlik halinin mevcut olmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ise 3 haftaya kadar uzayabileceği, davacının kaza nedeniyle başkasının bakımına muhtaç olmayacağı görülmektedir. Kusur oranlarına ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranlarına göre aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar ile davacının gelir durumu vd. Hususlar nazara alındığında ve SGK tarafından ödenen bedellerin güncellenerek düşülmesi halinde davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle talep edebileceği maddi tazminat miktarının ... TL olduğu kanaatine varılmıştır. Davaya konu olayda; davalılar ... ve ...'ün haksız fiil hükümlerine göre ve araç işleten sıfatı ile sorumlu oldukları, davalı sigorta şirketinin ise ZMM Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kısmen yerinde olduğu kanaatine varıldığından ... TL maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde tarafların maddi durumu, davacının duyduğu elem ve ızdırap gözetilerek, maluliyet oranı, kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilerek sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, -Sabit olan ... TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi açısından poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydı ile ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar açısından kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, 2-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, -Takdiren ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, 2-Maddi tazminat davası yönünden davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan ... TL harçtan mahsubuna, 3-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken ... karar ve ilam harcının davacılar tarafından yatırılan bakiye ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılar ... ve ...'ten tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, 5-Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Reddine karar verilen maddi tazminat miktarı yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ... TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Reddine karar verilen manevi tazminat miktarı yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'e verilmesine, 8-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan bilirkişi ücreti, Adli Tıp Fatura Bedeli ve posta masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%4,29) göre hesaplanan ... TL’ sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı ... tarafından yargılama süresince yapılan bilirkişi ücreti, posta masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%4,29) göre hesaplanan ... TL’ sinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 10-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı ve davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı davalı ... vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/06/2021
Katip ...
Hakim ...